2013-07-03 - 13:02
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve Avrupa Birliği'nin (AB) işbirliği ile yürütülen Parlamentolararası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde düzenlenen "Gençlik, Demokrasi ve Değişim" konulu Parlamentolararası Yaz Kampı, İzmir'de başladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve Avrupa Birliği'nin (AB) işbirliği ile yürütülen Parlamentolararası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde düzenlenen "Gençlik, Demokrasi ve Değişim" konulu Parlamentolararası Yaz Kampı, İzmir'de başladı.
Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinden parlamenterler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı toplantının açılış konuşmasını, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış yaptı.
Türkiye açısından, Avrupa Birliği konusunda, sürecin sonuçtan daha önemli olduğunu belirten Egemen Bağış, 54 yıllık üyelik sürecinin Türkiye'nin birçok alanda ilerleme sağlamasına vesile olduğunu belirtti. Bu süreç içinde Türkiye'de milli gelirin 400 dolardan on bin dolara yükseldiğini, turizm gelirlerinin 9 milyon dolardan 30 milyar dolara çıktığını hatırlatan Bağış, "Üyelik süreci, yalnızca Türkiye için değil, Avrupa Birliği için de önemli. Bugün, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye olan ihtiyacı, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne ihtiyacından çok daha fazla" dedi.
AB Komisyonu'nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Oettinger'in, "Önümüzdeki 10 yıl içinde Almanya Başbakanı, Fransız mevkidaşı ile birlikte Ankara'ya gidecek ve diz çöküp, 'Dostlarımız, bize katılın' ricasında bulunacak" şeklindeki açıklamasını hatırlatan Bağış, "Bu rastgele söylenmiş bir söz değildir. Birçok AB siyasetçisi tarafından fark edilmiş bir gerçektir" değerlendirmesini yaptı.
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri açısından parlamentolar arasındaki diyaloğun da büyük önem taşıdığını kaydeden Bağış, "Türkiye'nin tam üyeliğine karşı çıkanlar, genellikle Türkiye'yi görmemiş, tanımıyor olanlar. Türkiye'yi tanıyanlar, Avrupa Birliği medeniyet projesinin en önemli parçalarından biri olduğunu görenler, üyeliğe de olumlu yaklaşıyor. Türkiye'nin üyeliğine en büyük engel olarak gördüğümüz önyargıların kırılması da, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi gibi çalışmalarla gerçekleşecek" diye konuştu.
Türk halkının neredeyse tamamının Avrupa Birliği reform sürecini desteklediğini, buna karşılık tam üyeliği isteyenlerin oranının yüzde elliler düzeyinde olduğunu anlatan Bağış, Türkiye'nin önüne konulan suni engellerin, halkta üyelik konusunda olumsuz düşünceler oluşturduğunu söyledi.
Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini yalnız kendisi için değil, bölgesel ve küresel barış için istediğinin ifade eden Bağış, "Dünyada, Mısır'a, Libya'ya, Tunus'a gidip Müslüman Kardeşlerle birlikte ibadet edebilecek birçok lider var. Bu ülkelere gidip demokrasinin erdemlerinden bahsedebilecek lider de var. Ama bu ikisini aynı anda yapabilecek olanı yok. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan Mısır'a gittiğinde 20 bin kişi tarafından karşılanıyorsa, halka hitaben yaptığı konuşmalarda, ' laiklikten korkmayın' mesajı verebiliyorsa, bunlar Türkiye'nin doğunun en batılı, batının da en doğulu ülkesi olduğunun göstergesidir. Türkiye'nin üyeliği, Avrupa Birliği'ni kıtasal bir barış süreci olmaktan küresel bir barış süreci olmaya taşıyacak. Biz tam üyelik için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Bize havlu attırmak isteyenlere, Türkiye'yi iç politika malzemesi yapmak isteyenlere prim vermedik, vermeyeceğiz." dedi.
Türkiye'nin genç nüfusuna da vurgu yapan AB Bakanı Bağış, Avrupa Birliği'nde 45 olan yaş ortalamasının 29 olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin gençlere büyük önem verdiğini ve bütün süreçlere dahil etmek için çalıştığını kaydeden Bağış, " Biz, 14 yaşında Çanakkale'de göğsünü siper edenlerin, 21 yaşında İstanbul'u fethederek çağ açıp kapatan Fatih Sultan Mehmet'in, cumhuriyeti gençlere emanet eden Atatürk'ün torunlarıyız." İfadesini kullandı. Bağış, Türkiye'nin Avrupa Birliği gençlik programlarından etkin yararlanan üçüncü ülke olduğunu da hatırlattı.
Bağış, "Gençlerimizle birlikte Türkiye'nin hak ettiği standartları yakalaması için uğraşacağız. AB müzakere sürecinde Türkiye'nin önüne konulan suni engeller siyasi blokaj kaldırılırsa, biz birkaç yıl içinde Birliğe üye olacak noktadayız" dedi.
TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi Lideri Mehmet Tekelioğlu da konuşmasına, Türkiye'nin Avrupa Birliği hedefinde herhangi bir sapma olmadığını belirterek başladı. Türkiye'nin Avrupa Birliği konusunda, AB standartlarını yakalamak ve tam üyelik şeklinde iki hedefi bulunduğunu kaydeden Tekelioğlu, standartların yakalanması konusunda halk desteğinin yüzde yüz düzeyinde olduğunu söyledi. Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini belirten Tekelioğlu, "Barış sürecini başarıyla sonuçlandırabilirsek, hedeflerimize çok daha kolay ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye'yi, barış sürecinden uzaklaştıracak her adım, Avrupa Birliği hedeflerine ulaştırmayı da zorlaştıracaktır" dedi
Litvanya Parlamentosu Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Juras Pozela da, Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı'nı yürüten Litvanya'nın Türkiye'nin üyeliğine tam destek verdiğini ifade etti. Değişimden korkulmaması gerektiğinin altını çizen Pozela, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu söyledi. Pozela, "Biz, Türkiye'nin ait olduğu yerde, Avrupa Birliği ailesinde bir an önce yerini almasını istiyoruz" dedi
Toplantı, "Değişim İçin Bir Araç Olarak Gençlik Politikaları" başlıklı oturumla devam etti. Ege Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tanju Tosun'un yönettiği oturuma konuşmacı olarak İtalya Controguerra Belediye Başkan Yardımcısı Fabrizio di Bonaventura, AB Bakanlığı, Ulusal Ajans Uzmanı
Oya Bumin ve İskandinav Gençlik Konseyi Başkanı Johanna Lönn katıldı.
Filiz Türer
Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinden parlamenterler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı toplantının açılış konuşmasını, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış yaptı.
Türkiye açısından, Avrupa Birliği konusunda, sürecin sonuçtan daha önemli olduğunu belirten Egemen Bağış, 54 yıllık üyelik sürecinin Türkiye'nin birçok alanda ilerleme sağlamasına vesile olduğunu belirtti. Bu süreç içinde Türkiye'de milli gelirin 400 dolardan on bin dolara yükseldiğini, turizm gelirlerinin 9 milyon dolardan 30 milyar dolara çıktığını hatırlatan Bağış, "Üyelik süreci, yalnızca Türkiye için değil, Avrupa Birliği için de önemli. Bugün, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye olan ihtiyacı, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne ihtiyacından çok daha fazla" dedi.
AB Komisyonu'nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Oettinger'in, "Önümüzdeki 10 yıl içinde Almanya Başbakanı, Fransız mevkidaşı ile birlikte Ankara'ya gidecek ve diz çöküp, 'Dostlarımız, bize katılın' ricasında bulunacak" şeklindeki açıklamasını hatırlatan Bağış, "Bu rastgele söylenmiş bir söz değildir. Birçok AB siyasetçisi tarafından fark edilmiş bir gerçektir" değerlendirmesini yaptı.
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri açısından parlamentolar arasındaki diyaloğun da büyük önem taşıdığını kaydeden Bağış, "Türkiye'nin tam üyeliğine karşı çıkanlar, genellikle Türkiye'yi görmemiş, tanımıyor olanlar. Türkiye'yi tanıyanlar, Avrupa Birliği medeniyet projesinin en önemli parçalarından biri olduğunu görenler, üyeliğe de olumlu yaklaşıyor. Türkiye'nin üyeliğine en büyük engel olarak gördüğümüz önyargıların kırılması da, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi gibi çalışmalarla gerçekleşecek" diye konuştu.
Türk halkının neredeyse tamamının Avrupa Birliği reform sürecini desteklediğini, buna karşılık tam üyeliği isteyenlerin oranının yüzde elliler düzeyinde olduğunu anlatan Bağış, Türkiye'nin önüne konulan suni engellerin, halkta üyelik konusunda olumsuz düşünceler oluşturduğunu söyledi.
Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini yalnız kendisi için değil, bölgesel ve küresel barış için istediğinin ifade eden Bağış, "Dünyada, Mısır'a, Libya'ya, Tunus'a gidip Müslüman Kardeşlerle birlikte ibadet edebilecek birçok lider var. Bu ülkelere gidip demokrasinin erdemlerinden bahsedebilecek lider de var. Ama bu ikisini aynı anda yapabilecek olanı yok. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan Mısır'a gittiğinde 20 bin kişi tarafından karşılanıyorsa, halka hitaben yaptığı konuşmalarda, ' laiklikten korkmayın' mesajı verebiliyorsa, bunlar Türkiye'nin doğunun en batılı, batının da en doğulu ülkesi olduğunun göstergesidir. Türkiye'nin üyeliği, Avrupa Birliği'ni kıtasal bir barış süreci olmaktan küresel bir barış süreci olmaya taşıyacak. Biz tam üyelik için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Bize havlu attırmak isteyenlere, Türkiye'yi iç politika malzemesi yapmak isteyenlere prim vermedik, vermeyeceğiz." dedi.
Türkiye'nin genç nüfusuna da vurgu yapan AB Bakanı Bağış, Avrupa Birliği'nde 45 olan yaş ortalamasının 29 olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin gençlere büyük önem verdiğini ve bütün süreçlere dahil etmek için çalıştığını kaydeden Bağış, " Biz, 14 yaşında Çanakkale'de göğsünü siper edenlerin, 21 yaşında İstanbul'u fethederek çağ açıp kapatan Fatih Sultan Mehmet'in, cumhuriyeti gençlere emanet eden Atatürk'ün torunlarıyız." İfadesini kullandı. Bağış, Türkiye'nin Avrupa Birliği gençlik programlarından etkin yararlanan üçüncü ülke olduğunu da hatırlattı.
Bağış, "Gençlerimizle birlikte Türkiye'nin hak ettiği standartları yakalaması için uğraşacağız. AB müzakere sürecinde Türkiye'nin önüne konulan suni engeller siyasi blokaj kaldırılırsa, biz birkaç yıl içinde Birliğe üye olacak noktadayız" dedi.
TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi Lideri Mehmet Tekelioğlu da konuşmasına, Türkiye'nin Avrupa Birliği hedefinde herhangi bir sapma olmadığını belirterek başladı. Türkiye'nin Avrupa Birliği konusunda, AB standartlarını yakalamak ve tam üyelik şeklinde iki hedefi bulunduğunu kaydeden Tekelioğlu, standartların yakalanması konusunda halk desteğinin yüzde yüz düzeyinde olduğunu söyledi. Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini belirten Tekelioğlu, "Barış sürecini başarıyla sonuçlandırabilirsek, hedeflerimize çok daha kolay ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye'yi, barış sürecinden uzaklaştıracak her adım, Avrupa Birliği hedeflerine ulaştırmayı da zorlaştıracaktır" dedi
Litvanya Parlamentosu Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Juras Pozela da, Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı'nı yürüten Litvanya'nın Türkiye'nin üyeliğine tam destek verdiğini ifade etti. Değişimden korkulmaması gerektiğinin altını çizen Pozela, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu söyledi. Pozela, "Biz, Türkiye'nin ait olduğu yerde, Avrupa Birliği ailesinde bir an önce yerini almasını istiyoruz" dedi
Toplantı, "Değişim İçin Bir Araç Olarak Gençlik Politikaları" başlıklı oturumla devam etti. Ege Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tanju Tosun'un yönettiği oturuma konuşmacı olarak İtalya Controguerra Belediye Başkan Yardımcısı Fabrizio di Bonaventura, AB Bakanlığı, Ulusal Ajans Uzmanı
Oya Bumin ve İskandinav Gençlik Konseyi Başkanı Johanna Lönn katıldı.
Filiz Türer
