2011-01-04 - 15:06
CHP TBMM GRUP TOPLANTISI...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, CHP'nin vatandaşın ayağına gitmeyi politikanın ve insan olmanın bir gereği saydığını belirterek, ''AKP ile aramızdaki temel fark, biz yurttaşımıza önem veririz, güven veririz, onun sorunlarını dinlemek için onun ayağına gideriz, bundan yüksünmeyiz. Ama onlar ayaklarına çağırırlar, yüzleri asık, firavunlaşmış, baskı şiddet, itiraz edene karşı çıkan bir anlayışla karşısına çıkarlar'' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin
vatandaşın ayağına gitmeyi politikanın ve insan olmanın bir gereği saydığını
belirterek, ''AKP ile aramızdaki temel fark, biz yurttaşımıza önem veririz, güven
veririz, onun sorunlarını dinlemek için onun ayağına gideriz, bundan yüksünmeyiz.
Ama onlar ayaklarına çağırırlar, yüzleri asık, firavunlaşmış, baskı şiddet,
itiraz edene karşı çıkan bir anlayışla karşısına çıkarlar'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin
değerlendirmelerde bulundu.

Grup toplantısına başlarken Yatağan Belediye Başkanı Haşmet Işık,
Kılıçdaroğlu'nu Yatağan'da gerçekleştirilen geleneksel deve güreşlerine davet
ederek, kasket, şal ve deve maketi hadiye etti.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının başında tüm vatandaşların yeni yılını kutladı
ve 2011'in, 2010'daki olumsuzlukların yaşanmadığı bir yıl olması dileğinde
bulundu.

Yeni yıla çalışma koşullarının en zor olduğu yerde girme kararı
aldıklarını, bu doğrultuda yılbaşı gecesi Manisa'nın Soma ilçesinde maden
işçilerini ziyaret ettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, işçilerin daha önceden
bildiği güç çalışma şartlarını yakından gördüğünü aktardı.

Soma'nın Manisa'da CHP'nin en az oy aldığı ilçesi olduğunu belirten
Kılıçdaroğlu, burada 20 bine yakın maden işçisi bulunduğunu, 7 binin kamuda, 14
binin ise özel sektörde asgari ücretle ve zor koşullar altında hizmet
verdiklerini anlattı. ''Onların çalışma koşulları gerçekten de çok zor. Orhan
Veli aslında boşuna söylemiyor, 'Yüz karası değil, kömür karası. Böyle kazanılır
ekmek parası' diye. O insanlar ekmek paralarını böyle kazanıyorlar'' diyen
Kılıçdaroğlu, işçilerin koşullardan memnun olmadığını ancak işsizlik nedeniyle
zorlukla buldukları bu işte çalışmayı sürdürdüklerini ifade etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner yıldız ile Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in de yeni yıla Zonguldak'ta maden işçileri ile
girdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''Kuşkusuz Zonguldak'a giden oradaki
işçilerle beraber olan iki sayın bakanı da kutluyorum. Ama yüreğimizdeki bir
burukluğu hala atmış değiliz. Geçen yılın mayıs ayında meydana gelen patlamada
iki maden şehidimiz hala göçük altında'' diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Zonguldak'taki kazanın ardından ''Bakan
arkadaşlarımız bu iş bitene kadar buradan ayrılmayacak'' dediğini ifade eden CHP
lideri, ancak aradan geçen süreye rağmen iki işçiye hala ulaşılamamasının
üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Türkiye o övündüğümüz, öve öve bir yerlere sığdıramadığımız,
'kalkınmış' dediğimiz, 'En büyük 10 ekonomiden biri olacak' diye beklenti içine
girdiğimiz Türkiye, göçük altındaki iki yurttaşımızı hala çıkaramadı. Bugün tam
232'nci gün. Şili'yi düşünün. Orada işçilerin nasıl çıkarıldığını düşünün, bir de
Türkiye'yi düşünün. Bugün tam 232'nci gün ve iki aile, babalarının göçük altından
çıkarılmalarını bekliyorlar. Onlar taşeron işçisiydi yer altında çalışmak için
iyi eğitim almamışlardı. Asgari ücretliydiler, doğru dürüst güvenceleri yoktu.
Yaşamlarını yitirdiler, şimdi sahipsizler. Ama o ailelere sesleniyorum; onlar
sahipsiz değiller. Onların sahibi Halk Partisi'dir, halkın partisidir, onların
sahibi biz olacağız.''

Hafta sonu Kuşadası'na gideceğini ve Roman vatandaşlarla bir araya
geleceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, ''Onlar da hemen apar topar gruba Roman
vatandaşları çağırmışlar ama aramızda bir fark var. Biz onların ayağına
gidiyoruz, onlar kendi ayaklarına çağırıyorlar. AKP ile aramızdaki temel fark bu.
Biz yurttaşımıza önem veririz, güven veririz, onun sorunlarını dinlemek için onun
ayağına gideriz, bundan yüksünmeyiz. Bunu politikanın da insan olmanın da gereği
olarak sayarız. Ama onlar ayaklarına çağırırlar, yüzleri asık, firavunlaşmış,
baskı şiddet, itiraz edene karşı çıkan bir anlayışla karşısına çıkarlar'' diye
konuştu.

Türkiye'nin en büyük kooperatiflerinden bir olan Kamyoncular
Kooperatifinin Soma'da bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, onların da artan mazot
ve yedek parça fiyatları nedeniyle büyük sıkıntı içinde olduklarını söyledi.
Kılıçdaroğlu, CHP'nin bu sıkıntıları yakından bildiğini ve bu sorunların çözümünü
boynunun borcu kabul ettiğini söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, ''Kalkınma, çağdaşlaşma, özgürleşme, sosyal devleti
egemen kılma yolunda herkesi yanımıza bekliyoruz. Büyük yürüyüşümüze bekliyoruz.
Beraber yürüyeceğiz çağdaş Türkiye'yi beraber kuracağız'' diye konuştu.

Toplumun büyük bir bölümünün yeni yılı umut ve huzurla karşıladığını,
ancak acıların da yaşandığını ifade eden Kılıçdaroğlu, 63 yaşındaki Şerafettin
Akgül'ün yılbaşı akşamı İstanbul Fatih'te bir parkta tek başına donarak yaşamını
yitirdiğini hatırlattı. CHP lideri, bir kişinin bile kendileri için kutsal
olduğunu ve o kişinin de tüm yurttaşlar gibi mutluluğunun sağlanmasının siyasetin
görevi olduğunu belirterek, sosyal devletin bunun için zorunlu olduğunu
vurguladı. Kılıçdaroğlu, sözlerini ''Biz sosyal devlet dedikçe birileri
kulaklarını tıkıyor, duymamazlıktan geliyor. Devletin sosyal yönünü unuttular.
Ellerinde sopayla topluma egemen olmaya çalışan bir devleti yaratmaya
çalışıyorlar. Bu devleti biz kabul etmiyoruz. Bizim kabul ettiğimiz,
içselleştirmek istediğimiz, yüceltmek istediğimiz devletin adı sosyal devlettir.
Bunu yapacağız'' diye sürdürdü.

Konuşmasında taksici esnafının sorunlarına ve taksici cinayetlerine de
değinen Kılıçdaroğlu, bu kesimin can güvenliğinin sağlanmasının önemini
vurguladı. Can güvenliğinin sağlanması için talep edilenlerin kolay düzenlemeler
olduğunu, ancak bir türlü hayata geçirilmediğini savunan Kılıçdaroğlu, CHP'nin bu
kesimin de sorunlarına çözüm olacağını söyledi. CHP'nin emeğe saygı gösteren bir
parti olduğunu ve korsan taksiciliği de önleyeceğini belirten Kılıçdaroğlu,
halkın iktidarında taksicilerin meslek örgütlerine gideceklerini ve taleplerini
dinleyeceklerini kaydetti. İktidarın taksicilerin basit taleplerini hayata
geçirmekten kaçındığını ileri süren Kılıçdaroğlu, ''Yapmıyorlar. Çünkü taksici
esnafının oylarını çantada keklik biliyorlar. Siz çantada keklik değilsiniz. Siz
bilin ki sizin sorunlarınızı hangi parti çözecekse artık o partinin çatısı altına
gelin. Gelin ki sizin sorunlarınızı da toplumun diğer bireylerinin sorunlarını
nasıl çözeceksek aynı inanç ve kararlılıkla çözelim'' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hakim ve
Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK), yargıda adaleti, sağduyuyu, güveni sağlamak
zorunda olduğunu belirterek, ''Yargının kokması, tuzun kokması demektir. Tuzu
kokutan siz olursanız, altında kalırsınız'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın, 2002 yılı için ''Biz iktidarı devraldığımızda adeta tarım
sektörü çökmüş, çiftçi iflasın eşiğindeydi, ürün tarlada çürüyor, çiftçi borcunu
ödeyemiyordu'' açıklamasında bulunduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Gözünü
sevdiğimin Recep Beyi; gidip narenciye üreticisine baksana. Narenciye
üreticisinin ürünü dalda çürüyor. Çiftçinin durumu çok iyiyse, gittiğin yerlerde
icra dairelerine bir uğrasana. Çiftçinin borcu var mı bir sorsana'' diye
konuştu.

Çiftçinin haciz ve borç kıskacında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu,
''Çiftçi kardeşlerim de unutmasın; onlar halkı borçlandırdı, kendileri köşeyi
döndüler. Yakınlarınıza, akrabalarınıza sorun herkes borçlu. Kim borçsuz;
iktidardakiler, onların durumu iyi'' görüşünü savundu.

AK Parti iktidarı süresince hiçbir ürünün fiyatının yüzde 100 artmadığını
ancak taban gübrenin fiyatının yüzde 270, şeker gübrenin fiyatının yüzde 274
arttığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çiftçi perişan vaziyette, Sayın Başbakan görmüyor mu, bu fiyatları
bilmiyor mu, bu kadar mı gerçeklerden, toplumdan koptu? Mazottan ÖTV'yi
almayacağımızı söyledik. Hemen çıktılar kaynağını nereden bulacağımızı sordular.
Çiftçiye sıra gelince kaynak sormaya başladılar. Biz kaynağını bulacağız. Hiç
kimse endişelenmesin, herkes şunu çok iyi bilsin ki CHP, 'ben bunun kaynağını
bulurum' dediği zaman, bunun kaynağı bu toplumda vardır. Kaynak yok diye bir
kavram yoktur, kaynağı akılcı, mantıklı, insanınız için kullanırsanız kaynağınız
her zaman, her yerde vardır. Türkiye'nin başında, dünyalığını yapan bir iktidar
var; Onlara 'Kenze' ekibi diyoruz, kendi dünyalığını yapan ekip. Bunu hiçbir
işçi, memur, emekli unutmasın.''


''Yargıçlar niye fişlenir?'' diye soran Kılıçdaroğlu, fişlemenin 12 Eylül
ile başladığını, hiç bitmediğini, AK Parti iktidarıyla sürdüğünü savundu.

İktidarın ''12 Eylül'ü değiştireceğiz, demokrasiyi getireceğiz'' dediğini
ifade eden Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin, ne söylüyorsa aksini yapacağını,
''demokrasi'' diyorsa demokrasiyi rafa kaldıracağını öne sürdü.

Bir milletvekilinin, ''Onlar bizi fişliyorlar şimdi biz onları
fişliyoruz'' dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''Bunların demokrasi anlayışı bu.
Bunlar toplumu bölen bir anlayışa sahip, toplumu kaynaştıran bir anlayış yok
bunlarda. Bu anlayışı ters yüz etmek bizim görevimizdir'' dedi.

Kılıçdaroğlu, yargıdan, sözlü sınavlarda kamera konulması kararı
çıktığına işaret ederek, şimdi, ''Bir yasayla kamerayı kaldıracağız'', ''Yargıyı
ikinci sınıf yapacağız, parlamento nasıl karar verirse yargı da ona uyar, Anayasa
mı, hiç önemli değil, nasıl olsa parlamentoda bizim gücümüz var'' denildiğini
söyledi. Kılıçdaroğlu, buna da ''ileri demokrasi'' denildiğini kaydetti.

10 yıl tutukluluktan sonra serbest kalınacağını, yargılanılmayacağını,
hapishane köşelerinde unutulunacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, buna da ileri
demokrasi denileceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''İleri demokrasiden bir başka örnek: Bir tutuklu, 'ben bu yargıçlara
güvenmiyorum' diyerek itiraz edip, mahkemeye başvuruyor. Mahkeme, 'Bunların
verdiği karar doğru değil' diyor. Ama aynı yargıçlar, o tutukluyu yargılamaya
devam ediyor. Hangi etik, hangi ahlaki kuralla?

HSYK'ya sesleniyorum; siz yargıda adaleti, sağduyuyu, güveni sağlamak
zorundasınız, yargı kararlarını uygulamak zorundasınız. Eğer bir yargı, bir
yargıcın tarafsız olmadığına karar vermişse, o yargıç o davaya bakamaz,
bakmamalıdır. Bunu görmezlikten gelirseniz, yargının katlinde sizin payınız var
demektir. Sorumluluğunuzu, görevinizi bilin ve gereğini yapın. Çünkü yargının
kokması, tuzun kokması demektir. Tuzu kokutan siz olursanız, bunun altında
kalırsınız, bunun vebali büyüktür. Toplumun güveni sarsılır, toplum kendi içinde
sağlıklı iç dinamiklerini kaybetmiş olur.''

Kılıçdaroğlu, konuşmasında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmeleri
süren Torba Kanun Tasarısına yönelik eleştirilerde de bulundu.

Esnafın, sanayicinin, toplumun birçok kesiminin bu tasarıyı beklediğini
ifade eden Kılıçdaroğlu, buna ilişkin düzenlemeleri içeren 22 maddenin tasarıdan
ayrılarak bir an önce çıkarılmasını önerdi. Kılıçdaroğlu, ancak ''Hayır 216
maddeyle birlikte çıkaralım'' denildiğine işaret ederek, bunun yasa yapma
tekniğine, içtüzüğe aykırı, yasa yapmak tekniğine saygısızlık olduğunu vurguladı.
Tasarıda, Milli Eğitim Bakanlığı, sosyal güvenlikle ve ormanlarla ilgili
maddelerin yer aldığını ancak bunların ilgili komisyonlarda görüşülmediğini
anımsattı.

Kılıçdaroğlu, dürüst mükelleflere yönelik bir ödüllendirme getirilmesini
istediklerini ancak buna da karşı çıkıldığını vurgulayarak, ''Yani kümesteki
kazlar grubu olduğu gibi kaldı orada'' dedi.

Esnafın, sanayicinin, tüccarın, çiftçinin KDV'si dururken, tasarının gemi
ve yat inşaa edenlerin KDV'lerini sildiğini belirten Kılıçdaroğlu, tasarının
ciddi tasarruflar da yaptığını söyledi. Kılıçdaroğlu, stajyerlik ücretinin 229
liradan 178 liraya düşürüldüğünü, 16-18 yaş asgari ücretin de 599'dan 518 liraya
indirildiğini belirterek, ''Bula bula tasarruf yapacak alan olarak bunu mu
buldunuz?'' diye sordu.

Kılıçdaroğlu, sendikaların tasarıya karşı olduğunu ancak sendikalardan
hiçbir görüş alınmadığını ifade ederek, ''AKP'nin ileri demokrasisinde sendika
neymiş, sendikadan görüş mü alınırmış, sendika susar, konuştuğunda susturulur. Bu
da bütün sendikacıların kulağına küpe olsun'' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''2011'in
sorunlu bir yıl olacağını'' belirterek, Türkiye'nin ciddi bir sosyal travmadan
geçtiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, ''2001 yılını umuda dönüştürmek elimizde;
bunun için çalışmak, çalışmak ve çalışmak zorundayız'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türk-İş'in
internet sitesine baktığını, Konfederasyonun ''Torba Tasarı''nın birçok maddesine
karşı olduğunu ifade etti. Sitede, ''tüm fonlar batırıldı, kalan tek fon olan
İşsizlik Sigortası Fonu'nun batırılması için 50 yol denenmeye çalışılıyor.
Türk-İş, fon kaynaklarının amacının dışında kullanılmasına şiddetle karşıdır''
denildiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti.

''Umarım bu şiddetle karşı olmak, sessizlikle örtülmez. Eğer karşıysan
oturur adam gibi karşı çıkarsın. Şunun için söylüyorum: Sosyal Güvenlik Yasası
çıktı; işçilerin hastaneleri vardı ellerinden aldılar. Bedeli ödenecekti onların,
ödendi mi? Ödenmedi. Peki sendikalar buna itiraz etti mi, duydunuz mu? Ben
duymadım. Şiddetle karşı olmak, internet sitesinde bir şeyler yazmakla olmaz.
Karşıysanız, demokratik yollardan hakkınızı arayacaksınız ve sizi mahkum eden
yasaları çıkaran iktidardan da hesap soracaksınız.''

Bugün gazetelerde yer alan ve Kahramanmaraş'tan 84 kuruluşun 1978
olaylarına ilişkin ortak ilanına işaret eden Kılıçdaroğlu, ilanda ortak duygunun
dile getirildiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, ''Herhalde Maraş'ı kahraman yapan da bu ortak duygu çünkü
bu ortak duygu ile Maraşlılar hareket ettiler, ulusal bağımsızlık savaşını bu
ortak duygu ile verdiler. Birbirlerinin inançlarını ve etnik kimliklerini
sorgulamadılar. Geçmişte acı olaylar yaşandı. Hiç kimse o acı olayları şu veya bu
şekilde ne destekler ne de destekler görünür. Hiçbir yurtsever, o acı olayların
yanında olmaz. Acı olaylara karşı çıkmamız lazım, ortak ses çıkarmamız lazım.
Maraşlılar, o ortak sesi çıkardılar. Bütün Kahramanmaraşlıları yürekten
kutluyorum'' diye konuştu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 2011 yılının sorunlu bir olacağını belirterek,
iktidarın sürekli olarak tablonun iyi taraflarını gösterdiğini, tablodaki iyi
tarafların ise gittikçe azaldığını söyledi.

Ekonomide ciddi sorunların olduğunu, işsizliğin başını alıp gittiğini
ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Türkiye ciddi bir sosyal travmadan geçiyor. Cinayet haberleri
gazetelerde artık günlük olaylar haline geldi. Pek çok onaylamadığımız olaylar,
gazetelerin üçüncü sayfa haberleri olarak gözümüzün önünden geçiyor. İşsizlik
gibi bir kabusa AKP hükümeti çözüm bulmadı, çözmek gibi bir niyeti de yok. 2011
yılını umuda dönüştürmek elimizde, topluma güven vermek elimizde; bunun için
çalışmak, çalışmak ve çalışmak zorundayız. Ülkemizi çağdaş uygarlığa çıkarmak
zorundayız, bunun mücadelesini vermek zorundayız. 'Yasaklarla mücadele edeceğiz'
dediler, Türkiye'yi bir yasaklar ülkesi haline getirdiler. Onun için her
zamankinden fazla çalışmak ve üretmek zorundayız. İşçilere, emeklilere,
köylülere, fabrikalara gideceğiz. Hep beraber ülkemizi yeniden inşa edeceğiz.''

Kılıçdaroğlu, milletvekilleri ile vatandaşların 2011 yılını kutladı.

Öte yandan, grup toplantısının basına kapalı bölümünde, parti yönetim
organlarına seçimler nedeniyle boşalan Grup Yönetim Kurulu ve Grup Disiplin
Kurulu üyelikleri için seçim yapıldı.

Grup Yönetim Kurulu üyeliklerine Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve
Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner, Grup Disiplin Kurulu üyeliğine ise
Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan seçildi.

Seçilenler dışında başka aday çıkmadığı, her 3 milletvekilinin de 59'ar
oy aldığı öğrenildi.(15.06)