2015-03-17 - 15:45
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, "Torba Kanun" teklifinin 11 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Çanakkale şehitleri konulu Cuma hutbesinde Mustafa Kemal'in adının geçmemesini Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Mustafa Kemal'i yok sayması olarak değerlendiriyoruz" dedi.

AK Parti Aksaray Milletvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı İlknur İnceöz, "Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu'nun 59. Oturumu", ?MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz "Şehit Dul ve Yetimleri ile Gazilerimizin Sorunları ve Çözüm Önerileri", CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ise Ardahan'ın sorunlarıyla ilgili gündem dışı konuşma yaptı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, yerinden söz alarak yarın 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 100. yılı olduğunu anımsattı.

13 Mart 2015 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Türkiye genelinde okuttuğu Cuma hutbesinin konusunun Çanakkale Şehitleri olduğunu belirten Altay, "Bu hutbede Mustafa Kemal'in adı geçmemektedir. Bunu bir yanlışlık ve ihmal olarak görmüyoruz. Bunu Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Mustafa Kemal'i yok sayması olarak değerlendiriyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda bir açıklama yapmalı" dedi.

TBMM Genel Kurul'da, HDP'nin grip hastalıklarına karşı alınacak önlemlerin belirlenmesi ve grip aşılarından kaynaklı sorunların önüne geçilmesi amacıyla verdiği Meclis Araştırma Önergesi'nin gündeme alınmasına ilişkin önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerine söz alan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, domuz gribi nedeniyle ölümler meydana geldiğini belirterek, Mersin ve Anamur'da son 1 hafta içerisinde 3 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi.

Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada el yıkamanın önemine vurgu yapıldığını ifade eden ve bunu eleştiren Baluken, "Böyle bir ciddiyetsizlik olur mu? Medya, basın, televizyonlar aracılığıyla yaklaşan tehlikeye dikkat çekebilir, halkın gerekli duyarlılığı göstermesini isteyebilirdiniz" dedi.

Konunun ciddiyetle ele alınması gerektiğini ifade eden Baluken, alınması gereken önlemleri anlattı.

AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer son günlerde domuz gribinin her ülkede olduğu gibi zaman zaman Türkiye'de de görülen virütik bir hastalık olduğunu kaydetti.

Hastalığın tedavi edilmemesi halinde ölümlere neden olabileceğine dikkati çeken Tamer, Türkiye'deki domuz gribi vakalarına ilişkin "Sağlık Bakanlığı gerekli tedbirleri almıştır. Bana göre geniş olarak toplumu huzursuz, rahatsız edecek bir salgının olmadığını ifade ediyorum" diye konuştu.

Tekrar söz alan Baluken, Tamer'e, "Bir hekim olarak keşke bu kürsüden böyle bir konuşma yapmasaydınız. Biz hekimlerin görevi mevcut tehlikeyi hafifletmekle ilgili burada bir bilgilendirme olmaması gerekiyor. Konuşmanızı dinleyince 'ortada ciddi bir tehlike yok' kanaatine vardım. 'İlaç verseniz bir haftada, vermeseniz de 7 günde geçen bir hastalıkla karşı karşıyayız' gibi bir izlenim edindim" dedi.

Baluken, son bir kaç ay içerisinde 11 kişinin öldüğünü Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada da yer aldığını kaydetti.

Tamer, "Türkiye'de pandemi yapacak bir durum var mı? Böyle bir durum yok. Ancak bir heyet tarafından Anamur şu anda inceleniyor ve orada alınacak tedbirler olabilir, olacaktır. Ama Türkiye'de pandemi yapacak bir durum yok. Gerekli araştırma yapılıyordur. Bakanlığımız gerekli çalışmayı yapıyordur" karşılığını verdi.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da bu hastalığın insanları öldürdüğünü belirterek, "Anamur'da 3 tane genç insan öldü. Daha niye önemsiz diyoruz. Anamur'da bir tek tedbir alınmış değil. Türkiye genelinde 11 ölüm var. Bunlar çok önemlidir. Bunların domuz gribi olduğu Müsteşar tarafından açıklanmıştır" diye konuştu.

Atıcı, konunun acilen ele alınması gerektiğini vurgulayarak, "Gerekirse aşı, gerekirse seyahat kısıtlılığı ya da gerekirse bilim kurulunun önereceği her şey. Bu konu hafif, geçiştirİlecek bir konu değildir" diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Türkiye Cumhuriyeti devleti bölgede kendi çıkarlarını koruyacak kudrete sahiptir. Süleyman Şah Türbesi'ne ilişkin operasyonu da kendi kudretiyle sağlamıştır. Bu bölgede kudreti olmayana kimse merhamet etmez" dedi.

TBMM Genel Kurul'da, CHP'nin "TBMM'de Gerçekleri Araştırma Komisyonu Türkiye modeli oluşturma çalışmalarını yürütmek üzere Meclis Araştırması açılması" amacıyla verdiği önergenin görüşülmesine ilişkin önerisi reddedildi.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Gerçekleri Araştırma Komisyonları"nın; çekilen acıların farkında olunduğunun, toplumsal mutabakata varılması için kutuplaşmaların yeniden üretir hale gelmemesi için çok önemli olduğunu söyledi.

Toplumsal barış ve demokratikleşme ihtiyaçlarına uygun düşecek hakikat komisyonu modelinin hep birlikte araştırıp bir dahaki döneme önerilmesi gerektiğini vurgulayan Tanrıkulu, "Komisyonun bir yasayla kurulması, bağımsız ve geniş yetkilere sahip olması, devlet kurumlarının komisyon çalışmalarına her türlü destek ve kolaylığı sağlamakla yükümlü tutulması yeni bir sayfa açmanın da yoludur" dedi.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri de Çözüm Süreci'ne değinerek, "Halk barış ve çözüm istiyor. Bu tamamen doğrudur. Halk hiçbir zaman savaş istemedi ki. Halk 'PKK önünde, katiller önünde diz çök demiyor' size, Mondros'ta yapılan gibi diz çökmeyeceksiniz, Sevr'de yapılan gibi diz çökmeyeceksiniz. 10 madde size dayatılırken... Orada ha Sırrı Süreyya Önder, ha İngiliz Amiral Calthorpe, arasındaki fark nedir bana bir açıklayabilir misiniz" dedi.

Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Terör karşısında diz çökenleri kimse sevmez. Eğer AK Parti hükümeti terörün karşısında diz çökmüş olsaydı tarihin çöp sepetine atılırdı. AK Parti nerede sayın Yeniçeri? Kimin oylarıyla burada? Halkımız ne olduğunu çok iyi biliyor, kararını o çerçevede veriyor" karşılığını verdi.

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Yeniçeri'nin sözlerine karşılık şunları söyledi:

"Bu topraklarda da, dünyanın bütün geri bıraktırılmış bölgelerinde de özellikle İngiliz emperyalizminin başını çektiği bütün istihbarat örgütleri başta Türk milliyetçileri olmak üzere, altını kazıdığınızda arkasından hep İngiliz amiraller çıkmıştır. Öncelikle milliyetçilik denildiğinde daima emperyalizmin tezgahladığı bir entrikalar silsilesi olarak ortaya çıkar. Bunu Sayın Yeniçeri'ye aynen iade ediyorum. İngilizleri bu ülkedeki Türk milliyetçileri iyi bilirler, vaktiyle çok sarmaş dolaştılar."

Abdullah Öcalan'a Irak ve Suriye'deki Türkmenler'in özel selamlarını ve teşekkür duygularını götürdüğünü belirten Önder, (Bize belli yardımlar geliyor ve götürüp bunları YPG savaşçılarına veriyoruz. Çünkü bizim izzetimizi, şerefimizi, haysiyetimizi onlar koruyorlar) diyorlar" dedi.

MHP Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ise bunun doğru olmadığı yönündeki itirazı üzerine Önder, "Doğru mu değil mi göreceğiz. Burada cengaverliğe gerek yok. Gideydiniz Süleyman Şah'ı siz emniyete alaydınız. Kobani savaşçıları, 'Türk'ün haysiyeti, izzeti, şerefi bizim izzetimiz, şerefimizdir' dedi. Emn-ü eman içerisinde bir Kürt toprağına nakledilmesini sağladı" karşılığını verdi.

Sataşma gerekçesiyle söz alan Yeniçeri, "Mustafa Kemal Atatürk'ü Sivas Kongresi sırasında tutuklamaya gelenlerin arkasında Bedirhan vardı. Seyit Rıza aynı zamanda bir İngiliz ajanlığı sürecini yürütmüştür. Herhalde arkadaş karıştırdı. Türkiye Cumhuriyeti'ni Türk milliyetçileri kurmuştur. Milliyetçi olmayan kimse yoktur, milliyetçi olduğunun farkında olamayanlar vardır tıpkı Sırrı Süreyya'da olduğu gibi" dedi.

Tekrar söz alan Şandır, Süleyman Şah Türbesi'nin şimdi bulunduğu yere getirilmesine ilişkin YPG'ye teşekkür edilmesinin bir zillet olduğunu vurgulayarak, "Türkiye Cumhuriyeti devletine hakarettir. Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi emanetini eğer oradan getiremiyorsa, Sayın Önder'in söylediği gibi Kobani'deki YPG militanlarının himmetine muhtaçsa, bu kabul edilemez, bunu reddediyorum Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milleti adına" diye konuştu.

Şandır, hiçbir Suriye Türkmeni'nin Abdullah Öcalan'a teşekkür etmeyeceğini ve selam göndermeyeceğini belirterek, bunun doğrudan yalan bir beyan olduğunu ifade etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı da YPG'nin himayesinde iş görmüş bir devlet resmi çizildiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Bu bir kere hiçbir bilginiz olmazsa dahi akıl sahibi bir değerlendirme olarak görülemez. Türkiye Cumhuriyeti devleti bölgede kendi çıkarlarını koruyacak kudrete sahiptir, civarda da başka tür operasyonları da vardır. Süleyman Şah Türbesi'ne ilişkin operasyonu da kendi kudretiyle sağlamıştır. Bu bölgede kudreti olmayana kimse merhamet etmez."

Bostancı, milliyetçiliği bir İngiliz oyunu olarak göstermenin yanlış olduğunu belirtti.

Genel Kurul'da, MHP'nin işsizlik sorunun araştırılmasına ilişkin Meclis Araştırma Önergesi'nin görüşülmesine ilişkin önerisi ile CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt?ün, Üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine Olan ve Yeniden Yapılandırılan Borçlarının Faizsiz Ödenmesine İlişkin Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, "Torba Kanun" teklifinin 11 maddesi kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, lisans mezunu ebeler, meslekleriyle ilgili lisansüstü eğitim alarak uzmanlaştıktan ve diplomaları Sağlık Bakanlığı'nca tescil edildikten sonra "uzman ebe" olarak çalışacaklar. Ebeler meslekleriyle ilgili olan özellik arz eden birim ve alanlarda belirlenecek esaslar çerçevesinde yetki belgesi alacaklar.

İstanbul'da Sağlık Bilimleri Üniversitesi adıyla yeni bir üniversite kurulacak. Üniversite Tıp, Hemşirelik, Yaşam Bilimleri ve Sağlık Bilimleri fakülteleri ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile Sağlık Bilimleri Enstitüsü'nden oluşacak.

Üniversitenin mütevelli heyeti, Sağlık Bakanı, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı, Rektör, Bakanın seçeceği bir üye ile Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilen profesör unvanına sahip bir üye olmak üzere, toplam 5 üyeden oluşacak.

Üniversite, yabancı dilde eğitim veren program açma, yabancı yükseköğretim kurumları ile ortak program yürütme de dahil olmak üzere yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarıyla her türlü iş birliğine dair protokol yapabilecek.

Mektebi Tıbbıyeyi Şahane adıyla hizmet vermek üzere inşa edilen ve halen Marmara Üniversitesi adına tahsisli olan Haydarpaşa Kampüsü, Sağlık Bilimleri Üniversitesine tahsis edilecek.

Teklifle, Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne 2735 kadro ihdas ediliyor.

Teklife ihdas edilen maddeyle, sağlık çalışanlarının nöbet ücretleri yüzde 50 oranında artırıldı.

Ek ders ücretleri, özel eğitime muhtaç öğrencilerin eğitim ve öğretim gördüğü kurumlarda görevli öğretmen ve yöneticiler ile bu öğrencilere yönelik olarak açılan özel sınıf öğretmenlerine ve cezaevlerinde görevli öğretmenlere yüzde 25, Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi kapsamında görev alan yönetici ve öğretmenlere yüzde 100 fazlasıyla ödenecek.

TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, verdiği aranın ardından, komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, birleşimi, bugün saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.