2011-07-08 - 15:25
TBMM GENEL KURULU...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 61. Hükümetin Programını TBMM Genel Kurulu'nda sundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 61. Hükümet'in
programını TBMM Genel Kurulunda sunmaya başladı.

TBMM Genel Kurulu TBMM Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında toplandı. Çiçek,
andiçmeyen milletvekillerini bu birleşimde de kürsüye davet etti. Andiçmek
isteyen çıkmayınca, Çiçek gündeme geçti.

Çiçek, Bakanlar Kurulu programını okumak üzere Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ı kürsüye davet etti.

Erdoğan, sunuşuna başlarken, Meclisin 24. Dönemi'nin hayırlı olmasını
diledi. Erdoğan, ''Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal
Atatürk olmak üzere, muasır medeniyet yolunda bu büyük millete hizmeti geçen,
eser bırakan, taş üstüne taş koyan bütün devlet ve siyaset adamlarına
şükranlarımı sunuyorum'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçimler sonucu TBMM temsil yetkisi alan
bütün siyasi partileri ve milletvekillerini tebrik ederek, millete yapacakları
hizmette başarılar diledi. Huzur ve güven ortamı içinde gerçekleşen, hızlı bir
şekilde sonuçlandırılan, adil ve özgür bir seçim süreci yaşandığını belirten
Erdoğan, ''Bu vesileyle bir kez de yüce heyetiniz önünde seçim sürecine katkıda
bulunan tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyorum'' diye konuştu.

Seçim sonucunda Meclis'in yüzde 87 gibi çok yüksek bir katılımla
oluştuğunu, temsil oranının ise yüzde 95 gibi uzun zamandır rastlanmayan bir
düzeye çıktığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''Bu sonuçlar demokrasimizin katılım ve temsil niteliklerinin daha da
güçlendiğini gösteriyor: Yine bu sonuçlar milletimizin tüm sorunların çözüm
adresini Meclis olarak gördüğünün ve bu Meclisten çok şeyler beklediğinin açık bir
işaretidir. Parlamentomuzun seçmenin kendisine yüklediği emaneti hakkıyla yerine
getireceğinden milletimizin beklentileri doğrultusunda 4 yıl boyunca büyük bir
özveriyle çalışacağından şüphe duymuyorum. Millet Meclisten sorunları için çözüm
bekliyor ve bu Meclis de inşallah bu beklentiyi azami ölçüde karşılayacaktır.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Önümüzdeki
dönemde Meclisimiz içinde diyaloğa, uzlaşma arayışına ve işbirliğine önem vermeye
devam edeceğiz'' dedi.

Erdoğan, TBMM Genel Kurulunda 61. Hükümetin Programı'nı okudu. Erdoğan,
12 Haziran seçimlerinde milletin yüksek atılım ve temsilin yanı sıra yönetimde
istikrarı da güçlü şekilde sürdürmek yönünde tartışmasız bir irade ortaya
koyduğunu belirtti.

Başbakan Erdoğan, ''Demokrasi tarihimizde görülmemiş, dünyada da eşine az
rastlanır bir şekilde birbiri ardına üç dönem partimizin oylarının artması,
milletimizin iktidarımıza olan güveni her dönem tazelediğini gösterdi. Siyaset
tarihimize silinmez harflerle yazılacak bu başarı, aynı zamanda sorumluluğumuzu
ve hassasiyetimizi de artırdı. 12 Haziran seçimlerinin asıl galibi, hiç ama hiç
şüphesiz Türkiye'dir, bu aziz millettir'' diye konuştu.

Sahip oldukları tecrübeyle hiç eksilmeyen heyecanlarını birleştirerek
Türk milletine efendi değil hizmetkar olmaya devam edeceklerini kaydeden Erdoğan,
şöyle konuştu:

''AK Parti olarak köklü tarihimizden ve medeniyetimizden aldığımız
özgüvenle ilk günden itibaren kaynak Türkiye'dir dedik. Ülkemizin sahip olduğu
muazzam potansiyeli harekete geçirmek üzere güven verici politikalarla
milletimizin huzuruna çıkmayı, en önemli ilke olarak benimsedik. Milletimizi
siyasetimizin öznesi olarak gördük. Attığımız her adımda insanımızın değerlerini,
talep ve beklentilerini esas aldık. Siyaset kurumuna güvenin ancak böyle
sağlanacağına inandık.

Türkiye'yi zenginleştiren, demokrasisini derinleştiren, ülkemizin
itibarına itibar kazandıran siyasetimiz, yeni dönemde daha güçlü bir Türkiye için
milletten aldığı yetkiyi yine milletin hizmetine sunacaktır. Ülkeler arasında
kıyasıya bir rekabetin yaşandığı dünyamızda, kaybedecek bir tek günümüzün dahi
olmadığına inanıyoruz.''

Erdoğan, oldukça kapsamlı ve detaylı şekilde hazırlanan Hükümet
Programı'nın özetini aktaracağını belirtti. ''Hükümet Programı sizlere
dağıtıldı'' diyen Erdoğan, bazı milletvekillerinin programın dağıtılmadığını
söylemesi üzerine, ''Herhalde dağıtacaktır arkadaşlar. Çünkü dağıtılmasını
kendilerinden ben de rica etmiştim'' karşılığını verdi.

Hükümet Programını devamlılık esasıyla 18 Kasım 2002'den bugüne ulaşan
bir silsile etrafında kaleme aldıklarını anlatan Erdoğan, 4. AK Parti
Hükümeti'nin önceki 3 dönemde başlattığı çalışmaları devamlılık esasıyla geleceğe
taşıyacağını vurguladı.

Erdoğan, 2015 yılına kadar olan 4 yıllık dönemde bir yandan başlattıkları
çalışmaları tamamlayacaklarını, diğer yandan da yeni projeleri hayata
geçireceklerini ifade ederek, ''Bu hükümet programında 'yaptık, yapıyoruz,
yapacağız' diyoruz, yaptıklarımızı yapacaklarımızın teminatı olarak sizlere ve
kamuoyuna bir kez daha hatırlatıyoruz'' dedi.

Önceki Hükümet programlarının ülkenin yıllardır bekleyen sorunlarıyla ilgili
gerçekçi çözümler içerdiğini kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Dünyanın ve bölgemizin yaşadığı çalkantılı dönemlere rağmen bu
çözümlerin büyük bölümünü hayata geçirmiş bulunuyoruz. Diklenmeden dik durduk.
Omuzlarımıza yüklenen emanete sahip çıktık. Milletimizin ekmeğinden de
özgürlüğünden de taviz vermedik. Demokratik siyaset kurumunu bir bütün olarak
zayıflatmaya yönelik her türlü tahrik ve tertibi büyük bir sağduyuyla aştık.
Bundan sonra da milli iradenin önüne çıkarılan her engeli, kararlı ve cesur bir
duruşla, milletimizin desteğiyle aşma noktasında hiçbir tereddüt taşımıyoruz.
Değişimden yana bir hükümet olarak demokrasi ve hukukta, ekonomide, sosyal
alanda, dış politikada ezberleri bozduk. 9 yılın ardından şunu büyük memnuniyetle
ülkem ve milletim adına çok büyük bir gururla ifade etmek istiyorum; Bugün artık
Türkiye'de siyasetin alanı daha geniş, ekonomi daha büyük, sosyal bünye daha
güçlüdür. Ülkemizin itibarı bölgesinde ve dünyada çok daha yüksek bir konuma
ulaşmıştır. Sorunlardan kaçmadık, yapay gündemlere takılıp kalmadık. Sorunlardan
değil, sorunların çözümünden beslenen ve büyüyen bir iktidar olduk.''

Tüm bu reform ve dönüşüm sürecinde milletin ve milli iradenin tecelligahı
olan Meclisin en büyük destekleri olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Önümüzdeki
dönemde Meclisimiz içinde diyaloğa, uzlaşma arayışına ve işbirliğine önem vermeye
devam edeceğiz'' dedi.

Meclisin daha verimli çalışması için Hükümet ve AK Parti Grubu olarak
ellerinden gelen tüm katkıyı vereceklerini kaydeden Erdoğan, ''Bir kez daha
hatırlatmak isterim ki nasıl ki bu Meclis Türkiye'nin, 74 milyonun Meclisi ise 4.
AK Parti Hükümeti de 74 milyonun hükümetidir. 81 vilayetin 78'inden milletvekili
çıkarmış, 7 coğrafi bölgede birinci olmuş bir parti olarak milletimizi topyekün
kucaklayacak, ayrımcılıktan büyük bir hassasiyetle kaçınacağız. Tek bir kişi dahi
olsa her vatandaşımızın diline, inancına, kültürüne, değerlerine, yaşam tarzına,
tüm farklılıklarına saygı göstermeye devam edeceğiz'' diye konuştu.

12 Haziran seçimlerinde hesap verdikleri halkın yapılanları takdir
ettiğini gösterdiği gibi gelecekte yürümeleri gereken yol haritasını da hür
iradesiyle tayin ettiğini belirten Erdoğan, ''Halkımız istikrar içinde
yenilenmeye verdiği desteği açıkça ortaya koydu. Hepimize düşen görev, işte bu
çatı altında milletimizin kutlu çağrısına cevap vermektir. Biz de hükümet olarak
programımızı milletimizin sandıkta verdiği mesajı en iyi şekilde okuyarak
hazırladık. İnanıyorum ki sizlerin onayıyla bu program, yeni Türkiye'nin inşasına
giden kapıyı sonuna kadar açacaktır. Bu program 21. yüzyılın yükselen ülkesi
olarak bölgemizde ve dünyada hak ettiğimiz konumu daha da pekiştirecektir''
dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kardeşliği daha
da pekiştirecek reformlara kararlı bir şekilde devam edeceklerini söyledi.

Erdoğan, TBMM'de 61. hükümetin programını sunuşunda, bütün etnik
gruplara, müsliman veya gayrimüslim, Sünni-Alevi, başörtülü-başı açık,
yoksul-zengin, kadın-erkek, engelli-engelsiz her görüşten vatandaşa aynı nazarla
baktıklarını, her bireyin temel hak ve özgürlüğünü en ileri düzeyde hayata
geçireceği bir ortamı hedeflediklerini ifade etti.

Uzun yıllardır yürekleri yakan sorunların tam anlamıyla çözüme kavuşacağı
yegane çatının Meclis olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Hükümet ve AK Parti grubu
olarak tüm bu meselelere yönelik Meclisimizde oluşacak diyalog ve uzlaşma
sürecine en güçlü şekilde destek olacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
Ülkemizin geleceğini her türlü kısa vadeli menfaatin önünde tutarak, tüm bu
alanlarda yapılması gerekenleri hep birlikte hayata geçirmek zorundayız'' diye
konuştu.

Milli birliği ve gücü pekiştirecek çabaların, vatandaşın huzur ve
refahına katkıda bulunacağı gibi Türkiye'nin uluslararası arenada çok daha etkili
bir güç haline dönüşmesini hızlandıracağını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

''Kürt meselesinin çözümü için önceki dönemlerimizde ileri adımlar attık.
Olağanüstü halin kaldırılmasından, Kürtçenin serbestçe kullanımına ve öğrenimine,
ekonomik kalkınmadan sosyal ve kültürel alandaki reformlara kadar çok geniş bir
alanda tarihi reformlar gerçekleştirdik. Kardeşliğimizi daha da pekiştirecek bu
reformlara kararlı bir şekilde devam edeceğiz.

Biz aynı tarihi, acıyı, sevinci paylaşan bir milletin çocuklarıyız. Bu
nedenle, bu topraklarda ayrılıkçılığın tarihsel, sosyolojik ve kültürel hiçbir
temeli, zemini yoktur. Bizim çözüm politikamızın temelinde insan vardır. Bu
nedenle, cesaretle attığımız demokratikleşme adımları ülkenin bir bölgesine ya da
bir toplumun bir kesimine değil tamamına yöneliktir. Şiarımız, herkes için daha
fazla demokrasi, daha fazla hak ve daha fazla özgürlüktür. Bu yüzden diyoruz ki
biz hep birlikte Türkiyeyiz.''

Başbakan Erdoğan, hukuk sisteminde yer alan, güncelliğini kaybeden,
evrensel ilkelerden kopuk ve toplumun taleplerini karşılamaktan uzak kalmış başta
Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu olmak üzere
temel kanunların Meclisin iradesiyle yenilendiğini söyledi.

Uzun yargılama sürelerinin kısaltılması amacıyla yüksek mahkemelerin
kapasitelerinin artırıldığını hatırlatan Erdoğan, bilişim teknolojisinin yargının
hizmetine sokulduğunu, Yargı Ağı Projesi ile adliye, nüfus, tapu, polis ve seçim
kurulları gibi birçok kurumun elektronik ağlarla birbirine bağlandığını
anlattı.

Modern adalet sarayları inşa edilerek, adliyelerin bodrum katlarından
kurtarıldığını belirten Erdoğan, ''İktidarlarımız döneminde Cumhuriyet tarihinde
yapılanın 5 katı kadar adalet hizmet binası yaptık. Önümüzdeki dönemde güven
veren bir adalet sistemine ulaşmak temel hedefimiz olacaktır. Bu süreçte,
hazırlamış olduğumuz Yargı Reformu Stratejisi'ni bütün boyutlarıyla hayata
geçireceğiz. 'Gecikmiş adalet, adalet değildir' anlayışıyla yargı süreçlerini
daha hızlandıracağız'' şeklinde konuştu.

Hükümetleri döneminde kurulan ancak faaliyete geçirilemeyen istinaf
mahkemelerinin sayılarının 9'dan 15'e çıkarıldığını ve başsavcılarının atandığını
anımsatan Erdoğan, bu mahkemelerin en kısa sürede faaliyete geçirilmesine yönelik
çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Adli Tıp Kurumu'nun kapasitesini daha da artırarak kurumun hizmetlerinin
hızlandırılacağını ve ülke genelinde yaygınlaştırılacağını anlatan Erdoğan,
hakim-savcı sayılarında yaşanan artışa dikkati çekti. Erdoğan, ''Halen ülkemizde
her yüz bin kişiye düşün hakim sayısı 10'dur. Bu rakamı önümüzdeki dönemlerde AB
ortalaması olan 20 seviyelerine yaklaştırmayı hedefliyoruz'' dedi.

Sunuşunda, güvenliğe ilişkin çalışmalar hakkında da bilgi veren Başbakan
Erdoğan, AK Parti iktidarı olarak ortaya koydukları güvenlik politikalarıyla
yerleşik güvenlik anlayışında köklü bir paradigma değişikliği
gerçekleştirdiklerini ifade etti. ''Özgürlük için güvenlik'' yaklaşımını temel
politika olarak benimseyerek uygulamaya koyduklarını belirten Erdoğan, ''Güvenlik
uygulamalarında ve güvenlik personelinin eğitiminde hukuk devletini ve insan
haklarını esas alan önemli gelişmeler kaydettik'' dedi.

Toplum destekli polislik uygulamasıyla, polisin vatandaşlarla daha yakın
ilişki içinde olmasının polise duyulan güveni artırdığını ifade eden Erdoğan,
şunları söyledi:

''Polis-halk yardımlaşması, suç oranlarının düşmesinde büyük katkı
sağlamıştır. 2007 yılında başlatılan, 'güvenli okul-güvenli eğitim' projesi
başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. İlk ve orta öğretim kurumlarımızda
gençlerimizin suç ve suç ortamlarından korunması ve okul çevrelerinin
temizlenmesi yönünde en güvenli dönemi yaşıyoruz.

Geliştirilen ileri teknoloji ve uzmanlık sayesinde, işlenen suçları ve
olayları aydınlatmada en başarılı ülkelerden biri haline geldik. Geçmişte 'faili
meçhul' konusunda suçlanan ülkelerden biri olan Türkiye, iktidarımız döneminde
eleştirilen değil övülen bir sicile kavuşmuştur.

AK Parti iktidarı, güvenlik alanında organize suç örgütleriyle, çetelerle
illegal yapılarla etkin bir mücadele yürütmüştür. Ülkemizde geçmişte görülen
mafya ve çete örgütlenmeleri önemli ölçüde çökertildi. Suç oranlarının düşmesinde
organize suç örgütlerinin çökertilmesinin büyük payı vardır.

Hükümetimizin esas aldığı, ''işkenceye sıfır tolerans'' ilkesi
kararlılıkla uygulanmaktadır. Artık Türkiye işkence ile anılan bir ülke olmaktan
çıkmıştır.''

Başbakan Erdoğan, özgürlük ve güvenlik arasındaki hassas dengeyi dikkate
alarak, insan haklarını ve evrensel değerleri esas alan bir asayiş ve güvenlik
ortamının sağlanmasının temel amaçları olduğunu vurguladı.

''Özellikle mafya, çeteler ve organize suç örgütleriyle başarılı
mücadelemiz sürecek'' diyen Erdoğan, vatandaşlar için baskı ve tehdit
oluşturabilecek bütün yapıların üzerine kararlı bir şekilde gidileceğini ifade
etti.

Bugüne kadar idarede merkeziyetçi, içe kapanık, kırtasiyeciliği azaltan
mevzuat sadeleştirmeleri yaptıklarını, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygın
bir şekilde kullanımına önem verdiklerini kaydeden Erdoğan, ''Yenilediğimiz Kamu
Mali Yönetimi Kanunu ile şeffaflığı artırdık. Bilgi edinme hakkı getirerek
yönetimin tasarrufları üzerinde vatandaşımızın denetimini artırdık. 2003 yılından
bugüne kadar Türkiye İstatistik Kurumuna düzenli bir şekilde, 'yaşam memnuniyeti'
araştırması yaptırdık. Vatandaş ve sonuç odaklı yönetim anlayışımız önümüzdeki
dönemde de hız kesmeden devam edecektir'' diye konuştu.

*** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ***
(15.25)