2010-03-02 - 15:15
BDP TBMM GRUP TOPLANTISI...
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada "AKP şu anda darbe zihniyetiyle mi uğraşıyor, yoksa sadece kendisine yönelen darbe tehdidiyle mi uğraşıyor?'' dedi.

Demirtaş, 16 yıl önce 2 Mart tarihinde, halkın seçilmiş temsilcilerine, DEP milletvekillerine karşı ''bir
darbe'' düzenlendiğini, Hükümetin de buna ortak olduğunu iddia ederek, bunun,
Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini ve Meclisin itibarının
ayaklar altına alındığını söyledi. Demirtaş, bu olayın arkasında MGK kararının
olduğunu savunarak, bu müdahalenin, askeri vesayet rejiminin sivil otorite
üzerine indirdiği darbe olduğunu iddia etti.

AK Parti iktidarının demokratik muhalefeti, ılımlaştırıp, sisteme entegre
etmeyi başardığını öne süren Demirtaş, şöyle devam etti:

''8 yıllık AKP iktidarı döneminde 'biz 28 Şubat zihniyetini bitirdik'
diyenler sakın 28 Şubat'ı profesyonelce uygulamış olmasınlar? Birileri uyanmaz
ise 28 Şubat bin yıl yaşayacak.

Eğer darbe tehdidi kökünden kazınmak isteniyorsa, sadece generalleri
tutuklayarak, iktidarınıza yönelik darbe tehdidini bertaraf ederek bunu
gerçekleştiremezsiniz. Yeni bir anayasa, Milli Güvenlik Kurulunun feshi, zorunlu
askerliğin kaldırılması, ordunun harcamalarının denetime açılması konularına
dokunmadan darbe tehdidini bu ülkeden yok edemezsiniz. AKP, şu anda darbe
zihniyetiyle mi uğraşıyor, yoksa sadece kendisine yönelen darbe tehdidiyle mi
uğraşıyor?''

Ergenekon zihniyeti ile her alanda hesaplaşılması gerektiğini anlatan
Demartaş, şunları söyledi:

''Eğer birileri darbe planlamışsa, bunun siyasi ayağının da ortaya
çıkarılması gerekir. Siyasetteki iş birliği odakları kimlerdir, onların da ortaya
çıkarılması gerekiyor. Örneğin, TBMM'de şu anda kaç milletvekili ve hangi
partinin milletvekilleri Ergenekon terör örgütünün bağlantılı, ilişkili bir
çalışmasını yürüttü? Bunları bilmek toplumun hakkıdır. Madem istihbarat
örgütleri, güvenlik örgütleri Hükümetin emrinde çalışıyor, o halde ellerindeki
bilgileri Ergenekon savcılarına versinler. Bizlerin en küçük barış konuşmasına
soruşturma açıp fezleke gönderen cesur savcılara sesleniyorum: Ergenekon terör
örgütünün faaliyetleri içinde bulunan milletvekillerinin fezlekelerini ne zaman
Meclise göndereceksiniz?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı; 'Ergenekon terör örgütünün avukatıyım'
diyenler, o darbe hazırlıklarının içinde bizzat bulunan siyasetçilerle ilgili,
partilerle ilgili herhangi bir şey yapmayı düşünmüyor musunuz? Sayın Baykal,
utanmadan, sıkılmadan partimizi terörle iş birliği içinde olan gruplar olarak
tanımlayacak. El insaf...

Hükümetsiniz, açıklayın elinizdeki bilgileri. Ergenekon savcılarına
ulaştırın o bilgileri. Ne varsa ulaştırın. Bizimle ilgili ne varsa, CHP ile
ilgili, CHP'nin bazı milletvekilleri ile ilgili ne varsa elinizde, Ergenekon
savcılarına ulaştırın. Bakalım, kim terörün destekçisidir. Ortaya çıksın.''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay
Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un Çankaya Köşkü'nde yaptıkları toplantıya da
değinen Demirtaş, ''O sırada, İstanbul'da adliyede devam eden soruşturmayla
ilgili zirve gerçekleştirdiler. Toplantıda, paşaların tutuklanmalarına gerek
olmadığı kararı çıktı. Sayın Baykal, yaptığı açıklamada, burada pazarlık
yapıldığını kabul ediyor. Bu tahlili yapıyor ama bundan rahatsızlık duyduğunu
ifade etmiyor. Neden? Çünkü orada serbest bırakılanlar, Habur'da serbest kalanlar
gibi halk çocuğu değil. CHP, Sayın Başbakan hakkında bir gensoru verebilecek
mi?'' diye konuştu.

Anayasa değişikliği konusunda düşüncelerini açıklayan Selahattin
Demirtaş, seçim barajı ve partilere Hazine yardımı konularının, partilerinin
kırmızı çizgilerini oluşturduğunu ifade etti. Demirtaş, seçim barajının
düşürülmesi, Avrupa standartlarına çekilmesi gerektiğini, aksi halde bunun adil
bir seçim olamayacağını savundu. Demirtaş ayrıca, Hazine yardımının beli partiler
arasında bölüştürülmesinin de seçim çalışmalarında haksız rekabeti doğurduğunu
söyledi.

İşsizlik rakamları ile ilgili konuya da değinen Demirtaş, ''3 trilyonluk
mal beyanıyla bu rakamları pek anlayacağını düşünmediğimiz bir Başbakan'ın
yönetiminde yaşıyoruz. Çok şükür trilyoner Başbakanımız var. Bundan mutluluk
duyuyoruz ama öte taraftan halkın yüzde 60'ı açlık sınırının altında'' dedi. (15:15)