2008-10-07 - 11:55
MHP GRUP TOPLANTISI
Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclisin yeni yasama yılına, ''Belirsizliğin ve kriz işaretlerinin arttığı, siyasi çatışmaların tehlikeli boyutlara ulaştığı ve Türkiye'nin varlığına kastetmeyi amaçlayan kanlı terörün tırmandığı yüksek gerilimli bir kargaşa, huzursuzluk ve istikrarsızlık ortamında'' başladığını söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Hükümetin
derhal Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) teröristlerin tam imhasıyla sonuçlanacak
kapsam ve derinlikte bir harekat için siyasi irade göstermesi gerektiğini
belirterek, ''Irak'ın kuzeyindeki Türkiye'ye sızmaların mutlaka önüne geçilmek
üzere komşu ülke coğrafyasında bulunan ve önleyici tedbirler için Irak'ın
kuzeyinden fiziken uygun arazilerden başlatılmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri
tarafından 'Güvenlik Bölgesi' oluşturulmalıdır'' dedi.
MHP, 23. Dönem 3. Yasama Yılının ilk Grup Toplantısına, Gazi Mustafa
Kemal Atatürk, eski MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş ve şehitler için saygı
duruşuyla başladı.
İstiklal Marşının okunmasının ardından konuşan Bahçeli, Meclisin yeni
yasama yılına, ''Belirsizliğin ve kriz işaretlerinin arttığı, siyasi çatışmaların
tehlikeli boyutlara ulaştığı ve Türkiye'nin varlığına kastetmeyi amaçlayan kanlı
terörün tırmandığı yüksek gerilimli bir kargaşa, huzursuzluk ve istikrarsızlık
ortamında'' başladığını söyledi.
Bahçeli, teröristlerin Aktütün Karakolu'na yaptığı saldırıyı bir kez daha
nefretle kınadığını ifade ederek, yaşanan terör olayına hiçbir vatan sevdalısının
tepkisiz kalamayacağını, hiçbir insan evladının sessiz duramayacağını bildirdi.
Bahçeli, ''Hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği kanlı terör tablosu karşısında, ne
öne sürülecek bahaneler, ne mazeret olacak gerekçeler ve ne de sözde kararlılık
mesajları konunun aciliyetini ve vahametini ortadan kaldıramayacaktır'' dedi.
Hain saldırının yeri, zamanı ve şekliyle, güvenlik güçlerini doğrudan ve
ağır silahlarla hedef almasının, terör örgütünün kazandığı cüretin boyutlarını
gözler önüne serdiğini dile getiren Bahçeli, kaçan teröristlerin tam
''imhasıyla'' sonuçlanana kadar havada ve karada, her türlü zeminde yürütülecek
askeri bir operasyonun tam kararlılıkla ve ısrarla sürdürülmesi gerektiğini
bildirdi.

-''SICAK TAKİP ŞARTLARI OLUŞTU''-

Teröristlerin uğrayabilecekleri, ancak böylesi bir akıbetin milletin
vicdanını bir nebze olsun ferahlatacağını vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:
''Irak'ın Kuzeyindeki inlerine kaçan teröristlerin gidebildikleri son
sığınak neresi olursa olsun ve ne kadar uzakta bulunursa bulunsun, artık
uluslararası hukukun tanıdığı meşru sıcak takip şartlarının tamamı oluşmuştur.
Hain saldırıda ağır silahların kullanılmış olunması, sınır ötesine yapılacak
askeri harekata yönelik orantılı güç kullanımını önleyecek eleştirileri de
tamamen ortadan kaldırmış ve bir mazerete imkan vermeyecek kadar durum
netleşmiştir. Hükümet derhal TSK'ya teröristlerin tam bir imhasıyla sonuçlanacak
kapsam ve derinlikte bir harekat için siyasi irade göstermelidir. Bunun yanı
sıra, bu harekatla bağlantılı olarak, bu bölgelerde madem ki her terör
saldırısında, çetin arazi şartlarının örtü ve gizlenmeye imkan verdiği ifade
ediliyorsa, teröristlere üstünlük kazandıran bu fiziki zafiyete son vermek üzere;
geçmişte yaptığımız önerimizi tekrarlıyoruz.''

-''GÜVENLİK BÖLGESİ OLUŞTURULMALIDIR''-

Daha önce açıkladığı ''Güvenlik Bölgesi'' önerisini de yineleyen Bahçeli,
''Irak'ın Kuzeyindeki Türkiye'ye sızmaların mutlaka önüne geçilmek üzere komşu
ülke coğrafyasında bulunan ve önleyici tedbirler için Irak'ın kuzeyinden fiziken
uygun arazilerden başlatılmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ''Güvenlik
Bölgesi'' oluşturulmalıdır. Bunlar bu defada yapılamazsa; sınır ötesine operasyon
yetkisi veren Tezkerenin uygulamalarının kamuoyunda sorgulanması ve toplumun
mücadeleye olan güveninin sarsılması kaçınılmaz olacaktır'' diye konuştu.
MHP Lideri Bahçeli, Türkiye'nin yıllardır Irak coğrafyasından sevk ve
idare edilen açık bir terörist saldırısı ve düşmanca tavırla karşı karşıya
olduğunu, herkesin kabul etmesi gerektiğini ifade ederek, şöyle dedi:
''Dış kaynaklı bu terörist unsurlarla, içteki siyasal uzantılarının bir
cephe oluşturarak eylem, fikir ve emel birliği içinde bulundukları, bu ilişki ve
işbirliğini her ortam ve fırsatta açıkça ifade etmekten asla kaçınmadıkları da
bir gerçek olarak ortadadır. Geldiğimiz bu aşamada, ya bu ihanet cephesi
Türkiye;nin birlikte yaşama iradesini kırarak ülkeyi kanlı bir bölünme ve iç
çatışma sürecine sokacaktır. Ya da Türkiye Cumhuriyeti devleti, bütün milli güç
unsurlarıyla bu saldırılara ve muhataplarına gereken cevabı vererek bu ihanetin
belini kıracaktır. Bunun başka yolu ve yorumu kalmamıştır.''
Bahçeli, ''İç siyasi kaygılar nedeniyle, oy avcılığının terörle
mücadeleyi gevşeten önemli bir faktör olduğunu'' da kaydetti.

-BALIKESİR VE ADANA'DAKİ OLAYLAR-

Son günlerde Balıkesir ve Adana'da yaşanan olaylara da değinen Bahçeli,
''Bölücü hainlerin bu alçak emellerine set çekmek ve bu oyunu boşa çıkarmak,
bugün hepimiz için vatan görevidir. Türk Milliyetçileri ve Ülkücü Gençlik bu
sorumluluk anlayışı içinde olmayı sürdürecek, şartlar ve tahrikler ne kadar ağır
olursa olsun bu alçak senaryonun sahneye konulmasına geçit vermeyecektir. Bu
hassasiyet herkes tarafından gösterilmediği takdirde, etnik kimliklerin
okşanması, bölünmeyi hızlandıracak eğitim ve resmi dil taleplerinin önünün
açılması, bölücülerin hamisi olan Iraklı aşiret reisleriyle, resmi temasların
başlatılması, üzerinde ısrarla durduğumuz kardeşlik duygularına ağır bir darbe
vuracaktır'' diye konuştu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörle mücadelede konusunda daha önce
yaptığı açıklamalara değinerek, şunları söyledi:
''Yaptığımız, tespit, öngörü ve öneriler tarihe düşülmüş kayıtlar olarak
geçmişteki açıklamalarımızda yerini almıştır. Bugüne kadar önerdiğimiz bunca
tedbirlerin hükümet tarafından uygulandığına dair hiçbir emare mevcut değildir.
Hükümet teröristle mücadeleyi Türk Silahlı Kuvvetlerine ihale etmiş, terörle
mücadele gibi çok yönlü mücadele alanında ise sorumluluğunu yerine getirmemiştir.
Biz dün söylediklerimizde haklı çıktık. Yarın için söylediklerimizde de haklı
çıkacağımıza inanıyoruz ve kendimize güveniyoruz. Siyasette yapamayan gider,
yapacak olan gelir. Ancak bu demokratik devir teslim gerçekleşinceye kadar
yaşanacak bütün kayıpların vebali hükümetin omuzlarında, Milliyetçi Hareketin
hesap soran elleri ise sorumluların yakasında olacaktır.''

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, terör yoğunluklu ortamın
ağırlaştırdığı bu dönemde, gündemin ilk maddesi olan 'Sınır Ötesi Operasyon' için
Hükümete izin ve yetki veren tezkeresinin öneminin bir kat daha arttığını
söyledi.
Bahçeli, bölücü terör tehdidi karşısında, öncelikle yapılması gereken
şeyin, 17 Ekim 2007 tarihinde bir yıl süre için Hükümete verilen TSK'ya sınır
ötesi operasyon yapma izin ve yetkisinin Meclis kararıyla tekrarlanması olduğunu
dile getirdi ve şöyle devam etti:
''Türkiye'nin milli birliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bölücü teröre
karşı, hem ülke sathında hem de sınır ötesinde eş zamanlı, etkili ve amansız bir
mücadele verilmesi için başta AKP hükümeti ve yüce Meclis tam bir siyasi irade ve
kararlılığı somut olarak ortaya koymalıdır. Bu konuda artık kamuoyu ile
paylaşılması kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geldiği anlaşılan ve komutanlık devir
teslim törenlerinde yüksek sesle dile getirilen talepler öncelikle hükümet ve
sonra Meclis tarafından ciddiye alınmalıdır. Bu kapsamda, ülkemizin güvenliği
diğer sorunların üstünde tutulmalı, güvenlik güçlerimizin fedakarlıklarını
sekteye uğratan, mücadelelerine zorluk çıkartabilecek hukuki engeller varsa,
bunlar mutlaka aşılmalıdır. Bu itibarla, milliyetçi hareket, bölücülüğün ve
bölücü terörün tamamen yok edilmesinde alınacak kararlar için, her desteği
vermeye hazır ve kararlıdır.
MHP'nin muhterem milletvekilleri, Genel Kurul Salonunda tam kadro hazır
bulunacak ve milli güvenliğin sağlanmasından Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı
sorumlu olan Bakanlar Kuruluna, TSK'ya bir yıl süreyle daha sınır ötesi operasyon
yapma yetkisi veren tezkereye evet oyu vereceklerdir.''

-''TBMM NORMALLEŞME İÇİN ADIM ATMALI''-

Devlet Bahçeli, yılladır süren siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel
bünyeyi çürüten müzminleşmiş hastalıklarla mücadelenin, yeni dönemde de TBMM'nin
önündeki en önemli konu olduğunu söyledi.
Bahçeli, Türkiye'nin kaderini ilgilendiren bu sorunların, 22 Temmuz
seçimlerinin belirlediği Meclis aritmetiği çerçevesinde çözümü konusunda,
TBMM'nin, çok daha hayati görev ve sorumluluklarla karşı karşıya olduğunu
vurguladı ve ''Bugün içinden geçilen yüksek gerilimli ortamdan çıkılması için,
TBMM'nin yeni yasama yılında normalleşme sürecini başlatacak somut adımlar atması
bütün siyasi partilerin ortak sorumluluğu olarak görülmelidir'' dedi.
Türk milletinin, siyaset kurumundan, Parlamentodan ortak talebi ve
beklentisinin, siyasi gerginliklerin yumuşatılması, yolsuzluk ve kanunsuzlukların
üzerine kararlı biçimde gitmesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, konuşmasında şu
ifadelere yer verdi:
''Geçmiş olumsuzluklarda payı olanların, yeni döneme başlarken namuslu
bir vicdan muhasebesi yaparak hatalarından dönmelerini ümit etmek istiyoruz. Aksi
halde, eski tutumların sürdürülmesi durumunda, böylesi bir gelişmenin tarih ve
millet önündeki vebali, çatışma aktörlerinin, ilkesiz siyaset tüccarlarının
vicdanlarında bir kara leke, omuzlarında ilelebet bir yük olarak kalacaktır.''

-''KÜRESEL EKONOMİDEKİ YANGIN HALİ...''-

Gelişmeler ve tecrübelerinin, önümüzdeki dönemde de Türkiye'yi ağır
sorunlarla yüklü yoğun bir siyasi gündemin beklediğini gösterdiğini kaydeden
Bahçeli, önümüzdeki dönemde yolsuzluklar, AB'ye uyum yasaları, Kıbrıs, Kerkük ve
Türkmenlerin geleceği, İran gibi konuların Türkiye'nin önüne geleceğini
bildirdi.
Küresel ekonomide baş gösteren yangın halinin, sanal başarılarla günü
kurtarmaya çalışan Türk ekonomisinin kapısına dayandığına dikkat çeken Bahçeli,
konuşmasını şöyle tamamladı:
''Alınmayan önlemlerin ortaya çıkaracağı risklerin, her geçen gün
katlanarak altından kalkılamayacak kadar ağır bir krize doğru sürüklediği
ortadadır. Yine bu kapsamda artan yolsuzluk haberlerinin uyandırdığı temiz
toplum, temiz siyaset ve temiz yönetim arayışları da siyaset gündemine
yerleşmiştir. Bu konulardaki değerlendirmelerimizi izleyen süreçte kamuoyu ile
ayrıntılı olarak paylaşacağım. Bu ve benzeri ağır sorunların çözümünde elbette ki
ilk muhatap, sorunları adım adım davet eden siyasetiyle, iktidardaki Adalet ve
Kalkınma Partisi kadroları olacaktır. Ancak, Türkiye bizim için bu ilkesiz
iktidara bırakılamayacak kadar önemli ve vazgeçilmez bir ülke, Türk milleti bu
vatandan başka gidecek yeri olmayan, hak ettiği huzur ve refaha bir türlü
kavuşamayan asalet sahibi bir beşeri cevherin adıdır. Tavizkar bir iktidar
zihniyetinin inisiyatifine teslim edilemeyecek kadar kadar önemli, değerli ve
kutludur. Bu itibarla MHP yeni dönemde de ilkeli, yapıcı ve çözüm öneren
siyasetini sürdürecek, birileri istese de istemese de doğruları söylemeye;
beğense de beğenmese de yanlışları eleştirmeye devam edecektir.''
Bu arada, Bahçeli, yeni yasama yılında milletvekillerine başarılar diledi.