2012-05-09 - 13:08
TBMM Üstün Yetenekli Çocukları Araştırma Komisyonu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, çocukları üzerinde baskı yapmak ile çocuğun üzerinde sigara söndürmek arasında bir fark bulunmadığını söyledi.
TBMM Üstün Yetenekli Çocukları Araştırma Komisyonu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, çocukları üzerinde baskı yapmak ile çocuğun üzerinde sigara söndürmek arasında bir fark bulunmadığını söyledi.
Komisyon, İncekara'nın başkanlığında toplandı. İncekara, toplantının başlangıcında, komisyonun İstanbul'da yaptığı incelemeler hakkında bilgi verdi.
stanbul'da iki bilim ve sanat merkezi bulunmasının anlamlı olmadığını, yüz kızartıcı olduğunu söyleyen İncekara, Anadolu yakasında bir fen lisesine gittiklerini anlattı.
Bazı öğrencilerin fizik alanında çok iyi olmasına rağmen proje üretmede çekimser davrandığını, yarışmalara girmediğini ifade eden İncekara, ''Niye; çünkü üniversite giriş sınavında, fizikten aldığı ödüllerin tıp fakültesine girmek için avantaj oluşturmaması. Fen liseleri, paralı olmayan bir üniversite hazırlık kursu hissi verdi. Dışarda da çocuklar kursa gidiyor aynı sonucu alıyor, burada da çocuklar fen lisesine gidiyor aynı sonucu alıyorlar. Bir de yazık günah, dünya kadar zor problem çözüp, zor araştırmalar yapıp, bir de eziyet görüyorlar'' diye konuştu.
İncekara, Beyazıt'ta gördüklerinin çok daha ilginç olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Üstün yetenekli, üstün zekalı çocuk eğitim projesi var. Kağıt üzerinde okuduğumuzda hepimizin hoşuna gitti ancak okulda öğretmen, öğrenci, veliler mutsuz, karşımızda bir mutsuzluk abidesi okul gördük. Öğretmenlerin yüzü yerde, tebessüm edeni yok.
Okulda, ilkokul 1. sınıf öğrencisi bir çocuğa annesi dolma yediriyordu. Annenin dışarıya çıkmasını isteyerek, 'çocukla biraz sohbet edelim' dedim. Çocuk, tahtada işlem yaparken, bu hanımefendi dışardan bir hışımla girdi, çocuğa yanlış yaptı diye, 'ben sana böyle mi öğrettim' dedi. Çocukları üzerinden bu tür baskı kuranlar, 'bak doğru çözmezsen, yapamazsan' diyenler ve çocuğun üzerinde sigara söndürmekle böyle bir baskı yapmak arasında bir fark yok.''
(13.08)
Komisyon, İncekara'nın başkanlığında toplandı. İncekara, toplantının başlangıcında, komisyonun İstanbul'da yaptığı incelemeler hakkında bilgi verdi.
stanbul'da iki bilim ve sanat merkezi bulunmasının anlamlı olmadığını, yüz kızartıcı olduğunu söyleyen İncekara, Anadolu yakasında bir fen lisesine gittiklerini anlattı.
Bazı öğrencilerin fizik alanında çok iyi olmasına rağmen proje üretmede çekimser davrandığını, yarışmalara girmediğini ifade eden İncekara, ''Niye; çünkü üniversite giriş sınavında, fizikten aldığı ödüllerin tıp fakültesine girmek için avantaj oluşturmaması. Fen liseleri, paralı olmayan bir üniversite hazırlık kursu hissi verdi. Dışarda da çocuklar kursa gidiyor aynı sonucu alıyor, burada da çocuklar fen lisesine gidiyor aynı sonucu alıyorlar. Bir de yazık günah, dünya kadar zor problem çözüp, zor araştırmalar yapıp, bir de eziyet görüyorlar'' diye konuştu.
İncekara, Beyazıt'ta gördüklerinin çok daha ilginç olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Üstün yetenekli, üstün zekalı çocuk eğitim projesi var. Kağıt üzerinde okuduğumuzda hepimizin hoşuna gitti ancak okulda öğretmen, öğrenci, veliler mutsuz, karşımızda bir mutsuzluk abidesi okul gördük. Öğretmenlerin yüzü yerde, tebessüm edeni yok.
Okulda, ilkokul 1. sınıf öğrencisi bir çocuğa annesi dolma yediriyordu. Annenin dışarıya çıkmasını isteyerek, 'çocukla biraz sohbet edelim' dedim. Çocuk, tahtada işlem yaparken, bu hanımefendi dışardan bir hışımla girdi, çocuğa yanlış yaptı diye, 'ben sana böyle mi öğrettim' dedi. Çocukları üzerinden bu tür baskı kuranlar, 'bak doğru çözmezsen, yapamazsan' diyenler ve çocuğun üzerinde sigara söndürmekle böyle bir baskı yapmak arasında bir fark yok.''
(13.08)
