2023-01-10 - 17:36
APA 13. GENEL KURULU KAPANIŞ OTURUMU
TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un ev sahipliğinde, Antalya'da düzenlenen Asya Parlamenter Asamblesi (APA) 13. Genel Kurulu, "Değişen Uluslararası Dinamiklerde Çok Taraflılığın Teşvik Edilmesi" temasıyla gerçekleştirildi.

APA Türk Grubu Başkanı Erdoğan, kapanış oturumunda yaptığı konuşmada, kurulda önemli kararların alındığını söyledi.

APA'nın üyelerinin sağladıkları katkılar sayesinde başarılı genel kurul toplantısına ev sahipliği yapmış olmanın gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Erdoğan, "APA Dönem Başkanlığının 2023'te de ülkemizce sürdürülmesi hususunda ülkemize gösterilen güven için tüm katılımcılara şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Bugün kabul ettiğimiz Antalya Deklarasyonu, APA'nın önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği faaliyetler ve öncelik alanlarının belirlenmesi açısından yol haritası niteliği taşıyan çok önemli bir kazanım teşkil etmiştir." diye konuştu.

Erdoğan, genel kurul vesilesiyle Bütçe ve Planlama Daimi Komitesi toplantısını da gerçekleştirdiklerinin ve APA'nın bütçesi konusunda çok yararlı görüş alışverişinde bulunduklarının altını çizdi.

Sağlıktan demokrasiye uzanan çok geniş bir perspektifte halkların, devletlerin istikrarını ve refahını doğrudan etkileyen konularda kabul ettikleri kararların gelecek dönemdeki faaliyetlerin çerçevesini oluşturacağını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

"Dünyanın ağırlık merkezinin Asya-Pasifik bölgesine kaydığı ve Asya coğrafyasındaki gelişmelerin artık dünya gündemini belirler hale geldiği bir gerçektir. Dünyadaki tüm ülkeler Asya coğrafyasıyla ilişkilerini daha da güçlendirmeye önem veriyor. Asya coğrafyasının giderek artan ekonomik ağırlığı ve dünya nüfusunun beşte üçünü içeren demografik ağırlığı Asya'nın bizim için önemini açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Asya'nın en batısında Avrupa'nın en doğusundaki eşsiz konumumuz, bölge ülkeleriyle güçlü tarihi ve kültürel bağlarımız, gün geçtikte daha da güçlenen ekonomik ilişkilerimiz, yürüttüğümüz ve planladığımız ortak projeler, halklarımız arasındaki karşılıklı ilgi ve muhabbetle birleşerek Asya'yı gönül coğrafyamız haline getiriyor ve çok farklı bir konuma taşıyor."

2019'da ilan edilen "Yeniden Asya Girişimi"nin Türkiye'nin, Asya ülkeleriyle ilişkilerini tüm yönleriyle daha da geliştirmesi ve birlikte geleceğe yönelik karşılıklı yarara dayalı adımlar atılması bakımından önemli olduğunu bildiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Asya'nın yükseldiği bu dönemde bölgemizin istikrar ve refahını doğrudan ilgilendiren konularda somut bir yaklaşım sergilemiş olmamız büyük değer taşımakta ve parlamenter diplomasinin artan önemini bir kez daha vurgulamaktadır. 'Asya Parlamentolarının Filistin halkına sarsılmaz desteği' başlıklı kararın kabul edilmiş olması da bu çerçevede başlı başına önemlidir. Bu kararın kabul edilmesi, bir adalet ve vicdan meselesi olan Filistin davasının, Filistin halkının çektiği acıları nihayetlendirecek adil ve kalıcı bir sonuca ulaşılması için uluslararası topluma düşen büyük sorumluluğun yeniden hatırlatılması açısından özellikle önem taşımaktadır. Kudüs'ün yasal statüsünü ve tarihsel karakterini değiştirmeye yönelik her türlü girişimi reddediyoruz. Başkenti Kudüs olan, 1967 sınırlarına dayanan bağımsız, egemen ve bütünleşik bir Filistin Devleti için APA'nın desteği devam edecektir."

Erdoğan, 21. yüzyılın Asya yüzyılına dönüştüğünü, güneşin artık iyiden iyiye doğudan doğduğunu belirterek, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 20 senede küresel sistemin adaletsizliğine ve vicdansızlığına meydan okuduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dünya 5'ten büyüktür" diyerek herkesin, Birleşmiş Milletlerin köhnemiş sisteminin değişmesi gerektiğini binlerce kez vurguladığına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Asya Yüzyılı için karşımızdaki en büyük sorunlardan biri terördür, terörizmdir. Terörizmle ve tüm teröristlerle sonuna kadar mücadele etmeye devam etmeliyiz. Başta FETÖ ve PKK/PYD/YPG dahil olmak üzere, terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele edeceğimizi alenen beyan ederim. Hem bölgemizde hem de Asya'da terör bitirildikçe, adalet ve kalkınma yolunda çok daha hızlı bir yol alacağız. Genel kurul toplantımız çerçevesinde yoksulluğun giderilmesi, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin uygulanması, enerji piyasası kurulması, çevre sorunları gibi hem halklarımızın huzur ve refahını hem devletlerimizin güvenlik ve istikrarını doğrudan ilgilendiren hususlarda kararlar kabul ettik. 2030 Gündemi, sürdürülebilir kalkınmanın katılımcı ve kapsayıcı olması, böylece başta toplumdaki en savunmasızlar olmak üzere 'kimsenin geride bırakılmadığı' bir temele dayanmaktadır. Ne yazık ki salgın, mevcut eşitsizlikleri derinleştirdi ve 2030 Gündeminin kazanımlarını daha da zorlaştırdı. İklim değişikliğinin etkileri ve artan jeopolitik gerilimler, kalkınma beklentilerinin yanı sıra küresel gıda güvenliğini de tehlikeye atıyor."

Erdoğan, 8 milyarlık dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15'inin çok boyutlu açlıkla mücadele ettiği bir sistemde köklü reformlar yapılması gerektiğinin aşikar olduğuna dikkati çekerek, geleneksel enerji kaynaklarına olan bağımlılığı azaltılırken, yenilenebilir kaynaklara geçiş sürecinin de hızlandırılması gerektiğini bildirdi.

Dünya genelinde enerji ve gıda krizinin yaşandığını anlatan Erdoğan, "Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle sağlanan Karadeniz Tahıl Girişimi Anlaşması sayesinde küresel gıda krizi tehlikesi bertaraf edildi, açlık tehdidi ile karşı karşıya olan milyonlarca insanın hayatı kurtuldu." dedi.

Erdoğan, bugün kabul ettikleri kararların tüm insanlığı ilgilendiren belli başlı konularda küresel bir hatırlatma ve uyarı niteliği taşıdığını, hem Antalya Deklarasyonu'nun hem de kabul edilen kararların takibinin yapılmasının önemli olduğunu sözlerine ekledi.

APA Türk Grubu Başkanı Asuman Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un ev sahipliğinde, Antalya'da düzenlenen Asya Parlamenter Asamblesi (APA) 13. Genel Kurulu'nun ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Salgın dolayısıyla ara verdikleri komite ve genel kurul toplantılarını yeniden gerçekleştirdiklerini ve yoğun bir ilgi olduğunu belirten Erdoğan, kurulda 27 ülkeden 400'e yakın katılımcının yer aldığını ifade etti.

Erdoğan, APA'nın daha kurumsal bir kimlikte daha prensipli, kurallara uygun şekilde işlemesi için Türkiye'nin elinden gelen katkıyı sunacağını belirterek, ikili ilişkilerde önemli mesafeler kat ettiklerini söyledi.

Azerbaycan'ın Türkiye'ye desteğini sunduğunu anlatan Erdoğan, "Genel kurulda Pakistan ve Azerbaycan'ın masada yer alması bize ayrı bir güç verdi. Çok etkili ve başarılı bir toplantı gerçekleştirdik." diye konuştu.

Antalya Deklarasyonun biraz tartışmalı geçtiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Özellikle FETÖ'nün, PKK/PYD/YPG'nin terör örgütü olarak zikredilmesi bizim için çok önemliydi. Kurulda bunu dile getirdik. İstanbul Beyoğlu'ndaki patlamadan bahsettim. O patlamada, çocukların, bebeklerin bebek arabasıyla öldürülmesinin, patlamanın neticesinde anneleriyle babalarıyla hayatlarını kaybetmesinden bahsettim. 'O Beyoğlu'nda sizler de olabilirdiniz', orayı bir sürü turist ziyaret ediyor. Orada gerçekleştirilen patlama PKK/PYD/YPG'nin üstlendiği, sorumlusu olduğunu bildiğimiz bir patlama. Patlamanın bu kadar önemli bir yerde gerçekleşmesi PKK, PYD gibi terör örgütlerinin ne kadar tehlikeli olduğundan, Türkiye'ye, tüm insanlığa zarar verdiğinden bahsettim. Bu gerçekten onlarda büyük karşılık buldu ve desteklerini gösterdiler."

APA'nın, FETÖ'yü terör örgütü olarak ilan eden ilk uluslararası organizasyon olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Kamboçya'daki genel kurulda çok mücadele edildiğini ve ilk defa 2017'de darbe girişiminin önemli şekilde anlatılarak, FETÖ'nün terör örgütü ilan edildiğini anlattı.

FETÖ'nün terör örgütü olarak ilan edilmesini deklarasyonda tekrar yer verdiklerini anlatan Erdoğan, kurulda, Kudüs platformunu gözlemci olarak kabul ettiklerini, bunun Filistin direnişi için önemli olduğunu belirtti.

İsrail'in yaptığı haksız zulümden bahsettiklerini, bununla ilgili APA'da birlik olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Bu çok kıymetli. Belki hiçbir uluslararası parlamenter birlikte böyle bir birlik görmek mümkün değildir. Sadece Müslüman ülkeler yok, Asya'nın farklı bölgelerinden ülkeler var. Onların hepsi aynı görüşteler ve Filistin halkının yanında olduklarını her seferinde belirtiyorlar. Bu çok önemli bizim için. Filistin meselesi vazgeçilmez bir mesele. Tartışmalarımızda, istişarelerimizde bundan bahsettik." ifadelerini kullandı.

Dünyanın iklim değişikliğiyle ilgili girdiği süreçten bahsettiklerinin altını çizen Erdoğan, komite toplantılarında da bunlarla ilgili görüşlerin bildirildiğini anlattı.

Toplantıda önemli kazançların sağlandığını anlatan Erdoğan, konuşmasını söyle sürdürdü:

"Deklarasyonda da yer verdiğimiz inşallah Azerbaycan'da yapacağımız sosyal ve kültürel komite toplantısında da böyle ete kemiğe büründüreceğimiz bir konu var. APA'da kadınlar çok aktif. Adeta APA ülkeleri de kadın haklarına verdiği değerden, önemden bahsetmek için bir yarış içindeler. Bunu fırsat bilerek sadece kadınlardan oluşacak bir komite kurmaya karar verdik. Bu komite bize Batı'nın kadına karşı dayattığı görüşlerden ziyade, Doğu'nun kadına bakış açısının ne olduğunu, yani İslam'ın kadına gösterdiği değeri anlatan bir platform olacak. Sadece Batı'nın dayattığı görüşlerle değil, aynı zamanda farklı alternatif görüşlerin de kadının toplumdaki değerinin artırılmasına ilişkin Doğu bakış açısıyla neler dile getirilebilir, bunun için önemli bir platform olacak. Çok aktif şekilde çalışacağından eminim. Çünkü Azerbaycan Milletvekilimiz Ganire Hanım da bu işin takipçisi olacak."

Erdoğan, "Bu komiteyi oluşturduğumuzda bence tüm dünyada belki de birçok ilki başaracak bu komite. Doğu'da Asya'da kadının yeri, önemi, kadının değerinin artırılması, iş hayatında diğer alanlarda neler yapabiliriz farklı ortamlarda bir araya geleceğiz, istişareler yapacağız. Bence dünyada gerçekten çok önemli bir yere sahip olacak bir sürece gireceğiz. Kadının adının duyurulmasıyla ilgili ben çok heyecanlıyım, toplantının en büyük kazancı da budur bence." dedi.