2011-02-10 - 17:05
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulunda, CHP, MHP ve BDP'nin gündeme ilişkin önerileri kabul edilmedi. TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, beraberindeki Irak Meclis Başkanı Osama Abdul-Aziz Mohammed Al-Nujaifi ile bir süre Genel Kurul çalışmalarını izledi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP, MHP ve BDP'nin
gündeme ilişkin önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda ilk olarak BDP'nin, ''terör ve terörle mücadeleden doğan
zararların karşılanmasına'' ilişkin kanunun uygulaması konusunda meclis
araştırması açılması önergesinin bugün görüşülmesi istemi ele alındı.

Önergenin lehinde söz alan BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, kanunun
uygulanmasında önemli sorunların yaşandığını ifade etti.

Yaşanan sorunlara değinen Kaplan, önergenin kabulünü istedi.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, mağduriyetlerin giderilmediğini,
''şeklen komisyonlar kurulduğunu'' öne sürdü. Sakık, ''askeri uçaklar için 10
milyar dolar fon ayrılıyor. Savaş için, uçak için para var'' görüşünü dile
getirdi.

Faili meçhul cinayetler ve gözaltında kayıplar konusunda İnsan Haklarını
İnceleme Komisyonu bünyesinde alt komisyon oluşturulduğunu anımsatan Sakık,
konunun mağduru olduğunu belirttiği komisyon üyesi BDP Diyarbakır Milletvekili
Akın Birdal'ın alt komisyona alınmamasına yönelik eleştirilerini yineledi. Sakık,
BDP'nin yok sayıldığını ileri sürerek, ''Mağdurları yok sayarak sorunları
çözemezsiniz'' dedi.

Beypazarı'nda trafik kazasında hayatını kaybeden mevsimlik işçilerin
köylerinin yakıldığı, zararlarının giderilmediği için yollara düştüklerini
savunan Sakık, ''Yaraları sarmadan kardeşlik nutukları atamazsınız. Gelin hep
birlikte mağdurların sorunlarını çözelim'' diye konuştu.

Aleyhte söz alan AK Parti Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz, ilgili
kanunun 2004 yılında hükümetleri döneminde çıkarıldığını belirterek,
''Mağduriyetleri gidermeye çalışıyoruz. Vatandaşa elimizi uzatıyoruz. Önemli bir
çaba söz konusu. Buradaki iyi niyet gözardı edilmesin'' ifadelerini kullandı.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, geçmişte köylerin
boşaltıldığını, yayla yasakları konulduğunu kabul ettiklerini, bunun ülkenin
gerçeği olduğunu ifade etti.

Yürütülen çalışmaları anlatarak bunların göz ardı edilmemesini isteyen
Aydın, BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş'ın sözlü müdahalesi üzerine,
''Senin, benim orada seçimlerde Kürtçe konuşmamız yasaktı. Serbest bıraktık.
Haklı olduğunuz taraflar var ama siz de yapılanları takdir edin, destek verin.
Önemli olan yaraların sarılması'' diye konuştu.

Daha sonra MHP'nin, ''uzman erbaş uygulamasındaki sorunların
araştırılarak, önlemlerin belirlenmesi'' istemini içeren önergenin bugün
görüşülmesi önerisi ele alındı.

MHP İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi, uzman erbaşların bugüne kadar
hiçbir sorununun çözülmediğini öne sürdü. Uzman erbaşların sorunlarını yakından
takip ettiklerini belirten Sipahi, ''Emekli olabilenler ayda 850 lira emekli
aylığı alıyor, açlık sınırının altında. 3 aydan fazla istirahat alırsa sözleşmesi
feshediliyor. Görevden ayrılanların kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamı
gerekiyor. Bu konuda kararlar var ama bu da sümenaltı ediliyor. Hiç olmazsa
emekli aylıklarına 100 lira seyyanen zam gerekiyor'' diye konuştu.

AK Parti Siirt Milletvekili Yılmaz Helvacıoğlu ise öneri aleyhinde söz
alarak, uzman erbaşların 2 yıllık sözleşme sürelerinin hükümetleri döneminde 5
yıla çıkarıldığını belirtti. Erbaş ve erler arasındaki astlık-üstlük
ilişkilerinin yeniden düzenlendiğini anlatan Helvacıoğlu, ''Uzman erbaşların 1
yıl içerisinde alacakları hava değişimi ve istirahat süreleri 2 aydan 3 aya
çıkarıldı. Sözleşmeleri sona erenlerle bunların bakmakla yükümlü oldukları aile
fertlerine kamu sağlık kuruluşlarından ücretsiz tedavi ve muayene hizmeti
almaları sağlandı'' dedi.

MHP grup önerisi lehinde söz alan CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır,
uzman erbaşların özlük haklarında iyileştirmeler öngören tekliflerin sürekli AK
Parti'nin, ''hayır'' oylarıyla reddedildiğini ileri sürdü. Çakır, ''Her meslek
önemlidir ama askerlik mesleği tüm bu mesleklerin dışında ayrı önemi, ayrı değeri
olan bir meslektir. Dolayısıyla, bu meslekle ilgili özlük hakları konuşulurken
farklı bir bakış açısı gerekiyor. Birçok kez önerge verdik sorunların çözümünü
talep ettik iktidar partisinden'' diye konuştu.

Bu arada, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, beraberindeki Irak Meclis
Başkanı Osama Abdul-Aziz Mohammed Al-Nujaifi ile bir süre Genel Kurul çalışmalarını izledi.

Genel Kurulda, CHP'nin, Ostim'de meydana gelen patlamalara ilişkin
önergenin bugün ele alınmasına ilişkin önerisi de görüşüldü.

CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, 2011 yılının ilk 2 ayında meydana
gelen iş kazalarında 50'ye yakın işçinin hayatını kaybettiğine dikkati çekti.
Bingöl, şöyle devam etti:

''Bir bakan çıkıp işçilerden 'iş yerlerindeki eksikleri ihbar etmesini'
istedi. Sorumluluktan kaçmak adına bir bakan çıkıp işçileri ihbarcılığa
özendirmektedir. Oysa bizim çalışanlarımız, ekmek yediği yerin koruyucusu
olurlar. Hiçbir işçi ihbarcı olmayacaktır.

Daha acılar tazeyken göçük altında insanların varlığından kaygı
duyulurken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, büyük bir rahatlıkla
çıkıp, 'ölenlerin yakınlarına Mamak'ta ev vereceğiz' demiştir. Bunun adı ölüler
üzerinden siyaset yapmak değil de nedir acaba? Sorunların temelinde iktidarın
yanlış politikaları yatıyor.''

Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Kırşehir Milletvekili Abdullah Çalışkan
ise Ostim'deki patlamaların ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ilgili
bakanlarla birlikte incelemelerde bulunduğunu anımsattı. Patlama bölgelerinde son
derece uyumlu ve hızlı bir kurtarma çalışması yürütüldüğünü anlatan Çalışkan,
şöyle konuştu:

''Hükümetin iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli hassasiyeti
göstermediği' gibi ithamlarla karşılaştık. İş Kanunu, Meclis tarafından AB uyum
süreci çerçevesinde çıkarıldı. İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü kuruldu.
İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin 20'ye yakın yönetmelik yenilendi ve uygulamaya
konuldu. ILO sözleşmeleri kabul edilerek, iç mevzuata aktarıldı. Hükümetimiz,
aynı alanda nitelikli 'iş yeri uzmanı' ve 'iş yeri hekimi' yetiştirilmesine
ilişkin gerekli yönetmelikleri hayata geçirerek, harekete geçti.''

MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş de patlamaların nedenlerinin
detaylı bir şekilde ele alınması gerektiğini söyledi. ''Bunu 'normal bir şey, iş
kazası olur' mantığıyla karşılamamız mümkün değil'' diyen Türkeş, herkesin
sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Türkeş, ''Kazanın ilk gününden itibaren
tüm yetkililer, adeta teflon tava üslubuna döndüler. 'Aman sorumluluğu ben
almayayım, bana yapışmasın' şeklinde... Yahu sorumlu olun, ne var bunun
sorumluluğunu almakta? Kazaya neden olan materyaller de denetlensin'' diye
konuştu.

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de patlamaların, bir kez daha
emekçilerin yaşadıkları sorunları ülkenin gündemine taşıdığını söyledi. Tuncel,
''Bu bir iş kazası değil, katliamdır. Ölümler olduktan sonra tartışılıyor
işçilerin durumu. Torba tasarıyı tartışıyoruz. Bu ölümlerin büyük nedeni
taşeronlaştırma, bu tasarı ile taşeronlaştırmayı kanunlaştırıyoruz'' diye
konuştu.

CHP, MHP ve BDP'nin gündeme ilişkin önerileri kabul edilmedi.

Grup önerilerinin görüşülmesinin ardından, ağırlıklı olarak kamunun vergi
ile sosyal güvenlik prim alacaklarını yeniden yapılandıran, çalışma hayatına
ilişkin düzenlemeler içeren, ''Torba Tasarı''nın 7. bölümü üzerindeki görüşmelere
geçildi.

(17.05)