2010-12-28 - 16:18
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Mehmet
Akif Ersoy'un, Türk dilinin en büyük ses bayraklarından biri olduğunu söyledi.

TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı.

Mehmet Akif Ersoy'un vefatının 74. yılı dolayısıyla açıklama yapan Günay,
Akif'in, şairliğinin yanında ''bir ahlak öğreticisi'' olduğunu söyledi.

Akif'in bütün vasıflarıyla, örnek bir insan, Müslüman, yurttaş olduğunu
belirten Günay, ''Mehmet Akif Ersoy, dilimizin en büyük ses bayraklarından
birisidir'' dedi.

2011'i Mehmet Akif Ersoy'u anma yılı olarak ilan ettiklerini anımsatan
Günay, Akif'in, Anadolu şehirlerinde ve tarihi bağlılıklar taşığı tüm coğrafyada
gerçekleştirecek etkinlikler anılacağını söyledi.

2011 yılında Akif ile ilgili yeni bir anma kitabı da hazırladıklarını
ifade eden Günay, Ankara'da Mehmet Akif Ersoy ismiyle ''edebiyat müze
kütüphanesi'' açmayı planladıklarını bildirdi.

Günay, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın sorusu üzerine, Akif'in
İstanbul'da vefat ettiği binayla ilgili kamulaştırma girişimlerinin olduğunu,
2011'de buranın müze olmasını amaçladıklarını kaydetti.

CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır da Akif'i CHP Grubu adına minnet ve
şükranla andıklarını söyledi.

Çakır, Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin yıl dönümünde Harbiyeli koşusuna
Valilik tarafından izin verilmemesinin çok önemli olduğunu belirterek, ''Ne
yapılırsa yapılsın Harbiyeli ile Ankaralının birbirine olan bağlarını
gevşetebilmek mümkün değildir'' diye konuştu.

Boynunda madalya ile kürsüye gelen CHP Ankara Milletvekili Zekeriya
Akıncı, madalyayı, Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin yıl dönümünde koşuya katıldığı
için Validen aldığını ve ömür boyu gururla taşıyacağını söyledi. Akıncı, İçişleri
Bakanından Seymenlerin gösterisi ve Garnizon koşusunun iptaliyle ilgili bir
açıklama beklediğini ifade etti.

''Bu tür yasaklamalarla yurttaşların Mustafa Kemal'e olan sevgisinin,
O'na olan inancının önüne geçmeniz mümkün değildir'' diyen Akıncı, ''Eğer
Ankara'nın huzurunu ve refahını düşünüyorsanız, Cumhurbaşkanı ve Başbakan için
kesilen protokol yollarını düşünün'' diye konuştu.

AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik Mehmet Akif Ersoy'un 74. ölüm
yılı dolayısıyla, AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu da Türkiye İş
Kurumu-KOSGEB İşbirliği ile Düzenlenen Mesleki Eğitim Kursları ve Girişimcilere
Verilecek olan Hibe Desteklerle ilgili gündem dışı konuşma yaptılar.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün,
Türkiye'de 2003'ten bugüne kadar 400 binin üzerinde yeni şirket açılırken, sadece
80 bin şirket kapandığını kaydetti.

Ergün, TBMM Genel Kurulunda, AK Parti Van Milletvekili Kayhan
Türkmenoğlu'nun, İş Kurumu-KOSGEB işbirliği ile düzenlenen mesleki eğitim
kursları ve girişimcilere verilecek olan hibe desteklerle ilgili gündemdışı
konuşmasına hükümet adına yanıt verdi.

Ülke kaynaklarını zenginleştirecek olan kişilerin girişimciler olduğunu
belirten Ergün, Türkiye'de her 100 kişiden 4,6 kişi şirket kurarken, ABD'de her
100 kişiden 11,7 kişi, Güney Kore'de de her 100 kişiden 15 kişinin şirket
kurduğunu kaydetti.

Bakan Ergün, girişimciliği Bakanlık olarak desteklediklerini belirtti.
Türkiye'de 2002'de 30 bin şirket kurulurken, 2009'da 44 bin şirket kurulduğunu
ifade eden Ergün, 2003'ten bugüne kadar 400 binin üzerinde yeni şirket açılırken,
sadece 80 bin şirketin kapandığını bildirdi.

''Bunlar yatırım, üretim, istihdam demek'' diyen Ergün, KOSGEB destekleri
hakkında bilgi verdi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, sadece yeni girişimciler için destek
vermenin yetmeyeceğini, mevcut girişimcilerin de desteklenmesi gerektiğini
vurguladı. Girişimci olmak isteyenlere, 60 saatlik girişimcilik eğitiminden sonra
27 bin lira para vererek iş hayatına başlamalarının desteklendiğini belirten
Ergün, geçen 10 yılda sadece 6 bin kişiye eğitim verilmişken, sadece bu yıl 12
bin kişiye eğitim verildiğini bildirdi.

Bu eğitimleri alanların bir kısmını yeni iş kurmak isteyenlerin, bir
kısmını da mevcut şirketlerini geliştirmek, daha iyi yönetmek isteyenlerin
oluşturduğunu ifade eden Ergün, ''İş kurmak isteyenlere eğitimlerini aldıktan
sonra 27 bin TL'yi hibe olarak veriyoruz. Daha da ihtiyacı varsa 70 bin TL'yi de
geri ödemeli kredi olarak veriyoruz'' dedi.

Nihat Ergün, ''Yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle, akademisyenler,
'benim yeni bir teknolojik ürün veya teknoloji geliştirecek projem var, bunu
ticarileştirmek istiyorum' diyorsa, projesini sunuyor, iş dünyasından oluşan
heyetlerden geçiyor, ticarileşmeye müsait olan projelerin teknoparklarda yerini
ayırıyoruz; onlara da tamamı hibe olmak üzere 100 bin lira tekno girişim
sermayesi veriyoruz. Bazen soruyorlar, bu çocuklar bu parayı batırırlarsa... Biz
sırf onları cesaretlendirmek için diyoruz ki; batırırsanız siz batırın. Bunların
içinden çıkacak 1-2 tane Türkiye'yi markalaştıracak proje Türkiye'nin önünü
açacaktır'' diye konuştu.

Bugüne kadar Türkiye'de risk sermayesini geliştiremediklerini belirten
Ergün, riskli olduğu için kimsenin bu projelere destek vermediğini, ancak
gençlerin bu projelerine destek vermek gerektiğini söyledi. Ergün, 180 gence bu
desteği verdiklerini, 2011 yılında ise 300 gencin projesine destek vereceklerini
söyledi.

Nihat Ergün, işbirliği, güçbirliği desteği de verdiklerini belirtti.
Şirketlerin işbirliği yapmaya yanaşmadığını, ''küçük olsun benim olsun''
mantığıyla hareket ettiğini dile getiren Ergün, küçük şirketlerin büyük
ortaklıklarla büyümesi gerektiğini vurguladı. Ergün, ''Eğer 5 firma biraraya
gelip de işbirliği, güçbirliği yaparsa, biz projelerine 500 bin liraya kadar geri
ödemeli, 250 bin lira da geri ödemesiz destek veriyoruz'' dedi.

Diğer destekledikleri projeler hakkında bilgi veren Ergün, ürünlerini
tanıtanlara 15 bin lira, ''yurtdışında benimle aynı işi yapan şirketlerle kontak
kurmak istiyorum'' diyenlere 15 bin lira eşleştirme desteği verdiklerini söyledi.
Nihat Ergün, personeline eğitim vermek isteyenlere 10 bin lira, enerji
verimliliği projesi üretenlere de 30 bin lira destek verdiklerini kaydetti.

Bu arada, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Danışma Kurulu kararıyla,
Genel Kurulun çalışma saatleri düzenlendi.

Buna göre, 4 ve 11 Ocak 2011 salı günleri, 1 saat sözlü soruların
ardından gündemdeki tasarı ve tekliflere geçilecek. 5 ve 12 Ocak çarşamba günleri
sözlü sorular görüşülmeyecek.

Genel Kurul, 4 ve 11 Ocak salı günleri 15.00-20.00, 5, 6, 12, 13 Ocak
günleri ise 13.00-20.00 saatleri arasında çalışacak.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye'nin artık
tifo, suyla bulaşan dizanteriler, benzeri virüs hastalıklarındaki gerileme
açısından belki de iki lig atladığını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda sözlü soruları yanıtlayan Akdağ, nüfusu azalan
yerlere sağlık personeli hizmetinin aile hekimleri aracılığıyla götürüldüğünü
kaydetti.

Kar üzerinde yürüyen paletli ambulansların sayısının 140 olduğunu bunu
200'e kadar çıkaracaklarını belirten Akdağ, gerekirse helikopter ambulanslarla da
taşıma yaptıklarını ve bunları geliştireceklerini söyledi.

Türkiye'nin son beş yıl içinde temiz içme sularıyla ilgili çok büyük
mesafe aldığını dile getiren Akdağ, 2010'da kayıtlı tifo vakasının 31 olduğuna,
10 binlerle ifade edilen vakaların buralara gerilediğine dikkati çekti.

Akdağ, ''Belediyelere de şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Küçük
sayıdaki istisnalar dışında bu yeni anlayışa belediyelerimiz ayak uydurmuştur''
diye konuştu.

Bu konuda Avrupa ülkelerine yakın noktaya gelindiğini, Doğu Avrupa
ülkelerinin üstüne çıkıldığını belirten Akdağ, ''Türkiye artık tifo, suyla
bulaşan dizanteriler, benzeri virüs hastalıkları açısından lig atlamış belki iki
lig atlamış durumdadır'' dedi.

Akdağ, 2002 yılından önce Ağrı ile Ankara'nın hekim oranının 1'e 24
olduğunu bu farkı 1'e 3'e kadar düşürdüklerini, dengeyi sağlamak için gayret
ettiklerini kaydetti.

2010'un ilk aylarından sonra yeni bir ''domuz gribi'' vakası tespit
edilmediğini, Dünya Sağlık Örgütünün salgın durumu olmadığını ilan ettiğini,
Türkiye'de de durumun aynı olduğunu söyleyen Akdağ, ''Böyle bir salgın tehlikesi
beklemiyoruz, bilim adamlarımız da beklemiyor'' diye konuştu.

43 milyon doz ''domuz gribi'' aşısının anlaşmayla garanti altına
alındığını ancak sadece 6 milyon dozuna para ödendiğini ifade eden Akdağ, 3
milyon doz aşının kullanıldığını, 3 milyon doz aşının tedbir olarak stoklarda
tutulduğunu bildirdi.

Beyin ölümü tespit edilenlerin organlarının bağışlanma oranının yüzde 30
civarında olduğunu ifade eden Akdağ, bu oranın mutlaka yükseltilmesi, toplumda bu
duyarlılığın artırılması gerektiğini kaydetti.

Türkiye'de 57 hastanede 103 merkezde organ nakli yapıldığını belirten
Akdağ, son beş yılda 3 bin 896 kişiye beyin ölümü gerçekleşmiş vatandaşlardan, 8
bin 151 kişiye de canlıdan organ nakli yapıldığını bildirdi.

Akdağ, 2002'de 729 olan organ nakli sayısının 2010'da 3 bin 172'ye
yükseldiğini ancak bu artışın yeterli olmadığını söyledi.

Son üç yılda kanserle ilgili 13 milyon 770 bin kutu ilaç tüketildiğini
bildiren Akdağ, son beş yılda 5 bin 760 eczane açıldığını 3 bin 722 eczanenin da
kapandığını kaydetti.

Meslek hastalığı tespiti konusunda şu anda yeterli durumda olunmadığını
belirten Akdağ, buna yönelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile protokol
düzenlediklerini anlattı.

Akdağ, Türkiye'de 10 bin kişiye düşen doktor sayısının 15, Avrupa ise 35
olduğunu dile getirdi.

Öte yandan, DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in sınır güvenliğiyle
ilgili kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi reddedildi.
(16.18)