2012-04-05 - 15:50
Ayhan Sefer Üstün: "İlk kez burada açıklıyorum. Uludere Komisyonu olarak istediğimiz belgeler Milli Savunma Bakanlığı'ndan geldi. Yarın tüm komisyon üyeleri dosyadan haberdar olacak."
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu gündeminde yer alan 'Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanun Tasarısı' Alt Komisyona sevk edildi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ilk kez esas komisyon olarak Ayhan Sefer Üstün başkanlığında toplandı. Komisyona, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da katıldı.
12 Eylül yargılamalarına ilişkin, "90 yaşındaki pir-i faninin ceza alması peşinde koşmuyoruz" diyen Üstün şunları söyledi: "Tarihi günler yaşıyoruz. 12 Eylül yargılamalarına Komisyon olarak katıldık. Türkiye topyekün oradaydı. Türkiye adına ve insan hakları adına sevindirici bir gelişmedir. Darbe olgusunu, süreçlerini, anlayışını yargılayan mihenk taşıdır. 2012 yılının insan haklarının öne çıktığı bir yıl olmasını diliyorum."
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun çalışma yöntemini eleştiren CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu şöyle konuştu: "Başkanlık divanı çalışmıyor. İnsan Hakları Komisyonu'na işlevine uygun olması için muhalefetten katılım sağlandı. İşlev gereği böyle bir yöntem belirlediysek gündem oluşturmamız lazım. Ancak başkanlık divanı hiç toplanmamıştır. Komisyon sadece başkan odaklı çalışıyor. Komisyona gelen işlerde sadece Başkan gündemi takip edecekse buradaki insan haklarını oluşturamamışız demektir. İşlerin havalesini birlikte yapamıyorsak divanı lağvedelim. Başkanlık yetkilerinizi kıskançlıkla kullanmak zorunda değilsiniz."
Komisyon Başkanı Üstün ise, herkesten görüş alarak gündemin oluşturulduğunu tarafsız ve objektif bir tutum sergilemeye çalıştığını ifade etti.
Komisyonun giderek işlevini kaybettiğini savunan CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir ,"Başkanlık divanı dağılımının güçlere göre olmasına bir itirazımız yok ancak gündemi tayin ederken muhalefetin de katkı ve düşüncelerinin alınması gerekir. Eleştirimiz, gündemi sadece sizin belirliyor olmanız. Van depremi sonrası yaşananlarla ilgili gündem talep ettik. Bu konu hepimizin ortak talebidir. Ancak gündemde yer almadı. Bu keyfilik olmamalı. Siz ne zaman çağırırsanız o zaman toplanıyoruz. Pozantı ve Osmaniye gibi olaylar ancak medyada yer aldıktan sonra Komisyonumuz ilgileniyor. Komisyon hep basının arkasında kalıyor. Uludere Komisyonu oluşturduk ancak gelişmeleri sizin demeçlerinizden takip etmek durumunda kalıyoruz. Hangi kuruma, ne yazdık, ne zaman cevabı gelecek bilmiyoruz" diye konuştu.
"İlk kez burada açıklıyorum. Uludere Komisyonu olarak beklediğimiz dosya Milli Savunma Bakanlığı'ndan geldi" diyen Üstün, sözlerini şöyle sürdürdü: " Komisyon, kimseden bir şey saklamıyor ve herkese açık. Uludere ile ilgili süreci gizlilik kararı çerçevesinde yürütmek durumundayız. Adım adım gidiyoruz ve mümkün olabildiğince şeffaf olmaya çalışıyoruz. Yarın tüm komisyon üyeleri dosyadan haberdar olacak."
Komisyonda, AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ ve CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. Dağ'ın masaya vurması üzerine Tanrıkulu: "Milletvekilleri masaya vurarak konuşmamalı. Sizin başkanlık yaptığınız bir toplantıda masaya vurulmamalı" dedi.
Komisyona katılan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ise şunları söyledi: "Demokratikleşme ve insan hakları alanında Türkiye önemli mesafeler almıştır. Türkiye eskiden 'en fazla işkence edilen ülke' olarak anılıyordu. Ancak ağırlaşan cezalar ve uygulamalarla bu gün işkenceden hiç söz edilmiyor. Bugün kamerasız polis merkezi veya karakol yoktur. 2008 yılını "polis merkezleri" yılı olarak ilan etmiştik ve o dönemde hepsinin fiziki yapısı, temizliği, dizaynını yeniden ele aldık. Kurum olarak ciddi rahatlama vardır. Anayasa değişikliği ile çok önemli bir adım atıldı. İnsan haklarıyla ilgili bireysel başvuru yapabilme imkanı getirildi. Çok yakında başlayacak. İnsan hakları ve demokratikleşme adına sivil anayasa yapılmalıdır. Umarız 24. Dönem parlamentosu yeni sivil Anayasaya damgasını vurmuş olur."
Beşir Atalay'ın konuşması üzerine Tanrıkulu şunları söyledi: "2002-2011 yılları arasında işkence suçlarıyla, memura karşı işlenen suçların karşılaştırmasını istedim. Memura mukavemet, direnme ve hakarette olağanüstü bir artış yaşanmış. Tek bir insana dahi işkence yapacak bir zihniyet varsa bununla da mücadele etmek gerekir."
AK Parti döneminde keyfi uygulamaların ve insan hakkı ihlallerinin giderek arttığını öne süren Malik Ecder Özdemir ise, "Ekonomide ya da sosyal düzenlemelerde farklı konuşabiliriz ancak insan haklarında kriter tektir. İnsanlar halen cezaevlerine girerken makatlarına kadar aranmaktadırlar. Cezaevi müdürleri de bunun güvenlik amaçlı yapıldığını söylemektedirler. Cezaevlerinde, karakolda sizin de bizim de duymadığımız, bilmediğimiz insan hakkı ihlalleri yaşanıyor. Metris'te işkenceyle öldürülen Engin Ceber'in ailesi zaman aşımı nedeniyle tedirginler. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımının kaldırılmasını ne zaman tartışacağız? Sivas katliamı sanıkları Almanya'da kırmızı bültenle arandıkları halde neden iadeleri sağlanamıyor? Adalet ortadan kaktığında insanları bir arada tutamayız" diye konuştu.
BDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü insan haklarının devlete emanet edilemeyeceğini ve tasarıda insan hakları kurumunun, hükümet kurumu olarak tasarlanmış olduğunu ifade etti. Kürkçü kurumun tarafsız ve bağımsız olmadığını mali olarak da hükümet tarafından tahsis edilecek bütçeyle çalışacağını ifade etti.
Komisyonda tasarının geri çekilmesine ilişkin önerge reddedildi. Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu Tasarısı oy çokluğuyla Alt Komisyona sevk edildi. (15:50)
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ilk kez esas komisyon olarak Ayhan Sefer Üstün başkanlığında toplandı. Komisyona, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da katıldı.
12 Eylül yargılamalarına ilişkin, "90 yaşındaki pir-i faninin ceza alması peşinde koşmuyoruz" diyen Üstün şunları söyledi: "Tarihi günler yaşıyoruz. 12 Eylül yargılamalarına Komisyon olarak katıldık. Türkiye topyekün oradaydı. Türkiye adına ve insan hakları adına sevindirici bir gelişmedir. Darbe olgusunu, süreçlerini, anlayışını yargılayan mihenk taşıdır. 2012 yılının insan haklarının öne çıktığı bir yıl olmasını diliyorum."
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun çalışma yöntemini eleştiren CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu şöyle konuştu: "Başkanlık divanı çalışmıyor. İnsan Hakları Komisyonu'na işlevine uygun olması için muhalefetten katılım sağlandı. İşlev gereği böyle bir yöntem belirlediysek gündem oluşturmamız lazım. Ancak başkanlık divanı hiç toplanmamıştır. Komisyon sadece başkan odaklı çalışıyor. Komisyona gelen işlerde sadece Başkan gündemi takip edecekse buradaki insan haklarını oluşturamamışız demektir. İşlerin havalesini birlikte yapamıyorsak divanı lağvedelim. Başkanlık yetkilerinizi kıskançlıkla kullanmak zorunda değilsiniz."
Komisyon Başkanı Üstün ise, herkesten görüş alarak gündemin oluşturulduğunu tarafsız ve objektif bir tutum sergilemeye çalıştığını ifade etti.
Komisyonun giderek işlevini kaybettiğini savunan CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir ,"Başkanlık divanı dağılımının güçlere göre olmasına bir itirazımız yok ancak gündemi tayin ederken muhalefetin de katkı ve düşüncelerinin alınması gerekir. Eleştirimiz, gündemi sadece sizin belirliyor olmanız. Van depremi sonrası yaşananlarla ilgili gündem talep ettik. Bu konu hepimizin ortak talebidir. Ancak gündemde yer almadı. Bu keyfilik olmamalı. Siz ne zaman çağırırsanız o zaman toplanıyoruz. Pozantı ve Osmaniye gibi olaylar ancak medyada yer aldıktan sonra Komisyonumuz ilgileniyor. Komisyon hep basının arkasında kalıyor. Uludere Komisyonu oluşturduk ancak gelişmeleri sizin demeçlerinizden takip etmek durumunda kalıyoruz. Hangi kuruma, ne yazdık, ne zaman cevabı gelecek bilmiyoruz" diye konuştu.
"İlk kez burada açıklıyorum. Uludere Komisyonu olarak beklediğimiz dosya Milli Savunma Bakanlığı'ndan geldi" diyen Üstün, sözlerini şöyle sürdürdü: " Komisyon, kimseden bir şey saklamıyor ve herkese açık. Uludere ile ilgili süreci gizlilik kararı çerçevesinde yürütmek durumundayız. Adım adım gidiyoruz ve mümkün olabildiğince şeffaf olmaya çalışıyoruz. Yarın tüm komisyon üyeleri dosyadan haberdar olacak."
Komisyonda, AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ ve CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. Dağ'ın masaya vurması üzerine Tanrıkulu: "Milletvekilleri masaya vurarak konuşmamalı. Sizin başkanlık yaptığınız bir toplantıda masaya vurulmamalı" dedi.
Komisyona katılan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ise şunları söyledi: "Demokratikleşme ve insan hakları alanında Türkiye önemli mesafeler almıştır. Türkiye eskiden 'en fazla işkence edilen ülke' olarak anılıyordu. Ancak ağırlaşan cezalar ve uygulamalarla bu gün işkenceden hiç söz edilmiyor. Bugün kamerasız polis merkezi veya karakol yoktur. 2008 yılını "polis merkezleri" yılı olarak ilan etmiştik ve o dönemde hepsinin fiziki yapısı, temizliği, dizaynını yeniden ele aldık. Kurum olarak ciddi rahatlama vardır. Anayasa değişikliği ile çok önemli bir adım atıldı. İnsan haklarıyla ilgili bireysel başvuru yapabilme imkanı getirildi. Çok yakında başlayacak. İnsan hakları ve demokratikleşme adına sivil anayasa yapılmalıdır. Umarız 24. Dönem parlamentosu yeni sivil Anayasaya damgasını vurmuş olur."
Beşir Atalay'ın konuşması üzerine Tanrıkulu şunları söyledi: "2002-2011 yılları arasında işkence suçlarıyla, memura karşı işlenen suçların karşılaştırmasını istedim. Memura mukavemet, direnme ve hakarette olağanüstü bir artış yaşanmış. Tek bir insana dahi işkence yapacak bir zihniyet varsa bununla da mücadele etmek gerekir."
AK Parti döneminde keyfi uygulamaların ve insan hakkı ihlallerinin giderek arttığını öne süren Malik Ecder Özdemir ise, "Ekonomide ya da sosyal düzenlemelerde farklı konuşabiliriz ancak insan haklarında kriter tektir. İnsanlar halen cezaevlerine girerken makatlarına kadar aranmaktadırlar. Cezaevi müdürleri de bunun güvenlik amaçlı yapıldığını söylemektedirler. Cezaevlerinde, karakolda sizin de bizim de duymadığımız, bilmediğimiz insan hakkı ihlalleri yaşanıyor. Metris'te işkenceyle öldürülen Engin Ceber'in ailesi zaman aşımı nedeniyle tedirginler. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımının kaldırılmasını ne zaman tartışacağız? Sivas katliamı sanıkları Almanya'da kırmızı bültenle arandıkları halde neden iadeleri sağlanamıyor? Adalet ortadan kaktığında insanları bir arada tutamayız" diye konuştu.
BDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü insan haklarının devlete emanet edilemeyeceğini ve tasarıda insan hakları kurumunun, hükümet kurumu olarak tasarlanmış olduğunu ifade etti. Kürkçü kurumun tarafsız ve bağımsız olmadığını mali olarak da hükümet tarafından tahsis edilecek bütçeyle çalışacağını ifade etti.
Komisyonda tasarının geri çekilmesine ilişkin önerge reddedildi. Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu Tasarısı oy çokluğuyla Alt Komisyona sevk edildi. (15:50)
