2010-07-14 - 16:10
TBMM DEPREM ARAŞTIRMA KOMİSYONU BAŞKANI GÜLLÜCE'NİN BASIN TOPLANTISI?
TBMM Deprem Araştırma Komisyonu Başkanı ve İstanbul Milletvekili İdris Güllüce, tamamlanan komisyon çalışmaları kapsamında hazırladıkları rapora ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.

TBMM Deprem Araştırma Komisyonu Başkanı ve İstanbul Milletvekili İdris Güllüce, tamamlanan komisyon çalışmaları kapsamında hazırladıkları rapora ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.

Dört aylık bir süreci kapsayan komisyon çalışmalarını bugün itibariyle tamamladıklarını ve hazırladıkları raporu TBMM Başkanı Şahin'e sunduklarını belirten Güllüce, komisyonlarının 21. dönemde kurulmuş olan komisyonun akabinde kurulan ikinci komisyon olduğunu belirtti.

Çalışmaları boyunca elliüç birim ve yüzden fazla kişinin komisyon çalışmalarına katılarak bilgi verdiğini belirten Güllüce sözlerine şöyle devam etti:

"Komisyon çalışmalarımız sırasında bilgi alışverişi dışında yerinde incelemelerde de bulunulmuş, Düzce, Sakarya, Kastamonu, Bursa illerine gidlip incelemeler yapılmıştır.

Komisyonumuz deprem araştırmalarının yanısıra yaşanan diğer afetlerle ilgili de araştırmalarda bulunmuştur. Bu açıdan hazırladığımız rapor sadece deprem konusunda değil, diğer doğal afetler konusunda da rehber niteliği görebilecek şekilde oluşturulmuştur.

Rapor hazırlanırken akademisyenlerden, sivil toplum kuruluşlarından, ilgili kurumlardan görüşler alınmış, ortak fikirler doğrultusunda öneriler hazırlanmıştır. Olabildiğince objektif ve eleştirsel hazırlanan raporumuzda sorunlara yüzeysel yaklaşılmamış, sorunların köküne inilmiştir."

Türkiye'nin sahip olduğu jeolojik, jeomorfolojik yapısının yanı sıra iklim özellikleri nedeniyle büyük can ve mal kayıplarına yol açan doğal afetlerle sık sık karşı karşıya kaldığını anlatan Güllüce, ''Ülke topraklarımızın yüzde 96'sı deprem kuşağındadır ve bunun da yüzde 66'lık bölümü 1. ve 2. derece deprem bölgesidir. Dolayısıyla deprem tehlikesi sadece nüfusu 1 milyonun üzerinde olan 11 büyük ilimizi tehdit etmekle kalmıyor, bu bölgeler aynı zamanda ülke nüfusumuzun yüzde 70'ini ve kurulu büyük sanayi tesis potansiyelimizin de yüzde 75'ini barındırdığı için çok büyük önem arz ediyor'' diye konuştu.

Kısa adı DASK olan Doğal Afet Sigortaları Kurumunun ve afet sigortası sisteminin tekrar ele alınarak, daha işlevli ve daha çok kapsayıcı hale getirilmesine ihtiyaç olduğunu belirten Güllüce, ''Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de depremin önceden tahmin edilmesine ilişkin çalışmalar yapılmaktadır. Ancak bu konu ile ilgili çalışan bilim insanlarımız, konunun önemi ve halkta oluşturacağı ilgi nedeniyle daha dikkatli davranmalıdırlar'' dedi.

Afetlere ve özellikle depreme karşı hazırlıklı olma konusunda kurumsal yapılanma çerçevesinde, her kurum ve kuruluşun depremle olan ilişkisin tespit edilmesi gerektiğini dile getiren Güllüce, ''Ülkemizdeki her tür yapının afete duyarlı olmasını sağlayacak kuralların eksikliği veya kurumsal dağınıklığın yarattığı belirsizlikler düşünüldüğünde, İmar Kanunu hükümlerini zedelemeden yapı konusundaki boşlukları dolduran ve tanımsal anlamda bir yapı sistematiği getiren Yapı Kanunu'na ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca mevcut Yapı Denetimi Kanunu da tekrar ele alınarak yeniden yapılandırılmalıdır.''(16.10)