2014-05-27 - 16:01
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, "Diyarbakır nasıl ki 1375 yıl önce bugün fethedildiyse şimdi yeniden fethediyoruz. Şimdi kırık kalpleri fethetme zamanı. İşte çözüm süreci bunun için var" dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, "Diyarbakır nasıl ki 1375 yıl önce bugün fethedildiyse şimdi yeniden fethediyoruz. Şimdi kırık kalpleri fethetme zamanı. İşte çözüm süreci bunun için var" dedi.

Diyarbakır'ın fethinin 1375. yıldönümü dolayısıyla gündemdışı konuşan İçten, fetih ile Diyarbakır'ın Anadolu'nun İslam'a açılan ilk büyük kapısı olduğunu söyledi.

İçten, "Diyarbakır nasıl ki 1375 yıl önce bugün fethedildiyse şimdi yeniden fethediyoruz. Şimdi kırık kalpleri fethetme zamanı. İşte çözüm süreci bunun için var" dedi.

MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, iptal edilen yerel seçimlerin 1 Haziran'da yenilenmesiyle ilgili gündemdışı konuşmasında, iktidarın yaklaşımını eleştirdi.

İktidarın göstermelik yatırımlar ya da tamamlanmamış tesislerin açılışıyla halkın iradesini yönlendirmeye çalıştığını ileri süren Uzunırmak, "Bu ahlaksızlıktır. Bir iktidar parayı, şöhreti, emeği çalarak, herşeyi çalarak, kleptomanlık sıfatına yakışacak şekilde davranışlarla seçmen iradesini çalmaya kadar ülkeyi zorlamamalıdır. Seçim bölgelerine, hükümet, iktidar imkanlarıyla yanlış vaatlerle bu kadar yüklenmemeli, toplum bu kadar gerilmemelidir" diye konuştu.

CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli de Bursa'nın Mustafakemalpaşa İlçesinde faaliyet gösteren Bükköy Maden Ocağına ilişkin gündem dışı konuşmasında, Bursa'nın yeraltı ve yerüstü ocaklarıyla talan edildiğini iddia etti. Kaleli, "Soma bir milattır. Bükköy ve diğer maden işletmelerinde hemen önlem alınmalıdır" ifadesini kullandı. Kaleli, konuşmasının sonunda 67'nci Cannes Film Festivali'nde "Kış Uykusu" filmiyle "Altın Palmiye Ödülü"nü kazanan Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ı kutladı.

Daha sonra yerlerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, 54. yılında 27 Mayıs askeri darbesini kınadı.

CHP'nin, madenlerde taşeron çalışmanın yasaklanmasını içeren yasa teklifinin gündemin ön sıralarına alınarak görüşülmesi önerisi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

CHP; TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması nedeniyle önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Geçen hafta doğrudan gündeme alınması kabul edilen yasa teklifinin gündemin ön sıralarına çekilerek, bugün görüşülmesini içeren önerinin okunmasının ardından MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural söz aldı. Maden işkolunda taşeronlaşmanın yasaklanmasını içeren teklifin doğrudan gündeme alındığını hatırlatan Vural, mutabakatın olması halinde üzerinde konuşma yapılmadan ele alınmasını istedi.

CHP Grup Başkanvkeili Akif Hamzaçebi de kabul edilen mutabakat nedeniyle teklifin gündemin ön sıralarına çekilerek yasalaşmasını önerdiklerini söyledi. Hamzaçebi, "AKP destekliyorsa, hiç görüşme yapmadan hemen teklifi yasalaştırabiliriz. Hiç zaman kaybetmeyelim. Geçen haftaki mutabakatın devamı olarak teklifi ele alalım" önerisinde bulundu.

Birleşimi yöneten Başkanvekili Güldal Mumcu'nun sorusu üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır, mutabakatlarının olmadığını söyledi. Bunun üzerine öneri üzerinde görüşmelere geçildi. Satır'a tepki gösteren MHP'li Vural, "Mutabakat olan bir konuyu bile kanunlaştıramıyorsa bu Parlamento'da milletvekillerinin üzerinde irade var demektir" dedi.

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, öneri lehinde yaptığı konuşmada, yaşanan tablodan üzüldüğünü belirterek, "Geçen hafta Soma'daki cinayetten sonra, verdiğim kanun teklifinin bütün parti grupları ve bağımsız milletvekillerinin oybirliğiyle doğrudan gündeme alınması kabul edilmişti. Bunu söyleyenlerin içinde Çalışma Bakanı da vardı. Bugünkü tavrınıza gerçekten üzüldüm. Şimdi Soma'da ve Türkiye'nin her yanındaki madenci kardeşlerimiz ve aileleri sizi izliyor. AKP lafının arkasında dursaydı...Türkiye'deki bu insan köleliğinin kaldırılması gerekiyor. Siz sermayenin temsilcilerisiniz. Teklifi kabul ederseniz maden işçilerini kurtarmış oluruz" diye konuştu.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, öneriye katıldıklarını belirterek, ancak iktidar partisinin daha bir hafta geçmeden verdiği sözden caydığını söyledi. Hükümet'n taşeronlaştırmayı kaldırmayı veya sınırlamak yerine daha da yaygınlaştırma peşinde olduğunu savunan Akçay, "AKP'nin bu tutumunu kınıyorum, insanlara verdiğiniz sözden dönmeyin, onları kandırmayın" dedi.

Taşeronlaşma ve redevans sisteminin iş kazalarının artmasına yol açtığını savunan Akçay, "Soma'daki madenciler üç ay sonra ne olacak? İşsizlik Fonu'ndan maaş verileceği iddiası var. Hepsinin bankalara ödemeleri var. Maaşları şirket tarafından 30 tam gün üzerinden ödenmeli. Burada bile Hükümet hala işvereni koruyor" görüşünü savundu.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da AK Parti'nin ustalık döneminde taşeron işçi sayısının 2 milyona çıktığını ifade ederek, "Dün Soma'da işçiler sendikanın, TKİ ve kaymakamlığın üzerine yürüdü. Öyle tekmenize, tokadınıza bakmaz gün gelir üzerinize yürürler. Sınıf mücadelesinde sarı sendikacılığı biliriz ama iktidarların kendilerine bağlı yavşak sendikacılık tarzını geliştirip işverenleri emirlerine almayı kimse düşünemezdi" dedi.

Bülent Arınç'ın 2002 yılında Soma ile ilgili verdiği soru önergesini gösteren Kaplan, dönemin bakının buna 6 sayfalık yanıt verdiğini söyledi. "Sizin iktidarınız ile muhalefetiniz birbirine benzemiyor" diyen Kaplan, iktidar grubunun hangi yüzle teklife ret oyu vereceğini sordu. Kaplan, "Adınızda ak da olsa alnınızda Soma'nın karası var. Bu acıları hafifletmenin başka yolu yok" diye konuştu.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, yasa teklifinin doğrudan gündeme alınmasını desteklediklerini, sözlerinin arkasında olduklarını ancak konunun diğer hizmet kollarındaki durumla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Alt işverenle ilgili hususların masaya yatırılması gerektiğini belirten Kaçar, 'Soma başta olmak üzere başka alanlarda sorun olduğunu gördük. Tek maddelik kanunla sorun çözülemez. Maden işkolundaki diğer sorunları da masaya yatırıp yasal düzenlemeleri yapmamız gerekiyor. Soma Araştırma Komisyonu'nun ortaya koyacağı değerlendirme, Çalışma Bakanlığı'nın hazırladığı tasarıları birlikte değerlendirmeliyiz" dedi.

Konuşmaların ardından öneri kabul edildi. Öneriye, CHP'li milletvekillerinin yanı sıra MHP ve HDP milletvekilleri de destek verdi. Başkanvekili Mumcu'nun, önerinin kabul edildiğini açıklamasını CHP'li milletvekilleri ayakta alkışlarken, AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır ve milletvekilleri itiraz etti. Mumcu, itirazların sürmesi üzerine tekrar oylama yapamayacağını belirterek, birleşime ara verdi.

CHP'nin, Kocaeli milletvekilleri Haydar Akar ve Mehmet Hilal Kaplan'ın İş Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin gündemin ön sıralarına alınmasına ilişkin grup önerisinin kabulü, Genel Kurul'da tartışmalara neden oldu.

Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu'nun, önerinin kabulü sonrasında birleşime 10 dakika ara verdi.

Aranın ardından usul tartışması açılması talebiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, oylamanın İçtüzüğe aykırı bir işlem olduğunu, Meclis Başkanvekili Mumcu'nun yetki ihlali yaptığını söyledi.

İçtüzüğün ilgili maddelerini okuyan Elitaş, Mumcu'nun oylama sonucunu katip üyelere sormadan ilan ettiğini ifade etti. Elitaş, "Katip üyelerin yapması gereken görevi yaptınız. Siz katip üye misiniz, Meclis Başkanvekili misiniz? Bir kere ona karar vermeniz gerekiyor. Solunuzda oturan katip üye Sayın Fehmi Küpçü sizi uyarmasına rağmen 'Sayın Başkan bu tarafta 70, bu tarafta 50 kişi var' demesine rağmen onları duymadan, 'kabul edilmiştir' dediniz. Sayın Başkan, siz orada Meclis Başkanı adına görev yapıyorsunuz. Meclis Başkanı adına görev yaparken İçtüzüğe uymakla mükellefsiniz. Siz Meclis Başkanvekilliği yapmıyorsunuz, katip üyeliğe soyunuyorsunuz" diye konuştu.

Oylamada önemli bir yanlışlık olduğunu ileri süren ve usul tartışması açılmasını, bu çerçevede yeniden oylama yapılmasını teklif eden Elitaş, "Yanlış verdiğiniz kararı düzeltmenizi tavsiye ediyorum" ifadesini kullandı.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de AK Parti Grubu'nda oylama sırasında çoğunluk olmadığını, bu nedenle herhangi bir yanlış işlem yapılmadığını savundu. Genç, "Niye bu kadar sizi rahatsız ediyor. Zaten hükümet ve komisyon sıraya oturmadıktan sonra kanun çıkarmayacaksınız. Bu işi bu kadar büyütmenin anlamı yok. Hala bu Meclis'in çalışma usulünü öğrenemediniz" dedi.

AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin de söz alarak, Mumcu'nun tavrını eleştirdi. Mumcu'nun katip üyeleri dinlemediğini, oylama sırasında AK Parti milletvekillerinin ayağa kalkarak yaptıkları itirazları görmezden geldiğini söyledi. Şahin, Mumcu'nun tavrı ile İçtüzüğün en az üç kuralını ihlal ettiğini savundu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise AK Parti'nin bir hafta önce kanun teklifinin doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasına kabul oyu verdiğini, ancak şimdi teklifin Genel Kurul gündeminin ön sıralarına çekilmesine ilişkin önergenin kabul edilmesinden rahatsızlık duyduğunu ve itiraz ettiğini belirterek, "Muhtemelen milletvekilleri de bu tutum değişikliğinden dolayı rahatsız olmuş olacak ki oylamaya katılmamış olabilirler" diye konuştu.

Oylama sırasında muhalefetin sayısının fazla olduğunu söyleyen Vural, "Bugün bakıldığında burada yapılması gereken iş, bunun görüşülmesiyle ilgili komisyon oturmaz, ertelenir, yarın bir grup önerisi getirirsiniz, bu kanunun görüşülmesini 29 Şubat'a atarsınız. Ondan sonra da bu işi ötelersiniz. Muhalefet burada fazla iken Adalet ve Kalkınma Partisi'nin az olması bizim muhalefetin fazla olduğundan değil, Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin içindeki belki bir vicdan isyanıdır. Bunu da olumlu gördüğümü ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.

Tekrar söz alarak, yapılan işlemin kuralsızlık olduğunu söyleyen Elitaş, kendilerinin konunun komisyona çekilerek görüşülmesinden ve kapsamlı bir çalışma yapılmasından yana olduklarını kaydetti. Elitaş, "Günün anlam ve önemine binaen burada popülizm yapmaya gerek yok" ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de söz alarak AK Parti'nin tavrını eleştirdi ve tartışmayı yadırgadığını vurguladı. Hamzaçebi, "CHP olarak diyoruz ki bu teklifi son sıradan alalım gündemin 3. sırasına getirelim, biran önce görüşelim. Siz buna itiraz ediyorsunuz. Kabul edildi, 'hayır, görüşülemez' diyorsunuz. Bu bir samimiyet testi oldu. Biz sizin bu konuda samimi olmadığınızı anladık" dedi.

AK Parti'nin oylama sırasında çoğunluğunun olmadığını ifade eden Hamzaçebi, "Sizin derdiniz, muhalefetin çok olması değil, sizin az olmanız. Mahçup oldunuz genel başkanınıza karşı. Nasıl hesap vereceğinizi düşünüyorsunuz. Bence böyle bir hesap verme endişesine kapılmayın, göğsünüzü gere gere deyin ki 'Soma ile ilgili CHP'nin önergesi kabul edildi. Tutumumuzu değiştirelim. Hemen bunu yarın görüşmeye başlayalım'. Var mısınız yarın görüşmeye başlayalım?" değerlendirmesinde bulundu.

Usul tartışmasının ardından Meclis Başkanvekili Mumcu, önerinin oylamasında düzeltmeye gerek bir husus bulunmadığını ifade ederek, gündeme geçti.

TBMM Genel Kurulu'nda, Üstün Yetenekli Çocukları Araştırma Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine başlandı.

Genel Kurul'da, çalışmalarını tamamlayan Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleriyle İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkemizin Gelişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla kurulan Araştırma Komisyonu'nun raporu üzerinde ilk sözü MHP Adana Milletvekili Ali Halaman aldı. Halaman, Komisyon'un yurt içinde konuyla ilgili her kesimin görüşünü aldığını, ayrıca yurtdışında da bazı ülkelerin modellerini araştırdığını ve ortaya çok önemli bir rapor koyduğunu belirterek, "Üstün yeteneklilerin ortada kaldığı bir ortam yaşıyoruz. Hükümet'in, milli eğitimde ne kadar dibe vurduğunu görmeme rağmen bundan sonraki politikalarını oluştururken bu raporu esas almalı" dedi.

AK Parti Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu, Komisyon olarak yurt dışında Güney Kore, Almanya ve Yeni Zelanda'ya gittiklerini anlatarak Almanya'da eyaletler arasında üstün yetenekliler için farklı uygulamalar yapıldığını söyledi.

Selamoğlu, sistemin 4+ 4+ 4 üzerinden işlediğini, Türkiye'deki en büyük sorun tanılama ile başladığını ifade ederek, "Üstün zekalı, yetenekli çocuklarımız var ama bunu nasıl keşfedeceğimiz önemli. Türkiye'ye has mantık ve test sistemi yok, çeviriler uygulanıyor. Başka ülkelerin metotlarının çevirisinde yanlışlıklar da yapılabiliyor. Genel tavsiye, 3 yaşından başlayarak 4. sınıfın sonuna kadar yapılmasıdır. Bu çocuklar bizim için çok önemli. Sadece ailesinin değil, dünyanın ve insanlığın geleceğidir. Erken evlendirilen, dağda eline silah verilen çocukların i inde de üstün yeteneklilerin olduğuna inanıyorum" diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, raporun geç görüşülmesinin kayıp olduğunu ifade ederek, üstün yeteneklilerin tanılamasından başlayarak eğitim ve istihdamıyla ilgili düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi. Tanılamanın ancak elverişli okul ortamında yapılabileceğini kaydeden Serter, "Gerçekçi olalım, bu okul sisteminde nasıl tanılama yapılacak? Çocuklarımızın yeteneklerini göstereceği derslerimiz ya yok ya çok yetersiz. Engelli öğrencilere katkı verdiğimiz kadar üstün yetenekli çocuklarımıza niye katkı vermiyoruz? Türkiye'nin geleceği için üstün yetenekli çocuklar kazanılmalı" dedi.

MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, zekanın kader olmadığını ifade ederek, istenirse bilimsel yollarla çocukların zeka seviyesinin yükseltilebileceğini, parası olanların özel okullarda bunu yapabildiğini ifade etti. Devletin hantal yapısını içinde 330 bin üstün zekalı çocuğun farkedilemediğini savunan Bulut, dünyanın bütün ülkelerin dahilerine önem verdiğini kaydetti.

Milli eğitimde üstün zekalı ve yeteneklilerle ilgilenen birim olmadığını, özürlü çocuklarla birlikte değerlendirildiğini savunan Bulut, "Özürlülere ayrılan çocukların dörtte biri bu çocuklara ayrılıyor. Öncelikle bu çocukların tespiti gerekli. 2007 yılına kadar, bu çocuklara yönelik okullara sınavla öğretmen alınırdı. Sonra sınav kaldırıldı, okullarda verim düşmeye başladı. Seçkin okullarımız olmalı. Devletin denetim ve gözetiminde bu yeteneklerimizin heba edilmemesi gerekir" diye konuştu.

Başkanvekili Güldal Mumcu, raporun görüşmeleri sürerken birleşime ara verdi.

TBMM Genel Kurulu'nda Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleri ile İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkenin Gelişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu'nun görüşmeleri devam ediyor.

HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, görüşmeler sırasında grubu adına yaptığı konuşmada, iktidarın araştırma komisyonlarının kurulması ve raporlarının değerlendirmesi konusunda gerekli duyarlılığı göstermediğini, siyasal bir yaklaşım içinde olduğunu savundu.

Ayhan, "Üstün yetenekli çocuklara gelmeden önce bu ülkenin yakıcı bir gerçeği de çocuk yoksulluğudur. 46 milyon kişi açlık sınırında yaşamaktadır. Üstün yeteneğin ortaya çıkmasını, ülkeye katkı sağlamasını istiyorsak önce bu sorunla mücadele etmeliyiz" değerlendirmesinde bulundu.

CHP Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Emrehan Halıcı da kendisinin de üyesi olduğu komisyonun uyumlu bir çalışma yaptığını, çalışmanın sonucunda, Türkiye'de üstün yetenekli çocuklar konusuna önem verildiğini, ancak ne yapılması gerektiğinin bilinmediği sonucuna vardığını ifade etti. Halıcı, bu konuda iktidar başta olmak üzere tüm siyasilerin komisyon raporunda yer alan düzenlemelerin hayata geçirilmesi için gayret göstermelerini istedi.

AK Parti Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge ise üstün yetenekli çocukların kapasitelerini kullanabilmeleri için uygun eğitim almalarının önemine işaret etti.

Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara da komisyon adına yaptığı konuşmada, üstün zekalı çocukların eğitiminin toplumun gelişimine olan katkısına dikkati çekti. İncekara, "Üstün zekalı çocuklardan serpiştiriversek kurumlara, siyasete emin olun çok sonuç değişecek" dedi. Üstün yetenekli çocukların şanslı oldukları kadar dertli olduğunu belirten İncekara, yaşıtlarından erken öğrenen ve ileri düzeyde olan bu çocukların pek çok sorun yaşadığını söyledi.

Komisyonun çalışmaları ve raporun hazırlanma süreci hakkında bilgi de veren İncekara, "Kendi grubumu da kınıyorum, muhalefetin bu konuya baskı yapmamasını da kınıyorum. Bu kadar güzel bir çalışma 17 aydır rafta bekliyor. Tabii ki o kadar konu varken bu komisyonlar görüşülür mü? Eğer bu komisyonları görüşmezsek, bu çocukların derdine deva olmazsak orta zekalılarla siyasette, bürokraside daha uzun yıllar sıkıntı çekeriz" diye konuştu. İncekara'nın bu sözleri CHP'li bazı milletvekillerinden alkış aldı.

Öğretmenlerin de çoğu zaman bu çocuklar için yetersiz kalabildiğine işaret eden İncekara, eğitim camiasında bu çocuklar için çalışacak gönüllü gruplara ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.

**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKUMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****