2007-03-07 - 14:55
Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Fevzi İşbilir, Türkiye'deki yağış azlığının iklim değişikliği ile açıklanamayacağını belirterek, ''Türkiye her 7 yılda bir kuraklık periyotuna giriyor'' dedi.
Küresel Isınmanın Neden olduğu Sorunların ve Oluşturduğu Riskin
Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis
Araştırma Komisyonu, AK Parti Kayseri Milletvekili Adem Baştürk'ün başkanlığında
toplandı.
Toplantıda iklim değişikliği konusunda milletvekillerine sunum yapan
İşbilir, iklim değişikliğinin deniz seviyesinin yükselmesi, kuraklık, erozyon,
çölleşme, ekolojik bozulmalar gibi muhtemel etkilerinin bulunduğunu söyledi.
Dünyada son 60 yılda sıcakta yüzde 0.79'luk bir artış olduğunu ifade eden
İşbilir, Türkiye'deki yağışlara ilişkin bilgiler verdi.
İşbilir, 1 Ekim 2006 ve 1 Şubat 2007 tarihleri arasında kümülatif yağışlarda
yüzde 16'lık bir düşüş yaşandığını belirterek, verilere göre Türkiye'nin
doğusundaki yağışlarda bir azalmanın olmadığını, ancak Trakya, Ege Bölgesi ve İç
Anadolu'nun bir kısmında düşüşler yaşandığını bildirdi.
Türkiye'nin 1950 ile 2006 yılları arasında yıllık ortalama yağışlarla
mukayese edildiğinde geçen yılın ortalamasının altında kaldığını bildiren
İşbilir, ancak 1970-1972 yılları ile 1989-90 yıllarında da Türkiye'de yağış
azlığı yaşandığını anlattı.
İşbilir, ''Türkiye'deki yağış azlığı iklim değişikliği ile açıklanamaz.
Türkiye, her 7 yılda bir kurak periyota giriyor'' diye konuştu.
-''HALEN DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDAYIZ''-
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi hakkında da bilgi veren İşbilir,
Türkiye'nin 1990 yılında emisyon açısından yaklaşık 170 milyon ton karbondioksit
eşdeğer sera gazına sahip olduğunu söyledi.
İşbilir, ekonomik büyüme ve nüfus artışı nedeniyle bu rakamın 2004 yılında
296 milyon tona çıktığını belirterek, bu artış trendiyle Türkiye'nin dünyada ilk
sırada yer aldığını bildirdi.
Dünyada kişi başına düşen karbondioksit emisyon miktarları hakkında da bilgi
veren İşbilir, AB'de rakamın 9 ton, OECD ülkelerinde 11.1, gelişmekte olan
ülkelerde 12.2 ton, Türkiye'de ise 4 ton olduğunu kaydetti.
İşbilir, ''Türkiye atmosfere saldığı karbondioksit eşdeğer emisyonu
açısından dünya ortalamasının altında ama bu gelişme trendi böyle sürürse yakın
bir gelecekte dünya ortalamasını gececeğiz'' diye konuştu.
-2020'LERDE ENERJİ İHTİYACI-
Fevzi İşbilir, Türkiye'nin temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarından
yeterince yararlanmadığını, politikaların bu yönde geliştirilmesi gerektiğini
söyledi.
Halen enerjisinin büyük bir kısmını fosil yakıtlardan karşılayan
Türkiye'nin, 2020'li yıllarda talebinin yüzde 30'unu iç, yüzde 70'ini de dış
kaynaklardan karşılayacağının öngörüldüğünü belirten İşbilir, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığının nükleer enerji santrallerinin 2011 ve 2012 yıllarında
faaliyete geçmesi yönünde düşüncesinin bulunduğunu anlattı.
-2007-2023 ARASINDA 59 MİLYAR AVRO YATIRIM-
AB sürecinde Türkiye'yi en çok zorlayacak konuların başında Kyoto
Protokolü'nün geldiğini ifade eden İşbilir, 2007-2023 yılları arasında çevre
konusunda sektörel bazda yapılması gereken yatırım miktarının 59 milyar Avro
olduğunu bildirdi.
İşbilir'in verdiği bilgiye göre, Türkiye su sektöründe 33 milyar 969 milyon,
katı atık sektöründe 9 milyar 560 milyon, hava sektöründe 428 milyon, EKK
(endüstriyel kirlenme kontrolü) sektöründe 14 milyar 785 milyon ve doğa koruma
sektöründe de 264 milyon Avro yatırım yapmak zorunda.
Komisyonda öğleden sonra da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı temsilcileri sunum
yapacak.
Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis
Araştırma Komisyonu, AK Parti Kayseri Milletvekili Adem Baştürk'ün başkanlığında
toplandı.
Toplantıda iklim değişikliği konusunda milletvekillerine sunum yapan
İşbilir, iklim değişikliğinin deniz seviyesinin yükselmesi, kuraklık, erozyon,
çölleşme, ekolojik bozulmalar gibi muhtemel etkilerinin bulunduğunu söyledi.
Dünyada son 60 yılda sıcakta yüzde 0.79'luk bir artış olduğunu ifade eden
İşbilir, Türkiye'deki yağışlara ilişkin bilgiler verdi.
İşbilir, 1 Ekim 2006 ve 1 Şubat 2007 tarihleri arasında kümülatif yağışlarda
yüzde 16'lık bir düşüş yaşandığını belirterek, verilere göre Türkiye'nin
doğusundaki yağışlarda bir azalmanın olmadığını, ancak Trakya, Ege Bölgesi ve İç
Anadolu'nun bir kısmında düşüşler yaşandığını bildirdi.
Türkiye'nin 1950 ile 2006 yılları arasında yıllık ortalama yağışlarla
mukayese edildiğinde geçen yılın ortalamasının altında kaldığını bildiren
İşbilir, ancak 1970-1972 yılları ile 1989-90 yıllarında da Türkiye'de yağış
azlığı yaşandığını anlattı.
İşbilir, ''Türkiye'deki yağış azlığı iklim değişikliği ile açıklanamaz.
Türkiye, her 7 yılda bir kurak periyota giriyor'' diye konuştu.
-''HALEN DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDAYIZ''-
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi hakkında da bilgi veren İşbilir,
Türkiye'nin 1990 yılında emisyon açısından yaklaşık 170 milyon ton karbondioksit
eşdeğer sera gazına sahip olduğunu söyledi.
İşbilir, ekonomik büyüme ve nüfus artışı nedeniyle bu rakamın 2004 yılında
296 milyon tona çıktığını belirterek, bu artış trendiyle Türkiye'nin dünyada ilk
sırada yer aldığını bildirdi.
Dünyada kişi başına düşen karbondioksit emisyon miktarları hakkında da bilgi
veren İşbilir, AB'de rakamın 9 ton, OECD ülkelerinde 11.1, gelişmekte olan
ülkelerde 12.2 ton, Türkiye'de ise 4 ton olduğunu kaydetti.
İşbilir, ''Türkiye atmosfere saldığı karbondioksit eşdeğer emisyonu
açısından dünya ortalamasının altında ama bu gelişme trendi böyle sürürse yakın
bir gelecekte dünya ortalamasını gececeğiz'' diye konuştu.
-2020'LERDE ENERJİ İHTİYACI-
Fevzi İşbilir, Türkiye'nin temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarından
yeterince yararlanmadığını, politikaların bu yönde geliştirilmesi gerektiğini
söyledi.
Halen enerjisinin büyük bir kısmını fosil yakıtlardan karşılayan
Türkiye'nin, 2020'li yıllarda talebinin yüzde 30'unu iç, yüzde 70'ini de dış
kaynaklardan karşılayacağının öngörüldüğünü belirten İşbilir, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığının nükleer enerji santrallerinin 2011 ve 2012 yıllarında
faaliyete geçmesi yönünde düşüncesinin bulunduğunu anlattı.
-2007-2023 ARASINDA 59 MİLYAR AVRO YATIRIM-
AB sürecinde Türkiye'yi en çok zorlayacak konuların başında Kyoto
Protokolü'nün geldiğini ifade eden İşbilir, 2007-2023 yılları arasında çevre
konusunda sektörel bazda yapılması gereken yatırım miktarının 59 milyar Avro
olduğunu bildirdi.
İşbilir'in verdiği bilgiye göre, Türkiye su sektöründe 33 milyar 969 milyon,
katı atık sektöründe 9 milyar 560 milyon, hava sektöründe 428 milyon, EKK
(endüstriyel kirlenme kontrolü) sektöründe 14 milyar 785 milyon ve doğa koruma
sektöründe de 264 milyon Avro yatırım yapmak zorunda.
Komisyonda öğleden sonra da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı temsilcileri sunum
yapacak.
