2007-05-07 - 14:00
TBMM Başkanı Bülent Arınç Vakıflar Haftası dolayısıyla TOBB Ekonomi Üniversitesi'nde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, vakıflara yapılan bir işin cihana bedel olduğunu belirterek, Vakıflar Genel Müdürlüğünün yürüttüğü faaliyetlerin Türkiye'nin gündemini son bir aydır meşgul eden tartışmalardan daha önemli olduğunu söyledi.
Arınç, Vakıflar Haftası dolayısıyla TOBB Ekonomi Üniversitesi'nde düzenlenen
törende yaptığı konuşmada, AK Parti hükümetinin 5 yılını doldurarak seçime
gittiğini anımsattı.
Bu dönemde, dış politikadan, ekonomiye, tarımdan enerjiye kadar birçok
alanda önemli çalışmalar yapıldığını ifade eden Arınç, ancak bu çalışmaların
karşı fikirlere sahip olanlarca eksik görülebileceğini söyledi. Arınç, ''(Bunlar
eksik bıraktılar, az yaptılar, biz tamamlayacağız) diyeceklerdir. Siyasetin
gereği de budur. Sadece vakıfları konuşacak olursak vakıflar çok başarılı bir
dönem geçirmiştir. Önceki döneme göre 50 kat daha fazla iş yapmıştır'' diye
konuştu.
Arınç, geçmiş dönemlerde Vakıflar Genel Müdürlüğünden sorumlu bakan ve genel
müdürlerden vakıf eserlerinin onarılması konusunda taleplerde bulunduğunu, ancak
bu yöneticilerin ödenek yokluğu gibi gerekçelerle taleplerini
gerçekleştirmediklerini söyledi.
Son 4 yılda kendi memleketi Manisa'da 12 vakıf eserinin restorasyona
başlandığını, birkaç vakıf eserinin de onarılarak ayağa kaldırıldığını bildiren
Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda son yıllarda önemli
mesafeler alındığına işaret etti. Arınç, şunları kaydetti:
''Bu başarının temelinde inanmak, işe sarılmak ve ibadet aşkıyla çalışmak
yatıyor. Keşke Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt gibi yüzlerce bürokratımız
olsa. Kendisini vakfa vakfetmiştir. 2 yıl önce çok feci bir kaza geçirdi.
Hayatından ümidini kestik ama 2 sene içinde sağlığını geri kazandı. Kazadan sonra
onu ilk gördüğümde kendisine, Allah vakıflara yaptığın hizmetlerden dolayı seni
bize bağışladı dedim. Buna gönülden inanıyorum. Vakıf işi Allah'ın rızasına bir
iştir. Ama şu anda bizim laikler 'bu da nereden çıktı' diyebilirler. O zaman
laiklik açısından da konuşuyorum: Bu, milletin de sevdiği bir şeydir.''
Arınç, makamların gelip geçici olduğunu vurgulayarak, vakıf bilincinin
geliştirilmesi ve vakıf eserlerinin gelecek nesillere ulaştırılması için
gelecekte yönetici olacak kişilerin de bu işlere dört elle sarılması gerektiğini
belirtti.
''Vakıflara yapılan bir iş cihana bedeldir'' diyen Arınç, bu nedenle
Vakıflar Genel Müdürlüğünün yürüttüğü faaliyetlerin de Türkiye'nin gündemini son
bir aydır meşgul eden tartışmalardan daha önemli olduğunu kaydetti.
-ŞAHİN'İN KONUŞMASI-
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Vakıflar Genel
Müdürlüğü'nün çalışmaları açısından son 4 yılın çok farklı bir dönem olduğunu
ifade ederek, şöyle konuştu:
''Neden farklı bir dönem oldu? Göreve geldiğimizde Vakıflar'ın ne kadar malı
mülkü olduğunun cevabı yoktu. Ne kadar vakıf eseri, ne kadar vakıf belgesi var,
bunlar kaç çeşittir? Bunlarla ilgili envanter yoktu. Bu dönem bunların ortaya
konulduğu, vakıf mallarına sahip çıkıldığı bir dönem oldu. 9 bin 400 vakıf eseri
var diye biliniyordu. 18 bin 300 olduğunu ortaya çıkardık. 59 bin gayrimenkulü,
119 bin vakıf ilişiği var biliyorduk. Gayrimenkul sayısının 67 bin, vakıf ilişiği
sayısının 136 bin olduğunu tespit ettik. Yani 27 bin taşınmazı daha ortaya
çıkardık. Bunların değerini parayla ölçseniz katrilyonları bulur.
Bu dönem gelirlerin artırılması açısından da farklı bir dönem oldu. Vakıflar
Genel Müdürlüğü, kamu kurumları içinde gelirini en çok artıran kurum oldu. Kurum
gelirin 15 kat artırdı ve genel bütçeden bir kuruş almamıştır. Bu rağmen Vakıflar
Genel Müdürlüğü bütçesinin yüzde 50'sinden fazlasını da yatırımlara ayırmıştır.''
Şahin, kendilerinden önce 2003 yılında sadece 46 vakıf eserinin onarıldığına
işaret ederek, son 4 yılda 2 binden fazla vakıf, abide eserini restore
ettirdiklerini söyledi.
Türkiye'deki tüm vakıfları tek çatı altında toplayan bir yasayı da TBMM'den
çıkarmayı başardıklarını anlatan Şahin, ''Ancak Vakıflar Yasası'nın 9 maddesi
Cumhurbaşkanı tarafından yeniden görüşülmek üzere TBMM'ye gönderildi. Bu
maddeleri de seçimden önce yasalaştırmayı düşünüyoruz. Seçim dönemine girdik.
Seçimden önce çıkarabilirsek çok büyük bir çalışmaya imza atmış olacağız'' dedi.
-''DEVLET LAİKTİR''-
Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerindeki han, hamam, cami gibi vakıf
eserlerinin yanı sıra kilise ve havra gibi diğer dinlere ait vakıf eserlerini de
onardıklarını dile getiren Şahin, şöyle devam etti:
''Hangi kültürden olursa olsun bu topraklar üzerindeki han, hamam ve cami
gibi kilise ve havra da bizimdir. Hepsi onarım programına alındı. Cumhuriyet
ilkelerinde devlet laiktir. Devlet, her din sahibine aynı anlayışla yaklaşır.
Geçmişte malları ellerinden alınan gayrimüslimlere malları yasayla geri
verilecektir. Bu hem bizim kültürümüzün hem de cumhuriyet ilkelerinin
gereğidir.''
Şahin, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 81 ildeki aş evlerinden ihtiyaç
sahiplerine yemek dağıtılmasının yanı sıra ilçe, belde ve köylerdeki yoksullara
da gıda yardımında bulunduklarını, hükümet olarak amaçlarının daha fazla yoksula
yardım yapmak değil, bir tek yoksul kalmaması için mücadele etmek olduğunu
vurguladı.
-BEYAZIT'IN KONUŞMASI-
Vakıflar Genel Müdür Yusuf Beyazıt da önceki yıllarda bin 48 vakıf eserinin
restore edilmesi için söz verdiklerini, geçen yıl bu sözlerini yerine
getirdiklerini anımsattı ve bu yıl da 2007 vakıf eserinin onaracaklarını söyledi.
Geçen yıl camilerden toplattıkları halılar arasından çıkan binlerce antika
halıyla birlikte depolardaki çok sayıdaki tarihi vakıf eserini sergilemek için
yıl içinde yeni müzeler açacaklarını bildiren Beyazıt, bu müzelerden ilkinin
Ankara'da açılacağını belirtti.
-AA'YA ÖDÜL-
Törende, konuşmaların ardından vakıf konusundaki çalışmaları olan kişilere,
bazı basın kuruluşlarına ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce düzenlenen resim,
fotoğraf, anı yarışmalarında derece alanlara ödül verildi.
Vakıf İnsanı Ödülüne layık görülen Hayrettin Karaca, Rıdvan Ege, Engin
Öztürk, Osman Nuri Yılmaz, Berat Cömertoğlu ve Yalın Kılınç ödüllerini TBMM
Başkanı Arınç'ın elinden aldılar.
Törende, ayrıca vakıflarla ilgili haberler dolayısıyla aralarında Anadolu
Ajansı'nın da bulunduğu bazı basın kuruluşlarına da ödül verildi. Anadolu
Ajansı'nın ödülünü, Anadolu Ajansı Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi
Bengi'ye Bakan Şahin verdi.
Törenin ardından Şahin, fuaye salonundaki serginin açılışını yaptı. Törene,
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali
Bardakoğlu, Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Zuhuri Sarıkaya da katıldı.
törende yaptığı konuşmada, AK Parti hükümetinin 5 yılını doldurarak seçime
gittiğini anımsattı.
Bu dönemde, dış politikadan, ekonomiye, tarımdan enerjiye kadar birçok
alanda önemli çalışmalar yapıldığını ifade eden Arınç, ancak bu çalışmaların
karşı fikirlere sahip olanlarca eksik görülebileceğini söyledi. Arınç, ''(Bunlar
eksik bıraktılar, az yaptılar, biz tamamlayacağız) diyeceklerdir. Siyasetin
gereği de budur. Sadece vakıfları konuşacak olursak vakıflar çok başarılı bir
dönem geçirmiştir. Önceki döneme göre 50 kat daha fazla iş yapmıştır'' diye
konuştu.
Arınç, geçmiş dönemlerde Vakıflar Genel Müdürlüğünden sorumlu bakan ve genel
müdürlerden vakıf eserlerinin onarılması konusunda taleplerde bulunduğunu, ancak
bu yöneticilerin ödenek yokluğu gibi gerekçelerle taleplerini
gerçekleştirmediklerini söyledi.
Son 4 yılda kendi memleketi Manisa'da 12 vakıf eserinin restorasyona
başlandığını, birkaç vakıf eserinin de onarılarak ayağa kaldırıldığını bildiren
Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda son yıllarda önemli
mesafeler alındığına işaret etti. Arınç, şunları kaydetti:
''Bu başarının temelinde inanmak, işe sarılmak ve ibadet aşkıyla çalışmak
yatıyor. Keşke Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt gibi yüzlerce bürokratımız
olsa. Kendisini vakfa vakfetmiştir. 2 yıl önce çok feci bir kaza geçirdi.
Hayatından ümidini kestik ama 2 sene içinde sağlığını geri kazandı. Kazadan sonra
onu ilk gördüğümde kendisine, Allah vakıflara yaptığın hizmetlerden dolayı seni
bize bağışladı dedim. Buna gönülden inanıyorum. Vakıf işi Allah'ın rızasına bir
iştir. Ama şu anda bizim laikler 'bu da nereden çıktı' diyebilirler. O zaman
laiklik açısından da konuşuyorum: Bu, milletin de sevdiği bir şeydir.''
Arınç, makamların gelip geçici olduğunu vurgulayarak, vakıf bilincinin
geliştirilmesi ve vakıf eserlerinin gelecek nesillere ulaştırılması için
gelecekte yönetici olacak kişilerin de bu işlere dört elle sarılması gerektiğini
belirtti.
''Vakıflara yapılan bir iş cihana bedeldir'' diyen Arınç, bu nedenle
Vakıflar Genel Müdürlüğünün yürüttüğü faaliyetlerin de Türkiye'nin gündemini son
bir aydır meşgul eden tartışmalardan daha önemli olduğunu kaydetti.
-ŞAHİN'İN KONUŞMASI-
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Vakıflar Genel
Müdürlüğü'nün çalışmaları açısından son 4 yılın çok farklı bir dönem olduğunu
ifade ederek, şöyle konuştu:
''Neden farklı bir dönem oldu? Göreve geldiğimizde Vakıflar'ın ne kadar malı
mülkü olduğunun cevabı yoktu. Ne kadar vakıf eseri, ne kadar vakıf belgesi var,
bunlar kaç çeşittir? Bunlarla ilgili envanter yoktu. Bu dönem bunların ortaya
konulduğu, vakıf mallarına sahip çıkıldığı bir dönem oldu. 9 bin 400 vakıf eseri
var diye biliniyordu. 18 bin 300 olduğunu ortaya çıkardık. 59 bin gayrimenkulü,
119 bin vakıf ilişiği var biliyorduk. Gayrimenkul sayısının 67 bin, vakıf ilişiği
sayısının 136 bin olduğunu tespit ettik. Yani 27 bin taşınmazı daha ortaya
çıkardık. Bunların değerini parayla ölçseniz katrilyonları bulur.
Bu dönem gelirlerin artırılması açısından da farklı bir dönem oldu. Vakıflar
Genel Müdürlüğü, kamu kurumları içinde gelirini en çok artıran kurum oldu. Kurum
gelirin 15 kat artırdı ve genel bütçeden bir kuruş almamıştır. Bu rağmen Vakıflar
Genel Müdürlüğü bütçesinin yüzde 50'sinden fazlasını da yatırımlara ayırmıştır.''
Şahin, kendilerinden önce 2003 yılında sadece 46 vakıf eserinin onarıldığına
işaret ederek, son 4 yılda 2 binden fazla vakıf, abide eserini restore
ettirdiklerini söyledi.
Türkiye'deki tüm vakıfları tek çatı altında toplayan bir yasayı da TBMM'den
çıkarmayı başardıklarını anlatan Şahin, ''Ancak Vakıflar Yasası'nın 9 maddesi
Cumhurbaşkanı tarafından yeniden görüşülmek üzere TBMM'ye gönderildi. Bu
maddeleri de seçimden önce yasalaştırmayı düşünüyoruz. Seçim dönemine girdik.
Seçimden önce çıkarabilirsek çok büyük bir çalışmaya imza atmış olacağız'' dedi.
-''DEVLET LAİKTİR''-
Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerindeki han, hamam, cami gibi vakıf
eserlerinin yanı sıra kilise ve havra gibi diğer dinlere ait vakıf eserlerini de
onardıklarını dile getiren Şahin, şöyle devam etti:
''Hangi kültürden olursa olsun bu topraklar üzerindeki han, hamam ve cami
gibi kilise ve havra da bizimdir. Hepsi onarım programına alındı. Cumhuriyet
ilkelerinde devlet laiktir. Devlet, her din sahibine aynı anlayışla yaklaşır.
Geçmişte malları ellerinden alınan gayrimüslimlere malları yasayla geri
verilecektir. Bu hem bizim kültürümüzün hem de cumhuriyet ilkelerinin
gereğidir.''
Şahin, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 81 ildeki aş evlerinden ihtiyaç
sahiplerine yemek dağıtılmasının yanı sıra ilçe, belde ve köylerdeki yoksullara
da gıda yardımında bulunduklarını, hükümet olarak amaçlarının daha fazla yoksula
yardım yapmak değil, bir tek yoksul kalmaması için mücadele etmek olduğunu
vurguladı.
-BEYAZIT'IN KONUŞMASI-
Vakıflar Genel Müdür Yusuf Beyazıt da önceki yıllarda bin 48 vakıf eserinin
restore edilmesi için söz verdiklerini, geçen yıl bu sözlerini yerine
getirdiklerini anımsattı ve bu yıl da 2007 vakıf eserinin onaracaklarını söyledi.
Geçen yıl camilerden toplattıkları halılar arasından çıkan binlerce antika
halıyla birlikte depolardaki çok sayıdaki tarihi vakıf eserini sergilemek için
yıl içinde yeni müzeler açacaklarını bildiren Beyazıt, bu müzelerden ilkinin
Ankara'da açılacağını belirtti.
-AA'YA ÖDÜL-
Törende, konuşmaların ardından vakıf konusundaki çalışmaları olan kişilere,
bazı basın kuruluşlarına ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce düzenlenen resim,
fotoğraf, anı yarışmalarında derece alanlara ödül verildi.
Vakıf İnsanı Ödülüne layık görülen Hayrettin Karaca, Rıdvan Ege, Engin
Öztürk, Osman Nuri Yılmaz, Berat Cömertoğlu ve Yalın Kılınç ödüllerini TBMM
Başkanı Arınç'ın elinden aldılar.
Törende, ayrıca vakıflarla ilgili haberler dolayısıyla aralarında Anadolu
Ajansı'nın da bulunduğu bazı basın kuruluşlarına da ödül verildi. Anadolu
Ajansı'nın ödülünü, Anadolu Ajansı Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi
Bengi'ye Bakan Şahin verdi.
Törenin ardından Şahin, fuaye salonundaki serginin açılışını yaptı. Törene,
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali
Bardakoğlu, Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Zuhuri Sarıkaya da katıldı.
