2007-01-22 - 13:00
CHP GRUPBAŞKANVEKİLİ ANADOL: ''KİMDEN REY ALDIYSA ONA İHANET EDEN BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ''
TBMM'de Şeker-İş Sendikası üyesi geçici işçileri kabul eden CHP Grupbaşkanvekili Kemal Anadol, işçi, esnaf, köylü ve esnaftan aldığı oyla iktidara gelen AK Parti Hükümetinin, oy verenleri ''sildiğini'' öne sürdü.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, ''Kimden rey aldıysa ona ihanet eden
bir iktidarla karşı karşıyayız'' dedi.

Anadol, TBMM'de Şeker-İş Sendikası üyesi geçici işçileri kabul etti. Anadol,
işçi, esnaf, köylü ve esnaftan aldığı oyla iktidara gelen AK Parti Hükümetinin,
oy verenleri ''sildiğini'' öne sürdü.

Özelleştirilen Et ve Balık Kurumunun yerlerine Migros veya büyük iş
merkezleri yapıldığına dikkati çeken Anadol, ''Kimden rey aldıysa ona ihanet eden
bir iktidarla karşı karşıyayız'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kızılcahamam'daki konuşmasının TRT'de 8
dakika yayınlanmasının ardından ''yapılan baskı sonucu'', daha sonra konuşmanın
tamamının verildiğini ifade eden Anadol, ''TRT, halkın, işçinin, sizin, bizim,
hepimizin televizyonu. TRT, Baykal'ın konuşmasının tamamını yayınlıyor mu?'' diye
konuştu.

SEKA'da binlerce işçi çalışmasına rağmen buranın kapatılarak işçilerin
mağdur edildiğini ileri süren Kemal Anadol, şöyle dedi:
''Yolsuzluk, yoksulluğu doğuran nedenlerdendir. Yolsuzluk; mafya, üçkağıtçı,
işadamı ile bunlarla işbirliği yapan bürokrat ve bazı alçak siyasetçi üçgeninde
meydana geliyor. Mafya, işadamı veya bazı bürokratlar, tesadüfen de olsa
yakalanıyordu. Ancak siyasette yer alan başbakan, bakan, milletvekilleri hiç
yargılanıyor mu? Siyasetçi niye yakalanmıyor, yargılanmıyor? Niye seçtiniz;
hırsızlık yapsın diye mi?''

''HESAP VERMEKTEN KORKAN BİR BAŞBAKAN...''

Milletvekilliği dokunulmazlığının ''kürsü dokunulmazlığı'' ile
sınırlandırılması gerektiğini belirten Anadol, milletvekillerinin kürsü
konuşmalarının dışında işleyecekleri suçlardan dolayı yargılanması gerektiğini
savundu.

CHP Grup Başkanvekili Anadol, şöyle devam etti:
''Sayın Baykal, güneş battıktan sonra konuştuğu için dokunulmazlığının
kaldırılması istenmiş. Baykal'ın 'Dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz'
demesine rağmen dokunulmazlığını kaldırmadılar. Deniz Baykal'ı sevdiklerinden mi
dokunulmazlığını kaldırmıyorlar? Eğer onun dokunulmazlığını kaldırırlarsa
Başbakan Erdoğan'ın da dokunulmazlığını kaldırmak zorunda kalırlar. Başbakan,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde kitle ulaşım araçlarında bilet
kalpazanlığı yapmış. Bunu, ben değil, savcı söylüyor. Hesap vermekten korkan bir
Başbakan...''

''ERBAKAN'IN 2 ORTAĞI VAR''

Eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın, ''Hazine parasını sucuk, helva
faturalarıyla birilerine dağıttığı gerekçesiyle'' kayıp trilyon davasından ceza
aldığını söyleyen Anadol, ''Erbakan, 70 yaşın üstünde diye cezasını evinde
çekiyor. Aynı davanın 2 ortağı daha var; biri Dışişleri Bakanı Abdullah Gül,
diğeri İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu. Erdoğan ile kim suç işlediyse hepsi
milletvekili oldu'' diye konuştu.

Şeker fabrikalarında çalışan geçici işçilere ''Mahkemeden, yargıdan,
adaletten kaçanlar, sizin aranızda adaleti gerçekleştirebilirler mi?'' diye soran
Kemal Anadol, CHP'nin işçilerin hakkını teslim edeceğini söyledi.

''ÇOCUĞUNUZUN RIZKI, SİYASETİN ÖNÜNDEDİR''

CHP Ankara Milletvekili Bayram Meral ise Türk-İş Genel Başkanlığı yaptığı
dönemlerde, birçok geçici işçiyi kadroya aldıklarını anımsattı.

''Ekmeğiniz, çocuğunuzun rızkı, siyasetin önündedir'' diyen Meral,
''Ecdadınızın alın teriyle meydana gelen müesseseler, birilerine peşkeş
çekiliyor. 4 yılda, bir çivi bile çakılmadı. Eğer işçilerin alın terine saygı
duymayan varsa, emeğe sahip çıkanlar da var. Belediyelere yeni aldıkları işçileri
kadroya geçirirlerse meydanları onlara dar ederiz'' diye konuştu.

Bayram Meral, ''Şeker-İş Sendikasına üye geçici işçilere kadro verilmesi
halinde, bu kürsüye çıkıp 500 bin kez teşekkür edeceğim'' dedi.

ANAVATAN GRUP BAŞKANVEKİLİ KURTULMUŞOĞLU'NU ZİYARET...

Türkiye'nin değişik şeker fabrikalarında çalışan yaklaşık 150 geçici işçiyi
TBMM'de kabul eden Kurtulmuşoğlu, işçilerin sorunlarını dinledi.
Kurtulmuşoğlu, Türkiye'nin en büyük sorununun işsizlik olduğunu dile
getirerek, çalışanların da işten atılma korkusu yaşadığını söyledi.
Şeker işçilerinin daha önce 6 ay süreyle çalıştığını ancak, bu Hükümet
döneminde sürenin 3 aya indirildiğini ifade eden Kurtulmuşoğlu, şeker ve
tatlandırıcıların ithaline izin verilmesiyle şeker üreticisinin öneminin
azaldığını anlattı.
Kurtulmuşoğlu, iktidarın ülke tarımını geliştirmekle yükümlü olduğunu
belirterek, şunları kaydetti:
''Türkiye'de, tarım 15-20 yıl geriye gitti. Hem pancar üreticisi hem de
pancar işçisi mağdur durumda. 200 bin civarında geçici işçinin kadroya
alınmasıyla ilgili çalışma yapılıyor. Bu kapsama kimlerin girip girmediği belli
değil. Pancar işçilerinin de kadroya alınması için ne gerekiyorsa, elimden ne
geliyorsa, onu yapacağımdan emin olun.''
Şeker-İş Sendikası Malatya Şubesi Başkanı Nuri Murat ise Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın, ''Türkiye'de geçici işçi olmayacak'' beyanı üzerine, geçici
işçilerin kadroya alınmasıyla ilgili çalışma yapıldığını söyledi.
Murat, geçici şeker işçilerinin bu çalışmanın kapsamı dışında tutulduğunu
ifade ederek, ''Ben 25 yıldır bu işte çalışıyorum. Benim durumumda birçok insan
var. Şeker işçileri bu çalışmaya dahil edilmeli. Milletvekillerinden yardım
bekliyoruz'' dedi.