2009-02-06 - 23:59
TBMM BAŞKANI TOPTAN 'ÖZEL GÜNDEM'DE?
Samanyolu televizyonunda canlı yayınlanan Özel Gündem programında gündeme ilişkin soruları cevaplandıran Köksal Toptan, Türkiye'nin Davos'taki duruşunun insani olduğunu vurgulayarak, ''Bundan sonraki aşamada da Türkiye, hiç kimseye husumet beslemeden bu tavrını sürdürecektir'' dedi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Samanyolu televizyonunda canlı yayınlanan Özel Gündem programına
katılarak, Hidayet Karaca ve Abdullah Abdulkadiroğlu'nun gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.
TBMM Şeref Holü'nde gerçekleştirilen canlı yayında TBMM Başkanı Köksal Toptan,
siyasi yaşamıyla ilgili soru üzerine 27 Mayıs 1960 askeri müdahalede, ailesine ve babasına çok kötülük,
haksızlık yapıldığını kaydederek, Türk demokrasisinin, müdahalelerden büyük yara aldığını bildirdi.
12 Eylül 1980 müdahalesi sırasında bakanlık görevinde olduğunu anımsatan
Toptan, 11 Eylülde Bakanlar Kurulu yapıldığı sırasında dışarıdan art arda patlama
seslerinin duyulduğunu, ertesi gün darbe olduğunu anlattı. Toptan, ''Bu
müdahaleler, insanları siyaset kurumuna karşı ciddi şekilde soğutmuştur,
insanların siyasi partilere duyduğu güvende erozyon meydana getirmiştir'' dedi.
Askeri müdahalelerin ardından yeni anayasaların getirildiğine dikkati
çeken Toptan, ''Her üç müdahalenin peşinden yeni anayasa reformu (kendi
ifadeleriyle) gündeme gelmiştir. Şimdi baktığımızda bunların hepsinin yanlış
olduğunu görüyoruz. Yeniden bir anayasa yapma, sürekli olarak Türkiye'nin
gündeminde kalmıştır. Modern Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap verecek, batı
standartlarında bir anayasa Türkiye'de her gün kendini daha da
hissettirmektedir'' diye konuştu.

-''PARTİLERİ HALK KAPATIR''-

Toptan, parti kapatma davalarına ilişkin soruya ''Demokratik bir ülkede
siyasi partileri, halk kurar ve halk kapatır. Halk oyunu o siyasi partinin
arkasına koymazsa o parti ayakta kalamaz, tabelasını indirmek zorunda kalır.
Türkiye bunun çok örneklerini görmüştür. İktidara getirdiği partileri aşağıya
indirmiştir. O nedenle doğal sürece işi bırakmak gerekir'' karşılığını verdi.
Siyasi partilerin, bir takım illegal eylemleri amaç edinmesine, ülkenin
bütünlüğünü bozmaya çalışmasına hiçbir ülkenin demokratik yapısının izin
vermediğini kaydeden Toptan, şöyle devam etti:
''Bizim siyasi partiyle ilgili düzenleme de bana göre kötü değil. Anayasa
Mahkemesindeki dostlarımızla uzlaşamadığımız nokta, onun nasıl yorumlanması
gerektiğidir. Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç'ın o günkü beyanına
yönelik söylediklerini yapmamız gerektiği kanaatindeyim.
Siyasi partilerin kapatılmasının, rakip partilere yararının olmayacağını
Türkiye gördü. Elbetteki Türkiye'nin temel niteliklerini korumakta hepimiz aynı
fikirdeyiz. Oturup hepimizin konuşup, tartışıp bir çıkış yolu bulmamız
gerekir.''

-ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU-

Yeni bir anayasa yapılması veya anayasa değişikliği konusunda kendisinin
bir çalışması bulunmadığını belirten Toptan, yerel seçimlerden sonra anayasa
değişikliği konusunda uzlaşma komisyonu kurulması girişiminde bulunacağını
bildirdi.
Bir süre önce Mecliste grubu bulunan partilere Anayasa, İçtüzük, AB uyum
yasaları ve siyasi partiler, seçim, siyasi finansman, siyasi etik kanunlarıyla
ilgili 4 uzlaşma komisyonu kurulmasını önerdiğini anımsatan Toptan, kurulan
İçtüzük Uzlaşma Komisyonunun uzlaşma metni ortaya çıkardığını kaydetti.
İçtüzük değişikliğiyle ilgili hazırlanan metnin önümüzdeki hafta siyasi
partilere verileceğini, mutabakat sağlanması halinde İçtüzük değişiklik teklifi
vereceklerini bildiren TBMM Başkanı Toptan, İçtüzükte yapılacak değişiklikler
doğrultusunda Anayasada da değişiklik yapılabileceğini söyledi.
Yeni anayasa ilişkin görüşlerini açıklayan Toptan, ''Umarım, Türkiye'ye
yaraşır, modern, çağdaş bir düzenleme yaparız. Adına 'Venedik Kriteri' dediğimiz
metni, Türkiye'de kendi şartlarımıza uydurur, Türkiye'yi de bu sıkıntıdan
kurtarırız. Anayasa Mahkemesi de yoğun iş yükü altında, bu tür davalarla uğraşmak
zorunda kendini hissetmez. Sistem biraz daha rahatlar'' diye konuştu.

-''EKSİKLİĞİMİZ, GÜVENSİZLİKTİR''-

Anayasa Mahkemesinin, Meclisin 411 oyla kabul ettiği bir kanunun
yürütmesini durdurduğuna yönelik soruyu da cevaplandıran Toptan, TBMM'nin yasama
faaliyetlerinin yargı denetiminde olduğunu belirtti.
Anayasada, kuvvetler ayrılığı ilkesini bulunduğunu belirten Toptan,
şunları kaydetti:
''Halka ait olan egemenliğin nasıl ve kimler tarafından kullanılacağı
Anayasada gösteriliyor. Yürütmenin de, yargının da kullandığı bölümler var.
Meclis, Türk Milleti adına yasa yapıyor, yargı da Türk Milleti adına karar
veriyor. Çağdaş demokrasilerde kuvvetler ayrılığı ilişkisinde uyum, ahenk vardır.
Bu çok önemli; biri diğerinin üzerinde değildir. Biz yasama olarak yargının
üstünde değiliz, onlar da yasamanın değil.
Burada birbirine üstünlük tartışması yerine birbiriyle uyumlu çalışmasını
içimize sindirmemiz lazım. Yargı, yasamanın mutlak yetkilerini kullanmak isterse,
yasama yargılama yetkisini kullanmaya kalkışırsa o zaman sorun çıkar. Geçmişte
Türkiye bunları yaşadı. Bu ahengi bizim yakalamamız lazım, çok fazla
yakalayabildiğimizi söylemek mümkün değil. Türkiye'nin geleceğinden bu anlamda
ümitliyim. Olan her şey ders oluyor. Bizim eksikliğimiz belki güvensizliktir.
bireysel olarak, kurumsal olarak zaman zaman güvenimizi kaybediyoruz. Bu bizi
yanlış yargılara, bazen ön yargılara itiyor. Bunların hepsinden ders çıkararak
önümüze bakmak lazım.''

-''ANAYASA YAPIMCISI MECLİS KURULMALI''-

TBMM Başkanı Toptan, reform nitelikli çok geniş kapsamlı bir anayasa
yapma imkanının şu anda gözükmediğini belirterek, ''Türkiye'nin
demokratikleşmesi, kalkınması, reformları gerçekleştirmesi yolunda önüne çıkan
taşların ayıklanmasını önemsiyorum'' dedi.
Toptan, ''Bana göre Türkiye bir anayasa yapımcısı bir meclis kurmalı, bu
Meclisin dışında. 1-2 yıl süre verilerek, modern bir anayasa hazırlanmalı ve
referanduma sunulmalı. Herkesin 'benim' diyebileceği bir anayasaya kavuşulmalı''
diye konuştu.
Anayasa yapımcısı meclisin 50'si ilgili sivil toplum, kurum ve
kuruluşların temsilcileri ile 100'ü seçilmiş milletvekillerinden olmak üzere 150
kişiden oluşabileceğini kaydeden Toptan sözlerini şöyle sürdürdü:
''Onlar yepyeni bir anayasa yaparlar. Bunu, anayasa değişikliğinden daha
kolay görüyorum. 1982 Anayasasının maddelerinin hepsi bile değişse 1982 Anayasası
olmasında takılıp kalırız. Yeni anayasa, 2010 veya 2012 Anayasası olur.''
ABD'nin anayasasının, 200 yılı aşkın süredir yürürlükte olduğunu bildiren
Toptan, benzer bir anayasaya Türkiye'nin ihtiyacı olduğunu vurguladı.

ERGENEKON DAVASI....

TBMM Başkanı Köksal Toptan, Ergenekon davasıyla ilgili yargı sürecinin
sonuna kadar beklenmesi gerektiğini vurgulayarak, ''Yargı organının vereceği karara
saygılı olmayı şimdiden içimize sindirmemiz lazım'' dedi.
CHP'nin Meclis Araştırması Komisyonu kurulması için verdiği önergenin
işleme konulmayarak iade edildiğine ilişkin soruyu cevaplandıran Toptan,
''Önergede araştırması istenen iki unsur var. Ergenekon davasında kullanıldığı
iddia edilen bombaların araştırılması isteniyor; bombaları kim getirdi, kim
taşıdı? Mahkemelerin ve savcıların verdiği kararların da araştırılması isteniyor.
TBMM'de, görülmekte olan bir davayla ilgili görüşme, tartışma yapılmayacağı
Anayasada öngörülüyor. TBMM, yargı yetkisinin kullanılmasını tartışma konusu
yapamaz. 'Mahkeme, beraat kararı veremez, mahkumiyet kararı veremez' gelin bu
kararları araştıralım diyemeyiz. Anayasanın 138'inci maddesi böyledir'' diye
konuştu.
Araştırma önergesindeki yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin
bölümlerin ayıklanmış şekliyle yeni bir önerge verilmesi halinde işleme
koyacaklarını belirten Toptan, şunları söyledi:
''Arkadaşlarımızın Ergenekon bombalarının araştırılmasına engel
olmuyoruz. Öyle bir önerge gelirse işleme koyarız. Hakkında araştırma komisyonu
kurulmuş, Susurluk ve Şemdinli gibi olaylar var. Hiçbirinde o işlerle ilgili
yargı kararları araştırma konusu yapılmamış, böyle bir talepte bulunulmamış.''

-''BİZİM (DAVOS'TAKİ) KARŞI DURUŞUMUZ, KUCAKTAKİ 1 YAŞINDAKİ
YAVRUYA GÖRÜLEN MUAMELEDİR. BİZİM TAVRIMIZ POLİTİK DEĞİL İNSANİDİR''


TBMM Başkanı Toptan, Davos'ta yaşanan gelişmelerle ilgili
''Heyecanlandım... Hüznü, heyecanı belki beraber yaşadık. Sayın Başbakana reva
görülen muameleyi, kendimde hissettim. O beni kızdırdı, nasıl olabiliyor'' diyen
Toptan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Ama tabi karşı atakta, bütün milletimiz gibi beni de heyecanlandırdı.
'Oh' dedirtti, rahatlattı. Burada aslında olay sadece bizim olayımız değil.
Herkes gibi bizim olayımız. Burada Türkiye'nin kendine yaraşır, yakışır bir şey
yapması gerekirdi; onu yaptı. Biz mazlumlara kucak açmış bir milletiz. Bu bizim
genetik özelliğimiz. Tarihimize baktığınızda hep yardıma koşmuşuz. Bir Allahın
kulu çıkıp da Gazze'de öldürülen 431 çocuğun öldürülme gerekçesini söylesin.
Sayın Peres, 'O yerlerde (o yerlerin arasında okul ve hastane de var)
yaşayanlara haber gönderdik, çıkın boşaltın dedik çıkmadılar bombaladık' diyor.
Evet o yerlerde, o çocukların oldukları biline biline bombaladılar. Var mı böyle
bir şey... Bunu kim savunabilir, gerekçesi ne olabilir? Türkiye'nin isyanı
bunadır. Türkiye'nin bu karşı duruş tavrını, oraya buraya çekme hakkı
olmamalıdır.''
Türkiye'nin Davos'taki duruşunun faturasının gelip gelmeyeceğinin de
tartışıldığına dikkati çeken Toptan, şöyle konuştu:
''Büyük devletler, büyük milletler risksiz büyüyemez. Böyle bir tavır
Türkiye'yi daha da yüceltmiş midir, güçlü, imajlı hale mi getirmiştir? Karşınıza
sorun çıkabilir ama bizim karşı duruşumuz kucaktaki 1 yaşındaki yavruya görülen
muameledir. Bizim tavrımız politik değil insanidir. Türkiye'nin buradaki
duruşunu, tavrını kimsenin politik amaçlı yorumlaması, senaryo kurması doğru
değildir. Biz kendimize, tarihimize şanımıza yakışanı yaptık. Zarar göreceğimiz
kanaatinde de değilim. Büyük devlet olmanın zorluğu vardır bazı şeyleri mutlaka
yapmak zorundadır. Bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Bizim tavrımız insanidir,
siyasi değildir. Ama çözüm siyasidir. O noktada da Türkiye üzerine düşeni yapmaya
çalışıyor.''

-''BİZE YAKIŞAN BUDUR''-

Türkiye'nin, İsrail-Filistin sorununun çözümü konusunda baştan beri
siyasi irade ortaya koyan bir ülke olduğunu kaydeden Toptan, İsrail ve Filistin'i
aynı masaya oturtan ülkenin yine Türkiye olduğunu, çatışmanın ortadan kalkması
için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi.
Toptan, şöyle devam etti:
''Bundan sonraki aşamada da Türkiye, hiç kimseye husumet beslemeden bu
tavrını sürdürecektir. Bizden beklenen de bize yakışan da budur. Bizim Türkiye'de
yaşayan Musevi vatandaşlarımız var. Bizim haklarımız neyse onların hakları da
aynı. Lozan'da, Museviler, azınlık hakkı istemeyenlerdir. Türkiye'ye hizmet eden,
bundan sonra da hizmet edecek vatandaşlarımızdır. İsrail'le ilişkilerimiz iki
ülke menfaatleri doğrultusunda değerlendirecektir. Biz dünyanın neresinde olursa
olsun bu tür hareketlere hep karşı çıkmışız. Başkaları gibi işimize geleni
alkışlayıp, işimize gelmeyenin karşısında durmadık. Nerede olursa olsun, kim
yaparsa yapsın onun karşısındayız.''

-''MAAŞ YÜKSEK GÖRÜNÜYOR AMA...''-

TBMM Başkanı Köksal Toptan, Milletvekili maaşları ve Meclise gelen
ziyaretçilere ilişkin sorulara da cevap verdi. 2008'de 669 bin kişinin Meclise
geldiğini bildiren Toptan, lokantada 780 bin kişi yemek yediğini, günde ortalama
4 bin kişinin milletvekillerini ziyarete geldiğini ifade etti.
Milletvekillerinin bir yandan vatandaşlarla görüşerek onların sorunlarına
çözüm bulmaya çalıştığını, diğer yandan da yasama çalışmalarına katıldığını
belirten Toptan, çoğu milletvekilinin yemek yemeye fırsat bulamadığını söyledi.
Toptan, milletvekili maaşlarının, kamuda görev yapanlar sıralamasında
30'dan aşağı düştüğünü bildirerek, şunları kaydetti:
''Milletvekili maaşları, Türkiye şartlarına göre çok yüksek görünüyor ama
milletvekillerinin yaptıklarına baktığınızda, harcadıkları paraya baktığınızda
çok olmadığını görüyoruz. Ankarada evi olmayan bir milletvekilinin 1 milyar kira,
çocuğunun okul masrafları var. Sık sık seçim bölgelerine gidiyorlar, ulaşım
masrafları var. Bunlara baktığımızda milletvekili maaşları, rakam olarak yüksek
görünüyor, yaklaşık 9 bin lira maaş alıyorlar. Asgari ücretin 400-500 lira olduğu
yerde çok. Bu çok speküle ediliyor. Hemen asgari ücretle mukayese edilince herkes
milletvekiline kızıyor.''

-90. YIL DÖNÜMÜ HAZIRLIĞI-

Toptan, 2010 yılında TBMM'nin 90. kuruluş yıl dönümünün çok etkili bir
şekilde kutlanması için çalışma başlattıklarını bildirdi.
Ankara, Samsun, Amasya, Erzurum ve Sivas valileri ile bazı kurum ve
kuruluşların temsilcileriyle toplantı yaptıklarını ve komite teşkiline karar
verdiklerini belirten Toptan, Samsun Valiliği tarafından bir gemi kiralandığını,
düzenlenecek kompozisyon yarışmasında dereceye girenler, İlber Ortaylı, Turgut
Özakman, bazı sanatçı ve sporcularla birlikte gemiyle Samsun'a gidilmesinin
düşünüldüğünü açıkladı.
Toptan, konuşmasını şöyle tamamladı:
''Halka, gençlere, çocuklara mal olan etkinlikler yapacağız. Bu
toprakların nasıl vatan olduğunu, yeni kuşaklarımız çok fazla bilmiyorlar.
Gençlerimiz, çocuklarımız onun heyecanını fazla yaşayamıyorlar. Geçmişini
bilmeyen, üzerinde soluk aldığımız bu toprakların vatan haline dönüşmesi için
verilen gayretleri, verilen canları, akıtılan kanları, katlanılan sıkıntıları
bilmezsek, bugünkü kuşakların gelecek kuşaklara aktaracağı Türkiye, yeniden bir
toprak haline döner. O nedenle biz 2010'da kutlanacak 90. yıl dönümünü çok etkili
bir şekilde kutlayalım diyorum. İki temel amaç var. Bu vatanın nasıl bu hale
geldiğinin çocuklar tarafından öğrenilmesi, milli egemenlik kavramının gönüllerde
fikirlerde tazelenmesi.
Dünyada kurulan hiçbir devlet yok ki önce parlamentosunu kurmuş, sonra
devlet haline gelmiş. Önce devlet kuruyorlar, sonra parlamentoyu kuruyorlar. Biz
TBMM'yi açtığımızda genç Türkiye devleti ortada yoktu. Polatlı'dan top sesleri
geliyordu. Çocuklara bunların öğretilmesi lazım. Bunun yanında milletin egemenlik
kavramının öğretilmesi gerekir.''