2011-03-02 - 15:40
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı. Genel Kurulda,Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı kabul edildi.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, piyasadan
taze sütü çekip, süt fiyatının düşmesini engellemeye dönük bir çaba içerisinde
olduklarını söyledi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı.

CHP Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, gündemdışı söz alarak, hükümetin
süt ve et üretimine yönelik politikalarını eleştirdi. Süt fiyatlarının akıllı bir
şekilde yönetilememesinin, üretimde istikrarsızlığa neden olduğunu öne süren
Küçük, sorunun çözülebilmesi için mutlaka ürünün desteklenmesi gerektiğini ifade
etti. Süt üretimi artarken, tüketiminin buna paralel olarak artmadığına dikkati
çeken Küçük, ilköğretim öğrencileri ile askerlere süt dağıtımına başlanması
gerektiğini söyledi.

Küçük'ün konuşmasına hükümet adına yanıt veren Tarım ve Köyişleri Bakanı
Eker ise son haftalarda çiftçilerin gündemini süt fiyatının meşgul ettiğini
anımsattı. Geçen yıl ve bir önceki yıl alınan tedbirlerle süt fiyatının belli bir
düzeyde kaldığına dikkati çeken Eker, bu yıl içerisinde mevsimin etkisi ve
üretimin artması nedeniyle süt fiyatlarında bir düşüş görüldüğünü belirtti. Bu
durumun üretici aleyhine dönüşmemesi için bir takım tedbirler aldıklarını anlatan
Eker, şöyle devam etti:

''Buna bigane kalmadık. Hükümet olarak tedbir alıyor ve bunları
uyguluyoruz. 2009 yılında, sanayicinin ihtiyacı olan süt tozunun ve taze sütün
piyasadan çekilmesi uygulaması suretiyle fiyatın düşmesini engelleme çabamız
etkili oldu. Bu yıl fiyat düşüklüğü yaşanması ihtimaline karşı bu defa, bir yıl
içerisinde sanayicinin ihtiyaç hissettiği toplam 18 bin ton süt tozunun tamamını
destekleyeceğimizi deklare ettik, Şubat ayı içerisinde. Bu, piyasadan 180 bin ton
taze sütün çekilmesi demek. Hepsi bundan ibaret değil, 20 bin ton süt tozu için
de pazarlama desteği kararı aldık. Toplam da 38 bin ton süt tozu yapar, bu da 380
bin ton taze sütün piyasadan çekilmesi demektir. Bu, fiyatların düşmesini
engeller diye düşünüyoruz. Piyasadan taze sütü çekip, sütün fiyatının düşmesini
engellemeye dönük çaba içerisindeyiz. Bununla da kalmadık. Süte prim desteğini
yüzde 50 oranında artırdık. Bu ilave bir destek. Yeni bir uygulama daha yaptık,
artık yıl içerisinde süt primlerini ödüyoruz. Her 3 ayda bir toplanan icmallerin
karşılığı neyse ödüyoruz.''

Hayvancılıkla ilgili desteklerin istikrarlı bir şekilde ve artarak devam
ettiğini vurgulayan Eker, bu destekler hakkında bilgi verdi. Hayvancılıkla ilgili
modernizasyon tesislerine 123 milyon lira hibe destek verildiğini belirten Eker,
bu destekler sayesinde 639 tesisin tamamlandığını ve faaliyete geçirildiğini
söyledi.

Hayvan yemiyle ilgili makine ve tesislere çok sayıda proje için destek
ödendiğini anlatan Eker, yine bu yıl içerisinde hayvancılıkta faizsiz kredi
uygulaması başlatıldığını anımsattı. Eker, 48 bin 644 çiftçinin faizsiz kredi
uygulamasından yararlandığını ifade etti.

Et ithalatının, ortaya çıkan bir ihtiyacı gidermek amacıyla yapıldığını
belirten Eker, ''Besicimizin zarar görmemesi için de gerek karkas et ithalatından
gerekse kasaplık canlı havyan ithalatlarından alınan gümrük vergilerinin besiciye
aktarılmasını öngören bir proje hayata geçirdik. 400 milyon lira civarında bir
paket... Bu da yine bugünlerde devreye girecek. Amacımız, yerli üretici
yetiştirdiği hayvanın besisine devam etsin. Üreticinin üretim sistemi içerisinde
kalmasını sağlayacak tedbirleri hükümet olarak alıyoruz'' diye konuştu.

Eker, bu yıl hayvancılığa 1 milyar 700 milyon lira kaynak ayrıldığını
belirterek, 2002 yılında bu kaynağın 83 milyon lira olarak gerçekleştiğini
hatırlattı.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da yerinden söz alarak, şu anda TBMM'nin
önünde kırmızı et üreticilerinin dertlerini anlatmak için beklediğini belirterek,
''Bunlar polis tarafından çevrilmiş durumdalar. TBMM'ye girmek istiyorlar fakat
giremiyorlar. İnsanlar, ekonomik sorunlarını dahi TBMM'de dile getiremeyecek
kadar kısıtlanıyorsa bu ülkenin adı demokrasi olabilir mi'' diye konuştu.

Gündemdışı söz alan AK Parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel, ildeki
imalat sanayinin gelişmesindeki en önemli etkenlerden birinin cumhuriyetin ilk
dönemlerinde yapılan yatırımlar olduğunu söyledi. Kayseri'deki ticari çalışmalar
hakkında bilgi veren Karayel, kentin sağlık merkezi konumuna geldiğini de ifade
etti. Kentte okur-yazar oranının yüzde 95'e ulaştığını anlatan Karayel, varolan 4
üniversiteyle kentin ayrıca ''üniversiteler kenti'' haline dönüştüğünü söyledi.

Konuşmaların ardından, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının görüşülmesine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, Teknoloji Geliştirme
Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler
tamamlandı.

Tasarının tümü üzerinde MHP Grubu adına konuşan Kütahya Milletvekili Alim
Işık, önemli olduğunu belirttiği tasarının bir an önce çıkması gerektiğini
söyledi.

''Tasarının geç de olsa görüşülmesinden memnunuz'' diyen Işık,
Türkiye'nin teknolojiye yatkınlık açısından iyi, ancak teknolojide engellerin
yaşandığı bir ülke olduğunu kaydetti.

Bilişim vadilerinin nerelerde kurulacağının belli olması gerektiğini
ifade eden Işık, ''Sayın Bakan, Bilişim vadisini nerede kurmak istiyor, orman
arazisi üzerinde kuracak mı kurmayacak mı? Bunu gelip burada açıklaması
gerekiyor. Orman arazisi üzerinde kurmak, otomotiv sanayicileri derneğinin talebi
ise buna onay veririz ancak başka amaçlarla orman arazilerinin tahsisi yapılmak
isteniyorsa buna karşı çıkarız'' dedi.

CHP Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, ilk teknoloji
merkezinin Silikon Vadisi olduğunu belirtti.

Burada çalışanların sayısının, Türkiye'deki bütün teknoparklarda
çalışanların sayısına eşit olduğunu kaydeden Seyhan, ''Teknoloji merkezleri
kurulmalıdır, bunlara ihtiyaç var ancak altyapısı olmadan, her yere teknopark
kurulmasının Türkiye'ye çok fazla faydası yok. Burada çalışacak liyakatli
elemanları da yetiştirmek zorundasınız. Teknoparklara, kamunun, üniversitelerin
ve KOSGEB'in katılımının da sağlanması gerekir'' diye konuştu.

Seyhan, açılan bütün teknoparklara yeni gelişmelerin götürülmesi
gerektiğine işaret ederek, ''Bunları yapmalıyız. Teknoparkın içinde sadece 3 tane
işletme var, o kadar... Bu olmaz. Oralardaki işletme sayılarını artırmalıyız ve
geliştirmeliyiz'' dedi.

Yerel yönetimlerin de teknoparklara katılımının sağlanmasının önemine
işaret eden Seyhan, teknoparkların kiralarının düşürülmesi gerektiğini söyledi.
Tacidar Seyhan, teknoparklara giren kişilerin ''ucuz kira vereyim'' diye
düşünmemesi, üniversitelerin de oraları rant merkezi olarak görmemesi gerektiğini
vurguladı.

CHP'li Seyhan, ''Biz Türkiye'de en iyi üniversitelerde bilgisayar
mühendisi yetiştiriyoruz ama Türkiye'de düşük ücretle çalışan 4 bin Hindistanlı
yazılımcı var. Hem işsizlik var hem de Hindistan'dan 4 bin yazılımcı getiriyoruz.
Öyle komik ücretlerle çalışıyorlar ki Türkiye rekabet gücünü yitiriyor.
Rekabetçi, gelişimci teknoparklar oluşturmak, ucuz iş gücünden geçmez, orayı
istihdam merkezi olarak görmemeliyiz. Biz teknoparkları ne zaman liyakatlı,
gelişime açık istihdam merkezleri olarak görürüz, o zaman büyük ülke oluruz''
diye konuştu.

AK Parti Malatya Milletvekili Mücahit Fındıklı da grubu adına yaptığı
konuşmada, ekonomideki gelişmeleri anlattı.

Türkiye'nin yüzde 5'in üzerinde büyüyecek iki Avrupa ülkesinden biri
olacak olmasının, yatırımları çekeceğini kaydeden Fındıklı, Türkiye'nin aldığı
önlemlerle krize karşı büyük bir direnç gösterdiğini söyledi.

Fındıklı, küresel krizin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi
Türkiye'yi teğet geçtiğini kaydederek, ''Türkiye, kişi başına ARGE harcamasını 46
dolardan 94 dolara çıkarmış ve ARGE faaliyetlerine en çok kaynak sağlayan ülkeler
arasına girmiştir'' dedi.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz,
orman arazileri üzerinde teknoparklar kurulması konusunda milletvekillerinin dile
getirdiği endişeleri giderecek sınırlamaların tasarıya konulduğunu belirtti.

İlave sınırlamalarla endişelerin daha da giderilebileceğini ifade eden
Yılmaz, ''Burada bir taraftan ülkemizin ihtiyacımızı gidermek, diğer taraftan
ormanları korumak esastır'' dedi.

Bakan Yılmaz, şu anda teknoparklarda bin 515 firmanın olduğunu ve 13 bin
397 kişinin istihdam edildiğini bildirdi.

Tasarının maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda
Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Kanuna göre, Teknoloji Geliştirme Bölgesi ile ilgili başvuruları
değerlendirmek amacıyla oluşturulan ''Değerlendirme Kurulu''nda Maliye Bakanlığı
temsilcisi de yer alacak.

Bakanlar Kurulu, Değerlendirme Kurulunun uygun görüşü, Sanayi ve Ticaret
Bakanlığının teklifiyle bölge kuruluşunun yanı sıra bölgeye ek alan katılmasına
ya da bölge sınırı değişikliğine de karar verecek.

Bölgelerde ihtiyaç duyulacak araziler, Kamulaştırma Kanunu hükümlerine
göre sağlanabilecek.

Bölge alanları içinde yer alan üniversite arazileri, üniversitelerin
uygun görüp izin vermeleri durumunda, mülkiyeti ilgili üniversitede kalmak
kaydıyla bölgenin yönetici şirketine tahsis edilebilecek. Bu durum, diğer kamu
kurum ve kuruluşlarına ait araziler için de geçerli olacak.

Teknoloji geliştirme bölgesi içerisinde yer alan Hazinenin özel
mülkiyetinde veya devletin tasarrufu altında bulunan taşınmazlar üzerinde, Maliye
Bakanlığınca yönetici şirket lehine ilk 5 yılı bedelsiz olarak, devam eden yıllar
için yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin binde 2'si karşılığında
irtifak hakkı tesis edilecek ve kullanma izni verilecek.

Kanunla teknoloji geliştirme bölgesi kurulacak alanda veya bölgenin
bulunduğu ilde; üniversite, yüksek teknoloji enstitüsü, kamu Ar-Ge merkezi ya da
enstitüsünün olması, sanayi potansiyelinin bulunması ile finansal yeterlilik
şartı getiriliyor.

Teknoloji geliştirme bölgesi yönetici şirketinde, kooperatifler ile
TESK'e bağlı birlik ve odaların da yer almasına imkan sağlayan kanun, yerel
yönetimlerin de yönetici şirkete ortak olabilmesinin yolunu açıyor.

Yönetici şirket, teknoloji geliştirme bölgesine ait her türlü altyapı ve
üstyapı hizmetlerini yürütecek; kuluçka merkezi ve teknoloji transfer ofislerinin
kurulması, bölgenin amacına uygun yönetilmesinden sorumlu olacak.

Yönetici şirketin amacı doğrultusunda faaliyet göstermediğinin tespiti
halinde, bakanlık mahkemeye başvurarak, yönetici şirketin yönetim kurulu
üyelerinin görevlerinin sona erdirilmesini, şirketin yönetimi için kayyum tayin
edilmesini ve yönetici şirketin tasfiyesini isteyebilecek.

Yönetici şirket ortaklarından üniversiteler, yüksek teknoloji enstitüleri
ya da kamu Ar-Ge merkez veya enstitüleri, yönetici şirkete taahhüt ettikleri
sermaye payını, döner sermaye gelirlerinden ödeyebilecek.

Teknoloji geliştirme bölgelerinde, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde
yabancı uyruklu yönetici ve vasıflı Ar-Ge personeli çalıştırılabilecek.

Teknoloji bölgelerinin kurulması için gerekli altyapı, idare binası,
kuluçka merkezi inşası ile Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini desteklemeye yönelik
yönetici şirketçe yürütülen kuluçka programları, teknoloji transfer ofisi
hizmetleri ve teknoloji işbirliği programları ile ilgili giderlerin şirketçe
karşılanmayan kısmı, bakanlık bütçesine konulacak ödenekten karşılanacak.

İşletmeler, teknoloji geliştirme bölgelerinde başlatıp sonuçlandırdıkları
Ar-Ge projeleri sonucu elde ettikleri teknolojik ürünün üretilmesi için gerekli
yatırımı bölge içerisinde yapabilecek. Sözkonusu yatırıma konu olan teknolojik
ürünün üretim izin belgeleri, ilgili kurum ve kuruluş tarafından öncelikle
verilecek.

Teknoloji geliştirme bölgelerindeki faaliyetler, Kamu İhale Kanunu
hükümlerinden muaf tutulacak.

Teknoloji geliştirme bölgesi yönetici şirketlerinin kazançları, bölgede
faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, yazılım ve Ar-Ge
faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları, 31 Aralık 2023 tarihine kadar gelir
ve kurumlar vergisinden muaf olacak.

Bölgede çalışan, Ar-Ge ve destek personelinin ücretlerindeki vergi
muafiyeti de 31 Aralık 2013'den 31 Aralık 2023'e çekilecek. Muafiyet kapsamında
desteklenecek personel sayısı, Ar-Ge personeli sayısının yüzde 10'unu
aşamayacak.

(15.40)