2012-06-14 - 15:00
TBMM Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda,
kamuoyunda ''ombudsmanlık'' olarak bilinen Kamu Denetçiliği Kurumu kurulmasına ilişkin tasarı, kabul edilerek yasalaştı.
CHP Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova, Balıkesir'in büyükşehir yapılması konusunda halkın referandumda görüşlerinin alınmasını istedi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, 3 milletvekili gündemdışı konuştu.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Aydın'ın büyükşehir yapılması hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, ilin büyükşehir yapılmasıyla 36 belde belediyesinin kapatılacağını belirterek, bu durumu eleştirdi.
Uzunırmak, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in açıklamalarını eleştirerek, ''Belediye başkanının açıklamalarından rahatsısız. Muhalefet milletvekiliyim ama Başbakan'a öyle açıklamalar yapmayacak'' dedi. Uzunırmak, bu sözleri üzerine kendisine laf atan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ile tartıştı.
CHP Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova ise Balıkesir'in büyükşehir olması hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, ilin haritasını göstererek, Balıkesir'in büyükşehir olması durumunda 892 köy ve 34 beldenin kapatılacağını söyledi.
Akova, ilin büyükşehir yapılması konusunda halkın referandumda görüşlerinin alınması gerektiğini ifade ederek, ''Büyükşehir olmasına karşı değiliz ama halkın görüşlerinin alınması gerekiyor'' diye konuştu. Akova, ''Büyükşehir olmadan sorunlarını çözmeyen iller yok mudur-'' diye sordu.
AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun da Bolu'daki gelişmeler hakkında gündemdışı konuştu.
Yerinden söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati ise ''Başkanlık Divanı üyelerinden, komisyon başkanlarından ve milletvekillerinden bir istirhamım var'' diyerek, milletvekillerinden Meclis içinde araçlarını düzgün parketmelerini istedi.
Düzgün parkedilmeyen araçları sorduğu polisin, ''Efendim napayım, milletvekili geldi, park etti'' dediğini ifade eden Nebati, ''Oralarda meydana gelebilecek kazaların bir numaralı sorumlusu bizler olacağız. Lütfen trafik kurallarına tam ve düzgün uyalım'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
Genel Kurul'da kabul edilen önergeyle, denetçiler arasındaki işbölümü düzenlendi. Buna göre, denetçilerden biri kadın ve çocuk hakları alanında görevlendirilecek.
Muhalefetin maddelerin oylanması sırasında karar yeter sayısı aranmasını istemesi üzerine, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, AK Parti milletvekillerine hitaben, ''Şimdi Genel Kurul kapılarını kilitleteceğim. 5 dakikada bir karar yeter sayısı isteniyor'' uyarısında bulundu.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, HSYK yaz kararnamesi kapsamında yapılan atamaları eleştirdi. Atamaların ''siyasi'' olduğunu savunan Özgündüz, ''bu atamalarla yargıda kıyım yapıldığını'' öne sürdü. Özgündüz, atamaların insan hakları ihlali olduğunu iddia etti.
Bu arada, muhalefet sık sık karar yeter sayısı istedi. Yoklamaların ardından karar yeter sayısı bulunamayıp ara verilmesine, bazı AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.
Partisinin önergesi üzerinde konuşan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, ''(Uzmanlık titrine sahip olan insanlara görev verin) diyor bu önerge. Aksi ne demek- 'Hayır' derseniz, bu insanlar ehliyetli olmasın demektir, bu da bu Meclis'e yakışmaz'' diye konuştu.
MHP Elazığ Milletvekili Enver Erdem, partisinin önergesi üzerinde konuşurken, ilçe adliyelerinin kapatıldığını belirterek, AK Parti'lilere yönelik ''Azdınız'' dedi.
AK Parti'li milletvekillerinin laf atarak tepki göstermesi üzerine Erdem, ''İlçe adliyelerini kapatıyorsunuz, bu azgınlık değil midir?'' diye sordu.
Kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, ''O kelimeleri kullandığı için özür dilemesi lazım. Onun o sözüne cevap verecek bir aile terbiyem yok'' karşılığını verdi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener de ''Azmak sözü, Meclis çatısı altında uygun olmayan bir söz'' diyerek Erdem'i uyardı.
MHP'li Erdem ise ''4 milyon insanın yargı hizmetlerinden yararlanmasının önünde engel teşkil edecek bir uygulama var. Bu azmak değilse o zaman azmamışlardır'' sözleriyle kendisini savundu.
TBMM Başkanı Akşener, daha sonra birleşime 1 saat ara verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın görüşmeleri ikinci bölüm üzerinde sürüyor.
Tasarının 18. maddesinde verdikleri önerge üzerinde söz alan MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, ''Sayın Bakan'a şimdi sormak istiyorum, neden önergemize katılmıyorsunuz- Bizim önergemiz 18. maddeyle noktasına virgülüne kadar aynı'' dedi.
''Görüyoruz ki Sayın Bakan dahil hiç kimse Genel Kurul'u izlemiyor'' ifadesini kullanan Yılmaz, şöyle devam etti:
''Siz ne konuşursanız konuşun, bürokratlar getiriyor tasarıları. Yukarıdan talimat geliyor, parmaklar kalkıyor, kabul ediliyor. Hani halkın derdine çare bulunacaktı? Verdiğimiz önergeler hep, 'muhalefetten geliyor' diye kabul edilmiyor. Önergede ne söyleniyor, ne isteniyor kimse dinlemiyor. Sadece, 'muhalefetten geliyor' diye kabul edilmiyor. Böyle bir şey olamaz.''
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''MHP'nin önergesi, madde ile aynı değil'' diyerek, MHP'li Yılmaz'ın sözlerine karşı çıktı.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener de ''Kelime farkı var'' dedi.
Tasarının ikinci bölümü üzerinde konuşan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, kamu denetçiliğinin İskandinav ülkelerinde başarılı şekilde uygulandığını, Türkiye'de de uygulanabileceğini ve uygulanması gerektiğini söyledi.
Kart, ''Ancak burada önemli olan, kamu denetçiliğinin başarılı şekilde uygulanmasını sağlayacak demokratik iklim Türkiye'de var mıdır? Kamu denetçisinin siyasi iktidarın baskısı altında kalmadan bağımsız bir şekilde hareket etme imkanı var mıdır yok mudur? Tasarıyı buna göre analiz etmek lazım'' diye konuştu.
AK Parti iktidarında, kamu yönetiminde güven ve nitelik kavramlarının yok edildiğini, kıdem ve liyakatı esas almayan parti içi dengeleri referans alan bir yapı oluşturulduğunu iddia eden Kart, ''Ortada böyle bir gerçek varken, kamu denetçisi adalet anlayışı içinde nasıl bir araştırmada bulunabilir'' diye sordu.
Kart, son günlerde, özel yetkili mahkemelerin savcı ve hakimlerinin yerlerinin değiştirilmesinin konuşulduğunu belirterek, ''Giden savcıların, hakimlerin yerine yenileri geliyorsa ne yapacağız? Özde değişen bir şey var mı? Maalesef yok. Devleti yönetme değil, ele geçirme anlayışı kararlılıkla sürmektedir'' ifadesini kullandı.
BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, grubu adına yaptığı konuşmada, ombudsmanlığın, dünyada tercih edilen bir denetim mekanizması haline geldiğini ifade ederek, ombudsmanların bağımsız kamu görevlisi olarak şikayetçilerin başvurularını incelediğini kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tasarı kapsamı dışında tutulmasını eleştiren Dora, ''TSK'ya tanınan bu ayrıcalık nereden gelmektedir- Bunun demokratik bir ülkede olması sözkonusu değildir'' dedi.
Dora, başdenetçinin görev süresinin 7 yıl olması ve ikinci kez seçilme hakkı verilmemesi gerektiğini söyledi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, tasarıyı, ''yukarıdan dikte ile hazırlanmış bir tasarı'' olarak değerlendirdi.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri'nin ombudsman olarak seçileceği iddiasında bulunan Oğan, ''Bu kişi gelip hükümeti denetleyecek. Buna siz bile inanmıyorsunuz'' değerlendirmesinde bulundu.
Oğan, hükümetin ülkeyi KHK ile yönettiğini savunarak, ''Bir başnedetçi, üstüne koyun 5 denetçi; hepsi olacaktır boş denetçi'' diye konuştu.
Siyasi erkin gölgesinde kalacak bir ombudsmanın, Dilekçe Komisyonu'nun memurundan bir farkı kalmayacağını ileri süren Oğan, siyasi erkin etkisinde kalmayan bir ombudsman seçilmesi gerektiğini belirtti.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in sözleri, Genel Kurul'da tansiyonun yükselmesine neden oldu.
Genel Kurul'un geç saatlere kadar çalışmasını eleştiren Genç, ''Burası kanun çıkarma makinası değil. Şu saatte AK Parti adına parmak kaldıranlar, neye parmak kaldırdıklarını dahi bilmiyorlar'' dedi.
Genç, kendisine laf atan AK Parti'li milletvekillerine, ''Laf atacaksan, git sokakta at, burası Meclis'' karşılığını verdi. Genç, başdenetçinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla seçileceğini iddia etti.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Genç'in konuşması sırasında örnek verirken, ''Bir kadın gelse ona göz kırpsanız, kadın da bunu da denetçiye şikayet etse...'' sözlerine tepki göstererek, ''Kadınları karıştırmayın bu işe lütfen, erkek erkeğe göz kırpsın...'' dedi. Milletvekilleri, Akşener'in bu sözlerini gülerek karşıladı.
AK Parti'li milletvekilleri, Kamer Genç'in, ''Başdenetçi ve denetçiliğe ilahiyat fakültesi mezunlarını atayacaksınız. Sizin getirmeye çalıştığınız seviye kadılık seviyesidir. Türkiye'de kadılık sistemine dönüyorsunuz. Türkiye'de hukuk kalmamıştır. Bugünün yarını da var. Bir zamanlar düdüğü ötenlerin şimdi kuyrukları birtakım yerlerine kısmış durumda. Bir gün sizi de aynı durumda göreceğiz. Diktatörlük yapma hakkını elde edenlerin, yarın bazı kediler gibi pıstığını da göreceğiz'' sözlerine de tepki gösterdi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''Böyle bir şahsa cevap vermek bana zül gelir'' dedi.
''(Siciliniz bozuk) diyen bu şahsın, bu grubun sicilini ölçecek çap ve kapasitesi yok'' diyen Aydın, başdenetçilik ve denetçilik görevlerine, diğer fakülteler gibi ilahiyat fakültesi mezunlarının da seçilebileceğini kaydetti.
''Başınıza taş düşse Tayyip Erdoğan'dan bileceksiniz. Öfkenizi burada bu kadar kusmanıza ne gerek var?' diyen Aydın, oluşturulacak makamın yasamaya bağlı olacağını başbakana bağlı olmayacağını, şimdiden o makamın töhmet altında bırakılmaması gerektiğini bildirdi.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, tasarının ikinci bölümü üzerinde milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.
Milletvekillerinin adliyelerin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili yoğun sorular yönelttiğine dikkati çeken Yılmaz, adliyelerin kuruldukları yerlerin iş yüküne göre düzenlendiğini anımsattı.
''Millet adaleti arıyor'' ifadesini kullanan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
''AİHM'ne neden gidiliyor? Vatandaş, 'ben burada adaleti bulamadım' diyor. Benim vatandaşım en yakın adliyeyi değil adil kararı arıyor. Hakim yokluğundan davalar uzuyor. Bu adil yargılanma hakkının ihlalidir. Yargıda verimliliğin artırılmasını istiyoruz.
İş yükü dağıtımında adalet istiyoruz ve 'kamu kaynaklarını israf etmeyelim' diyoruz. Benim de milletvekili olduğum ilin 4 adliyesi kapanıyor. Aslolan adaleti aramaktır. Geç kalan adalet, adalet değildir. Dosya yoğunluğu fazla olan yerlerde yargı uzuyor. Bunları azaltmalıyız.''
TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda ''ombudsmanlık'' olarak bilinen Kamu Denetçiliği Kurumu kurulmasına ilişkin tasarı kabul edilerek yasalaştı.
Kanun, kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikayet mekanizması oluşturulması suretiyle idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı, adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumu kurulmasını öngörüyor.
Kanuna göre, TBMM Başkanlığı'na bağlı, kamu tüzel kişiliğine haiz, özel bütçeli ve merkezi Ankara'da bulunan Kamu Denetçiliği Kurumu kurulacak. Kurum; başdenetçilik ve genel sekreterlikten oluşacak. Kuruma 1 başdenetçi, 5 denetçi ve genel sekreter, uzman ve uzman yardımcıları ile diğer personelden oluşan 246 kadro ihdas ediliyor. Kurum, gerekli gördüğü yerlerde büro açabilecek.
Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olacak. Ancak cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) sadece askeri nitelikteki faaliyetleri kurumun görev alanının dışında olacak.
Kurum, başdenetçi tarafından yönetilecek ve temsil edilecek.
Denetçilerden biri kadın ve çocuk hakları alanında görevlendirilecek.
Başdenetçi ve denetçi aday adayı olmak isteyenler TBMM Başkanlığı'na başvuracak. TBMM Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinden oluşacak karma komisyon, başdenetçi seçiminde başvuruda bulunan adaylar arasından üç adayı, başvuru süresinin bittiği tarihten itibaren 15 gün içinde belirleyerek Genel Kurul'a sunulmak üzere Meclis Başkanlığı'na bildirecek.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, başdenetçi ve denetçilere görevleriyle ilgili olarak emir ve talimat veremeyecek, genelge gönderemeyecek, tavsiye ve telkinde bulunamayacak.
Başdenetçi TBMM Genel Kurulu'nda, denetçiler ise karma komisyonda, ''Görevimi tam bir tarafsızlık, dürüstlük, hakkaniyet ve adalet anlayışı içinde yerine getireceğime namusum ve şerefim üzerine ant içerim'' şeklinde yemin edip göreve başlayacak.
Başdenetçi ve denetçilerin görev süreleri 4 yıl olacak.
Başdenetçiye başbakanlık müsteşarı, denetçilere ise başbakanlık müsteşar yardımcısı maaşı ödenecek.
Kuruma, gerçek ve tüzel kişiler başvurabilecek. Kişinin talebi halinde başvurusu gizli tutulacak.
Başvurulardan; belli bir konuyu içermeyenler, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin olanlar, belirtilen şartları taşımayanlar, sebepleri, konusu ve tarafları aynı olanlar ile daha önce sonuçlandırılanlar incelenmeyecek.
Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için idari başvuru yollarının tüketilmesi zorunlu olacak.
Başvurulardan herhangi bir ücret alınmayacak.
Kurumun, istediği bilgi ve belgelerin, bu isteğin tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde verilmesi zorunlu olacak. Bu süre içinde istenen bilgi ve belgeleri haklı bir neden olmaksızın vermeyenler hakkında soruşturma açılabilecek.
Devlet sırrı veya ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeler, yetkili mercilerin en üst makam veya kurulunca gerekçesi belirtilmek suretiyle verilmeyebilecek. Ancak, devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeler yerinde incelenebilecek.
Başdenetçi veya denetçiler, bilirkişi görevlendirebilecek.
Kamu Denetçiliği Kurumu, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde sonuçlandıracak. Kurum, inceleme ve araştırma sonucunu ilgili merci ve başvurana bildirecek.
Başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi halinde, durmuş olan dava açma süresi, gerekçeli kararın ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek.
Başvurunun Kurum tarafından yerinde görülerek kabul edilmesi halinde ise ilgili merci kurumun önerisi üzerine 30 gün içinde herhangi bir işlem tesis etmez veya eylemde bulunmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak.
Kurumun inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren 6 ay içinde sonuçlandırılmaması halinde de durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işleyecek.
Kurum, her yıla ilişkin faaliyet ve önerilerini kapsayan raporu Komisyon'a sunacak. Komisyon, bu raporu 2 ay içinde görüşüp kendi kanaat ve görüşlerini de içerecek şekilde özetleyerek Genel Kurul'a sunulmak üzere Meclis Başkanlığı'na gönderecek. Komisyon'un raporu TBMM Genel Kurulu'nda ivedilikle görüşülecek.
TBMM bütçesinden alınacak Hazine yardımı ile diğer gelirler kurumun gelirlerini oluşturacak.
Başdenetçi, denetçi, genel sekreter, uzman ve uzman yardımcıları ile diğer personel, siyasi partilere üye olamayacak; herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan davranışta bulunamayacak. Görevlerini yerine getirirken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayırımı yapamayacak; görevleri nedeniyle herhangi bir şekilde öğrendikleri mesleki veya ticari sırları, görevlerinden ayrılmış olsalar bile açıklayamayacak, kendilerinin veya başkalarının yararına kullanamayacak.
Bu kişiler, kendilerinin, eşlerinin ve üçüncü derece de dahil kan ve kayın hısımlarının şikayetlerini inceleyemeyecek. Bu görevleri süresince resmi veya özel hiçbir görev alamayacak, ticaretle uğraşamayacak.
Başdenetçi ve denetçi hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılabilmesi, TBMM Başkanı'nın iznine bağlı olacak. İzin verilmesi veya verilmemesine ilişkin karara karşı Danıştay'a itiraz edilebilecek. Bu kişiler hakkındaki soruşturma Yargıtay cumhuriyet başsavcısı tarafından yapılacak, açılacak kamu davası Yargıtay'da görülecek.
Genel Sekreter, uzman ve uzman yardımcıları ile diğer personel hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılabilmesi de başdenetçinin iznine bağlı olacak ve karara itiraz merci de Ankara Bölge İdare Mahkemesi olacak.
Başdenetçi ve denetçiler hakkında, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda yer alan yaş haddi hükümleri uygulanmayacak.
Kanunun, Kurum'a başvuru yapılmasına ilişkin maddesi 9 ay sonra, diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Kanun hükümlerini ise TBMM Başkanı ve Bakanlar Kurulu yürütecek.
******HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ******
TBMM Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, 3 milletvekili gündemdışı konuştu.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Aydın'ın büyükşehir yapılması hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, ilin büyükşehir yapılmasıyla 36 belde belediyesinin kapatılacağını belirterek, bu durumu eleştirdi.
Uzunırmak, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in açıklamalarını eleştirerek, ''Belediye başkanının açıklamalarından rahatsısız. Muhalefet milletvekiliyim ama Başbakan'a öyle açıklamalar yapmayacak'' dedi. Uzunırmak, bu sözleri üzerine kendisine laf atan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ile tartıştı.
CHP Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova ise Balıkesir'in büyükşehir olması hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, ilin haritasını göstererek, Balıkesir'in büyükşehir olması durumunda 892 köy ve 34 beldenin kapatılacağını söyledi.
Akova, ilin büyükşehir yapılması konusunda halkın referandumda görüşlerinin alınması gerektiğini ifade ederek, ''Büyükşehir olmasına karşı değiliz ama halkın görüşlerinin alınması gerekiyor'' diye konuştu. Akova, ''Büyükşehir olmadan sorunlarını çözmeyen iller yok mudur-'' diye sordu.
AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun da Bolu'daki gelişmeler hakkında gündemdışı konuştu.
Yerinden söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati ise ''Başkanlık Divanı üyelerinden, komisyon başkanlarından ve milletvekillerinden bir istirhamım var'' diyerek, milletvekillerinden Meclis içinde araçlarını düzgün parketmelerini istedi.
Düzgün parkedilmeyen araçları sorduğu polisin, ''Efendim napayım, milletvekili geldi, park etti'' dediğini ifade eden Nebati, ''Oralarda meydana gelebilecek kazaların bir numaralı sorumlusu bizler olacağız. Lütfen trafik kurallarına tam ve düzgün uyalım'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
Genel Kurul'da kabul edilen önergeyle, denetçiler arasındaki işbölümü düzenlendi. Buna göre, denetçilerden biri kadın ve çocuk hakları alanında görevlendirilecek.
Muhalefetin maddelerin oylanması sırasında karar yeter sayısı aranmasını istemesi üzerine, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, AK Parti milletvekillerine hitaben, ''Şimdi Genel Kurul kapılarını kilitleteceğim. 5 dakikada bir karar yeter sayısı isteniyor'' uyarısında bulundu.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, HSYK yaz kararnamesi kapsamında yapılan atamaları eleştirdi. Atamaların ''siyasi'' olduğunu savunan Özgündüz, ''bu atamalarla yargıda kıyım yapıldığını'' öne sürdü. Özgündüz, atamaların insan hakları ihlali olduğunu iddia etti.
Bu arada, muhalefet sık sık karar yeter sayısı istedi. Yoklamaların ardından karar yeter sayısı bulunamayıp ara verilmesine, bazı AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.
Partisinin önergesi üzerinde konuşan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, ''(Uzmanlık titrine sahip olan insanlara görev verin) diyor bu önerge. Aksi ne demek- 'Hayır' derseniz, bu insanlar ehliyetli olmasın demektir, bu da bu Meclis'e yakışmaz'' diye konuştu.
MHP Elazığ Milletvekili Enver Erdem, partisinin önergesi üzerinde konuşurken, ilçe adliyelerinin kapatıldığını belirterek, AK Parti'lilere yönelik ''Azdınız'' dedi.
AK Parti'li milletvekillerinin laf atarak tepki göstermesi üzerine Erdem, ''İlçe adliyelerini kapatıyorsunuz, bu azgınlık değil midir?'' diye sordu.
Kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, ''O kelimeleri kullandığı için özür dilemesi lazım. Onun o sözüne cevap verecek bir aile terbiyem yok'' karşılığını verdi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener de ''Azmak sözü, Meclis çatısı altında uygun olmayan bir söz'' diyerek Erdem'i uyardı.
MHP'li Erdem ise ''4 milyon insanın yargı hizmetlerinden yararlanmasının önünde engel teşkil edecek bir uygulama var. Bu azmak değilse o zaman azmamışlardır'' sözleriyle kendisini savundu.
TBMM Başkanı Akşener, daha sonra birleşime 1 saat ara verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı'nın görüşmeleri ikinci bölüm üzerinde sürüyor.
Tasarının 18. maddesinde verdikleri önerge üzerinde söz alan MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, ''Sayın Bakan'a şimdi sormak istiyorum, neden önergemize katılmıyorsunuz- Bizim önergemiz 18. maddeyle noktasına virgülüne kadar aynı'' dedi.
''Görüyoruz ki Sayın Bakan dahil hiç kimse Genel Kurul'u izlemiyor'' ifadesini kullanan Yılmaz, şöyle devam etti:
''Siz ne konuşursanız konuşun, bürokratlar getiriyor tasarıları. Yukarıdan talimat geliyor, parmaklar kalkıyor, kabul ediliyor. Hani halkın derdine çare bulunacaktı? Verdiğimiz önergeler hep, 'muhalefetten geliyor' diye kabul edilmiyor. Önergede ne söyleniyor, ne isteniyor kimse dinlemiyor. Sadece, 'muhalefetten geliyor' diye kabul edilmiyor. Böyle bir şey olamaz.''
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''MHP'nin önergesi, madde ile aynı değil'' diyerek, MHP'li Yılmaz'ın sözlerine karşı çıktı.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener de ''Kelime farkı var'' dedi.
Tasarının ikinci bölümü üzerinde konuşan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, kamu denetçiliğinin İskandinav ülkelerinde başarılı şekilde uygulandığını, Türkiye'de de uygulanabileceğini ve uygulanması gerektiğini söyledi.
Kart, ''Ancak burada önemli olan, kamu denetçiliğinin başarılı şekilde uygulanmasını sağlayacak demokratik iklim Türkiye'de var mıdır? Kamu denetçisinin siyasi iktidarın baskısı altında kalmadan bağımsız bir şekilde hareket etme imkanı var mıdır yok mudur? Tasarıyı buna göre analiz etmek lazım'' diye konuştu.
AK Parti iktidarında, kamu yönetiminde güven ve nitelik kavramlarının yok edildiğini, kıdem ve liyakatı esas almayan parti içi dengeleri referans alan bir yapı oluşturulduğunu iddia eden Kart, ''Ortada böyle bir gerçek varken, kamu denetçisi adalet anlayışı içinde nasıl bir araştırmada bulunabilir'' diye sordu.
Kart, son günlerde, özel yetkili mahkemelerin savcı ve hakimlerinin yerlerinin değiştirilmesinin konuşulduğunu belirterek, ''Giden savcıların, hakimlerin yerine yenileri geliyorsa ne yapacağız? Özde değişen bir şey var mı? Maalesef yok. Devleti yönetme değil, ele geçirme anlayışı kararlılıkla sürmektedir'' ifadesini kullandı.
BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, grubu adına yaptığı konuşmada, ombudsmanlığın, dünyada tercih edilen bir denetim mekanizması haline geldiğini ifade ederek, ombudsmanların bağımsız kamu görevlisi olarak şikayetçilerin başvurularını incelediğini kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tasarı kapsamı dışında tutulmasını eleştiren Dora, ''TSK'ya tanınan bu ayrıcalık nereden gelmektedir- Bunun demokratik bir ülkede olması sözkonusu değildir'' dedi.
Dora, başdenetçinin görev süresinin 7 yıl olması ve ikinci kez seçilme hakkı verilmemesi gerektiğini söyledi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, tasarıyı, ''yukarıdan dikte ile hazırlanmış bir tasarı'' olarak değerlendirdi.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri'nin ombudsman olarak seçileceği iddiasında bulunan Oğan, ''Bu kişi gelip hükümeti denetleyecek. Buna siz bile inanmıyorsunuz'' değerlendirmesinde bulundu.
Oğan, hükümetin ülkeyi KHK ile yönettiğini savunarak, ''Bir başnedetçi, üstüne koyun 5 denetçi; hepsi olacaktır boş denetçi'' diye konuştu.
Siyasi erkin gölgesinde kalacak bir ombudsmanın, Dilekçe Komisyonu'nun memurundan bir farkı kalmayacağını ileri süren Oğan, siyasi erkin etkisinde kalmayan bir ombudsman seçilmesi gerektiğini belirtti.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in sözleri, Genel Kurul'da tansiyonun yükselmesine neden oldu.
Genel Kurul'un geç saatlere kadar çalışmasını eleştiren Genç, ''Burası kanun çıkarma makinası değil. Şu saatte AK Parti adına parmak kaldıranlar, neye parmak kaldırdıklarını dahi bilmiyorlar'' dedi.
Genç, kendisine laf atan AK Parti'li milletvekillerine, ''Laf atacaksan, git sokakta at, burası Meclis'' karşılığını verdi. Genç, başdenetçinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla seçileceğini iddia etti.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Genç'in konuşması sırasında örnek verirken, ''Bir kadın gelse ona göz kırpsanız, kadın da bunu da denetçiye şikayet etse...'' sözlerine tepki göstererek, ''Kadınları karıştırmayın bu işe lütfen, erkek erkeğe göz kırpsın...'' dedi. Milletvekilleri, Akşener'in bu sözlerini gülerek karşıladı.
AK Parti'li milletvekilleri, Kamer Genç'in, ''Başdenetçi ve denetçiliğe ilahiyat fakültesi mezunlarını atayacaksınız. Sizin getirmeye çalıştığınız seviye kadılık seviyesidir. Türkiye'de kadılık sistemine dönüyorsunuz. Türkiye'de hukuk kalmamıştır. Bugünün yarını da var. Bir zamanlar düdüğü ötenlerin şimdi kuyrukları birtakım yerlerine kısmış durumda. Bir gün sizi de aynı durumda göreceğiz. Diktatörlük yapma hakkını elde edenlerin, yarın bazı kediler gibi pıstığını da göreceğiz'' sözlerine de tepki gösterdi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''Böyle bir şahsa cevap vermek bana zül gelir'' dedi.
''(Siciliniz bozuk) diyen bu şahsın, bu grubun sicilini ölçecek çap ve kapasitesi yok'' diyen Aydın, başdenetçilik ve denetçilik görevlerine, diğer fakülteler gibi ilahiyat fakültesi mezunlarının da seçilebileceğini kaydetti.
''Başınıza taş düşse Tayyip Erdoğan'dan bileceksiniz. Öfkenizi burada bu kadar kusmanıza ne gerek var?' diyen Aydın, oluşturulacak makamın yasamaya bağlı olacağını başbakana bağlı olmayacağını, şimdiden o makamın töhmet altında bırakılmaması gerektiğini bildirdi.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, tasarının ikinci bölümü üzerinde milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.
Milletvekillerinin adliyelerin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili yoğun sorular yönelttiğine dikkati çeken Yılmaz, adliyelerin kuruldukları yerlerin iş yüküne göre düzenlendiğini anımsattı.
''Millet adaleti arıyor'' ifadesini kullanan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
''AİHM'ne neden gidiliyor? Vatandaş, 'ben burada adaleti bulamadım' diyor. Benim vatandaşım en yakın adliyeyi değil adil kararı arıyor. Hakim yokluğundan davalar uzuyor. Bu adil yargılanma hakkının ihlalidir. Yargıda verimliliğin artırılmasını istiyoruz.
İş yükü dağıtımında adalet istiyoruz ve 'kamu kaynaklarını israf etmeyelim' diyoruz. Benim de milletvekili olduğum ilin 4 adliyesi kapanıyor. Aslolan adaleti aramaktır. Geç kalan adalet, adalet değildir. Dosya yoğunluğu fazla olan yerlerde yargı uzuyor. Bunları azaltmalıyız.''
TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda ''ombudsmanlık'' olarak bilinen Kamu Denetçiliği Kurumu kurulmasına ilişkin tasarı kabul edilerek yasalaştı.
Kanun, kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikayet mekanizması oluşturulması suretiyle idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı, adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumu kurulmasını öngörüyor.
Kanuna göre, TBMM Başkanlığı'na bağlı, kamu tüzel kişiliğine haiz, özel bütçeli ve merkezi Ankara'da bulunan Kamu Denetçiliği Kurumu kurulacak. Kurum; başdenetçilik ve genel sekreterlikten oluşacak. Kuruma 1 başdenetçi, 5 denetçi ve genel sekreter, uzman ve uzman yardımcıları ile diğer personelden oluşan 246 kadro ihdas ediliyor. Kurum, gerekli gördüğü yerlerde büro açabilecek.
Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olacak. Ancak cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) sadece askeri nitelikteki faaliyetleri kurumun görev alanının dışında olacak.
Kurum, başdenetçi tarafından yönetilecek ve temsil edilecek.
Denetçilerden biri kadın ve çocuk hakları alanında görevlendirilecek.
Başdenetçi ve denetçi aday adayı olmak isteyenler TBMM Başkanlığı'na başvuracak. TBMM Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinden oluşacak karma komisyon, başdenetçi seçiminde başvuruda bulunan adaylar arasından üç adayı, başvuru süresinin bittiği tarihten itibaren 15 gün içinde belirleyerek Genel Kurul'a sunulmak üzere Meclis Başkanlığı'na bildirecek.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, başdenetçi ve denetçilere görevleriyle ilgili olarak emir ve talimat veremeyecek, genelge gönderemeyecek, tavsiye ve telkinde bulunamayacak.
Başdenetçi TBMM Genel Kurulu'nda, denetçiler ise karma komisyonda, ''Görevimi tam bir tarafsızlık, dürüstlük, hakkaniyet ve adalet anlayışı içinde yerine getireceğime namusum ve şerefim üzerine ant içerim'' şeklinde yemin edip göreve başlayacak.
Başdenetçi ve denetçilerin görev süreleri 4 yıl olacak.
Başdenetçiye başbakanlık müsteşarı, denetçilere ise başbakanlık müsteşar yardımcısı maaşı ödenecek.
Kuruma, gerçek ve tüzel kişiler başvurabilecek. Kişinin talebi halinde başvurusu gizli tutulacak.
Başvurulardan; belli bir konuyu içermeyenler, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin olanlar, belirtilen şartları taşımayanlar, sebepleri, konusu ve tarafları aynı olanlar ile daha önce sonuçlandırılanlar incelenmeyecek.
Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için idari başvuru yollarının tüketilmesi zorunlu olacak.
Başvurulardan herhangi bir ücret alınmayacak.
Kurumun, istediği bilgi ve belgelerin, bu isteğin tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde verilmesi zorunlu olacak. Bu süre içinde istenen bilgi ve belgeleri haklı bir neden olmaksızın vermeyenler hakkında soruşturma açılabilecek.
Devlet sırrı veya ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeler, yetkili mercilerin en üst makam veya kurulunca gerekçesi belirtilmek suretiyle verilmeyebilecek. Ancak, devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeler yerinde incelenebilecek.
Başdenetçi veya denetçiler, bilirkişi görevlendirebilecek.
Kamu Denetçiliği Kurumu, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde sonuçlandıracak. Kurum, inceleme ve araştırma sonucunu ilgili merci ve başvurana bildirecek.
Başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi halinde, durmuş olan dava açma süresi, gerekçeli kararın ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek.
Başvurunun Kurum tarafından yerinde görülerek kabul edilmesi halinde ise ilgili merci kurumun önerisi üzerine 30 gün içinde herhangi bir işlem tesis etmez veya eylemde bulunmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak.
Kurumun inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren 6 ay içinde sonuçlandırılmaması halinde de durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işleyecek.
Kurum, her yıla ilişkin faaliyet ve önerilerini kapsayan raporu Komisyon'a sunacak. Komisyon, bu raporu 2 ay içinde görüşüp kendi kanaat ve görüşlerini de içerecek şekilde özetleyerek Genel Kurul'a sunulmak üzere Meclis Başkanlığı'na gönderecek. Komisyon'un raporu TBMM Genel Kurulu'nda ivedilikle görüşülecek.
TBMM bütçesinden alınacak Hazine yardımı ile diğer gelirler kurumun gelirlerini oluşturacak.
Başdenetçi, denetçi, genel sekreter, uzman ve uzman yardımcıları ile diğer personel, siyasi partilere üye olamayacak; herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan davranışta bulunamayacak. Görevlerini yerine getirirken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayırımı yapamayacak; görevleri nedeniyle herhangi bir şekilde öğrendikleri mesleki veya ticari sırları, görevlerinden ayrılmış olsalar bile açıklayamayacak, kendilerinin veya başkalarının yararına kullanamayacak.
Bu kişiler, kendilerinin, eşlerinin ve üçüncü derece de dahil kan ve kayın hısımlarının şikayetlerini inceleyemeyecek. Bu görevleri süresince resmi veya özel hiçbir görev alamayacak, ticaretle uğraşamayacak.
Başdenetçi ve denetçi hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılabilmesi, TBMM Başkanı'nın iznine bağlı olacak. İzin verilmesi veya verilmemesine ilişkin karara karşı Danıştay'a itiraz edilebilecek. Bu kişiler hakkındaki soruşturma Yargıtay cumhuriyet başsavcısı tarafından yapılacak, açılacak kamu davası Yargıtay'da görülecek.
Genel Sekreter, uzman ve uzman yardımcıları ile diğer personel hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılabilmesi de başdenetçinin iznine bağlı olacak ve karara itiraz merci de Ankara Bölge İdare Mahkemesi olacak.
Başdenetçi ve denetçiler hakkında, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda yer alan yaş haddi hükümleri uygulanmayacak.
Kanunun, Kurum'a başvuru yapılmasına ilişkin maddesi 9 ay sonra, diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Kanun hükümlerini ise TBMM Başkanı ve Bakanlar Kurulu yürütecek.
******HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ******
