2008-03-12 - 12:40
Altındağ'da, Mehmet Akif Ersoy'un yaşadığı Taceddin Dergahı'nın yanında yaptırılan ''Mehmet Akif Ersoy Kültür Parkı''
Cumhurbaşkanı Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın katıldığı törenle açıldı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mehmet Akif
Ersoy'un soyut bir sanat peşinde olmadığını, o günkü Türkiye'nin, Türk
toplumunun bütün üzüntülerini, sıkıntılarını, hissiyatını yaşayan ve
onları satırlara terennüm eden insan olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, Altındağ'da, Mehmet Akif Ersoy'un yaşadığı Taceddin
Dergahı'nın yanında yaptırılan ''Mehmet Akif Ersoy Kültür Parkı''nın
açılış törenine katıldı.
Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kültür ve
Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın da bulunduğu törende yaptığı konuşmada,
İstiklal Marşı'nın kabul edilişinin 87. yıl dönümünde, Mehmet Akif
Ersoy'un İstiklal Marşı'nı yazdığı evin önünde bulunduklarını söyledi.
Bugün mutlu olduğunu ifade eden Gül, şöyle devam etti:
''Niye mutluyum? Çünkü buranın daha önce halini bilenlerdenim. Daha önce
Akif'in bir avuç dostu burada bu toplantıları yaparlardı. Yaparken de
buralarda yıkık dökük binalarla dolu karmaşık, Taceddin Dergahı onların
içinde kaybolmuş, onların içerisinde ve önünde bir avuç insan bir araya
gelir ve büyük milli şairimiz Ersoy'u o şekilde anardı'' dedi.
Ankara'da ve Türkiye'nin dört bir yanında büyük parklar açıldığını ama
bu küçük parkın, küçük açılışın anlamı farklı olduğu için bugün burada
olduğunu belirten Gül, milli şair, vatan şairi, büyük kahraman Ersoy'u
hep beraber andıklarını kaydetti.
Ersoy ile birlikte İstiklal Savaşı'nın bütün şehitlerinin de rahmetle
anıldığını söyleyen Gül, ''Akif'in şiirlerini okuduğumuzda anlıyoruz ki
aslında o soyut bir sanat peşinde değildi. O günkü Türkiye'nin, Türk
toplumunun bütün üzüntülerini, sıkıntılarını, hissiyatını yaşayan ve
onları satırlara terennüm eden ve bizlere nakleden bir insandı'' diye
konuştu.
Gül, şunları kaydetti:
''Safahat'a baktığımızda, ne acılar çekilmiş, bu vatan hangi zorluklarla
kurulmuş. Çanakkale Destanı'nı okuduğumuzda hepimizin tüyleri nasıl
ürperir, o günleri nasıl yeniden nasıl yaşarız. Akif bunları bize
aktardı. O günün toplumsal tartışmalarını da bütün şiirlerine aktardı. O
bakımdan Akif, vatan şairi, milli şair ve İstiklal Marşımızın şairidir.
İstiklal Marşı'nı bu evde nasıl yazdığını ve ondan sonra da (Allah bir
daha bu millete istiklal marşı yazdırmasın) duası, hiçbirimizin
unutmayacağı sözlerdendir.
Bugün memnuniyetle görüyorum ki Safahat, en çok satan kitaplardandır.
Türkiye'de her Türk insanının evinde muhakkak bir Safahat vardır. Okuyan
okumayan, zengin fakir, herkesin evinde... Bugün bize düşen şey şudur:
Bir kez daha Safahat'ı anlayarak okumak. Bütün Safahat'ı okuyamıyorsak
Çanakkale Destanı'nı bir kez daha anlayarak okumak. O da olmuyorsa,
İstiklal Marşımızı her zaman söylüyoruz ama bu sefer söylemeden,
anlamıyla baştan sona kadar okumak. O zaman göreceğiz ki bu vatan bize
kolay emanet edilmedi, kolay kazanılmadı. Bize emanet edenler ne büyük
sıkıntılar çektiler, fedakarlıklar yaptılar. Şehitler ve gaziler verdik.
Bunu bir kez daha anlayacağız ve ondan sonra da bugünkü görevimizi
hatırlayacağız. Bugün görevimiz, onların bize emanet ettiği bu ülkeyi
çok daha güçlü yapmak, bu ülkenin bütün insanlarını çok daha zengin
yapmak, bu ülkeyi çok daha hızlı bir şekilde kalkındırmak, Atatürk'ün
koyduğu hedeflerin ötesine taşıyabilmek. Bugün bir taraftan 87 yıl
önceyi hatırlayacağız, bir taraftan da bugünkü sorumluluğumuzu
hatırlayıp bize emanet edilen bu ülkeyi geleceğe nasıl daha güzel
taşıyacağız, bunun yarışı, gayreti, çabası içerisinde olacağız.''
Gül, konuşmasının sonunda parkın yapılmasında emeği geçen herkese
teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra TBMM Başkanı Köksal Toptan, İçişleri
Bakanı Beşir Atalay, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve törene
katılan diğer yetkililerle parkın ve parkın yanında
yaptırılan Mehmet Akif Ersoy heykelinin açılışını yaptı.
Ersoy'un soyut bir sanat peşinde olmadığını, o günkü Türkiye'nin, Türk
toplumunun bütün üzüntülerini, sıkıntılarını, hissiyatını yaşayan ve
onları satırlara terennüm eden insan olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, Altındağ'da, Mehmet Akif Ersoy'un yaşadığı Taceddin
Dergahı'nın yanında yaptırılan ''Mehmet Akif Ersoy Kültür Parkı''nın
açılış törenine katıldı.
Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kültür ve
Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın da bulunduğu törende yaptığı konuşmada,
İstiklal Marşı'nın kabul edilişinin 87. yıl dönümünde, Mehmet Akif
Ersoy'un İstiklal Marşı'nı yazdığı evin önünde bulunduklarını söyledi.
Bugün mutlu olduğunu ifade eden Gül, şöyle devam etti:
''Niye mutluyum? Çünkü buranın daha önce halini bilenlerdenim. Daha önce
Akif'in bir avuç dostu burada bu toplantıları yaparlardı. Yaparken de
buralarda yıkık dökük binalarla dolu karmaşık, Taceddin Dergahı onların
içinde kaybolmuş, onların içerisinde ve önünde bir avuç insan bir araya
gelir ve büyük milli şairimiz Ersoy'u o şekilde anardı'' dedi.
Ankara'da ve Türkiye'nin dört bir yanında büyük parklar açıldığını ama
bu küçük parkın, küçük açılışın anlamı farklı olduğu için bugün burada
olduğunu belirten Gül, milli şair, vatan şairi, büyük kahraman Ersoy'u
hep beraber andıklarını kaydetti.
Ersoy ile birlikte İstiklal Savaşı'nın bütün şehitlerinin de rahmetle
anıldığını söyleyen Gül, ''Akif'in şiirlerini okuduğumuzda anlıyoruz ki
aslında o soyut bir sanat peşinde değildi. O günkü Türkiye'nin, Türk
toplumunun bütün üzüntülerini, sıkıntılarını, hissiyatını yaşayan ve
onları satırlara terennüm eden ve bizlere nakleden bir insandı'' diye
konuştu.
Gül, şunları kaydetti:
''Safahat'a baktığımızda, ne acılar çekilmiş, bu vatan hangi zorluklarla
kurulmuş. Çanakkale Destanı'nı okuduğumuzda hepimizin tüyleri nasıl
ürperir, o günleri nasıl yeniden nasıl yaşarız. Akif bunları bize
aktardı. O günün toplumsal tartışmalarını da bütün şiirlerine aktardı. O
bakımdan Akif, vatan şairi, milli şair ve İstiklal Marşımızın şairidir.
İstiklal Marşı'nı bu evde nasıl yazdığını ve ondan sonra da (Allah bir
daha bu millete istiklal marşı yazdırmasın) duası, hiçbirimizin
unutmayacağı sözlerdendir.
Bugün memnuniyetle görüyorum ki Safahat, en çok satan kitaplardandır.
Türkiye'de her Türk insanının evinde muhakkak bir Safahat vardır. Okuyan
okumayan, zengin fakir, herkesin evinde... Bugün bize düşen şey şudur:
Bir kez daha Safahat'ı anlayarak okumak. Bütün Safahat'ı okuyamıyorsak
Çanakkale Destanı'nı bir kez daha anlayarak okumak. O da olmuyorsa,
İstiklal Marşımızı her zaman söylüyoruz ama bu sefer söylemeden,
anlamıyla baştan sona kadar okumak. O zaman göreceğiz ki bu vatan bize
kolay emanet edilmedi, kolay kazanılmadı. Bize emanet edenler ne büyük
sıkıntılar çektiler, fedakarlıklar yaptılar. Şehitler ve gaziler verdik.
Bunu bir kez daha anlayacağız ve ondan sonra da bugünkü görevimizi
hatırlayacağız. Bugün görevimiz, onların bize emanet ettiği bu ülkeyi
çok daha güçlü yapmak, bu ülkenin bütün insanlarını çok daha zengin
yapmak, bu ülkeyi çok daha hızlı bir şekilde kalkındırmak, Atatürk'ün
koyduğu hedeflerin ötesine taşıyabilmek. Bugün bir taraftan 87 yıl
önceyi hatırlayacağız, bir taraftan da bugünkü sorumluluğumuzu
hatırlayıp bize emanet edilen bu ülkeyi geleceğe nasıl daha güzel
taşıyacağız, bunun yarışı, gayreti, çabası içerisinde olacağız.''
Gül, konuşmasının sonunda parkın yapılmasında emeği geçen herkese
teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra TBMM Başkanı Köksal Toptan, İçişleri
Bakanı Beşir Atalay, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve törene
katılan diğer yetkililerle parkın ve parkın yanında
yaptırılan Mehmet Akif Ersoy heykelinin açılışını yaptı.
