2009-05-26 - 13:21
TBMM BAŞKANI TOPTAN'IN KABULÜ...
TBMM Başkanı Köksal Toptan, SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş ve beraberindeki SP Başkanlık Divanı üyeleri ile bir grup eski milletvekilini kabul etti.

TBMM Başkanı Köksal Toptan, SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş ve beraberindekileri kabul etti.

Toptan'ın, makamında yapılan kabulde, Kurtulmuş'un yanı sıra SP Başkanlık Divanı üyeleri ile bir grup eski milletvekili de hazır bulundu.

Kabul, görüntü alınmasının ardından basına kapalı devam etti.

Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, ''Sayın Başbakan, 'paranın dini imanı olmaz' diyor. Evet, 'paranın
dini imanı olmaz' lafını Sayın Başbakan nereden, hangi mektepten öğrendi? Ben bir
iktisat hocası olarak söylüyorum; emperyalizmin, kapitalizmin dini imanı paradır'' dedi.

Kurtulmuş, TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın kabulünden sonra gazetecilere
yaptığı açıklamada, ziyaretlerinin amacının, Mecliste bugün son maddeleri
görüşülecek olan Türkiye-Suriye sınır bölgesindeki mayınlı arazilerin
temizlenmesi ve tarıma açılmasıyla ilgili yasa tasarısı olduğunu söyledi.

Bu konuda daha önce kamuoyuna açıkladıkları görüşlerini içeren bir
dosyayı da Toptan'a sunduklarını anlatan Kurtulmuş, şunları söyledi:
''Aynı dosyanın içinde SP olarak bu konuyla ilgili somut tekliflerimiz
nelerdir? Bunları da ilave ettik.
Biz teknik olarak şunları söylüyoruz: Mayınlı araziler temizlensin ama
Türkiye'nin elindeki teknolojik imkanlarla. Buraları, Türk firmalarının
temizlemesine müsaittir. Öncelikle bunun üzerinde durulması gerekir. Ayrıca,
mayın temizleme işiyle bu alanların tarımsal üretime açılması birbirinden
ayrılmalıdır. Bunlar iki ayrı konudur. Öyle görünüyor ki ilgilenen firmaların
çoğunluğu İsrail olmak üzere, bunların başka ülkelerin firmalarına verilmesi,
organik tarımcılığa bu kadar elverişli alanların 49 yıllığına elden çıkarılması
demektir.
Ayrıca, bu bölge ciddi bir su havzasıdır. Sulama için alt yapısı
tamamlanmış bir bölgedir. Dolayısıyla yıllardır yatırım yaptığımız GAP'ın
nimetlerini bunlar yiyecektir. Organik tarıma elverişli bir alan. Siz, bu alanı
kapatacaksınız. Kaldı ki bu bölgedeki petrol ve doğalgaz rezervleriyle ilgili
herhangi bir tasarrufunuz olmayacak. Bu bölgede çok ciddi şekilde hukuki sorunlar
var. İstimlak etmişsiniz, yerel mahkemede sorunlar var. Siz bunları firmalara
vereceksiniz ve hukuki sorunlar Türkiye'nin boynunda kalacak.
Biz onun için diyoruz ki bu ihaleyi ikiye ayırın. Bu alanlar, istimlak
gerekçesi ortadan kalktığına göre, sahiplerine geri verilsin. Hazinenin arazileri
de o bölgedeki topraksız köylülere devredilsin.''

-BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN SÖZLERİ-

Kurtulmuş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki eleştirilere
''faşizan'' karşılığını verdiğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bunu kabul etmek mümkün değil. Bunu Yahudi düşmanlığıyla izah etmek
mümkün değil. Biz, ne Yahudi düşmanıyız, ne Ermeni düşmanıyız, ne Rum düşmanıyız,
ne de Süryani düşmanıyız... Biz, hiçbir zamanda öyle olmadık ama Sayın Başbakanın
birden bire bu kadar Yahudi firmalarını korur hale gelmesini de anlamadığımızı
ifade etmek istiyorum. Yine Sayın Başbakan, 'paranın dini imanı olmaz' diyor.
Evet, 'paranın dini imanı olmaz' lafını Sayın Başbakan nereden, hangi mektepten
öğrendi? Ben bir iktisat hocası olarak söylüyorum; emperyalizmin, kapitalizmin
dini imanı paradır.''
Kurtulmuş, süreçle ilgili ciddi çelişkilerin olduğunu belirterek, ''Bu
alan, sanki bir çiftliği tarımsal üretime veriyormuşuz ya da küçük bir alanı
mayından temizliyormuşuz gibi konuşuluyor. Bu alan 650 bin dönümlük bir alandır
ki bu da Gazze Şeridi'nin 6 katı büyüklüktedir. Bolu ili büyüklükteki bir
alandır. Bu kadar büyük bir alanı, 49 yıllığına yabancı firmalara vereceksiniz.
Bu, Türkiye'nin en verimli arazisidir ve organik tarıma en elverişli alandır''
diye konuştu.
Türkiye'nin elindeki imkanlarla mayınların temizlemesi halinde 3 yıllık
süre içinde 500 bin kişiye istihdam oluşturulmasının mümkün olduğunu savunarak,
''Niçin sadece Suriye sınırındaki mayınları konuşuyoruz da Bulgaristan ve
Gürcistan sınırındaki mayınları konuşmuyoruz? Türkiye'nin bütün sınırlarındaki
900 bin mayın derhal imha edilmelidir. Zaten bizim değerlerimiz, mayını kalleş
bir silah ve savaş etiğine aykırı bir silah olarak görür. Mayını koyarken de para
kazandılar, sökerken de para kazanacaklar'' dedi.

-''2 MİLYON YABANCI GELECEK''-

Mayınların bulunduğu bölgenin tarımsal üretim açısından zengin, ayrıca
petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunduğunu anlatan Kurtulmuş, ihaleyle
ilgilenenlerin İsrail ortaklı firmalar olduğunu ve alanı almaları halinde
tarımsal çiftliklerde yabancı işçi çalıştıracaklarını söyledi. Aileleriyle
birlikte 2 milyonluk yabancı nüfusun getirileceğini belirten Kurtulmuş, ''Gelecek
yabancılar kimlerdir, hangi ülkenin evlatlarıdır, buraya ne şekilde
geleceklerdir?'' diye sordu.
Tasarının yanlış olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, ''Çağrımız
Cumhurbaşkanı'nadır; Cumhurbaşkanımızın önünde, Meclisteki milletvekilleri gibi
çok önemli tarihi bir fırsat vardır. Sayın Cumhurbaşkanımıza, önümüzdeki hafta
randevu alarak görüşlerimizi ileteceğiz. Yasanının veto edilmesi, milletimizin
büyük çoğunluğu tarafından beklenen bir durumdur'' görüşünü savundu.
Kurtulmuş, ''TBMM Başkanı Köksal Toptan ile görüştünüz, kendisi
görüşlerini ifade etti mi?'' sorusuna, ''Sayın Toptan, büyük nezaketle ve
ciddiyetle görüşlerimizi dinledi. Bu konuda yapılan hassas eleştirilere teşekkür
etti. Türkiye'nin bir çok kesiminden eleştiriler geldiğini söyledi'' dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yasayı veto etmemesi halinde ne
yapacaklarının sorulması üzerine Kurtulmuş, ''Biz, Meclis dışında bir partiyiz.
Ama biz Mecliste olsaydık, bu yasa bu kadar rahat geçmezdi. Bundan sonra muktedir
bir iktidarın aday partisi, Saadet Partisi'dir. Görüşlerimizi milletle
paylaşacağız, o bölgede bir takım eylemler yapacağız, halkın duyarlılığını ortaya
çıkaran çalışmalarda bulunacağız. Amacımız sonuç almaktır'' diye konuştu.
Kurtulmuş, ''Abdüllatif Şener partisini kurdu, nasıl
değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna, ''Kendisine başarılar diliyorum. Allah yolunu
açık etsin'' karşılığını verdi.
Numan Kurtulmuş ve beraberindeki eski milletvekilleri ve partililer,
konuyla ilgili olarak gazetecilere yapılan açıklamanın ardından Meclisten
ayrıldı.