2012-03-21 - 15:14
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Akşener, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Akşener, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla söz alan CHP'li Pavey, kadına ''daha çok çocuk'' tavsiye edilirken, bu çocuklara nasıl bakılacağının ve geleceklerinin nasıl güvence altına alınacağının da anlatılması gerektiğini söyledi.
Kürsüye, ''Kalbim Sivas'ta yandı'' yazılı tişörtle çıkan Pavey, ''Bu davadan elimizde tek hikaye kaldı: Suçlular, masumları yakabileceği özgürlüğü ile ödüllendirildiler'' dedi.
Gündem dışı söz alan AK Parti Samsun Milletvekili Tülay Bakır da dünyada insanların renk, ırk, etnik farklılıkları nedeniyle üstün ya da hakir görülmeye devam edildiğini söyledi. Irkçılığın insanlığın henüz aşılamayan en büyük problemi olduğuna işaret eden Bakır, ''Yalnızca günümüze özgü olmayan, tarihten gelen ırkçılık, cehaletle güçlenen bir olgu'' dedi.
Bakır, ırkçılığın bir insanlık suçu olarak tanımlandığını ve dünya genelinde bu suçla mücadele edilmeye çalışıldığını, ancak başarılı olunamadığını anlattı.
Irkçılığın vatan sevgisi ile tanımlanamayacağını belirten Bakır, devletin ırk ulusu olma fikrinin artık çağdaş düşünce fikri olarak kabul edilmediğini kaydetti.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, ilkokul mezunlarına sürücü belgesi verilmemesinin, önemli bir kesimi mağdur ettiğini söyledi. Sürücü belgesinde ilköğretim okulu mezunu olma şartının getirilmesinin, ilkokul mezunu olup da ilköğretimi bitirme fırsatı bulamayanlar için ciddi bir sıkıntı oluşturduğunu anlatan Yeniçeri, yeni bir düzenleme ile bu mağduriyetin giderilmesi gerektiğini belirtti.
Yeniçeri, AB ülkelerinde sürücü belgesi alımı ile ilgili eğitim şartı bulunmadığını, çünkü güvenli araç kullanımının beceri ve yetenekle ilgili olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin eğitim sistemindeki sorunların tespit edilmesine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun teklifinin komisyon görüşmelerinde İçtüzüğün ihlal edildiğini, CHP'li milletvekillerinin söz hakkının Komisyon Başkanı tarafından engellendiğini savundu.
''TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in binlerce sayfayı okumasına gerek yok, komisyonun son gün tutanağını okuması yeterlidir'' diyen Hamzaçebi, Çiçek'in dün Komisyon Başkanı Nabi Avcı'ya gönderdiği yazıya, CHP'nin itirazlarının bir çoğunu koymadığını savundu.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nun, bugün, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran teklifle ilgili raporunu TBMM Başkanlığına sunduğunu, raporun TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in önünde olduğunu söyleyen Hamzaçebi, ''Yazı yazmış olmanız sizi kurtarmaz. Hukuksuzluk ortadadır. Komisyon Başkanına 'hukuka uygun hareket et' bile diyemiyorsunuz. Bunu deme iradesini, cesaretini gösteremiyorsunuz'' diye konuştu.
Bant aparatı ilgili tartışmalara da değinen Hamzaçebi, ''Sayın Başkan bant aparatından medet umar hale geldi. O komisyonda yaşananları bir bant aparatı örtmeye yetmez'' dedi.
Çiçek'in, Meclis Başkanlığı makamını tartışmaya açtığını öne süren Hamzaçebi, ''Şimdiye kadar sizin makamınıza saygı gösterdim, tartışma konusu yapmamaya özen gösterdim ama siz de kariyerizme ve konformizme teslim olursanız, kariyeriniz halk nezdinde bitmiş olacaktır'' iddiasında bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''Bant aparatını çok hafife aldınız ama ağırlığı 534 grammış. Bu aparatın vücudun öldürücü bir yerine isabet ettiğini düşünün'' dedi.
Meclisi, komisyonları çalıştırmak durumunda olduklarını belirten Aydın, ''Asla ve asla kürsü işgallerinin olmaması gerekiyor. Meclisin sağlıklı çalışması gerekiyor'' diye konuştu.
Aydın, gelecek hafta halkın talebi olan bu teklifin yasalaşmasını istediklerini söyledi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, ''Komisyonda söz istedim ve benim sesim de yüksek. Bunu duymamak için Meclis dışında değil Ankara dışında olmak gerekir. Olanlar cep telefonumda kayıtlı'' dedi.
Yeniçeri, kesintisiz eğitim tartışması yerine bunun içinin nasıl doldurulacağının tartışılması gerektiğini söyledi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, bazı yatırımlara KDV muafiyeti getiren kanun teklifinin yasalaşmasıyla, yap-işlet-devret projelerinde oldukça rahatlama sağlanacağını, projelerdeki ihale süresinde yaşanan zaman kayıplarının ortadan kalkacağını belirtti.
Yıldırım, KDV Kanunu ile Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde Hükümet adına söz aldı.
Teklifin getirdikleri hakkında bilgi veren Yıldırım, KDV Kanunu'nda yapılan değişiklikle, yap-işlet-devret modeliyle, kamu-özel sektör ortaklığıyla yapılacak altyapı projelerine, yapım sırasında KDV istisnası getirildiğini söyledi.
Yap-işlet-devret projelerinin, proje yapım ve işletme olmak üzere iki bölümden oluştuğunu bildiren Yıldırım, mevcut uygulamada, yapım süresinde KDV alındığını, bu KDV'nin daha sonra işletme sırasında mahsup edildiğini söyledi. Yıldırım, yapılan değişiklikle, KDV alınmasından vazgeçilerek, projenin gerçekleşmesinin daha da hızlandırılması, finans maliyetlerinin aşağı çekilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Yıldırım, bu şekilde yapılan projelerde, KDV'nin finasmanı için yaklaşık yüzde 12 artı bir maliyet geldiğini belirterek, ''Bunun sonucu olarak, eğer yap-işlet-devret projesi, süreye bağlıysa süreye eklenmekte, kiralama şeklinde bir projeyse ödenecek kira miktarına yansımaktadır. Bu düzenlemeyle, kanun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak ihalelerle, daha önce ihalesi yapılmış olanlara yüklenicinin istemesi durumunda, idarenin şartları kabul etmesi halinde bu istisnadan yararlanmak imkanı getiriliyor'' dedi.
Bakan Yıldırım, düzenlemenin, 2023 yılına kadar yapılacak projelere uygulanmasının öngörüldüğünü vurguladı.
Teklifle getirilen diğer düzenlemeler hakkında da bilgi veren Yıldırım, Yap-İşlet-Devret Kanunu'nda, bu projelerin yapımı sırasında, belirli aşamadan sonra yürümemesi, yarım kalması halinde durumun ne olacağının açıkça yer almadığını anımsattı. Yıldırım, ''Bitip işletmeye geçmesi, vatandaşa hizmet olarak geri dönmesi icap eden işler çözümsüzlüğe uğruyor. Teklifte, bunu da tanımlayan, yapılmış işlerin Hazinenin belirleyeceği şartlar dahilinde devralınması, yapılmamış işlerle ilgili hangi tasarrufun olacağını düzenleyen maddede var'' açıklamasında bulundu.
Teklifin, Kamu İhale Kanunu'nda iki değişiklik de öngördüğünü ifade eden Yıldırım, kamu kuruluşlarının, bağlı ortaklıklarına doğrudan iş verebilmesinin önünün açıldığını kaydetti. Yıldırım, müşavirlik, proje, etüt gibi işlerde, eşit değer artırıldığını vurgulayarak, açık ihaleyle yapılması sınırının 172 bin lira olduğunu, bu bedeli 4 katına çıkararak, mahalli idarelerde, merkezi yönetimlerde açık ihaleyle daha kısa sürede müşavirlik hizmetleri, etüt, proje çalışmaları yapmanın önünün açıldığını belirtti.
Teklifin yasalaşmasıyla yap-işlet-devret projelerinde oldukça rahatlama sağlanacağını anlatan Yıldırım, ''Yapımı daha da hızlanmış olacak, kamu kuruluşlarının, KİT'lerin, özellikle demiryollarının bağlı ortaklıklarıyla iş yapması, ayrıca, yol, baraj, kanalizasyon gibi estetik ve sanat gerektirmeyen projelerdeki ihale süresinde yaşanan zaman kayıpları ortadan kaldırılacaktır. İhalenin belirli istekliler arasında değil, açık ihale şeklinde yapılması, daha fazla rekabeti de getirecektir'' diye konuştu.
Bakan Yıldırım, teklifin tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Yıldırım, teklifin 2'si Sağlık Bakanlığı, 3'ü Ulaştırma, Denizcilik, Haberleşme Bakanlığı'nın olmak üzere 5 projeyi etkilediğini bildirdi. Yıldırım, bunların, Kayseri Hastane Projesi, Etlik Kampüs Projesi, Gebze-İzmir Otoyol Projesi, Sabuncubeli Tünel Projesi, İstanbul Avrasya Geçiş Projesi olduğunu, bedellerinin de yaklaşık 14 milyar lira olduğunu bildirdi.
Projelerin hiçbirinde doğrudan Hazine garantisi olmadığını belirten Yıldırım, garantinin, ancak işin tamamlanmaması halinde, borcun Hazine tarafından üstlenilmesi sırasında ortaya çıktığını vurguladı.
Kamu İhale Kurumu'nda düzenlenen operasyona ilişkin bir soru üzerine Yıldırım, bu operasyonla ilgili dosya içeriğinin bilinmediğini, kurumlarına bu yönde ulaşan bilgi, belge veya birimi, kişiyi ilgilendiren bir durumun olmadığını ifade etti. Yıldırım, olayın seyrini göreceklerini, müdahale etmeleri gerektiğinde gereken her türlü müdahaleyi yapıp, önlemi alacaklarını söyledi.
Yıldırım, ''Bütün kurumlarda bir takım yanlış işler oluyorsa, bu kurumları kapatmakla bir yere varılmıyor, onun yerine kurumlardaki sorunları çözmek lazım. Aksi halde kamunun, vatandaşın işlerini yapacak kurumlar kalmaz'' dedi.
Teklifin görüşmeleri devam ediyor.
(15.14)
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla söz alan CHP'li Pavey, kadına ''daha çok çocuk'' tavsiye edilirken, bu çocuklara nasıl bakılacağının ve geleceklerinin nasıl güvence altına alınacağının da anlatılması gerektiğini söyledi.
Kürsüye, ''Kalbim Sivas'ta yandı'' yazılı tişörtle çıkan Pavey, ''Bu davadan elimizde tek hikaye kaldı: Suçlular, masumları yakabileceği özgürlüğü ile ödüllendirildiler'' dedi.
Gündem dışı söz alan AK Parti Samsun Milletvekili Tülay Bakır da dünyada insanların renk, ırk, etnik farklılıkları nedeniyle üstün ya da hakir görülmeye devam edildiğini söyledi. Irkçılığın insanlığın henüz aşılamayan en büyük problemi olduğuna işaret eden Bakır, ''Yalnızca günümüze özgü olmayan, tarihten gelen ırkçılık, cehaletle güçlenen bir olgu'' dedi.
Bakır, ırkçılığın bir insanlık suçu olarak tanımlandığını ve dünya genelinde bu suçla mücadele edilmeye çalışıldığını, ancak başarılı olunamadığını anlattı.
Irkçılığın vatan sevgisi ile tanımlanamayacağını belirten Bakır, devletin ırk ulusu olma fikrinin artık çağdaş düşünce fikri olarak kabul edilmediğini kaydetti.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, ilkokul mezunlarına sürücü belgesi verilmemesinin, önemli bir kesimi mağdur ettiğini söyledi. Sürücü belgesinde ilköğretim okulu mezunu olma şartının getirilmesinin, ilkokul mezunu olup da ilköğretimi bitirme fırsatı bulamayanlar için ciddi bir sıkıntı oluşturduğunu anlatan Yeniçeri, yeni bir düzenleme ile bu mağduriyetin giderilmesi gerektiğini belirtti.
Yeniçeri, AB ülkelerinde sürücü belgesi alımı ile ilgili eğitim şartı bulunmadığını, çünkü güvenli araç kullanımının beceri ve yetenekle ilgili olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin eğitim sistemindeki sorunların tespit edilmesine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun teklifinin komisyon görüşmelerinde İçtüzüğün ihlal edildiğini, CHP'li milletvekillerinin söz hakkının Komisyon Başkanı tarafından engellendiğini savundu.
''TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in binlerce sayfayı okumasına gerek yok, komisyonun son gün tutanağını okuması yeterlidir'' diyen Hamzaçebi, Çiçek'in dün Komisyon Başkanı Nabi Avcı'ya gönderdiği yazıya, CHP'nin itirazlarının bir çoğunu koymadığını savundu.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nun, bugün, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran teklifle ilgili raporunu TBMM Başkanlığına sunduğunu, raporun TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in önünde olduğunu söyleyen Hamzaçebi, ''Yazı yazmış olmanız sizi kurtarmaz. Hukuksuzluk ortadadır. Komisyon Başkanına 'hukuka uygun hareket et' bile diyemiyorsunuz. Bunu deme iradesini, cesaretini gösteremiyorsunuz'' diye konuştu.
Bant aparatı ilgili tartışmalara da değinen Hamzaçebi, ''Sayın Başkan bant aparatından medet umar hale geldi. O komisyonda yaşananları bir bant aparatı örtmeye yetmez'' dedi.
Çiçek'in, Meclis Başkanlığı makamını tartışmaya açtığını öne süren Hamzaçebi, ''Şimdiye kadar sizin makamınıza saygı gösterdim, tartışma konusu yapmamaya özen gösterdim ama siz de kariyerizme ve konformizme teslim olursanız, kariyeriniz halk nezdinde bitmiş olacaktır'' iddiasında bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''Bant aparatını çok hafife aldınız ama ağırlığı 534 grammış. Bu aparatın vücudun öldürücü bir yerine isabet ettiğini düşünün'' dedi.
Meclisi, komisyonları çalıştırmak durumunda olduklarını belirten Aydın, ''Asla ve asla kürsü işgallerinin olmaması gerekiyor. Meclisin sağlıklı çalışması gerekiyor'' diye konuştu.
Aydın, gelecek hafta halkın talebi olan bu teklifin yasalaşmasını istediklerini söyledi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, ''Komisyonda söz istedim ve benim sesim de yüksek. Bunu duymamak için Meclis dışında değil Ankara dışında olmak gerekir. Olanlar cep telefonumda kayıtlı'' dedi.
Yeniçeri, kesintisiz eğitim tartışması yerine bunun içinin nasıl doldurulacağının tartışılması gerektiğini söyledi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, bazı yatırımlara KDV muafiyeti getiren kanun teklifinin yasalaşmasıyla, yap-işlet-devret projelerinde oldukça rahatlama sağlanacağını, projelerdeki ihale süresinde yaşanan zaman kayıplarının ortadan kalkacağını belirtti.
Yıldırım, KDV Kanunu ile Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde Hükümet adına söz aldı.
Teklifin getirdikleri hakkında bilgi veren Yıldırım, KDV Kanunu'nda yapılan değişiklikle, yap-işlet-devret modeliyle, kamu-özel sektör ortaklığıyla yapılacak altyapı projelerine, yapım sırasında KDV istisnası getirildiğini söyledi.
Yap-işlet-devret projelerinin, proje yapım ve işletme olmak üzere iki bölümden oluştuğunu bildiren Yıldırım, mevcut uygulamada, yapım süresinde KDV alındığını, bu KDV'nin daha sonra işletme sırasında mahsup edildiğini söyledi. Yıldırım, yapılan değişiklikle, KDV alınmasından vazgeçilerek, projenin gerçekleşmesinin daha da hızlandırılması, finans maliyetlerinin aşağı çekilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Yıldırım, bu şekilde yapılan projelerde, KDV'nin finasmanı için yaklaşık yüzde 12 artı bir maliyet geldiğini belirterek, ''Bunun sonucu olarak, eğer yap-işlet-devret projesi, süreye bağlıysa süreye eklenmekte, kiralama şeklinde bir projeyse ödenecek kira miktarına yansımaktadır. Bu düzenlemeyle, kanun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak ihalelerle, daha önce ihalesi yapılmış olanlara yüklenicinin istemesi durumunda, idarenin şartları kabul etmesi halinde bu istisnadan yararlanmak imkanı getiriliyor'' dedi.
Bakan Yıldırım, düzenlemenin, 2023 yılına kadar yapılacak projelere uygulanmasının öngörüldüğünü vurguladı.
Teklifle getirilen diğer düzenlemeler hakkında da bilgi veren Yıldırım, Yap-İşlet-Devret Kanunu'nda, bu projelerin yapımı sırasında, belirli aşamadan sonra yürümemesi, yarım kalması halinde durumun ne olacağının açıkça yer almadığını anımsattı. Yıldırım, ''Bitip işletmeye geçmesi, vatandaşa hizmet olarak geri dönmesi icap eden işler çözümsüzlüğe uğruyor. Teklifte, bunu da tanımlayan, yapılmış işlerin Hazinenin belirleyeceği şartlar dahilinde devralınması, yapılmamış işlerle ilgili hangi tasarrufun olacağını düzenleyen maddede var'' açıklamasında bulundu.
Teklifin, Kamu İhale Kanunu'nda iki değişiklik de öngördüğünü ifade eden Yıldırım, kamu kuruluşlarının, bağlı ortaklıklarına doğrudan iş verebilmesinin önünün açıldığını kaydetti. Yıldırım, müşavirlik, proje, etüt gibi işlerde, eşit değer artırıldığını vurgulayarak, açık ihaleyle yapılması sınırının 172 bin lira olduğunu, bu bedeli 4 katına çıkararak, mahalli idarelerde, merkezi yönetimlerde açık ihaleyle daha kısa sürede müşavirlik hizmetleri, etüt, proje çalışmaları yapmanın önünün açıldığını belirtti.
Teklifin yasalaşmasıyla yap-işlet-devret projelerinde oldukça rahatlama sağlanacağını anlatan Yıldırım, ''Yapımı daha da hızlanmış olacak, kamu kuruluşlarının, KİT'lerin, özellikle demiryollarının bağlı ortaklıklarıyla iş yapması, ayrıca, yol, baraj, kanalizasyon gibi estetik ve sanat gerektirmeyen projelerdeki ihale süresinde yaşanan zaman kayıpları ortadan kaldırılacaktır. İhalenin belirli istekliler arasında değil, açık ihale şeklinde yapılması, daha fazla rekabeti de getirecektir'' diye konuştu.
Bakan Yıldırım, teklifin tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Yıldırım, teklifin 2'si Sağlık Bakanlığı, 3'ü Ulaştırma, Denizcilik, Haberleşme Bakanlığı'nın olmak üzere 5 projeyi etkilediğini bildirdi. Yıldırım, bunların, Kayseri Hastane Projesi, Etlik Kampüs Projesi, Gebze-İzmir Otoyol Projesi, Sabuncubeli Tünel Projesi, İstanbul Avrasya Geçiş Projesi olduğunu, bedellerinin de yaklaşık 14 milyar lira olduğunu bildirdi.
Projelerin hiçbirinde doğrudan Hazine garantisi olmadığını belirten Yıldırım, garantinin, ancak işin tamamlanmaması halinde, borcun Hazine tarafından üstlenilmesi sırasında ortaya çıktığını vurguladı.
Kamu İhale Kurumu'nda düzenlenen operasyona ilişkin bir soru üzerine Yıldırım, bu operasyonla ilgili dosya içeriğinin bilinmediğini, kurumlarına bu yönde ulaşan bilgi, belge veya birimi, kişiyi ilgilendiren bir durumun olmadığını ifade etti. Yıldırım, olayın seyrini göreceklerini, müdahale etmeleri gerektiğinde gereken her türlü müdahaleyi yapıp, önlemi alacaklarını söyledi.
Yıldırım, ''Bütün kurumlarda bir takım yanlış işler oluyorsa, bu kurumları kapatmakla bir yere varılmıyor, onun yerine kurumlardaki sorunları çözmek lazım. Aksi halde kamunun, vatandaşın işlerini yapacak kurumlar kalmaz'' dedi.
Teklifin görüşmeleri devam ediyor.
(15.14)
