2020-02-18 - 17:57
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin güzel bir ülke olduğunu belirterek, farklı görüşlere rağmen, birlikte huzur içinde yaşamak istediklerini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Asla ve asla umutsuzluğa kapılmayın. Bu ülkeye güzel baharı hep beraber getireceğiz. Demokrasi içinde getireceğiz, halkın oylarıyla getireceğiz. Öteden beri söylerim, yine söylüyorum; ben bu milletin ferasetine güveniyorum." diye konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu, milletin bir noktada "yeter artık" diyerek oyunun rengini değiştirebileceğini, halkın çıkarlarını savunan, kul hakkı yemeyen, kararlı bir kişiyi, kararlı ve onurlu bir partiyi iktidara taşıyabileceğini dile getirerek, "Biz bunu yapacağız." ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Hepimiz şu soruyu soruyoruz. Bu Türkiye ne zaman düzelecek? Ne zaman hepimiz huzura kavuşacağız? Hiç endişe etmeyin, Türkiye'yi huzura kavuşturmak, namuslu, dürüst, vatandaşla arasında ayrım yapmayan politikacıların görevidir." dedi.
Kılıçdaroğlu, her inanca, her kimliğe ve her yaşam tarzına saygı göstereceklerini, Türkiye'nin böyle güzel olacağını söyledi.
Farklılıklarıyla zenginleşen bir Türkiye'nin inşa edilmesi gerektiğini belirten CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Siyasetteki kini, öfkeyi, intikamı bir tarafa bırakmalıyız. Yargı kullanılarak gençlerden intikam alınmaz. Yazıktır, günahtır. O çocukların tamamı bizim çocuklarımız, bizim evlatlarımız. Hapse atsan ne olur, hapiste tutsan ne olur, ellerine kelepçe vursan ne olur? Sen mi kazanırsın, yoksa gençleri mi kaybedersin? Gençlere delikanlı diyoruz. Bazen dozu aşabilirler, kabul edelim. Bize düşen gençliği hoşgörüyle karşılamaktır. Anneler de babalar da öyle düşünür." şeklinde konuştu.
Allah'ın insanlara verdiği en değerli hazinenin "akıl" olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, akıl kullanıldığında bütün sorunların aşılabileceğini ifade etti.
Kemal Kılıçdaroğlu, aklın kullanılmasıyla işsizliğin, yoksulluğun önlenebileceğini, devlette liyakatın esas alınabileceğini anlattı.
Aklın birilerine kiralanmaması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, "Herkes hayatı sorgulamalı, herkes yanlış mıdır doğru mudur bunu oturup düşünmeli ve tartışmalı. Aklımızı kullanarak, bizim gibi düşünmeyen insanlarla bir araya gelip özgürce konuşmalı ve tartışabilmeliyiz." ifadelerini kullandı.
Yaşanan günlük sıkıntıların akılla sorgulanması gerektiğini ifade eden CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Emekli neden geçinemiyor? 8 milyona yaklaşan işsizlik neden var? Neden hapishaneler tıka basa dolu? Neden Orta Doğu bataklığından şehitlerimiz geliyor? Neden sırtını saraya dayayanlar hapse girmiyor da garipler, Harp Okulu öğrencileri sürünüyor? Parası olan dışarıya çıkıyor da neden parası olmayan yıllarını, aylarını hapiste geçiriyor? Neden görüşünü açıkladı diye üniversiteden yüzlerce akademisyen atılır? Bir âlimin, bir bilginin kendi toplumumuz için değil dünya için ne kadar değerli olduğunun acaba farkındalar mı? Biz yüzlerce kişiyi kapının önüne bırakıyoruz; niçin, 'Benim beğenmediğim görüşleri açıkladın, ben de seni sivil ölüme mahkûm ediyorum...' Bunu aklını kullanan her vatandaşın kendi vicdanına sorması lazım: Bu adaletli midir?"
Kemal Kılıçdaroğlu, "Milyonlarca insan işsiz iken, milyonlarca insan asgari ücretle geçinirken, milyonlarca insan asgari ücretin yarısının altında gelirle geçinirken, yüzbinlerce insan çöp konteynerlerinden beslenirken neden saraya yakın bazıları ikişer, üçer büyük maaş alıyor? Milletvekili, bakan, yönetim kurulu maaşını alırsın. Memlekette bu kadar açlık, sefalet var, çöp konteynerlerinden geçinenler var. Gözün doymuyor, gidiyorsun 4-5 yerden aylık alıyorsun." diye konuştu.
Elindeki bir karikatürü de göstererek Türkiye tablosunun burada anlatıldığını dile getiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu tablonun arkasında milyonlarca işsiz var, geçinemediği için intihar eden vatandaşlar var, çocuğunu akşam yatağa aç yatıran annenin dramı var. Bu karikatür, bir Türkiye gerçeğini bundan daha iyi anlatamaz. Bir tarafta işsizlik var, bir tarafta da önünde dolarlar, yedikçe doymayan bir grup var.
Neden on binlerce aile çöp konteynerlerinden besleniyor? Bunu da inkâr ediyorlar. Ama hayatın gerçeği bu. Çıkın sokaklara, caddelere pek çok insan göreceksiniz çöp konteynerlerinin başında. Neden on binlerce aile pazar artıklarından besleniyor? 'Akşam gidin pazara?' Zaten o insan akşam gidiyor pazara. Pazarcı tezgâhı toplar, artıkları atar, o fakir fukara da gelir o artıklardan yiyecek toplar. Bu gerçeğin bilinmemesi, anlatılmaması mümkün değildir. Ben 21. yüzyılın Türkiyesi'nden, 17 yıldır iktidardakilerin acziyetinden söz ediyorum."
Türkiye'nin bu kadar bereketli toprakları, çalışan insanları varken yurt dışından neden saman ithal edildiğini soran Kılıçdaroğlu, en son İsviçre'den saman ithal edilmesini eleştirdi.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, halkın yaşadığı Türkiye'de herkesin bir gelecek endişesi yaşadığını savunarak, gençlerin umudunu kestiğini, geleceklerini gelişmiş ülkelerde aradıklarını söyledi.
Hayat pahalılığının arttığını anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, aile boyu intiharların da Türkiye'nin gündemini meşgul ettiğini dile getirdi.
Kılıçdaroğlu, sandığa giden vatandaşın milletvekillerini seçtiğini zannettiğini ancak bunun büyük bir aldatmaca olduğunu savunarak, "Vatandaş, sadece parti liderlerinin seçtiği milletvekili listesine mühür basar. Milletvekillerini millet seçtiği zaman bu ülkeye demokrasi gelir." şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, eleştirilerini "saray sosyetesi" benzetmesiyle Cumhurbaşkanlığı üzerinden sürdürerek, her vatandaşın doğduğu andan itibaren vergisini verdiğini ancak Cumhurbaşkanlığına yakın isimlerin vergi vermediğini, o kesimlerin vatanseverlik ve ülke çıkarlarını düşünme dertlerinin de olmadığını savundu. Nasıl zenginleşeceklerinin hesabını yapan bu kesimin israfı, itibar olarak gördüğünü ileri süren Kılıçdaroğlu, "Halkın yaşadığı Türkiye'de ise israf haramdır, tasarruf esastır." değerlendirmesini yaptı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, hükümeti, Suriye politikası konusunda uyardıklarını, Suriye politikasının Türkiye'ye maliyetinin ağır olduğunu söyledi.
Bölgede vekâlet savaşları yapıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Egemen güçlerin taşeronluğuna saray sosyetesi soyunuyor. Orduyu da kullanıyorlar. Ölen bizim askerimiz. Mitinglerinde kefen bezi giymiş yandaşların seni karşılıyorlardı. Suriye'ye o yandaşlarını gönder. Ellerine silahı ver gitsinler. Fakir fukaranın çocuğunu niye, hangi amaçla gönderiyorsun?" diye konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu, resmi olarak 3,6 milyon Suriyelinin Türkiye'ye geldiğini ve bu sığınmacılar için toplam 40 milyar dolarlık harcama yapıldığını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Emevi Cami'sine 24 saat içinde gidip namaz kılacaklardı, şimdi İdlib'den bir milyon kardeşimiz gelecek, hepimizin gözü aydın. Bu mudur başarı, dış politika, Türkiye'nin itibarı? Devleti böyle yönetirsen çıkmaz sokaklarda kaybolup gidersin. Devletin dini adalettir, ehliyetle yönetilir. Sen Dışişleri Bakanlığını tamamen devre dışı bırakıp sarayda bir avuç adamla dış politikayı belirlersen Türkiye'yi böyle açmaza sürüklersin. Egemen güçler ateşi elleriyle tutmazlar, maşa kullanırlar. O maşalardan birisi de Erdoğan'ın kendisidir."
Kılıçdaroğlu, partisinin geçen haftaki grup toplantısında FETÖ'nün siyasi ayağına ilişkin açıklamalarda bulunduğunu hatırlatarak, "söz konusu ifadelerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve cephesinde büyük yankılar uyandırdığını" ileri sürdü.
Arzu edilmesi halinde 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki döneme yönelik de açıklama yapabileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, geçen hafta yönelttiği 7 soruya yanıt beklediğini söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu, milletin bir noktada "yeter artık" diyerek oyunun rengini değiştirebileceğini, halkın çıkarlarını savunan, kul hakkı yemeyen, kararlı bir kişiyi, kararlı ve onurlu bir partiyi iktidara taşıyabileceğini dile getirerek, "Biz bunu yapacağız." ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Hepimiz şu soruyu soruyoruz. Bu Türkiye ne zaman düzelecek? Ne zaman hepimiz huzura kavuşacağız? Hiç endişe etmeyin, Türkiye'yi huzura kavuşturmak, namuslu, dürüst, vatandaşla arasında ayrım yapmayan politikacıların görevidir." dedi.
Kılıçdaroğlu, her inanca, her kimliğe ve her yaşam tarzına saygı göstereceklerini, Türkiye'nin böyle güzel olacağını söyledi.
Farklılıklarıyla zenginleşen bir Türkiye'nin inşa edilmesi gerektiğini belirten CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Siyasetteki kini, öfkeyi, intikamı bir tarafa bırakmalıyız. Yargı kullanılarak gençlerden intikam alınmaz. Yazıktır, günahtır. O çocukların tamamı bizim çocuklarımız, bizim evlatlarımız. Hapse atsan ne olur, hapiste tutsan ne olur, ellerine kelepçe vursan ne olur? Sen mi kazanırsın, yoksa gençleri mi kaybedersin? Gençlere delikanlı diyoruz. Bazen dozu aşabilirler, kabul edelim. Bize düşen gençliği hoşgörüyle karşılamaktır. Anneler de babalar da öyle düşünür." şeklinde konuştu.
Allah'ın insanlara verdiği en değerli hazinenin "akıl" olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, akıl kullanıldığında bütün sorunların aşılabileceğini ifade etti.
Kemal Kılıçdaroğlu, aklın kullanılmasıyla işsizliğin, yoksulluğun önlenebileceğini, devlette liyakatın esas alınabileceğini anlattı.
Aklın birilerine kiralanmaması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, "Herkes hayatı sorgulamalı, herkes yanlış mıdır doğru mudur bunu oturup düşünmeli ve tartışmalı. Aklımızı kullanarak, bizim gibi düşünmeyen insanlarla bir araya gelip özgürce konuşmalı ve tartışabilmeliyiz." ifadelerini kullandı.
Yaşanan günlük sıkıntıların akılla sorgulanması gerektiğini ifade eden CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Emekli neden geçinemiyor? 8 milyona yaklaşan işsizlik neden var? Neden hapishaneler tıka basa dolu? Neden Orta Doğu bataklığından şehitlerimiz geliyor? Neden sırtını saraya dayayanlar hapse girmiyor da garipler, Harp Okulu öğrencileri sürünüyor? Parası olan dışarıya çıkıyor da neden parası olmayan yıllarını, aylarını hapiste geçiriyor? Neden görüşünü açıkladı diye üniversiteden yüzlerce akademisyen atılır? Bir âlimin, bir bilginin kendi toplumumuz için değil dünya için ne kadar değerli olduğunun acaba farkındalar mı? Biz yüzlerce kişiyi kapının önüne bırakıyoruz; niçin, 'Benim beğenmediğim görüşleri açıkladın, ben de seni sivil ölüme mahkûm ediyorum...' Bunu aklını kullanan her vatandaşın kendi vicdanına sorması lazım: Bu adaletli midir?"
Kemal Kılıçdaroğlu, "Milyonlarca insan işsiz iken, milyonlarca insan asgari ücretle geçinirken, milyonlarca insan asgari ücretin yarısının altında gelirle geçinirken, yüzbinlerce insan çöp konteynerlerinden beslenirken neden saraya yakın bazıları ikişer, üçer büyük maaş alıyor? Milletvekili, bakan, yönetim kurulu maaşını alırsın. Memlekette bu kadar açlık, sefalet var, çöp konteynerlerinden geçinenler var. Gözün doymuyor, gidiyorsun 4-5 yerden aylık alıyorsun." diye konuştu.
Elindeki bir karikatürü de göstererek Türkiye tablosunun burada anlatıldığını dile getiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu tablonun arkasında milyonlarca işsiz var, geçinemediği için intihar eden vatandaşlar var, çocuğunu akşam yatağa aç yatıran annenin dramı var. Bu karikatür, bir Türkiye gerçeğini bundan daha iyi anlatamaz. Bir tarafta işsizlik var, bir tarafta da önünde dolarlar, yedikçe doymayan bir grup var.
Neden on binlerce aile çöp konteynerlerinden besleniyor? Bunu da inkâr ediyorlar. Ama hayatın gerçeği bu. Çıkın sokaklara, caddelere pek çok insan göreceksiniz çöp konteynerlerinin başında. Neden on binlerce aile pazar artıklarından besleniyor? 'Akşam gidin pazara?' Zaten o insan akşam gidiyor pazara. Pazarcı tezgâhı toplar, artıkları atar, o fakir fukara da gelir o artıklardan yiyecek toplar. Bu gerçeğin bilinmemesi, anlatılmaması mümkün değildir. Ben 21. yüzyılın Türkiyesi'nden, 17 yıldır iktidardakilerin acziyetinden söz ediyorum."
Türkiye'nin bu kadar bereketli toprakları, çalışan insanları varken yurt dışından neden saman ithal edildiğini soran Kılıçdaroğlu, en son İsviçre'den saman ithal edilmesini eleştirdi.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, halkın yaşadığı Türkiye'de herkesin bir gelecek endişesi yaşadığını savunarak, gençlerin umudunu kestiğini, geleceklerini gelişmiş ülkelerde aradıklarını söyledi.
Hayat pahalılığının arttığını anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, aile boyu intiharların da Türkiye'nin gündemini meşgul ettiğini dile getirdi.
Kılıçdaroğlu, sandığa giden vatandaşın milletvekillerini seçtiğini zannettiğini ancak bunun büyük bir aldatmaca olduğunu savunarak, "Vatandaş, sadece parti liderlerinin seçtiği milletvekili listesine mühür basar. Milletvekillerini millet seçtiği zaman bu ülkeye demokrasi gelir." şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, eleştirilerini "saray sosyetesi" benzetmesiyle Cumhurbaşkanlığı üzerinden sürdürerek, her vatandaşın doğduğu andan itibaren vergisini verdiğini ancak Cumhurbaşkanlığına yakın isimlerin vergi vermediğini, o kesimlerin vatanseverlik ve ülke çıkarlarını düşünme dertlerinin de olmadığını savundu. Nasıl zenginleşeceklerinin hesabını yapan bu kesimin israfı, itibar olarak gördüğünü ileri süren Kılıçdaroğlu, "Halkın yaşadığı Türkiye'de ise israf haramdır, tasarruf esastır." değerlendirmesini yaptı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, hükümeti, Suriye politikası konusunda uyardıklarını, Suriye politikasının Türkiye'ye maliyetinin ağır olduğunu söyledi.
Bölgede vekâlet savaşları yapıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Egemen güçlerin taşeronluğuna saray sosyetesi soyunuyor. Orduyu da kullanıyorlar. Ölen bizim askerimiz. Mitinglerinde kefen bezi giymiş yandaşların seni karşılıyorlardı. Suriye'ye o yandaşlarını gönder. Ellerine silahı ver gitsinler. Fakir fukaranın çocuğunu niye, hangi amaçla gönderiyorsun?" diye konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu, resmi olarak 3,6 milyon Suriyelinin Türkiye'ye geldiğini ve bu sığınmacılar için toplam 40 milyar dolarlık harcama yapıldığını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Emevi Cami'sine 24 saat içinde gidip namaz kılacaklardı, şimdi İdlib'den bir milyon kardeşimiz gelecek, hepimizin gözü aydın. Bu mudur başarı, dış politika, Türkiye'nin itibarı? Devleti böyle yönetirsen çıkmaz sokaklarda kaybolup gidersin. Devletin dini adalettir, ehliyetle yönetilir. Sen Dışişleri Bakanlığını tamamen devre dışı bırakıp sarayda bir avuç adamla dış politikayı belirlersen Türkiye'yi böyle açmaza sürüklersin. Egemen güçler ateşi elleriyle tutmazlar, maşa kullanırlar. O maşalardan birisi de Erdoğan'ın kendisidir."
Kılıçdaroğlu, partisinin geçen haftaki grup toplantısında FETÖ'nün siyasi ayağına ilişkin açıklamalarda bulunduğunu hatırlatarak, "söz konusu ifadelerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve cephesinde büyük yankılar uyandırdığını" ileri sürdü.
Arzu edilmesi halinde 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki döneme yönelik de açıklama yapabileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, geçen hafta yönelttiği 7 soruya yanıt beklediğini söyledi.
