2006-10-16 - 16:00
TBMM üyeler lokantasında, Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları (HACCP) Yönetim Sistemi Belgesi alınmasının ardından memnuniyetsizliklerin en aza indiği tespit edildi.
TBMM Destek Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Gülsün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üyeler ve personel lokantalarında 2.5 yıllık çalışmanın ardından geçen yıl uluslararası gıda güvenliği standardına ulaşıldığını bildirdi.
Gıda güvenliğinin sağlanması için kontrol sisteminin kurulması gerektiğine dikkati çeken Gülsün, yemek için gerekli ürünlerin alımından pişirilmesine kadar kontrol altında tutulduğuna işaret etti.
''MEMNUNİYET ARTTI''
HACCP Kalite Belgesi alınmadan önce ve sonra yapılan anketlerin karşılaştırıldığını belirten Gülsün, kalite belgesi alınmasından dolayı lezzet, temizlik ve davranışlar konusunda konukların memnuniyetinin arttığını ifade etti. Geçen yıl yapılan ankette üyeler lokantasının temizliği konusunda yüzde 78 olan memnuniyetin, HACCP Kalite Belgesi alındıktan sonra yüzde 96'ya ulaştığını kaydeden Gülsün, yemek lezzetleri konusundaki memnuniyetin ise yüzde 70.9'dan yüzde 91'e çıktığını bildirdi.
Üyeler lokantası personelinin davranışı konusundaki yüzde 74.5'lik memnuniyetin yüzde 98'e ulaştığını anlatan Gülsüm, ''Kalite belgesi alınmadan önceki durum ile şimdiki durum arasında ciddi anlamda olumlu farklılıklar var'' dedi.
TBMM'deki lokantalarda fiziki anlamda değişiklik yapıldığını anlatan Gülsün, yemeklerin bakır kazan yerine çelik kazanlarda pişirilmeye başlandığını bildirdi.
Mutfakta ahşap hiçbir malzeme kullanılmadığını da belirten Gülsün, ''Bıçakların sapı dahil hiçbir şekilde ahşap mutfak malzemesi yok'' dedi.
Gülsün, HACCP Kalite Belgesi almak için mutfak ve yemek salonlarını ''tepeden tırnağa'' değiştirdiklerini söyledi. Gülsün, yemeklerin erken saatlerde hazırlanması yerine servis saatinden hemen önce pişirildiğini vurguladı.
Yemeklerin konuklara ikramından en fazla 10 ila 30 dakika öncesinde pişirildiğini belirten Gülsün, ''Gönül rahatlığıyla yemek yenilebilecek yer oldu'' dedi.
ŞAHİT NUMUNE UYGULAMASI
Daha önce 4 kilogram yağla pişirilen bir yemeğin HACCP Kalite Belgesi alınmasının ardından 1 kilogram yağla pişirilmeye başladığını bildiren Gülsün, HACCP Kalite Belgesinin insan sağlığı konusuna verdiği öneme dikkati çekti. Gıda konusunda kritik yerlerin sürekli denetim ve kontrol altında tutulduğunu kaydeden Gülsün, mutfağın bahçeye açılan kapısının bulunduğu alandan dahi hava numunesi alınarak gerekli tahlillerinin yapıldığını söyledi.
Hüseyin Gülsün, pişirilen her yemekten ''şahit numune'' aldıklarını belirterek, bu uygulama kapsamında numunelerin 72 saat süreyle kapalı kaplarda ve soğuk ortamda saklı tutulduğunu anlattı. Şahit numune uygulamasıyla olası zehirlenmelere neden olup olmayacağının tespit edildiğini belirten Gülsün, rutin bir şekilde su, malzeme, ambar ve mutfakta gerekli tahlillerin yapıldığını kaydetti.
Gıda güvenliğinin sağlanması için kontrol sisteminin kurulması gerektiğine dikkati çeken Gülsün, yemek için gerekli ürünlerin alımından pişirilmesine kadar kontrol altında tutulduğuna işaret etti.
''MEMNUNİYET ARTTI''
HACCP Kalite Belgesi alınmadan önce ve sonra yapılan anketlerin karşılaştırıldığını belirten Gülsün, kalite belgesi alınmasından dolayı lezzet, temizlik ve davranışlar konusunda konukların memnuniyetinin arttığını ifade etti. Geçen yıl yapılan ankette üyeler lokantasının temizliği konusunda yüzde 78 olan memnuniyetin, HACCP Kalite Belgesi alındıktan sonra yüzde 96'ya ulaştığını kaydeden Gülsün, yemek lezzetleri konusundaki memnuniyetin ise yüzde 70.9'dan yüzde 91'e çıktığını bildirdi.
Üyeler lokantası personelinin davranışı konusundaki yüzde 74.5'lik memnuniyetin yüzde 98'e ulaştığını anlatan Gülsüm, ''Kalite belgesi alınmadan önceki durum ile şimdiki durum arasında ciddi anlamda olumlu farklılıklar var'' dedi.
TBMM'deki lokantalarda fiziki anlamda değişiklik yapıldığını anlatan Gülsün, yemeklerin bakır kazan yerine çelik kazanlarda pişirilmeye başlandığını bildirdi.
Mutfakta ahşap hiçbir malzeme kullanılmadığını da belirten Gülsün, ''Bıçakların sapı dahil hiçbir şekilde ahşap mutfak malzemesi yok'' dedi.
Gülsün, HACCP Kalite Belgesi almak için mutfak ve yemek salonlarını ''tepeden tırnağa'' değiştirdiklerini söyledi. Gülsün, yemeklerin erken saatlerde hazırlanması yerine servis saatinden hemen önce pişirildiğini vurguladı.
Yemeklerin konuklara ikramından en fazla 10 ila 30 dakika öncesinde pişirildiğini belirten Gülsün, ''Gönül rahatlığıyla yemek yenilebilecek yer oldu'' dedi.
ŞAHİT NUMUNE UYGULAMASI
Daha önce 4 kilogram yağla pişirilen bir yemeğin HACCP Kalite Belgesi alınmasının ardından 1 kilogram yağla pişirilmeye başladığını bildiren Gülsün, HACCP Kalite Belgesinin insan sağlığı konusuna verdiği öneme dikkati çekti. Gıda konusunda kritik yerlerin sürekli denetim ve kontrol altında tutulduğunu kaydeden Gülsün, mutfağın bahçeye açılan kapısının bulunduğu alandan dahi hava numunesi alınarak gerekli tahlillerinin yapıldığını söyledi.
Hüseyin Gülsün, pişirilen her yemekten ''şahit numune'' aldıklarını belirterek, bu uygulama kapsamında numunelerin 72 saat süreyle kapalı kaplarda ve soğuk ortamda saklı tutulduğunu anlattı. Şahit numune uygulamasıyla olası zehirlenmelere neden olup olmayacağının tespit edildiğini belirten Gülsün, rutin bir şekilde su, malzeme, ambar ve mutfakta gerekli tahlillerin yapıldığını kaydetti.
