2010-06-24 - 14:52
TBMM KAYIP ÇOCUKLAR ARAŞTIRMA KOMİSYONU...
''Kayıp Çocuklar'' Araştırma Komisyonu Başkanı Halide İncekara, şiddet ve terörün, çocukların fiziki, manevi kayıplarını artırdığını, güven, istikbal endişesine yol açtığını ve olaylar karşısında travmalar yaşamalarına neden olduğunu söyledi. Daha sonra, üstün yetenekli çocuklar aileleriyle birlikte Komisyonu ziyaret etti.
''Kayıp Çocuklar'' Araştırma Komisyonu Başkanı
Halide İncekara, şiddet ve terörün, çocukların fiziki, manevi kayıplarını
artırdığını, güven, istikbal endişesine yol açtığını ve olaylar karşısında
travmalar yaşamalarına neden olduğunu söyledi.

İncekara, komisyon toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, güvenlik
kuvvetlerine ve masum insanlara sıkılan her kurşunun, çocukların bugününe,
yarınına ve ülkenin geleceğine yönelik olduğunu ifade etti.

''Şiddet ve terör, çocuklarımızın fiziki ve manevi kayıplarını
artırmakla, güven, istikbal endişesine yol açmakta ve olaylar karşısında
travmalar yaşatmaktadır'' diyen İncekara, şöyle devam etti:

''Çocuklarımızın bütün hayatlarını etkileyen bu travmalar, onlar üzerinde
şiddet duygusunu artırmakta, şiddeti kopya etmelerine ve ne yazık ki
uygulamalarına sebep olmaktadır. Hepimizin yüreğini yakan terör, çocuklarımızda
vazgeçme, hayata küsme, gelecekten umut kesme, kin ve nefret duygularını
beslemektedir. Hangi ananın rahmine düşeceğine, hangi topraklarda, hangi ırktan
ve dinden doğacağına karar vermemiş çocuklarımız, terörün yoğun yaşandığı
bölgelerde o bölgenin adıyla ya da terörle yan yana anılmaktadır. Terör
eylemleri, bu bölgelerde yaşayan çocuk ve gençlerimizin, şiddetin içine
çekilerek, insan hakları, demokrasi ve daha iyi bir yaşam fırsatından
yararlanmasını da engellemektedir.

Biz komisyonda, bireysel sapık ve tacizcilere, istismarcılara karşı
mücadele verirken, terör ve teröristler, çocuk ve gençlerimizin istikbaline
tecavüz etmektedirler.''

Üstün yetenekli çocuklar, aileleriyle birlikte
''Kayıp Çocuklar'' Araştırma Komisyonunu ziyaret etti.

Aileler, komisyonunun çalışmalarını yakından takip ettiklerini
belirterek, kayıp çocuklar için kurulan komisyonun üstün zekalı çocukları da
unutmaması gerektiğini ifade etti.

Komisyon Başkanı Halide İncekara ise ülkede 0-24 yaş arası 700 bine yakın
üstün zekalı birey bulunduğunu ifade ederek, bunların çok az bir kısmının özel
eğitim olanaklarından faydalanabildiğini söyledi.

Komisyonda, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm
Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ataman da bir sunum yaptı.

İnsanların, zeka türlerinin tümüne birden sahip olduğunu anlatan Ataman,
zekanın kalıtsal ve çevresel etkenlerin bir sonucu olduğunu söyledi.

Kalıtsal yanında annenin etkili olduğunu anlatan Ataman, çevresel
şartların da zekanın gelişmesi açısından çok önemli olduğunu ifade etti.

Anne ve babaların çocuğun ilgisini çekebilecek kitapları okumaları
gerektiğini anlatan Ataman, şöyle devam etti:

''Bu şekilde çocuğun okumaya ilgisini artırabilirsiniz. Çocuğun tüm
sorularının yanıtlanması da önemli. Yine çocuğun, bir şeyleri kurcalaması ve
küçük sınamalarına izin verilmesi gerekiyor. Çocuk ancak bu şekilde kapasitesini
gösterebilir.

Yetenekli çocukların, hayatın tüm aşamalarında nadide birer orkide gibi
yetiştirilmeleri gerekiyor. Çünkü bunların sayıları az. Hal böyle iken bu
çocuklara yeterli eğitimi vermekten hala çok uzağız. Bu çocukların okullarda
değerlendirme sisteminin de değişmesi gerekiyor. Bunlar 5'lik sistemden
kurtarılmalı. Bu şekilde üstün zekalı çocuk ile normal zekalı bir çocuğun
arasında ayrım yapabilmek mümkün olmuyor. Bir an önce A, B, C, D, E, F ve son
olarak O kriterlerini içeren 20'lik sisteme geçilmeli. Bu kriterler artı ve eksi
ekleriyle ile değerlendirilmeli.''

Eğitim sistemini de eleştiren Ataman, ''Bu eğitim sistemiyle ülkenin
çocuklarının geleceğini mahvediyoruz. Sistemi değiştirmek zorundayız'' dedi.
(14.52)