2011-04-05 - 12:45
AK PARTİ TBMM GRUP TOPLANTISI...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin büyüme oranlarında Avrupa ve OECD ülkeleri arasında birinci sırada olduğunu söyledi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Türkiye'nin büyüme oranlarında Avrupa ve OECD ülkeleri arasında birinci
sırada olduğunu söyledi.

Erdoğan, partisinin, TBMM'nin 23. Dönemi'nin son grup toplantısında iç ve
dış gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan bazı bazı konulardan
satırbaşları şöyle:

''Türkiye ekonomisi 2010 yılının son çeyreğinde Çin ve Singapur'dan
sonra, dünyada üçüncü büyüme oranını yakaladı 9,2. 2010 yılının tamamında ise
büyüme tahminlerimizin çok çok üzerinde yüzde 8,9 olarak gerçekleşti. Avrupa'da
ve OECD ülkeleri arasında Türkiye birinci sırada.''

''Milli gelirimiz tarihinde ilk kez 1 trilyon lira sınırını aşarak 1
trilyon 105 milyar Türk Lirası seviyesine yükseldi. Dolar cinsinden milli
gelirimiz de 736 milyar dolar.''

'Kişi başına milli gelirimize baktığımızda 2008'deki gibi 10 bin dolara
aşarak 10 bin 79 dolar seviyesine ulaştı.''

'Kamu net borç stokunun gayri safi milli hasılaya oranı 2002 yılında
yüzde 61.4 iken, 2010 yılı sonunda küresel finans krizine rağmen yüzde 28.7 gibi
rekor bir seviyeye geriledi.''

''On iki aylık enflasyon yüzde 3.99. Dikkatinizi çekiyorum, göreve
geldiğimizde bu enflasyon yüzde 30'du. Şimdi neredeyse onun onda birine
düştü.''

''Irak'ta camilerde, caddelerde patlayan her bomba bizim yüreğimizi
yaralıyor. Irak'ın sokaklarında yere düşen her can bizim canımızdan can
koparıyor.''

''Aynı kıbleye yönelen Irak halkının birlik içinde, kardeşlik içinde
geleceği hep birlikte inşa etmesi lazım.''

''Bizim bu ziyaretimizi yurt içinde ve yurt dışında hiç kimse farklı
yerlere çekmeye, farklı şekillerde yorumlamaya kalkmasın.''

''Biz rol kapma çabası içinde değiliz, çıkar kaygısı içinde değiliz. Biz
mezhepler, etnik kökenler içinde nüfuz mücadelesi içinde değiliz. Biz Irak'a
baktığında petrol kuyularını görenlerden hiç değiliz. Yerin altındaki değil,
yerin üstündekileri, gönüllerdekini görenlerdeniz.''

''Orta Doğu'daki, Kuzey Afrika'daki tüm gelişmelere en başından itibaren
tamamen ilkelerimiz doğrultusunda baktık ve bakmaya devam ediyoruz.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin
yüzde 8,9 gibi yüksek bir oranda büyümüş olmasının ''gurur ve umut verici
olduğunu'' ifade etti.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, AK Parti'nin,
TBMM'nin 23. Dönem 5. yasama yılında gerçekleştirdiği 18'inci ve son grup
toplantısının hayırlı olmasını diledi.

Erdoğan, 22 Mart'ta vefat eden Elazığ Milletvekili Hamza Yanılmaz'a ve
Osmaniye'de terörle mücadelede şehit olan Jandarma Er Zeynel Kapıcı'ya Allah'tan
rahmet, yaralı askerlere de acil şifalar diledi.

Hafta içinde 2010 yılı yılının tamamına ilişkin büyüme rakamlarını
açıklandığını anımsatan Erdoğan, Türkiye ekonomisinin 2010 yılının son çeyreğinde
9,2 ile Çin ve Singapur'dan sonra dünyada üçüncü büyüme oranını yakaladığını
kaydetti.

Erdoğan, ''2010 yılının tamamın da ise büyüme tahminlerimizin çok çok
üzerinde yüzde 8,9 olarak gerçekleşti ki bunda da Avrupa ve OECD ülkeleri
arasında Türkiye birinci sırada'' diye konuştu. Erdoğan, şunları kaydetti:

''2010 yılı sonunda milli gelirimiz tarihinde ilk kez 1 trilyon sınırını
aşarak 1 trilyon 105 milyar Türk Lirası seviyesine yükseldi. Dolar cinsinden
milli gelirimiz ise 736 milyar dolar olarak küresel kriz öncesindeki, yani 2008
sonu itibarıyla 742 milyar dolar seviyesine neredeyse ulaştı.

Kişi başına milli gelir seviyesine baktığımızda; 2008'deki gibi 10 bin
doları aşarak 10 bin 79 seviyesine ulaştı. Küresel finans krizinin halen devam
ettiği, ekonomiler üzerinde baskısını halen hissettirdiği bir dönemde,
Türkiye'nin yüzde 8,9 gibi yüksek bir oranda büyümüş olması, ülkemiz adına hem
gurur verici hem de umut verici olmuştur. Bu vesileyle işçisinden sanayicisine,
ihracatçısından çiftçisine, memurundan esnafına kadar bu büyümede alınteri
bulunan tüm vatandaşlarımızı, aziz milletimizi tebrik ediyor, bu büyüme
oranlarının ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.''

Büyüme oranlarıyla birlike borç miktarlarının da önemine dikkati çeken
Erdoğan, şöyle devam etti:

''Türkiye'nin borç manzarası üzerinde çok spekülasyon yaptılar. Bu da çok
net olarak ortaya çıktı. Kamu net borç stokunun Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranı
2002 yılında yüzde 61,4 iken 2010 yılı sonunda küresel finans krizine rağmen
yüzde 28,7 gibi rekor bir seviyeye geriledi. AB tanımlı genel yönetim borç
stokumuz da 2002'de yüzde 73,7 iken bu oranı da 2010 yılı sonunda 41,6'ya çekmeyi
başardık. Borç oranlarında AB'deki bir çok ülkeden daha iyi durumda olduğumuzu
Maastricht kriteri olan yüzde 60'ın çok altında bir oranı muhafaza ettiğimizi de
hatırlatmak isterim.

Dün ekonomiye ilişkin bir başka sevindirici haber daha aldık. Mart ayında
enflasyon yüzde 0,42 oranında arttı. 12 aylık enflasyon yüzde 3,99. Dikkatinizi
çekiyorum; göreve geldiğimizde bu enflasyon yüzde 30'du, şimdi neredeyse onun
10'da birine düştük. 8 yıl önce biri çıkıp da 'enflasyon yüzde 4'lere, 3'lere
kadar gerileyecek' deseydi hiç kimse buna inanmazdı. Bu, bir hayal, ulaşılamaz
bir hedef olarak görülürdü. Hamdolsun bunu başardık. Azmettik, sabrettik,
hedefimize kilitlendik, kendimize, ülkemize inandık ve bunu başardık. İnşallah bu
seviyeleri muhafaza edecek, milletçe bu seviyelerin daha da altına hep birlikte
ineceğiz.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Türkiye'nin, hiçbir kompleksi, çekincesi ve tereddütü olmadan tarihine,
medeniyetine, büyüklüğüne yakışır biçimde bulunduğu coğrafyada, her kesimle
görüşebilen yegane ülke olduğunu söyledi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta
yurt içi ve yurt dışında gerçekleşen programı hakkında bilgi verdi.

Adana'da onbinlerce kişinin katılımıyla coşkulu bir açılış töreni
yapıldığını anımsatan Erdoğan, 75 farklı eserin hizmete açıldığını anlattı.
İstanbul'da Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından hazırlanan, ''2023'te 500
milyar dolar İhracat Stratejisi''ni kamuoyu ile paylaştıklarını anımsatan
Erdoğan, ''Bu, bizim de 2023 vizyonumuzun bir gereği idi. Türkiye İhracatçılar
Meclisi ayrıca bu çalışmayı yaparak, bizim bu hedefimizin ne denli doğru olduğunu
belirlemiş oldu'' diye konuştu.

Erdoğan, Ankara'da, Çevre ve Orman Bakanlığınca -parti ayrımı yapılmadan-
belediyelere katı atık toplama aracı hediye edilmesi dolayısıyla düzenlenen
törene katıldığını hatırlattı.

İngiltere'de gerçekleştirdiği temaslar hakkında da bilgi veren Erdoğan,
Kraliçe 2. Elizabeth ve İngiltere Başbakanı David Cameron ile görüştüklerini
ifade etti.

Bu süreçte, Irak'a tarihi bir ziyaret gerçekleştirdiklerini anımsatan
Erdoğan, bunun son derece önemli bir ziyaret olduğunu söyledi.

Bağdat'ta havaalanı çıkışında ellerinde Türk bayrağı taşıyan Iraklıların
sevgi gösterilerine muhatap olduklarını belirten Erdoğan, ''Bundan önceki
gidişlerimizde bu hali görmek mümkün değildi ama şu anda durum çok daha farklı
bir konuma geldi. Gerçekten heyecan verici, duygulandırıcı bir tabloydu'' dedi.

Irak ziyaretini değerlendiren Erdoğan, ''Türkiye, hiçbir kompleksi
olmadan, çekincesi, tereddütü olmadan tarihine, medeniyetine, büyüklüğüne yakışır
biçimde tüm bu coğrafyada her kesimle görüşebilen yegane ülkedir. Her mezheple,
her inanç grubuyla, her etnik grupla görüşüyor, müzakerelerimizi yapıyor, tamamen
dostluk, kardeşlik hissiyatı, tamamen birlik mesajları doğrultusunda
uyarılarımızı muhataplarımıza iletiyoruz'' diye konuştu.

''Irak bizim için komşudan öte bir ülkedir'' diyen Başbakan Erdoğan,
şöyle devam etti:

''Ortak tarihi, ortak kültürü, ortak medeniyeti paylaştığımız,
topraklarımızda ortak şehitlerimizi ağırladığımız bir ülkedir. Dicle ile Fırat
birbirine ne kadar kardeş ise Türkiye ile Irak da birbirine o kadar yakındır, o
kadar kardeştir. Bu ifadeleri, Irak Milli Meclisinde konuşan ilk yabancı ülke
Başbakanı olarak oradaki milletvekillerine de söyledim. Irak'ta camilerde,
caddelerde patlayan her bomba bizim yüreğimizi yaralıyor. Irak'ın sokaklarında
yere düşen her can, bizim canımızdan can koparıyor.''

Halepçeleri, Telaferleri, Felluceleri tekrar görmek ve yaşamak
istemediklerini söyleyen Erdoğan, aynı kıbleye yönelen Irak halkının birlik,
kardeşlik içinde geleceği hep birlikte inşa etmesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bizim en büyük ve en samimi arzumuz, bu ziyaretimizi yurt içinde ve
yurt dışında hiç kimse farklı yerlere çekmeye ve farklı şekillerde yorumlamaya
kalkmasın. Her zaman söylüyorum, biz rol kapma çabası içinde değiliz, çıkar
kaygısı içinde değiliz. Biz mezhepler, etnik kökenler içinden nüfuz mücadelesi
içinde değiliz. Biz Irak'a baktığında petrol kuyularını görenlerden hiç değiliz.
Yerin altındaki zenginlikleri değil; biz, yerin üstündekileri, gönüllerdekini
görenlerdeniz.

Şunu da hatırlatmak durumundayım; Ortadoğu'daki, Kuzey Afrika'daki tüm
gelişmelere en başından itibaren tamamen ilkelerimiz doğrultusunda baktık ve
bakmaya devam ediyoruz. Hep şunu söyledik; bu bölge, insanlık tarihiyle yaşıt
geçmişine uygun olarak yeniden bir selam coğrafyası olsun bir barış coğrafyası
olsun. Yeniden huzurun, güvenliğin, hak ve hukukun coğrafyası olsun istiyoruz.
Hiç tereddüt etmeden, hiç çekinmeden biz bu ilkelerimizi, çağrılarımızı cesaretle
dile getiriyoruz. Tunus, Mısır için söylediğimizi Libya, Suriye, Bahreyn, Yemen
için de söylüyoruz. Aynı cümleyi her yerde kullanmak gerekmiyor. O coğrafyanın
gereği neyse onların yaşadığı tablo neyse ona göre o cümleleri seçmesini de çok
iyi biliyoruz.

Bu coğrafyanın sakinleri aynı zamanda bu coğrafyanın sahipleridir. Biz
her zaman bunu güçlü bir şekilde savunduk. Hiç kimsenin içişlerine karışmadan
dostça, kardeşçe uyarılarımızı yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Libya'da,
Suriye'de olsun Yemen ve Bahreyn'de olsun daha fazla kan akmadan, acı yaşanmadan
halkların hissiyatına, arzu ve taleplerine karşılık gelecek reformların acilen
yapılmasını yüksek sesle dile getirdik ve getiriyoruz; yaptığımız budur.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili olarak, ''Çözüm üreten, barış,
istikrar ve hukuk isteyen bir ülke olarak tüm denklemlerde yer almaya devam
edeceğiz'' dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, Orta Doğu'daki
gelişmelere değindi.

Halkların haklı taleplerini görmemezlikten gelerek, halkları öldürmeye
yönelik tavırları tasvip etmelerinin mümkün olmadığını ifade eden Erdoğan,
''Üslubumuz, tarzımız, yönetimimiz farklı olabilir. Sesimizin tonuna değil,
muhtevasına baksınlar. Orada zaten hiç değişmeyen ilkelerimizi görecekler''
dedi.

NATO Genel Sekreteri Rasmussen ile dünkü görüşmesinde de tavırlarını
ilettiklerini anlatan Erdoğan, ''NATO'nun Afganistan'da, Irak'ta olduğu gibi
değil, Libya'da başarılı bir sınav vermek zorunda'' olduğunu aktardığını
kaydetti. NATO'nun Afganistan'da 8 yılı aşkın süredir bulunduğunu ama oradaki
gelişmelerin bekledikleri gibi olmadığına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle
sürdürdü:

''Şu anda Afganistan'daki NATO güçlerinde ciddi bir yorgunluğu görüyoruz.
Herkes çekilmenin hesabını yapıyor. Problem çözülmeden çekilmenin hesabını
yapıyor. Irak'ın hali ortada... Irak'ta yine beklenenler olmadı. Irak, şu anda
yeraltı, yerüstü bütün yapılanmalarıyla kim bilir kaç on yıl alacak. Böyle bir
durum var. Bunu, yıkılan bir medeniyeti yeniden inşa etmek sadece Irak halkının
değil, herhalde bu operasyonlara katılanların da görevi olsa gerek. Akşam
saatlerinde Lübnan eski Başbakanı, tabii eski derken şu anda henüz Başbakandır,
fakat malum Parlamentodaki desteği sebebiyle bunu böyle söyledim. Şu anda
Lübnan'ın Başbakanı'dır, Sayın Hariri kardeşim ile de görüştüm. Ona da
düşüncemizi ilettim. Libya, Suriye ve diğer bütün ilgili ülkeler nezdinde
görüşlerimizi farklı şekillerde dile getiriyoruz.''

Libya'dan vatandaşlarını tahliye etmek isteyen ülkelerin Türkiye'den
yardım istediğini hatırlatan Erdoğan, Guardian ve New York Times gazetelerinin
tutuklu muhabirlerini kurtarmak için Türkiye'den yardım istediğini belirten
Erdoğan, Bingazi ve Mısrata'dan 321 yaralının tedavi için İzmir'e geleceğini
söyledi. 321 yaralı, 158 yolcu ve refakatçiyi taşıyan geminin bugün Çeşme'ye
geleceğini anlatan Erdoğan, kendilerine tahsis edilen hastanede tedavilerinin
yapılacağını kaydetti.''

Başbakan Erdoğan, ''Şu anda Trablus'ta da Bingazi'de de Türkiye var;
taraflarla konuşan, diyalog kurabilen, sözü geçen bir Türkiye var. Ama aynı
şekilde Bahreyn'de de Türkiye var. Bugün Dışişleri Bakanımızı Bahreyn'e
gönderdik, orada görüşmeler yapmak için...Yarın, Suriye'ye geçecek, orada da
görüşmeler yapacak. Arzumuz nedir? Arzumuz, şu bölgenin barışına Türkiye olarak
nasıl katkı sağlayacağımızdır'' dedi.

Erdoğan, Türkiye'nin bu tavrını sürdürürken, ''Efendim Türkiye'nin
içindeki sorunları halletik de o mu kaldı?'' şeklinde eleştiriler yöneltildiğine
işaret ederek, ''Türkiye bir kasaba devleti değil. Türkiye, tarihiyle,
medeniyetiyle, hangi toprakların üzerinde, hangi devlet ve medeniyet anlayışıyla
var olduğunun bilincindedir. Biz içerideki sıkıntıların da bilincinde, hem onunla
mücadelemizi sürdüreceğiz hem de bölgemizdeki olanların hepsiyle mücadelemizi
sürdüreceğiz ve bölgemizde barışı inşallah egemen kılmanın gayreti içinde
olacağız. Çözüm üreten, barış, istikrar ve hukuk isteyen bir ülke olarak tüm
denklemlerde yer almaya devam edeceğiz'' diye konuştu.

(12.45)

**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****