2007-07-09 - 17:00
TBMM BAŞKANI ARINÇ: "CUMHURBAŞKANI GÖREVİNE DEVAM ETMEK İSTERSE, MECLİS İÇERİSİNDE 367 TOPLANTI YETER SAYISINI ÖNGÖRMEK SURETİYLE YENİ CUMHURBAŞKANI SEÇİLEBİLİR"
NTV'de yayınlanan Seçim 2007 programına katılan TBMM Başkanı Bülent Arınç Türkiye'nin kavga, çatışma istemediğini belirterek "Türkiye, birbirini suçlayıcı, ülkeyi geri bıraktırıcı kavgalara tekrar dönmek istemiyor. Türkiye, özgürlüklerin, huzur ve istikrarın tadını aldı ve bunu da AK Parti iktidarıyla devam ettirmek istiyor." dedi.
11. Cumhurbaşkanın seçilmesi ile ilgili olarak, seçimden sonra Cumhurbaşkanın
görevine devam etmesi ve Aralık ayının sonunu beklemesi halinde Meclis'in
yeni Cumhurbaşkanını seçebileceğini belirten Arınç "O zaman Meclis içerisinde
367 toplantı yeter sayısını öngörmek suretiyle bir parti veya birkaç parti
Cumhurbaşkanı adayı üzerinde birleşip, Meclis'te Cumhurbaşkanını seçebilir."
dedi.

TBMM Başkanı Bülent Arınç NTV'de Seçim 2007 programında Tayfun Ertan'ın
sorularını yanıtladı.

Seçim sonrası yeniden Meclis Başkanlığına aday olmayı düşünmediğini belirten
Arınç "Bu konuda Meclis'in yeni tablosunu görmemiz lazım. AK Parti'nin alacağı
oyu ve kaç partili bir Meclis olacak bilmemiz lazım. Meclis Başkanlığı için çok
değerli insanların bulunacağını düşünüyorum. Şimdilik bir beklentim ve arzum
yok." dedi.

"ANAYASA MAHKEMESİ'NİN SON KARARINA ŞAŞIRDIM"

Anayasa Mahkesi'nin son kararının kendini de şaşırttığını belirten Arınç "Bu
karar doğru bir karar. Mesela 367 kararının bizi fevkalade şaşırttığını
söyleyebiliriz. Gerekçesinin de bizi tatmin etmediğini söylebilirim. Şimdi
farklı bir karar çıktı. Kendi içerisinde tutarlı bir karar olduğunu düşünüyorum.
Çünkü bu Anayasa değişiklikleri Meclisimizde iki defa görüşüldü. İtirazlardan
biri bu maddelerden birinin 366 oy alması. Fakat buna rağmen diğer
maddelerdeki oylamaların çoğu 370'in üzerindeydi." diye konuştu.

11. CUMHURBAŞKANININ SEÇİMİ...

Arınç, Cumhurbaşkanlığı seçiminin uzlaşma ile mi yoksa halk yoluyla mı
seçileceği şeklindeki bir soruya kural olarak halka gidilebileceğini ya da
yeni Meclis'in seçebileceğine işaret etti.

Anayasa Mahkemesi'nin son kararı ile Anayasa değişikliğinin 120 gün
içerisinde halk oyuna sunulması gerektiğini belirten Arınç "O tarih, bildiğim
kadarıyla 21 Ekim tarihidir. Diyelim ki halk Cumhurbaşkanını kendisinin
seçmesini kabul etti. Ondan 40 gün sonra da 11. Cumhurbaşkanı
seçilmiş olacak. Bu Anayasa Paketinin içerisine geçici 19. madde
ilave edildi. Geçici 19. madde de 11. Cumhurbaşkanını seçimini öngörüyor.
Bu açıdan bakarsak, halk seçmeli dersek Aralık ayı sonunda bu mümkün
olabilir, yeterki halk oylaması bunu kabul etmiş olsun." diye konuştu.

Seçimlerden sonra da yeni Meclis'in Cumhurbaşkanı seçmek isteyebileceğine
dikkat çeken Arınç "Çünkü halihazırda Cumhurbaşkanı vekalet etmiyor,
görev süresi bittiği halde, yeni Cumhurbaşkanı seçilmediği için görevine
devam ediyor. Yine Cumhuırbaşkanının görevine devam etmek istediğini
düşünelim. İstifa ederek ayrılmadığı takdirde... İstifa ederse boşalma olacak,
o ayrı bir prosedür. Şimdi diyelim ki Cumhurbaşkanı görevine devam ediyor ve
Aralık ayının sonunu beklemeyi düşünüyor. O zaman Meclis içerisinde
367 toplantı yeter sayısını öngörmek suretiyle bir parti veya birkaç parti
Cumhurbaşkanı adayı üzerinde birleşip, Meclis'te yeni Cumhurbaşkanını seçebilir."
dedi.

GÜL'ÜN ADAYLIĞI...

Arınç, Cumhurbaşkanının Meclis'te seçilmesi ve uzlaşma aranması
durumunun Gül'ün adaylığını zayıflatacağı şeklindeki bir soruya
da Meclis'in yeni tablosunun görülmesi gerektiğini söyledi.

Bir partinin 400'e yakın milletvekili ile Meclis'e girebileceğini veya 3 partinin
Meclis'e girebileceğine işaret eden Arınç "Bunlar içerisinden yeni bir kombinezon
ortaya çıkabilir. Farlı partiler de olsa Sayın Gül tekrar aday olabilir, Gül'den
başka adaylar da ortaya çıkabilir" dedi.

"MECLİS BAŞKANLARI MUTLAK TARAFSIZ DEĞİL"

Arınç, Kayseri mitingine katılması dolayısıyla yapılan eleştirilerle ilgili olarak
da hukuk temelli hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Meclis Başkanlarının mutlak tarafsız olmadığını belirten Arınç "Meclis Başkanı
mensup olduğu partinin sayı olarak, isim olarak tarafında yer alır. Ben beş
yıl boyunca AK Parti Manisa milletvekili olarak hesaba girdim." dedi.

Göreviyle ilgili bir tarafsızlık içerisinde olduğunu ve beş yıldan beri bu konuyla
ilgili kimsenin bir şey söylemediğini ifade eden Arınç "20 Haziran'dan bu yana da
milletvekili aday listesinde ismi bulunan biriyim. Ne yapmam gerektiğini eski Meclis
Başkanları ile konuştum. Anayasal kurallara baktım ve sınırlı bir propaganda
yapabileceğim konusunda ikna oldum. Kayseri'ye çıktığımda Kayserilileri selamlamak
dışında bir şey söylemedim. Aynı hareketi Manisa'da yaptığım zaman suç olmuyorsa
bu ilkenin her yer için geçerli olması lazım." diye konuştu.

AK PARTİ'DEN MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERİN TASFİYESİ?

Meclis Başkanı Arınç, AK Parti'de 150 milletvekillerinin aday gösterilmemesinin
Arınç'ın gücünün azalttığı yönündeki iddialara da katılmadığını ve değişimin siyasetin
doğasında olduğunu söyledi.

Bunu, 'Mİlli Görüşçüler tasfiye edildi, Bülent Arınç'ın çevresi boşaltıldı' şekilde
yorumlamanın doğru olmadığını belirten Arınç "Aynı şey Abdullah Gül için de
söylenebilir, başkaları için de söylenebilir. Hayır, buna katılmıyorum. Yeni
arkadaşlarımızın da çok değerli insanlar olduklarını düşünüyorum." dedi.

Arınç, Abdullatif Şener'in aday olmaması ile ilgili olarak da bir vesileyle kendisi ile
görüştüğünü ve Şener'in siyasete bir süre ara vereceğini ifade ettiğini söyledi.

Kendisinin bu kararına saygı duyduğunu belirten Arınç "Sayın Şener değerli bir
arkadaşımızdır. 1991'den beri parlamentoda, Maliye Bakanlığı, Başbakan
yardımcılıkları var. Siyasete bir süre ara vermesi takdir edilecek bir davranıştır.
Bundan dolayı bir eksiklik duymuyorum ve kararına saygı duyuyorum." diye konuştu.

"ERBAKAN'IN SİYASET TARZI BUDUR"

Saadet Partisi'nden kendilerine yönelik eleştirilere üzüldüğü belirten Arınç
"Bu eleştirileri, kısmen de hakaret içeren bu sözleri kabul etmek mümkün değil" dedi.

Arınç sözlerini şöyle sürdürdü:
"Erbakan'ın siyaset tarzı budur. Bugün söylediklerini yıllarca söylemiş ve buna
inanmış bir insandır. Bu inanmışlığının karşısında hiçbir engel tanımaz, hiçbir
dostluk, hiçbir arkadaşlık tanımaz. Bunu bir ikaz görevi olarak kabul ettiğini
söyler. Bu sayın Erbakan'a has bir düşüncedir. Sayın Erbakan'ın ortaya attığı
ve çevresinin dillendirdiği düşüncelerdir. Olmamasını dilerim. Çünkü bu onlara
da olumlu bir puan kazandırmıyor. Onları da siyasette güçlü yapmıyor. Hatta
onlar da eleştiriliyor. 'Bu insanlara bu kadar ağır sözler söylemenizi doğru
bulmuyoruz' dendiğini biliyorum. Vazgeçmeleri mümkün değil. Bu Türkiye'nin
bir gerçeği."

"TÜRKİYE KAVGA, İP, URGAN İSTEMİYOR"

Arınç, seçim süreci ve Ege Bölgesi'nde AK Parti'nin 2002'deki gibi oy
alamayacağı yönündeki iddilarla ilgili olarak da "AK Parti'nin yeniden iktidar olmaması,
en azından koalisyona imkan verecek bir seçim yapılabilmesi konusunda
toplum mühendisliğine soyunan bazı çevreler geçmişten beri çalışıyor." dedi.

AK Parti'nin her şeye rağmen tek başına yeniden iktidar olacağını belirten
Arınç şöyle dedi:
"Gözlemlerimiz bize bunu gösteriyor. Şimdi bütün hesaplar, MHP'nin de
parlamentoya girmesi, yine bağımsız adaylardan belli bir miktarın da parlamentoya
girmesi ile tablonun değişip değişmeyeceği konusu. Eğer iki partili bir parlamento
olursa AK Parti 400'e yakın bir milletvekili ile tek başına iktidar olur. MHP'nin
parlamentoya girmesi AK Parti'nin tek başına iktidarını engellemez. Sadece
milletvekili sayısında kısmen azalma olur. MHP'nin şuan itibariyle barajı aştığına
inanmıyorum. Aşma ihtimali var, altında veya üstünde seyrediyorlar.
Ama son 10 güne gelindiğinde istikrardan, güvenden yana olan
kararsızlardan büyük bir kesimin AK Parti'ye yöneleceğini düşünüyorum.
Çünkü Türkiye kavga istemiyor, çatışma istemiyor, ayrışma istemiyor, ip,
urgan istemiyor. Birbirini suçlayıcı, Türkiye'yi geri bıraktırıcı kavgalara tekrar
dönmek istemiyor. Türkiye, özgürlüklerin, huzur ve istikrarın tadını aldı ve
bunu da AK Parti iktidarıyla devam ettirmek istiyor. Buna yürekten inanıyorum.
Manisa'da iyiyiz. Dün İzmir'de miting yapıldı, mitinge 100 binler katıldı. Aydın'da
çok muhteşem bir miting yapıldı. Manisa mitingi 12 Temmuz Perşembe günü.
Eminim ki çok büyük coşkuyla yapılacaktır. Şu anda meydanlar, 2002'ye göre
AK Parti'nin iki misli daha coşkulu ve heyecanlı olduğunu gösteriyor."