2012-01-31 - 16:36
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
Gündemdışı söz alan CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Ankara'nın genç nüfusunun çok fazla olduğunu buna karşın spor tesisi açısından çok fakir bir kent olduğunu öne sürdü.
Ankara'nın iki spor kulübünün ''bencil, egoist'' yöneticiler nedeniyle kaybedildiğini öne süren Kuşoğlu, ''Ankaragücü en eski kulüplerimizden biri. Bugün hepimizin Ankaragücü kulübüne karşı borcumuz var'' dedi.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak da Türkiye'de tarihi kurumlarının bile ''hercümerç'' edildiğini ileri sürerek, ''AKP iktidarı rövanş, ele geçirme, intikam duygusu içerisinde kurumlarla savaşmaktadır'' diye konuştu.
Bugün A Milli Futbol Takımının bile uluslararası yarışmalardan yasaklanabileceğinin konuşulduğunu belirten Uzunırmak, ''Eğer yasaklanırsa bunun sorumlusu AKP hükümetidir'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür de yerinden söz alarak, Ankaragücü'nün ekonomik sorunlarıyla ilgili bugün çeşitli girişimler yaptıklarını bildirdi.
Zorlu yolculukta Ankaragücü'nü desteklemek adına sezon sonuna kadar kendisine 200 bin TL gibi bir rakamın iletildiğini aktaran Şükür, ''Ankara'daki çok değerli Ankaragücü'nü seven kardeşlerimle beraber 200 bin TL'yi temin etmiş bulunuyoruz. Bu desteğimizi önümüzdeki hafta hep beraber açıklayacağız. bir İstanbul Milletvekili olarak herkesten Ankaragücü'nün maddi problemleriyle ilgilenmelerini rica ediyorum'' dedi.
Gündemdışı konuşmalara yanıt veren Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, ''Arzumuz Ankaragücü futbol takımının Süper Lig'de devamıdır'' dedi.
2003-2004 sezonunda bu yana bu sezon da dahil olmak üzere isim hakkı bedeli olarak Ankaragücü'ne ödenen paranın 18,9 milyon TL olduğunu bildiren Kılıç, ''Dışarıdan yapılan ödemelerin hacmi ne olursa olsun kulüplerin öz kaynaklarını geliştirememeleri durumunda şartların ilanihaye döndürülebilmesi mümkün değil. Taşıma suyla değirmen dönmüyor. Asıl olan; uzun vadeli sürdürülebilir mali yönetim performansının ortaya konulabilmesidir'' diye konuştu.
Ankaragücü'nün sezon sonuna kadar malzeme dahil tüm ihtiyaçlarına sponsor olma ya da sponsor bulma düşüncelerini ortaya koyduklarını anımsatan Kılıç, ancak henüz malzeme ihtiyaçlarının bakanlığa bildirilmediğini aktardı.
Hakan Şükür'ün ifade ettiği konunun bir sivil toplum inisiyatifi olduğunu belirten Kılıç, ''Ankaragücü'nün kurumsal olarak yeni mali yönetim vizyonunu ortaya koymasının zamanı gelmiştir'' diye konuştu.
Kılıç, gelecek aylar için Kulüpler Yasa tasarısını TBMM'ye göndermeyi planladıklarını bildirdi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından alınacak kararların siyasi bir yönü bulunmadığını kaydeden Kılıç, ''TFF Başkanı ya da yönetimi üzerinde siyasi tesir söz konusu değildir. Yargı kararlarını beklemek ya da beklememek kendi inisiyatifleridir'' dedi.
Kılıç, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın sözlerine ilişkin bir soru üzerine, ''Sporda ince ayar ya da ayar verme gibi bir durum söz konusu değildir'' diye konuştu.
Spor siyasetin öznesi haline getirilmek istendiğini, bunun yanlış olduğunu belirten Kılıç, ''Milli kaynaklardan profesyonel spor kulüplerine kaynak ayrılması ne kadar doğrudur bunun tartışması yapılırken, bütçe dönemlerinde buna yönelik eleştirileri hükümet hedef olurken, bugün kulüplerin hükümet eliyle desteklenmesine yönelik taleplerin bu kadar yoğun seslendirilmesi siyasi yaklaşımın neticesidir'' dedi.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer de Lepra hastalığıyla ilgili gündemdışı söz aldı.
Gündemdışı konuşmaların ardından, Çek Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tasarısının iki maddesi daha kabul edildi.
Genel Kurulda grup önerilerinin ardından gündeme geçildi. Daha önce İçtüzük değişikliği teklifinin bugün görüşüleceği planlanmasına karşılık, görüşmeleri yarım kalan Çek Kanununda değişiklik yapan tasarıya geçildi.
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, tasarının 4. maddesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, şimdiye kadar adli para cezası alınmış kişilere bu paraların geri iadesinin söz konusu olmadığını bildirdi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, ''Tasarının yasalaşmaması halinde 100 bin kişinin cezaevine gireceği söylendi. Halen cezaevlerindeki sayı da bu kadar. Cezaevlerinin yeni girecekleri almayacağı için mi bu tasarı hazırlandı-'' diye sordu.
Kalkınma Bakanı Yılmaz, çekle ilgili çok sayıda davanın söz konusu olduğunu belirterek, ''2010 yılı itibarıyla 405 bin 704 dava söz konusu. Çok kabarık bir rakam. Yargıtayda, dairelerde 53 bin 544, başsavcılıkta 163 bin 221 olmak üzere toplam 217 bin 165 dosya var. Fiilen hükümlü sayısı 1457, fakat Yargıtaydaki dosya sayısına baktığımızda, sürecin devamı halinde sayının daha üst noktalara gideceği görülüyor. Tedbir alınmaması durumunda ciddi sonuçları olduğu görünüyor. Düzenlemenin bir çok amacı var. Bu tabi bir sonuç, tek amacının bu olduğunu söylemek mümkün değil. Ama bir sonucu da bu dosyaların, adli yükün azalmasıdır'' diye konuştu.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın ''Ekonomik olarak karşılıksız çeklerin Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) içindeki oranı nedir-'' sorusuna karşılık Bakan Yılmaz, ''Karşılıksız çekin GSYİH içindeki oranı 2008'de 1.4, 2009'da 1.64, 2011'de 0.68 olmuş, oldukça gerilemiş. GSYİH hesaplanırken yurtiçinde bir yıl içinde üretilmiş toplam mal ve hizmetlerin bedeline bakılır. Ödeme sistemi içinde karşılığı olup olmadığı ve oradaki hukuksuzluklar toplam varlığın tutarını, mal ve hizmetin değerini değiştirmez. Milli geliri değiştirdiğini ifade edemeyiz'' dedi.
Yılmaz, ''düzenlemenin ekonomik yönü'' ile ilgili soruyu yanıtlarken, işin ekonomik etkilerinin ayrıntılı şekilde analiz edildiğini belirterek, ''Bir sakınca görülmeyerek, ekonomik gidişatımız açısından herhangi bir sıkıntı doğurmayacağı düşünülerek Meclise gönderildi'' karşılığını verdi.
MHP'li Ali Uzunırmak, 5. madde üzerindeki önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, ''Allah şaşırttı mı kuluna, hanıma bacanak dedirtirmiş. Bu hükümetin ne yaptığı belli değil. 2003 yılı Mart ayında bu yasa geçirtiyor, 9 yıl sonra bugün yine değişiyor. Dün niye yapıldı, bugün niye yapılıyor- Hükümet yine bir hata yapıyor. Niyeti, yapmak istediği ve yapması gereken farklı olduğu için yapılıyor. 9 yılda bir çok kanun aynı şekilde yapılmış'' diye konuştu.
Çek konusunda kimin mağdur olduğunu soran Uzunırmak, şöyle konuştu:
''Çekte ödeyemeyen hapse düşen mi mağdur, ödemeyen hapse düşen mi mağdur, alacağını tahsil edemeyip borcunu ödeyemeyip hapse düşen mi mağdur, parasını tahsil edemeyen mi mağdur- Hükümet kimden yana- Bunun önlenmesinin bir tek yolu var; çek defterini veren banka bunları kategorilendirir ve hepsini limit koyar. Banka, kredi limitinin içine alır. Onun içinde teminatını almıştır. Banka her türlü teminatı alarak çeki güvenli evrak durumuna getirir. Ama böyle olmak yerine, 'o tarafı da bu tarafı da memnun edeyim' diye bir AKP klasiği yaşanıyor. Haklı ile haksızın arasında adaletli bir karar vermediğiniz zaman bu haklının mağdur olması anlamına gelir. AKP oy kaybetmemek uğruna iki tarafı da memnun etme gayreti içinde her türlü uygulamasında yeni mağdurlar meydana getiriyor. Bu mantık içinde ekonomi daha çok zaaflara uğrayacaktır.''
Karşılıksız çekte adli para cezası ödenmediği için uygulanan hapis cezası yerine idari nitelikle yaptırım uygulanacak.
TBMM Genel Kurulunda, Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, hakkında işlem yapılan kişiye uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, daha önce Adli Sicilde tutulan yasaklılık durumuna ilişkin kayıtlar, Merkez Bankasında tutulacak.
Çek defterinin her bir yaprağına, çekin basıldığı tarih de yazılacak.
Kanunla, bankaların karşılıksız çek keşide edilmesindeki sorumluluğu artırılıyor.
Buna göre, banka ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; karşılığının hiç bulunmaması halinde, çek bedeli bin TL veya üzerinde ise bin TL, çek bedeli bin TL'nin altında ise çek bedelini ödeyecek. Karşılığının kısmen bulunması halinde de çek bedeli bin TL veya altında ise kısmi karşılığı bin TL'ye tamamlayacak, çek bedeli bin TL'nin üzerinde ise kısmi karşılığa ilave olarak bin TL'yi ödeyecek.
Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erecek.
Kanuni ibraz süresi içinde, karşılıksız çek veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülecek. Buna göre, mevcut durumda, karşılıksız çek veren kişi hakkında her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası verilirken; yapılan değişiklikle, savcı tarafından her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve açma yasağı kararı verilecek.
Karşılıksız çekin keşide edilmesi halinde, hamilin 6 ay içinde talep etmesi durumunda, Cumhuriyet Savcısı tarafından her bir çekle ilgili çek düzenleme veya çek hesabı açma yasağı verilebilecek.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı; karşılıksız çekin düzenlenmesi suretiyle dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka bir suçun işlenmesi halinde de verilecek.
Böylece, karşılıksız çekle birlikte aynı zamanda dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka bir suçun işlenmesi halinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesinin yanısıra, kişi TCK'nın ilgili hükümlerine göre de cezalandırılacak.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılacak başvuru ve itirazlar hakkında, Kabahatler Kanunu uygulanacak. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılan başvurunun kabulü halinde, buna ilişkin bilgiler, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilecek.
Karşılıksız kalan çek bedelinin faizi ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak, bu durum Merkez Bankasına bildirilecek. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının verildiği savcılığa başvurularak talebin geri alınması halinde de çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kayıt, üzerinden 10 yıl geçmesi halinde Merkez Bankası tarafından resen silinecek. Böylece karşılıksız çek kesen kişilere 10 yıl süreyle çek verilmeyecek.
Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişiye, her bir çekle ilgili uygulanan 1 yıla kadar hapis cezası, 300 TL'den 3 bin TL'ye kadar idari para cezasına dönüştürülecek.
Bankalar, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından 1 ay içinde yeni çek defterlerini bastıracak. Bankalar, 31 Aralık 2012 yılına kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecek. Eski çeklerin hukuki geçerliliği devam edecek.
Üzerinde basıldığı tarih yer almayan çeklerin, 30 Haziran 2018 tarihine kadar bankaya ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın, bu kanuna göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu da sona erecek.
Çekin, yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı, 31 Aralık 2017'den önce geçersiz olacak.
Suç karşılığında uygulanan yaptırımı, idari yaptırıma dönüştüren fiiller nedeniyle soruşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca, kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece idari yaptırım kararı verilecek. Yargıtay'da bulunan dosyaların geri gönderildiği mahkemeler duruşmasız karar verecek.
Kanunun yayımı tarihinden önce verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına ilişkin kayıtlar, Merkez Bankasında tutulmaya devam edilecek.
TBMM Genel Kurulunda tasarıya iki madde daha eklendi.
İlk madde ihdasıyla, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 726. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında yer alan ''6 ay'' ibareleri ''3 yıl'' şeklinde değiştirildi. Buna göre, hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçince zamanaşımına uğrayacak.
Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacak.
Diğer madde ihdası ile aynı yönde düzenleme Yeni Türk Ticaret Kanunu'nda da yapıldı.
Tasarının kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Meral Akşener, alınan karar gereği birleşimi yarın saat 13.00'de toplanmak üzere kapattı.
(16:36)
Ankara'nın iki spor kulübünün ''bencil, egoist'' yöneticiler nedeniyle kaybedildiğini öne süren Kuşoğlu, ''Ankaragücü en eski kulüplerimizden biri. Bugün hepimizin Ankaragücü kulübüne karşı borcumuz var'' dedi.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak da Türkiye'de tarihi kurumlarının bile ''hercümerç'' edildiğini ileri sürerek, ''AKP iktidarı rövanş, ele geçirme, intikam duygusu içerisinde kurumlarla savaşmaktadır'' diye konuştu.
Bugün A Milli Futbol Takımının bile uluslararası yarışmalardan yasaklanabileceğinin konuşulduğunu belirten Uzunırmak, ''Eğer yasaklanırsa bunun sorumlusu AKP hükümetidir'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür de yerinden söz alarak, Ankaragücü'nün ekonomik sorunlarıyla ilgili bugün çeşitli girişimler yaptıklarını bildirdi.
Zorlu yolculukta Ankaragücü'nü desteklemek adına sezon sonuna kadar kendisine 200 bin TL gibi bir rakamın iletildiğini aktaran Şükür, ''Ankara'daki çok değerli Ankaragücü'nü seven kardeşlerimle beraber 200 bin TL'yi temin etmiş bulunuyoruz. Bu desteğimizi önümüzdeki hafta hep beraber açıklayacağız. bir İstanbul Milletvekili olarak herkesten Ankaragücü'nün maddi problemleriyle ilgilenmelerini rica ediyorum'' dedi.
Gündemdışı konuşmalara yanıt veren Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, ''Arzumuz Ankaragücü futbol takımının Süper Lig'de devamıdır'' dedi.
2003-2004 sezonunda bu yana bu sezon da dahil olmak üzere isim hakkı bedeli olarak Ankaragücü'ne ödenen paranın 18,9 milyon TL olduğunu bildiren Kılıç, ''Dışarıdan yapılan ödemelerin hacmi ne olursa olsun kulüplerin öz kaynaklarını geliştirememeleri durumunda şartların ilanihaye döndürülebilmesi mümkün değil. Taşıma suyla değirmen dönmüyor. Asıl olan; uzun vadeli sürdürülebilir mali yönetim performansının ortaya konulabilmesidir'' diye konuştu.
Ankaragücü'nün sezon sonuna kadar malzeme dahil tüm ihtiyaçlarına sponsor olma ya da sponsor bulma düşüncelerini ortaya koyduklarını anımsatan Kılıç, ancak henüz malzeme ihtiyaçlarının bakanlığa bildirilmediğini aktardı.
Hakan Şükür'ün ifade ettiği konunun bir sivil toplum inisiyatifi olduğunu belirten Kılıç, ''Ankaragücü'nün kurumsal olarak yeni mali yönetim vizyonunu ortaya koymasının zamanı gelmiştir'' diye konuştu.
Kılıç, gelecek aylar için Kulüpler Yasa tasarısını TBMM'ye göndermeyi planladıklarını bildirdi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından alınacak kararların siyasi bir yönü bulunmadığını kaydeden Kılıç, ''TFF Başkanı ya da yönetimi üzerinde siyasi tesir söz konusu değildir. Yargı kararlarını beklemek ya da beklememek kendi inisiyatifleridir'' dedi.
Kılıç, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın sözlerine ilişkin bir soru üzerine, ''Sporda ince ayar ya da ayar verme gibi bir durum söz konusu değildir'' diye konuştu.
Spor siyasetin öznesi haline getirilmek istendiğini, bunun yanlış olduğunu belirten Kılıç, ''Milli kaynaklardan profesyonel spor kulüplerine kaynak ayrılması ne kadar doğrudur bunun tartışması yapılırken, bütçe dönemlerinde buna yönelik eleştirileri hükümet hedef olurken, bugün kulüplerin hükümet eliyle desteklenmesine yönelik taleplerin bu kadar yoğun seslendirilmesi siyasi yaklaşımın neticesidir'' dedi.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer de Lepra hastalığıyla ilgili gündemdışı söz aldı.
Gündemdışı konuşmaların ardından, Çek Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tasarısının iki maddesi daha kabul edildi.
Genel Kurulda grup önerilerinin ardından gündeme geçildi. Daha önce İçtüzük değişikliği teklifinin bugün görüşüleceği planlanmasına karşılık, görüşmeleri yarım kalan Çek Kanununda değişiklik yapan tasarıya geçildi.
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, tasarının 4. maddesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, şimdiye kadar adli para cezası alınmış kişilere bu paraların geri iadesinin söz konusu olmadığını bildirdi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, ''Tasarının yasalaşmaması halinde 100 bin kişinin cezaevine gireceği söylendi. Halen cezaevlerindeki sayı da bu kadar. Cezaevlerinin yeni girecekleri almayacağı için mi bu tasarı hazırlandı-'' diye sordu.
Kalkınma Bakanı Yılmaz, çekle ilgili çok sayıda davanın söz konusu olduğunu belirterek, ''2010 yılı itibarıyla 405 bin 704 dava söz konusu. Çok kabarık bir rakam. Yargıtayda, dairelerde 53 bin 544, başsavcılıkta 163 bin 221 olmak üzere toplam 217 bin 165 dosya var. Fiilen hükümlü sayısı 1457, fakat Yargıtaydaki dosya sayısına baktığımızda, sürecin devamı halinde sayının daha üst noktalara gideceği görülüyor. Tedbir alınmaması durumunda ciddi sonuçları olduğu görünüyor. Düzenlemenin bir çok amacı var. Bu tabi bir sonuç, tek amacının bu olduğunu söylemek mümkün değil. Ama bir sonucu da bu dosyaların, adli yükün azalmasıdır'' diye konuştu.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın ''Ekonomik olarak karşılıksız çeklerin Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) içindeki oranı nedir-'' sorusuna karşılık Bakan Yılmaz, ''Karşılıksız çekin GSYİH içindeki oranı 2008'de 1.4, 2009'da 1.64, 2011'de 0.68 olmuş, oldukça gerilemiş. GSYİH hesaplanırken yurtiçinde bir yıl içinde üretilmiş toplam mal ve hizmetlerin bedeline bakılır. Ödeme sistemi içinde karşılığı olup olmadığı ve oradaki hukuksuzluklar toplam varlığın tutarını, mal ve hizmetin değerini değiştirmez. Milli geliri değiştirdiğini ifade edemeyiz'' dedi.
Yılmaz, ''düzenlemenin ekonomik yönü'' ile ilgili soruyu yanıtlarken, işin ekonomik etkilerinin ayrıntılı şekilde analiz edildiğini belirterek, ''Bir sakınca görülmeyerek, ekonomik gidişatımız açısından herhangi bir sıkıntı doğurmayacağı düşünülerek Meclise gönderildi'' karşılığını verdi.
MHP'li Ali Uzunırmak, 5. madde üzerindeki önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, ''Allah şaşırttı mı kuluna, hanıma bacanak dedirtirmiş. Bu hükümetin ne yaptığı belli değil. 2003 yılı Mart ayında bu yasa geçirtiyor, 9 yıl sonra bugün yine değişiyor. Dün niye yapıldı, bugün niye yapılıyor- Hükümet yine bir hata yapıyor. Niyeti, yapmak istediği ve yapması gereken farklı olduğu için yapılıyor. 9 yılda bir çok kanun aynı şekilde yapılmış'' diye konuştu.
Çek konusunda kimin mağdur olduğunu soran Uzunırmak, şöyle konuştu:
''Çekte ödeyemeyen hapse düşen mi mağdur, ödemeyen hapse düşen mi mağdur, alacağını tahsil edemeyip borcunu ödeyemeyip hapse düşen mi mağdur, parasını tahsil edemeyen mi mağdur- Hükümet kimden yana- Bunun önlenmesinin bir tek yolu var; çek defterini veren banka bunları kategorilendirir ve hepsini limit koyar. Banka, kredi limitinin içine alır. Onun içinde teminatını almıştır. Banka her türlü teminatı alarak çeki güvenli evrak durumuna getirir. Ama böyle olmak yerine, 'o tarafı da bu tarafı da memnun edeyim' diye bir AKP klasiği yaşanıyor. Haklı ile haksızın arasında adaletli bir karar vermediğiniz zaman bu haklının mağdur olması anlamına gelir. AKP oy kaybetmemek uğruna iki tarafı da memnun etme gayreti içinde her türlü uygulamasında yeni mağdurlar meydana getiriyor. Bu mantık içinde ekonomi daha çok zaaflara uğrayacaktır.''
Karşılıksız çekte adli para cezası ödenmediği için uygulanan hapis cezası yerine idari nitelikle yaptırım uygulanacak.
TBMM Genel Kurulunda, Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, hakkında işlem yapılan kişiye uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, daha önce Adli Sicilde tutulan yasaklılık durumuna ilişkin kayıtlar, Merkez Bankasında tutulacak.
Çek defterinin her bir yaprağına, çekin basıldığı tarih de yazılacak.
Kanunla, bankaların karşılıksız çek keşide edilmesindeki sorumluluğu artırılıyor.
Buna göre, banka ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; karşılığının hiç bulunmaması halinde, çek bedeli bin TL veya üzerinde ise bin TL, çek bedeli bin TL'nin altında ise çek bedelini ödeyecek. Karşılığının kısmen bulunması halinde de çek bedeli bin TL veya altında ise kısmi karşılığı bin TL'ye tamamlayacak, çek bedeli bin TL'nin üzerinde ise kısmi karşılığa ilave olarak bin TL'yi ödeyecek.
Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erecek.
Kanuni ibraz süresi içinde, karşılıksız çek veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülecek. Buna göre, mevcut durumda, karşılıksız çek veren kişi hakkında her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası verilirken; yapılan değişiklikle, savcı tarafından her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve açma yasağı kararı verilecek.
Karşılıksız çekin keşide edilmesi halinde, hamilin 6 ay içinde talep etmesi durumunda, Cumhuriyet Savcısı tarafından her bir çekle ilgili çek düzenleme veya çek hesabı açma yasağı verilebilecek.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı; karşılıksız çekin düzenlenmesi suretiyle dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka bir suçun işlenmesi halinde de verilecek.
Böylece, karşılıksız çekle birlikte aynı zamanda dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka bir suçun işlenmesi halinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesinin yanısıra, kişi TCK'nın ilgili hükümlerine göre de cezalandırılacak.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılacak başvuru ve itirazlar hakkında, Kabahatler Kanunu uygulanacak. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılan başvurunun kabulü halinde, buna ilişkin bilgiler, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilecek.
Karşılıksız kalan çek bedelinin faizi ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak, bu durum Merkez Bankasına bildirilecek. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının verildiği savcılığa başvurularak talebin geri alınması halinde de çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kayıt, üzerinden 10 yıl geçmesi halinde Merkez Bankası tarafından resen silinecek. Böylece karşılıksız çek kesen kişilere 10 yıl süreyle çek verilmeyecek.
Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişiye, her bir çekle ilgili uygulanan 1 yıla kadar hapis cezası, 300 TL'den 3 bin TL'ye kadar idari para cezasına dönüştürülecek.
Bankalar, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından 1 ay içinde yeni çek defterlerini bastıracak. Bankalar, 31 Aralık 2012 yılına kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecek. Eski çeklerin hukuki geçerliliği devam edecek.
Üzerinde basıldığı tarih yer almayan çeklerin, 30 Haziran 2018 tarihine kadar bankaya ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın, bu kanuna göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu da sona erecek.
Çekin, yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı, 31 Aralık 2017'den önce geçersiz olacak.
Suç karşılığında uygulanan yaptırımı, idari yaptırıma dönüştüren fiiller nedeniyle soruşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca, kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece idari yaptırım kararı verilecek. Yargıtay'da bulunan dosyaların geri gönderildiği mahkemeler duruşmasız karar verecek.
Kanunun yayımı tarihinden önce verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına ilişkin kayıtlar, Merkez Bankasında tutulmaya devam edilecek.
TBMM Genel Kurulunda tasarıya iki madde daha eklendi.
İlk madde ihdasıyla, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 726. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında yer alan ''6 ay'' ibareleri ''3 yıl'' şeklinde değiştirildi. Buna göre, hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçince zamanaşımına uğrayacak.
Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacak.
Diğer madde ihdası ile aynı yönde düzenleme Yeni Türk Ticaret Kanunu'nda da yapıldı.
Tasarının kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Meral Akşener, alınan karar gereği birleşimi yarın saat 13.00'de toplanmak üzere kapattı.
(16:36)
