2021-11-25 - 18:00
Akdeniz Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı Antalya Milletvekili Atay Uslu başkanlığında, Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik ve Bitlis Milletvekili Mahmut Celadet Gaydalı'dan oluşan AKDENİZ-PA Türk Grubu heyeti, 25-26 Kasım 2021 tarihlerinde AKDENİZ-PA'yı temsilen Rusya'nın St. Petersburg kentinde, Tavrichesky Sarayında (Tavrida Sarayı) düzenlenen Bağımsız Devletler Topluluğu Parlamentolar Arası Asamblesi (BDT PAA) 53. Genel Kurul toplantısına katıldı.
AKDENİZ-PA Türk Grubu Başkanı Atay Uslu, BDT PAA tarafından 25 Kasım 2021 tarihinde Genel Kurul toplantısı kapsamında düzenlenen "Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri" konulu uluslararası konferansın açılış panelinde AKDENİZ-PA'yı temsilen bir konuşma yaptı.
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi başkanı ve BDT PAA'ya üye ülkelerden meclis başkanlarının da katıldığı toplantıda, Genel Kurula hitap eden Atay Uslu, konuşmasında COVID-19 salgınının dünyamızı derinden etkilemeye devam ettiğini, en gelişmiş ülkelerin dahi salgının başta sağlık sistemleri ve hayatın her alanındaki sınamaları karşısında sarsıntı geçirdiğini, salgına karşı hayata geçirilen kısıtlamaların sosyal hayatı da, ekonomik faaliyetleri de derinden sarstığını belirtti.
Ülkeler arasında sınır tanımayan virüsün, salgın ve benzeri sorunlara karşı kader ortaklığı içinde olduğumuzu bir kez daha ispatladığını, uluslararası işbirliği ve dayanışmanın önemini açık biçimde ortaya çıkardığını söyleyen Atay Uslu "Gelişmiş ülkelerin salgına karşı aldıkları korumacı önlemler, az gelişmiş ülkeleri zor durumda bırakmaktadır. Uluslararası toplum, salgında uzun vadeli refah politikalarını uygularken kırılgan ekonomileri unutmamalıdır" diye konuştu.
Sağlık konusunun önemine değinen Atay Uslu, "Sağlık herkesin hakkıdır, hiç kimseyi geride bırakamayız. Ne yazık ki, dünya çapında yüz binlerce insan çeşitli nedenlerle sağlık hizmetlerine erişememektedir. Kimseyi geride bırakmamalı, ihtiyacı olanları korumak için kapsayıcı bir yaklaşım izlemeliyiz. Kaldı ki, pandemi sürecinde savunmasız devletlerin sadece düşük gelirli devletler olmadığını gördük. Yüksek gelirli devletlerde de hizmet sunumunda aksamalar yaşandı.
Türkiye olarak "önce insan" diyerek kapsayıcı sağlığı gündemin en üstünde tuttuklarını belirten Atay Uslu "Bu anlayışla, Türkiye'de, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 2003 yılında başlayan ve DSÖ tarafından birçok kez takdir edilen başarılı bir sağlık sistemi reformu gerçekleştirdik. Pandemi öncesinde ve pandemi döneminde şehir hastaneleri modeli gibi yeniliklerle, fiziki altyapıda ve hizmet kalitesinde çok büyük bir ilerleme kaydettik. Bugün nüfusumuzun neredeyse yüzde 100'ü genel sağlık sigortası şemsiyesi altındadır. Pandeminin en yoğun olduğu günlerde dahi, yoğun bakım, yatak, solunum cihazı ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşamadık" diye konuştu.
Atay Uslu, Türkiye'deki aşılama çalışmalarına da değinerek, "Aşılama da her türlü adımı attık: 18 yaş üstünde 2. doz aşılanma oranı % 85'e ulaşmış durumdadır. Hemen belirtmek isterim ki; Türkiye'de aşı da, Covid testi de, salgının tedavisi de ücretsizdir. Hatta, vatandaşlarımız farklı aşılar arasında tercih yapabilmektedir" dedi.
Konuşmasında Türkiye'nin uluslararası aşı yardımlarından da bahseden Atay Uslu, "Pandemi sürecinde, ülkemizde gerekli adımları atmakla kalmadık, salgınla mücadelede farklı coğrafyalardaki ihtiyaç sahiplerine yardım elimizi uzattık. 162 ülkeye ve 12 uluslararası kuruluşa aşı, kişisel koruyucu ekipman, tıbbi ekipman ve solunum cihazı gibi kritik malzemeleri sağladık.
Atay Uslu, Türkiye'nin 4 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yaptığını vurgulayarak "Türkiye, bu gün dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumunda. Türk sağlık sistemi, pandemi süresince, yaklaşık 4 milyon sığınmacıya da hizmet vererek, dayanıklılık testinden de başarıyla geçmiştir. Pandemi sürecinde sığınmacılara, Covid aşısı, PCR testi ve tedavi dahil her türlü hizmeti ücretsiz sunmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
BDT PAA toplantısı sırasında ikili görüşmeler de yapan Atay Uslu, Moskova Büyükelçisi ve Ticaret Müşavirliği ile birlikte Rusya Sağlık Bakan Yardımcısı ve Parlamenterler ile görüştü. Antalya'daki güvenli üretim süreçlerini anlatarak kendilerini Antalya'ya davet etti.
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi başkanı ve BDT PAA'ya üye ülkelerden meclis başkanlarının da katıldığı toplantıda, Genel Kurula hitap eden Atay Uslu, konuşmasında COVID-19 salgınının dünyamızı derinden etkilemeye devam ettiğini, en gelişmiş ülkelerin dahi salgının başta sağlık sistemleri ve hayatın her alanındaki sınamaları karşısında sarsıntı geçirdiğini, salgına karşı hayata geçirilen kısıtlamaların sosyal hayatı da, ekonomik faaliyetleri de derinden sarstığını belirtti.
Ülkeler arasında sınır tanımayan virüsün, salgın ve benzeri sorunlara karşı kader ortaklığı içinde olduğumuzu bir kez daha ispatladığını, uluslararası işbirliği ve dayanışmanın önemini açık biçimde ortaya çıkardığını söyleyen Atay Uslu "Gelişmiş ülkelerin salgına karşı aldıkları korumacı önlemler, az gelişmiş ülkeleri zor durumda bırakmaktadır. Uluslararası toplum, salgında uzun vadeli refah politikalarını uygularken kırılgan ekonomileri unutmamalıdır" diye konuştu.
Sağlık konusunun önemine değinen Atay Uslu, "Sağlık herkesin hakkıdır, hiç kimseyi geride bırakamayız. Ne yazık ki, dünya çapında yüz binlerce insan çeşitli nedenlerle sağlık hizmetlerine erişememektedir. Kimseyi geride bırakmamalı, ihtiyacı olanları korumak için kapsayıcı bir yaklaşım izlemeliyiz. Kaldı ki, pandemi sürecinde savunmasız devletlerin sadece düşük gelirli devletler olmadığını gördük. Yüksek gelirli devletlerde de hizmet sunumunda aksamalar yaşandı.
Türkiye olarak "önce insan" diyerek kapsayıcı sağlığı gündemin en üstünde tuttuklarını belirten Atay Uslu "Bu anlayışla, Türkiye'de, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 2003 yılında başlayan ve DSÖ tarafından birçok kez takdir edilen başarılı bir sağlık sistemi reformu gerçekleştirdik. Pandemi öncesinde ve pandemi döneminde şehir hastaneleri modeli gibi yeniliklerle, fiziki altyapıda ve hizmet kalitesinde çok büyük bir ilerleme kaydettik. Bugün nüfusumuzun neredeyse yüzde 100'ü genel sağlık sigortası şemsiyesi altındadır. Pandeminin en yoğun olduğu günlerde dahi, yoğun bakım, yatak, solunum cihazı ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşamadık" diye konuştu.
Atay Uslu, Türkiye'deki aşılama çalışmalarına da değinerek, "Aşılama da her türlü adımı attık: 18 yaş üstünde 2. doz aşılanma oranı % 85'e ulaşmış durumdadır. Hemen belirtmek isterim ki; Türkiye'de aşı da, Covid testi de, salgının tedavisi de ücretsizdir. Hatta, vatandaşlarımız farklı aşılar arasında tercih yapabilmektedir" dedi.
Konuşmasında Türkiye'nin uluslararası aşı yardımlarından da bahseden Atay Uslu, "Pandemi sürecinde, ülkemizde gerekli adımları atmakla kalmadık, salgınla mücadelede farklı coğrafyalardaki ihtiyaç sahiplerine yardım elimizi uzattık. 162 ülkeye ve 12 uluslararası kuruluşa aşı, kişisel koruyucu ekipman, tıbbi ekipman ve solunum cihazı gibi kritik malzemeleri sağladık.
Atay Uslu, Türkiye'nin 4 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yaptığını vurgulayarak "Türkiye, bu gün dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumunda. Türk sağlık sistemi, pandemi süresince, yaklaşık 4 milyon sığınmacıya da hizmet vererek, dayanıklılık testinden de başarıyla geçmiştir. Pandemi sürecinde sığınmacılara, Covid aşısı, PCR testi ve tedavi dahil her türlü hizmeti ücretsiz sunmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
BDT PAA toplantısı sırasında ikili görüşmeler de yapan Atay Uslu, Moskova Büyükelçisi ve Ticaret Müşavirliği ile birlikte Rusya Sağlık Bakan Yardımcısı ve Parlamenterler ile görüştü. Antalya'daki güvenli üretim süreçlerini anlatarak kendilerini Antalya'ya davet etti.
