2011-01-06 - 13:25
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, komisyon toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, komisyon toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Üç raporun tamamlandığını söyleyen Üskül, Bolu Cezaevi ile Mardin ve Diyarbakır Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumlarına bağlı kuruluşlar ile ilgili incelemelerde bulunduklarını ve raporlar oluşturduklarını belirtti.
Raporların oy birliği ile kabul edildiğini söyleyen Üskül, raporların görüşülmesinden önce bazı üyelerin tutukluluk süreleriyle ilgili de görüşlerini aktardığını ifade etti.
Tutukluluk süresinin 10 yıla kadar uzamasının kabul edilebilir bir durum olmadığını belirten Üskül, "bütün herkes 5-10 yıl tutuklu kalacak diye bir şey yoktur. Bu kararı verenler yargıçlardır. Hem yasanın öngördüklerine göre hem de Avrupa İnsan Hakları kriterlerine göre karar verilmelidir. Yargı organlarına müdahale etme imkanımız yoktur." diye konuştu.
10 yıl tutukluluklarının ardından bazı tutukluların salıverilmesi ile ilgili de konuşan Üskül, "salıverilmiş olmaları beraat etmiş oldukları anlamına gelmiyor. Sonucu mahkumiyette olabilir." dedi.
Makul süreler içinde yargılamanın yapılması gerektiğini söyleyen Üskül, yargıçlara önemli bir görev düştüğünü vurguladı.
Üskül "Alt derece mahkemelerinin tutuklular ile ilgili bazı kararları vermesini sağlayacak yasa değişikliklerine Yargıtay'ın "hayır" diye itiraz ettiği bilinmektedir. Dosyaların yığılması yılların yarattığı bir birikimdir. Herkesin üstüne düşen sorumluluğu üstlenmesi gerekmektedir. Yasama da yürütme de üstüne düşüne yapmalıdır" diye konuştu.
Üskül, sadece belli davalardan yargılananların tutukluluk halinin değil, tüm tutukluların tutukluluk halinin sorun oluşturduğunu belirtti.
(13.25)
Üç raporun tamamlandığını söyleyen Üskül, Bolu Cezaevi ile Mardin ve Diyarbakır Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumlarına bağlı kuruluşlar ile ilgili incelemelerde bulunduklarını ve raporlar oluşturduklarını belirtti.
Raporların oy birliği ile kabul edildiğini söyleyen Üskül, raporların görüşülmesinden önce bazı üyelerin tutukluluk süreleriyle ilgili de görüşlerini aktardığını ifade etti.
Tutukluluk süresinin 10 yıla kadar uzamasının kabul edilebilir bir durum olmadığını belirten Üskül, "bütün herkes 5-10 yıl tutuklu kalacak diye bir şey yoktur. Bu kararı verenler yargıçlardır. Hem yasanın öngördüklerine göre hem de Avrupa İnsan Hakları kriterlerine göre karar verilmelidir. Yargı organlarına müdahale etme imkanımız yoktur." diye konuştu.
10 yıl tutukluluklarının ardından bazı tutukluların salıverilmesi ile ilgili de konuşan Üskül, "salıverilmiş olmaları beraat etmiş oldukları anlamına gelmiyor. Sonucu mahkumiyette olabilir." dedi.
Makul süreler içinde yargılamanın yapılması gerektiğini söyleyen Üskül, yargıçlara önemli bir görev düştüğünü vurguladı.
Üskül "Alt derece mahkemelerinin tutuklular ile ilgili bazı kararları vermesini sağlayacak yasa değişikliklerine Yargıtay'ın "hayır" diye itiraz ettiği bilinmektedir. Dosyaların yığılması yılların yarattığı bir birikimdir. Herkesin üstüne düşen sorumluluğu üstlenmesi gerekmektedir. Yasama da yürütme de üstüne düşüne yapmalıdır" diye konuştu.
Üskül, sadece belli davalardan yargılananların tutukluluk halinin değil, tüm tutukluların tutukluluk halinin sorun oluşturduğunu belirtti.
(13.25)
