2011-12-09 - 18:38
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Hopa davası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Üstün "İşin içine çete-örgüt girince birden cezalar farklı yere savrulabiliyor. Dosyalara bakmadan beyanda bulunmak çok zor. Bazen kulaktan duyma bilgilerle hareket ediyoruz. N.Ç. davasında da bu böyle oldu. 2005 yılından sonraki bir olayda böyle bir durum söz konusu olamaz." şeklinde konuştu.
Bir babanın kendilerine, üniversite öğrencisi oğlunun eylemlere karıştığı gerekçesiyle çok ağır cezaya çarptırıldığını söylediğini belirten Üstün, "bazen aileler de olayın aslını bilmiyor olabilir. Olayı iyi incelemek gerekir. Eğer gerçekten ortada büyük bir suç yoksa, elbette verilen ağır cezalar doğru değildir; ama aksi bir durumda söz konusu olabilir" dedi.
Üstün, Toplumsal Bellek Platformu Üyelerinin talepleriyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Faili meçhul cinayetler ile ilgili platformun ve bazı muhalefet partilerinin ayrı bir komisyon kurulmasını istediğini söyleyen Üstün, konunun bir alt komisyon oluşturularak İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda da görüşülebileceğini belirtti. Araştırma Komisyonlarının 3 ay artı bir ay çalışma süresi olduğunu söyleyen Üstün, alt komisyon oluşturulması ile konunun daha iyi incelenebileceğini vurguladı.
"Zaman aşımı" ile ilgili konuşan Üstün, "Bende zaman aşımına karşıyım. Zamanında yargının eli kolu bağlıydı. Yargıda meseleye tam uzanamıyordu. Şimdi yargının eli baya kuvvetli. Yargı bu olayların üzerine gitmeli. Bu talebi doğru buluyorum; ama bu ANayasal bir mesele. Şu anda Anayasa çalışması var ve komisyonda her partiden eşit sayıda üye var. Bu durum görüşülebilir." dedi.
ALmanyadaki neo-nazi cinayetleri ile ilgili olarak ise Üstün, "Bu olayların arkasında başka güçler olmasaydı bunlar ortaya çıkardı. Bu işin peşini bırakmayacağız. Entegrasyon da tek taraflı olmaz. Türklerin ALman gibi yaşamasını beklemek, asimilasyon olur, bu da insan hakları ihlalidir. Türklerin kültürlerine ve dinlerine saygı göstermeleri gerekir." dedi.
(18.38)
Bir babanın kendilerine, üniversite öğrencisi oğlunun eylemlere karıştığı gerekçesiyle çok ağır cezaya çarptırıldığını söylediğini belirten Üstün, "bazen aileler de olayın aslını bilmiyor olabilir. Olayı iyi incelemek gerekir. Eğer gerçekten ortada büyük bir suç yoksa, elbette verilen ağır cezalar doğru değildir; ama aksi bir durumda söz konusu olabilir" dedi.
Üstün, Toplumsal Bellek Platformu Üyelerinin talepleriyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Faili meçhul cinayetler ile ilgili platformun ve bazı muhalefet partilerinin ayrı bir komisyon kurulmasını istediğini söyleyen Üstün, konunun bir alt komisyon oluşturularak İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda da görüşülebileceğini belirtti. Araştırma Komisyonlarının 3 ay artı bir ay çalışma süresi olduğunu söyleyen Üstün, alt komisyon oluşturulması ile konunun daha iyi incelenebileceğini vurguladı.
"Zaman aşımı" ile ilgili konuşan Üstün, "Bende zaman aşımına karşıyım. Zamanında yargının eli kolu bağlıydı. Yargıda meseleye tam uzanamıyordu. Şimdi yargının eli baya kuvvetli. Yargı bu olayların üzerine gitmeli. Bu talebi doğru buluyorum; ama bu ANayasal bir mesele. Şu anda Anayasa çalışması var ve komisyonda her partiden eşit sayıda üye var. Bu durum görüşülebilir." dedi.
ALmanyadaki neo-nazi cinayetleri ile ilgili olarak ise Üstün, "Bu olayların arkasında başka güçler olmasaydı bunlar ortaya çıkardı. Bu işin peşini bırakmayacağız. Entegrasyon da tek taraflı olmaz. Türklerin ALman gibi yaşamasını beklemek, asimilasyon olur, bu da insan hakları ihlalidir. Türklerin kültürlerine ve dinlerine saygı göstermeleri gerekir." dedi.
(18.38)
