2014-07-02 - 15:11
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. AK Parti, CHP, MHP ve BDP grup başkanvekilleri, yaptıkları konuşmalarda, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli'nde yaşanan ve 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayı andı. TBMM Genel Kurulu'nda, araştırma altyapılarının desteklenmesine ilişkin tasarının birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.

TBMM (AA) - AK Parti, CHP, MHP ve BDP grup başkanvekilleri, yaptıkları konuşmalarda, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli'nde yaşanan ve 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayı andı.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 21 yıl önce 2 Temmuz 1993 tarihinde, Sivas'ta yaşanan utanç tablosunda ve acı olayda; Türkiye'nin aydın sanatçıları, yurttaşları ve aydınlık yüzleri olan 35 vatandaşın katledildiğini söyledi. Olayda Madımak Oteli'nin 2 çalışanının da hayatın kaybettiğini anımsatan Hamzaçebi, "Bu insanlar Türkiye'nin aydınlık yüzleri olarak, sadece kimlikleri ve düşünceleri nedeniyle bir katliama tabi tutuldular. Sivas'taki bu olayda hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum. Bu olayı aydınlatmak hükümetlerin bir görevidir ve bunu da bugünkü hükümete hatırlatıyorum. Bu katliamın gerçek sorumlularını ve planlayan kişileri açığa çıkartmak Hükümetin görevidir. Hala bu olay aydınlatılmayı beklemektedir. Yargıya intikal eden süreç tatmin edici sonuçlar yaratmamıştır" dedi.

Bir mahkemenin zaman aşımı nedeniyle verdiği kararın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından "Hayırlı olsun" şeklinde değerlendirildiğini öne süren Hamzaçebi, "Başbakan'ın bu değerlendirmesi, en az o insanların katledilmesi kadar acı bir olaydır. Bu olayı ve Başbakan'ın bu cümlesini kınıyorum" diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, 21 yıl önce Sivas'ta insanlığın kara sayfalarına yazılan katliamı kınadığını kaydetti.

"Madımak katliamında 33 Alevi yurttaşımız maalesef resmi ideolojinin kanlı kodlarına yeni bir parça eklenerek, sistemli ve planlı bir şekilde 2 Temmuz günü diri diri yakıldı, bunu da devlet görevlileri izledi" diyen Baluken, olayla ilgili yargılananların da zaman aşımı ile ödüllendirildiğini ifade etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, olayın meydana geldiği 2 Temmuz 1993 tarihinde iktidarda DYP-SHP koalisyon hükümetinin olduğunu anımsatarak, "O gün orada yaşananlar iman, izan ve vicdan sahibi kimsenin kabul edemeyeceği olaylardır. Bu olayların bir daha yaşanmamasını diliyorum" dedi.

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, 21 yıl önce meydana gelen olayın, toplumun birbirinden ayrıştırılmasının ne kadar büyük felaketlere yol açtığının görülmesi bakımından önemli bir dönüm noktası olduğunu bildirdi.

İnsanların inançları ve mezheplerine göre ayrıştırılmasının ülkeye, insanlığa büyük zarar verdiğini kaydeden Halaçoğlu, "Bu olaylar siyasetin dikkat etmesi gereken olaylardır. Bu olayların bir daha yaşanmaması için ülkeyi yönetenlerin dikkatli olmaları, toplumu birbirinden ayrıştırmamaları, inançları dolayısıyla insanları ayırt etmemeleri gerekir" diye konuştu.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, turizm yatırımları; CHP Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova, zeytinlik sahalarının yatırıma açılmak istenmesi; AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk de Bulgaristan'da yaşanan sel felaketi hakkında gündemdışı konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda, Lübnan'da BM Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamında görev yapan Türk askerinin görev süresinin bir yıl daha uzatılması konusunda hükümete yetki verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.

Görüşmelerde MHP Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, terör örgütü IŞİD tarafından rehin alınan Türk vatandaşlarına ilişkin henüz bir gelişme olmadığını belirtti. İktidarın "rehin", "terör örgütü" ifadelerini bile kullanamadığını kaydeden Türkeş, "Terörist denilince alınıyormuş. Dünyadaki en alıngan terör örgütü bu herhalde" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun konuyla ilgili yaşanan gelişmelere ilişkin Meclis'i bilgilendirmediğini anlatan Türkeş, "Tatile mi gittiler? İzin mi kullanıyorlar? Üç haftadır neredeler?" diye sordu.

Irak'ta Türkmenler'in de zor durumda olduğunun altını çizen Türkeş, bu konuda da gerekli girişimlerin yapılmadığını söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun başarısız bir politika sergilediğini ileri sürerek, "Siyasi hayatımızda istifa çok kullanılan unsur değil. Hiç olmazsa Dışişleri Bakanı buradaki başarısızlıklarını görüp, bunu devam ettirme inadından vazgeçerse, istifa erdemi ile tarihe geçer. Dışişleri Bakanı'nın tarihe geçeceği şüphesiz. Tarihe geçti. Ülkenin gelmiş geçmiş en başarısız Dışişleri Bakanı olarak tarihe geçti" diye konuştu.

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, hükümetin "komşularla sıfır sorun" sloganıyla yola çıktığını, ancak dış politikada başarılı olamadığını savundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl Temmuz ayında, Gazze'ye gideceğini söylediğini, ancak hala bunun gerçekleşmediğini belirten Tan, "Demek ki gürlemeyle, milleti azarlamayla olmuyor bu işler" dedi.

"Hükümet dış politikada başarısız oldu" diye sevinç duymadıklarını kaydeden Tan, "Bu ülke bizim ülkemiz, Ortadoğu bizim coğrafyamız. Musul'da rehin tutulan elçilik mensuplarımızdan haber var mı? Medya yasağı, konuşma yasağı koyuyorsunuz. Ama bunu bütün dünya konuşuyor" diye konuştu.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Lübnan'da sağlanacak istikrarın, bölge açısından önemine dikkati çekti. Suriye kaynaklı güvenlik tehdidi bağlamında Lübnan ordusuna önemli görevler düştüğünü belirten Bozkır, bu nedenle söz konusu ülkenin bölgesel gelişmeler karşısında desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Muhalefet partilerinin Dışişleri Komisyonu'nun özel gündemle toplantıya çağrısını anımsatan Bozkır, özellikle dış siyasette mahremiyet kuralının bulunduğuna dikkati çekti. Ancak bu kurala uyulmadığını ve son olarak komisyonda 1915 olaylarına ilişkin bir toplantının basına sızdırıldığını anlatan Bozkır, "Bu nedenle, bilgi almakla insanların hayatlarının riske edilmesi konusunda tercihte bulunulmalıydı. Şu anda ki tek önceliğimiz Musul'daki kardeşlerimizin sağ salim Türkiye'ye dönmesidir" dedi.

Korutürk ve Türkeş; Bozkır'ın, komisyondan mahrem bilgilerin basına sızdırıldığı ifadesine tepki göstererek, böyle bir şeyin yaşanmadığını söylediler.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, Lübnan'da UNIFIL kapsamında görev yapan Türk askerinin görev süresinin bir yıl daha uzatılması konusunda hükümete yetki verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Lübnan'da BM Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamında görev yapan Türk askerinin görev süresinin bir yıl daha uzatılması konusunda hükümete yetki verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.

Görüşmelerde MHP Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, terör örgütü IŞİD tarafından rehin alınan Türk vatandaşlarına ilişkin henüz bir gelişme olmadığını belirtti. İktidarın "rehin", "terör örgütü" ifadelerini bile kullanamadığını kaydeden Türkeş, "Terörist denilince alınıyormuş. Dünyadaki en alıngan terör örgütü bu herhalde" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun konuyla ilgili yaşanan gelişmelere ilişkin Meclis'i bilgilendirmediğini anlatan Türkeş, "Tatile mi gittiler? İzin mi kullanıyorlar? Üç haftadır neredeler?" diye sordu.

Irak'ta Türkmenler'in de zor durumda olduğunun altını çizen Türkeş, bu konuda da gerekli girişimlerin yapılmadığını söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun başarısız bir politika sergilediğini ileri sürerek, "Siyasi hayatımızda istifa çok kullanılan unsur değil. Hiç olmazsa Dışişleri Bakanı buradaki başarısızlıklarını görüp, bunu devam ettirme inadından vazgeçerse, istifa erdemi ile tarihe geçer. Dışişleri Bakanı'nın tarihe geçeceği şüphesiz. Tarihe geçti. Ülkenin gelmiş geçmiş en başarısız Dışişleri Bakanı olarak tarihe geçti" diye konuştu.

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, hükümetin "komşularla sıfır sorun" sloganıyla yola çıktığını, ancak dış politikada başarılı olamadığını savundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl Temmuz ayında, Gazze'ye gideceğini söylediğini, ancak hala bunun gerçekleşmediğini belirten Tan, "Demek ki gürlemeyle, milleti azarlamayla olmuyor bu işler" dedi.

"Hükümet dış politikada başarısız oldu" diye sevinç duymadıklarını kaydeden Tan, "Bu ülke bizim ülkemiz, Ortadoğu bizim coğrafyamız. Musul'da rehin tutulan elçilik mensuplarımızdan haber var mı? Medya yasağı, konuşma yasağı koyuyorsunuz. Ama bunu bütün dünya konuşuyor" diye konuştu.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Lübnan'da sağlanacak istikrarın, bölge açısından önemine dikkati çekti. Suriye kaynaklı güvenlik tehdidi bağlamında Lübnan ordusuna önemli görevler düştüğünü belirten Bozkır, bu nedenle söz konusu ülkenin bölgesel gelişmeler karşısında desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Muhalefet partilerinin Dışişleri Komisyonu'nun özel gündemle toplantıya çağrısını anımsatan Bozkır, özellikle dış siyasette mahremiyet kuralının bulunduğuna dikkati çekti. Ancak bu kurala uyulmadığını ve son olarak komisyonda 1915 olaylarına ilişkin bir toplantının basına sızdırıldığını anlatan Bozkır, "Bu nedenle, bilgi almakla insanların hayatlarının riske edilmesi konusunda tercihte bulunulmalıydı. Şu anda ki tek önceliğimiz Musul'daki kardeşlerimizin sağ salim Türkiye'ye dönmesidir" dedi.

Korutürk ve Türkeş; Bozkır'ın, komisyondan mahrem bilgilerin basına sızdırıldığı ifadesine tepki göstererek, böyle bir şeyin yaşanmadığını söylediler.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, Lübnan'da UNIFIL kapsamında görev yapan Türk askerinin görev süresinin bir yıl daha uzatılması konusunda hükümete yetki verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, 2002'de 1,8 milyar lira olan Ar-Ge harcamalarının, 2012'de 13 milyar lira dözeyine çıktığını söyledi.

Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Siyasi partilere tasarıya verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Yılmaz, tasarının, ülkenin uzun vadeli kalkınma hedefleri açısından, katma değeri yüksek, bilime ve teknolojiye dayalı üretim ve ihracat yapısı oluşturması bakımından reform niteliğinde tasarı olduğunu kaydetti.

Bakan Yılmaz, bu alanda son dönemde büyük yatırımlar yaptıklarını, sadece Kalkınma Bakanlığı olarak üniversitelerdeki araştırma altyapılarına geçen 10 yılda 3 milyar lira kaynak ayırdıklarını ifade etti. Özel sektör ile araştırma merkezlerini daha yakın çalışır hale getirmek gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Bu merkezler, kendi bütçesi olan, araştırmacılara daha fazla destek sunabilecek, kamudan daha fazla destek alabilecek, 7 gün 24 saat açık kalacak, çeşitli sınıflandırmalar çerçevesinde ulusal ve bölgesel düzeyde işler görecek mekanizmalar olarak tasarlandı" dedi.

Tasarıyla, üniversitelerin devre dışı kalmasının sözkonusu olmadığını belirten Yılmaz, araştırma merkezlerinin üniversite bünyesinde kalacağını bildirdi. "Hangi üniversite bu sisteme dahil olmak istiyorsa, kendisi bu kararı alacak" diyen Yılmaz, üniversitelerdeki öğretim görevlilerinin de araştırma merkezlerinde görevlendirileceğini bildirdi.

Cevdet Yılmaz, bu üniversitelerde üretilecek patentlerin ticarileşmesi halinde üniversitelerin de paylarını alacağını söyledi.

Yılmaz, 2002'de 1,8 milyar lira olan Ar-Ge harcamalarının, 2012'de 13 milyar lira dözeyine çıktığını belirten Yılmaz, 2002'de özel sektörün toplam Ar-Ge harcamaları içinde yüzde 28 olan payının yüzde 45'e yükseldiğine dikkati çekti. Bakan Yılmaz, bu merkezlerin personel sayısının 29 binden 105 bine, özel sektör araştırmacılarının sayısının ise 6 binden 52 bine ulaştığını bildirdi.

TÜBİTAK'ın bilime odaklanmasını, başka siyasi amaçlara alet olmamasını istediklerini dile getiren Yılmaz, Kocaeli'ndeki Bilişim Vadisi'ndeki kamulaştırma çalışmalarının devam ettiğini anlattı. Yılmaz, bunun tamamlanmasının ardından, bu yıl içinde altyapı ihalesine çıkmayı planladıklarının altını çizerek, bu kapsamda da bu yıl içinde 15 milyon liralık harcama yapılmasının tahmin edildiğini kaydetti.

TBMM Genel Kurulu'nda, araştırma altyapılarının desteklenmesine ilişkin tasarının birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, temel kanun olarak ele alınan Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun Tasarısı'nın birinci bölümünün görüşmelerinin tamamlanmasının ardından birleşime ara verdi.

Yakut, aranın ardından komisyon ve hükümetin yerine oturmaması nedeniyle yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.