2014-02-19 - 15:32
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Afet ve Acil Durum Yönetim Durumu Başkanlığı (AFAD) ile ilgili maddeleri de içeren "torba kanun teklifi" TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, Türkiye?de kuraklığın önlenmesi ve su politikasının geliştirilmesine dair araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
Doğu ve Güneydoğu'da elektrik kesintileriyle ilgili Gündemdışı söz alan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, konunun içinden çıkılmaz bir hale geldiğini, halk ile elektrik şirketlerinin karşı karşıya kaldığını söyledi.
Sıkıntının acilen giderilmesi gerektiğini kaydeden Tan, bölgedeki yatırımlara ilişkin ihalelerin Ankara merkezli yapıldığını ve belli müteahhitlere verildiğini ileri sürdü.
Müteahhitlerin de taşeronlar aracılığıyla çalıştıklarını anlatan Tan, bu durumdan kaynaklanan sorunlara dikkati çekerek, ilgili bakanlıkların konuya duyarsız kaldığını öne sürdü.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz Bursa'da çevre faktörlerinin tarımda yarattığı sorunlar, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç da Kars'ta tarım ve hayvancılık konularında gündem dışı konuşma yaptı.
Daha sonra BDP'nin, Türkiye?de kuraklığın artması ve su politikasının geliştirilmesine dair araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, hükümetin kuraklıkların önlenmesi konusundaki yetersiz kaldığını öne sürdü.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, ortalama on yılda bir görülen kuraklık döneminin beş yılda bir görülmeye başlandığını söyledi.
Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını belirten Yılmaz, kaynakların doğru kullanılması gerektiğini söyledi.
HES'lerin kurulmasının doğru planlanması gerektiğini dile getiren Yılmaz, "Enerji açığı kapatılmalı ama havza bazında doğru politikalarla bunu yapmalıyız. Biz, nehir üzerine irili ufaklı 8-9 tane HES yapıyoruz ve bunlar ekolojik yapıya zarar veriyor, ekosistem kökten değişiyor" dedi.
Yılmaz, barajlarda doluluk oranlarına dikkat çekerek, "Yazın susuzluk çekme riskimiz çok yüksek" dedi.
AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci, Yılmaz'ın konuşmasına atıf yaparak, "Aynı kurumda çalışırken 'Ormancılıkta devrim yapıyoruz genel müdürüm' demişti. Herhalde onları unuttu" dedi.
"Hükümetin gitmesine yağmurlar değil sandıklar karar verecek" ifadesini kullanan Kahveci, Türkiye genelindeki 79 içme suyu barajında ortalama doluluk oranının yüzde 54 olduğunu bildirdi.
Yılmaz, Kahveci'nin konuşması üzerine sataşma gerekçesiyle söz alarak, "(Abi) dediğim biri tarafından olayın şahsileştirilmesini kınıyorum. Ben orman mühendisiyim, ANAP, DYP, DSP, AK Parti döneminde de görev yaptım. Görev yaparken bana verilen işleri adam gibi yapmanın gayreti içinde oldum" dedi.
Kahveci de yeniden söz alarak, Yılmaz'a yönelik, "Görevini yapmasaydın zaten 5 yıl bölge müdürü yapmazdım seni" dedi.
BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yönelik sözlerinin TBMM Genel Kurul'nda tartışmaya yol açması üzerine, "MHP milletvekilleri asla Cumhurun başına hakaret etmez. Ben hakaret etmediğimi ifade ettim fakat bazıları tarafından bu söz hakaret olarak anlaşılmış olabilir. Bu sözümden hakaret kastı çıkaranlar varsa, sayın Cumhurbaşkanı'ndan özür diliyorum" dedi.
Genel Kurul'da MHP'nin sansürün toplumdaki etkisinin araştırılmasına dair araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün internet düzenlemesini içeren "Torba Kanun"u onaylamasını eleştirdi.
Türkiye'nin bir süre önce "Alo Fatih" hattı ile tanıştığını, şimdi ise "Alo Çankaya" hattı kurulduğunu ileri süren Oğan, "Alo Çankaya hattı devreye girmiş yıldırım hızıyla, fiber hızıyla bu sansür yasası maalesef ki kabul edilmiştir. Yolsuzlukta her taşın altından nasıl AKP ve AKP'li belediyeler çıkıyorsa şimdi artık her tuşun altında da AKP çıkacak, sizin sansürcü zihniyetiniz çıkacak" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül'ü interneti ve sosyal medyayı yaygın olarak kullanan bir cumhurbaşkanı olarak bildiklerini belirten Oğan, şöyle devam etti:
"Ama meğersem Sayın Cumhurbaşkanı daha önce yazdığı bütün tweetleri artık kaldırmalıdır. Neden? Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı hükümetle pazarlık içine girmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı klavyelere özgürlük derken meğerse klavyelerdeki Q harfine W harfine özgürlükten bahsediyormuş. Sayın Cumhurbaşkanı 'güzel şeyler olacak' dediğinde ne olmuştu? Ermenistan ile pazarlık olmuştu. İkinci defa yine Sayın Cumhurbaşkanı 'Güzel şeyler olacak' dedi. PKK ile pazarlığın önünü açtı. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı 'klavyelere özgürlük' diye bir tweet attı, q harfi ile meğerse w harfine özgürlükten bahsediyormuş. Burada Sayın Cumhurbaşkanı'nın maalesef ki pis bir pazarlık içinde olduğunu ifade etmek zorundayım."
Cumhurbaşkanı Gül'ün herkesin cumhurbaşkanı olması, hak ve hukukunu koruması gerektiğini söyleyen Oğan, "Sayın Gül, cumhurbaşkanıdır, başbakan yardımcısı değildir" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi de MHP'nin grup önerisinin lehinde yaptığı konuşmada, "Türkiye'de sansür o kadar vahim bir hal aldı ki artık bunun bir sonraki adımı kalmadı" dedi. Bu dönemin, Türkiye tarihinde kıyaslanacak bir örneği bulunmadığını ifade eden Ekşi, "Hepimiz için utanç verici bir dönemi yaşatıyorsunuz. Üzgünüm ama size teessüflerimi sunmak zorundayım" dedi.
AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar da MHP grup önerisinin aleyhinde söz alarak yaptığı konuşmada Oğan'ın üslubunu ve konuya yaklaşımını eleştirdi.
Ünüvar, internet düzenlemesini de içeren Torba Kanun'un kapsamlı bir düzenleme olduğunu ve pek çok alanı içerdiğini belirterek, "Bu internet düzenlemesinin olduğu kanun tasarısı içinde 127 maddeyi kapsayan, sosyal kesimleri yakından ilgilendiren kapsamlı bir yasaydı. O yasa yeniden gönderildiği vakit pek çok vatandaşımız elde etmesi gereken hakkı, bir süre daha elde edemeyecekti" dedi.
Ünüvar, Cumhurbaşkanı Gül'ün kanundaki sıkıntılı noktaları ifade ettiğini, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanının da muhalefet partileriyle bu konuları görüştüğünü ve yeni düzenlemelerin hazırlandığını belirtti.
Bu arada Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, Oğan'ın konuşmasına ilişkin tutanakların incelendiğini ve Oğan'ın Cumhurbaşkanı ile ilgili sözlerinde "pis bir pazarlık" ifadesini kullandığını belirterek, bunu düzeltmesini aksi halde İçtüzük gereğince işlem yapılmasını talep edeceğini söyledi.
Bunun üzerine söz alan Oğan, şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin hepsinin cumhurbaşkanıdır. Sizin olduğu kadar, AKP'lilerin olduğu kadar benim de cumhurbaşkanımdır. Eğer ben Cumhurbaşkanımın burada 'bir dönem sonra acaba başbakan mı olsam, bir dönem sonra cumhurbaşkanlığında mı kalsam?' pazarlığı içinde görüyorsam ve ben cumhurbaşkanına kendinizi bu pazarlığın içine sokmayın demek durumundayım. Kabul ediyorum, kullandığım ifade doğru değil. O ifademi düzeltiyorum. Pis kelimesi doğru bir ifade değil. Cumhurbaşkanı ülkenin en üst makamı, cumhurun başıdır. Böyle bir ifade kullanmak durumunda kaldığım için üzgün olduğumu ifade ediyorum."
Başkanvekili Yakut'un, Oğan'a o kelime için özür dilemesi uyarısında bulunması üzerine Oğan, ifadesini düzelttiğini belirterek, "Oylama sizin keyfinizin bileceği iştir. Buyurun oylatın. Ben cumhurbaşkanına kullandığım ifadenin doğru bir ifade olmadığını, geriye aldığımı söyledim" dedi.
Bu sırada iktidar ve muhalefet partileri arasında tartışma yaşandı.
Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal da Oğan'ın İçtüzük gereği cumhurbaşkanına kullandığı ifade nedeniyle özür dilemesi gerektiğini söyledi.
Başkanvekili Yakut'un tekrar özür dilemesini istemesi üzerine Oğan, yerinden söz alarak, ifadesinde cumhurbaşkanına hakaret kastı olmadığını, olsaydı özür dilemekten geri durmayacağını söyledi. Oğan, kelimeyi geri aldığını tekrarladı.
Yakut ise olayı iç tüzük meselesi haline getirmek istemediğini, ancak Oğan'a üç kez uyarıda bulunmasına rağmen özür dilemediğini belirterek, Sinan Oğan'ın sözlerinin İçtüzük gereği Meclis'ten geçici olarak çıkarılma cezasını gerektirdiğini söyledi. Yakut, Oğan'a İçtüzük gereği Meclis'ten geçici olarak üç birleşim çıkarılması cezası verilmesinin teklif edildiğini ifade etti.
Bu sırada MHP sıralarından Yakut'un bir gazeteci ile yaptığı görüşmede kullandığı ifadelerin hatırlatılarak "Siz özür dileyecek misiniz?" denilmesi üzerine Yakut, "Ben o sözü iki kişi arasında samimi bir ortamda kullandım ve her zaman kullandığım bir kelimeyi kullandım. Hakaret kastı varsa tüm milletten özür dilerim. Özür dilemekte hiçbir şey yok" dedi.
Savunma için söz alan Oğan da Cumhurbaşkanına hakaret kastı olmadığını tekrarladı. Oğan'ın konuşmasında, "Eğer siz bu kadar kelimeler üzerinde hassassanız Sayın Başbakan 'Adli tıp raporlarını nerenize koyacaksınız' dedi" ifadesini kullanması üzerine iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında yeniden tartışma yaşandı.
Tartışmanın sürmesi üzerine Başkanvekili Yakut, birleşime ara verdi.
Verilen aranın ardından yeniden söz alan Oğan, "Cumhurbaşkanı bizim için önemlidir. MHP milletvekilleri asla Cumhurun başına hakaret etmez. Ben hakaret etmediğimi ifade ettim fakat bazıları tarafından bu söz hakaret olarak anlaşılmış olabilir. Bu sözümden hakaret kastı çıkaranlar varsa, sayın Cumhurbaşkanı'ndan özür diliyorum" dedi.
Yakut, bunun üzerine üç birleşimden çıkarma cezası önerisini geri aldı.
MHP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, "Başbakan Erdoğan, Gezi olaylarında 'destan yazdınız' övgüsünü düzdüğü polisleri 17 Aralığın ardından 'paralel yapı' olarak suçlamaya başladı" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, "Başbakan'ın Türkiye?yi içine soktuğu hukuksuzluk yolu iddialarına" ilişkin verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Kıbrıs Rum kesiminin ve Yunanistan'ın en zor dönemlerini yaşadığını belirterek, Kıbrıs'ta müzakerelerin "ortak açıklamanın sessizlik emrine uyup bu görüşmelerin TBMM'den gizlendiğini" savundu.
Müzakerenin zamanlamasına dikkati çeken Çıray, "Başbakan'ın içeride kaybettiği meşruiyeti dışarıda aradığı bir dönem seçildi" ifadesini kullandı.
Başbakan'ın siyasi ömrünü uzatmak için Kıbrıs'ı gözden çıkardığını öne süren Çıray, "Batılılar, Kıbrıs müzakerelerini, rehin aldıkları Başbakan ve onun Dışişleri Bakanı ile yapmak istiyorlar" diye konuştu.
Çıray, "AKP Hükümeti, AB potasında, Enosis'in gerçekleştirilmesine göz yumacak" görüşünü öne sürdü.
AK Parti İstanbul Milletvekili Harun Karaca, "İmame koparsa tespih dağılır. Bu millet imamesinin kopmasına asla izin vermeyecektir" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın, milletten aldığı güç ile hareket ettiğini belirten Karaca, Başbakan'ın sadece Türkiye'deki değil tüm dünyadaki mazlumların sesi olduğunu söyledi.
CHP tarafından verilen seçim sözlerini anımsatan Karaca, "Aşk, İzmir metrosu gibi olmalıdır, hiç bitmemelidir" diye konuştu.
Karaca, "Kıbrıs konusunda bizim tıynetimiz, milletimizin tıynetidir" dedi.
Sataşmadan söz alan Çıray, bir yazarın, Kabataş'ta yaşanan olayla ilgili kadının depresyonda olduğunu yazdığını belirterek, "Hekim olarak söylüyorum: Bakanlara bundan sonra 'hırsız' demeyin, ayıptır, çünkü onlar kleptoman. Kutulara para koyanlara 'rüşvetçi' demeyin çünkü onların biriktirme hastalığı var. Devlet yöneticilerini yalan söylemekle suçlamayın çünkü onlar mitoman" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Gezi olaylarında "destan yazdınız" övgüsünü düzdüğü polisleri 17 Aralığın ardından "paralel yapı" olarak suçlamaya başladığını söyledi.
Başbakan'ın geçmişteki bazı açıklamalarından örnekler veren Halaçoğlu, "Dünkü Başbakan'ın söylediklerine mi bugün Başbakan'ın söylediklerine mi inanacağız? Siz 'milletim' dediğiniz ama bir türlü hangi millet olduğunu belirtemediğiniz aziz Türk milletini aldatmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?" diye sordu.
Annan Planı'na bile taş çıkartacak yeni bir planın ortaya çıktığını savunan Halaçoğlu, "Sayın Başbakan BOP'ta olduğu gibi yanlış yapmayın. Ege'deki adaları terk ettiğiniz gibi Kıbrıs'ı da terk etmeyin. Kıbrıs'ı ABD politikalarına kurban etmeyin" dedi.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı, Kıbrıs meselesi üzerinden uzun yıllardır siyaset yapıldığını söyledi.
Bostancı, "Müzakere yaparken bu kışkırtıcı dil bir fayda sağlamaz" dedi.
Gezi olaylarında hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah'tan rahmet dilediğini belirten Bostancı, "Herkes sokakta hak aramaya başlarsa, bu parlamento niye var o zaman?" diye sordu.
"Parlamentodaki bazı arkadaşların sokağa çok ilgi göstermelerini de anlamıyorum" diyen Bostancı, yargıyla ilgili CHP'nin 17 Aralık'tan sonra farklı fikirler öne sürdüğünü söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, "Gezi olaylarına katılan o gençlerin yürekleri, burada süs bitkisi gibi oturanlardan çok daha kuvvetliydi" dedi.
Bostancı da sataşmadan söz alarak, "Burada kimse süs bitkisi değil. Sokağa ilişkin olarak da kabul edilebilir sınırılar içinde kalmak kaydıyla demokrasinin bir parçası olduğu söyledim. Gezi olayları bu tanıma uymuyordu. Eğer parlamentodaysanız, sokağı parlamentoya karşı yükselten bir alan gibi gösteremezsiniz" diye konuştu.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
Özel Yetkili Mahkemelerin de kaldırılmasını içeren "Yeni Demokratikleşme Paketi" Genel Kurul'da gündemin ön sıralarına alındı.
TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti'nin gündeme ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, Özel Yetkili Mahkemelerin de kaldırılmasını içeren "Yeni Demokratikleşme Paketi" ile bazı uluslararası anlaşmalar gündemin ön sıralarına alındı.
Genel Kurul, cuma ve cumartesi günü de 14.00'te toplanarak, gündemindeki kanun tasarı ve tekliflerin bitimine kadar çalışacak.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, "Yargıtay'da cemaat imamı" açıklamasıyla ilgili, "Bu bilgiyi geçtiğimiz yılın ortalarında öğrendim. Adalet Bakanı olduğum dönemde öğrendiğim bir bilgi değil" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda AFAD ile ilgili "torba teklifin" maddeleri üzerindeki görüşmeler devam ediyor.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, önerge üzerine yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabataş İskelesi'ndeki olaya ilişkin sözlerini eleştirdi.
Genç, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın hakkındaki fezlekelerin TBMM'ye gelmesinin engellendiğini ileri sürerek, "Geçen hafta ben burada Bekir'e 'sen lekeli bir adamsın, sen hakimlere savcılara telefon etmişsin. Hakkında iki tane fezleke gönderilmiştir. O fezlekeleri açıkla' dedim. Bekir 'Benim bu hakim ve savcılara telefon ettiğimi ispat etmeyen namussuz ve şerefsizdir' dedi. Ben de diyorum ki şerefin ve namusun varsa Bekir gel, çıkalım halkın karşısına, konuşalım" ifadelerini kullandı.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, "Akülü sandalye açılışı yapan ilk iktidar olarak sizi kutluyorum. Engelli vatandaşlarımızı bari sömürmeyin" dedi.
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, "Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyorsunuz ama buna izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Nazlıaka, Kabataş İskelesi'ndeki olaya ilişkin hükümete eleştirilerde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, bir kadının Adli Tıp Raporuyla belirlenmiş olan konusunun istismar edildiğini söyledi.
Nazlıaka, yeniden söz alarak, "Gelin inançlarımız, gelenek, göreneklerimiz, annelik gibi ulvi duygular üzerinden siyaset yapmayı bırakın. Yalan dört nala yürür gerçekler adım adım gider ama zamanında yetişir. Artık takke düştü kel göründü" diye konuştu.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in "Yargıtay'da cemaat imamı" açıklamasını anımsatarak, bunu neden daha önce açıklamadığına ilişkin bazı eleştirilerde bulundu.
Sataşma gerekçesiyle söz alan Şahin, "Bu bilgiyi geçtiğimiz yılın ortalarında öğrendim. Bu konuyla ilgili bildiklerimi Yargıtay benden gizli yazıyla istedi. Bildiklerimi Yargıtay'a gönderdim. Adalet Bakanı olduğum dönemde öğrendiğim bir bilgi değildir" dedi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKUMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, Türkiye?de kuraklığın önlenmesi ve su politikasının geliştirilmesine dair araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
Doğu ve Güneydoğu'da elektrik kesintileriyle ilgili Gündemdışı söz alan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, konunun içinden çıkılmaz bir hale geldiğini, halk ile elektrik şirketlerinin karşı karşıya kaldığını söyledi.
Sıkıntının acilen giderilmesi gerektiğini kaydeden Tan, bölgedeki yatırımlara ilişkin ihalelerin Ankara merkezli yapıldığını ve belli müteahhitlere verildiğini ileri sürdü.
Müteahhitlerin de taşeronlar aracılığıyla çalıştıklarını anlatan Tan, bu durumdan kaynaklanan sorunlara dikkati çekerek, ilgili bakanlıkların konuya duyarsız kaldığını öne sürdü.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz Bursa'da çevre faktörlerinin tarımda yarattığı sorunlar, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç da Kars'ta tarım ve hayvancılık konularında gündem dışı konuşma yaptı.
Daha sonra BDP'nin, Türkiye?de kuraklığın artması ve su politikasının geliştirilmesine dair araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, hükümetin kuraklıkların önlenmesi konusundaki yetersiz kaldığını öne sürdü.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, ortalama on yılda bir görülen kuraklık döneminin beş yılda bir görülmeye başlandığını söyledi.
Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını belirten Yılmaz, kaynakların doğru kullanılması gerektiğini söyledi.
HES'lerin kurulmasının doğru planlanması gerektiğini dile getiren Yılmaz, "Enerji açığı kapatılmalı ama havza bazında doğru politikalarla bunu yapmalıyız. Biz, nehir üzerine irili ufaklı 8-9 tane HES yapıyoruz ve bunlar ekolojik yapıya zarar veriyor, ekosistem kökten değişiyor" dedi.
Yılmaz, barajlarda doluluk oranlarına dikkat çekerek, "Yazın susuzluk çekme riskimiz çok yüksek" dedi.
AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci, Yılmaz'ın konuşmasına atıf yaparak, "Aynı kurumda çalışırken 'Ormancılıkta devrim yapıyoruz genel müdürüm' demişti. Herhalde onları unuttu" dedi.
"Hükümetin gitmesine yağmurlar değil sandıklar karar verecek" ifadesini kullanan Kahveci, Türkiye genelindeki 79 içme suyu barajında ortalama doluluk oranının yüzde 54 olduğunu bildirdi.
Yılmaz, Kahveci'nin konuşması üzerine sataşma gerekçesiyle söz alarak, "(Abi) dediğim biri tarafından olayın şahsileştirilmesini kınıyorum. Ben orman mühendisiyim, ANAP, DYP, DSP, AK Parti döneminde de görev yaptım. Görev yaparken bana verilen işleri adam gibi yapmanın gayreti içinde oldum" dedi.
Kahveci de yeniden söz alarak, Yılmaz'a yönelik, "Görevini yapmasaydın zaten 5 yıl bölge müdürü yapmazdım seni" dedi.
BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yönelik sözlerinin TBMM Genel Kurul'nda tartışmaya yol açması üzerine, "MHP milletvekilleri asla Cumhurun başına hakaret etmez. Ben hakaret etmediğimi ifade ettim fakat bazıları tarafından bu söz hakaret olarak anlaşılmış olabilir. Bu sözümden hakaret kastı çıkaranlar varsa, sayın Cumhurbaşkanı'ndan özür diliyorum" dedi.
Genel Kurul'da MHP'nin sansürün toplumdaki etkisinin araştırılmasına dair araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün internet düzenlemesini içeren "Torba Kanun"u onaylamasını eleştirdi.
Türkiye'nin bir süre önce "Alo Fatih" hattı ile tanıştığını, şimdi ise "Alo Çankaya" hattı kurulduğunu ileri süren Oğan, "Alo Çankaya hattı devreye girmiş yıldırım hızıyla, fiber hızıyla bu sansür yasası maalesef ki kabul edilmiştir. Yolsuzlukta her taşın altından nasıl AKP ve AKP'li belediyeler çıkıyorsa şimdi artık her tuşun altında da AKP çıkacak, sizin sansürcü zihniyetiniz çıkacak" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül'ü interneti ve sosyal medyayı yaygın olarak kullanan bir cumhurbaşkanı olarak bildiklerini belirten Oğan, şöyle devam etti:
"Ama meğersem Sayın Cumhurbaşkanı daha önce yazdığı bütün tweetleri artık kaldırmalıdır. Neden? Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı hükümetle pazarlık içine girmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı klavyelere özgürlük derken meğerse klavyelerdeki Q harfine W harfine özgürlükten bahsediyormuş. Sayın Cumhurbaşkanı 'güzel şeyler olacak' dediğinde ne olmuştu? Ermenistan ile pazarlık olmuştu. İkinci defa yine Sayın Cumhurbaşkanı 'Güzel şeyler olacak' dedi. PKK ile pazarlığın önünü açtı. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı 'klavyelere özgürlük' diye bir tweet attı, q harfi ile meğerse w harfine özgürlükten bahsediyormuş. Burada Sayın Cumhurbaşkanı'nın maalesef ki pis bir pazarlık içinde olduğunu ifade etmek zorundayım."
Cumhurbaşkanı Gül'ün herkesin cumhurbaşkanı olması, hak ve hukukunu koruması gerektiğini söyleyen Oğan, "Sayın Gül, cumhurbaşkanıdır, başbakan yardımcısı değildir" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi de MHP'nin grup önerisinin lehinde yaptığı konuşmada, "Türkiye'de sansür o kadar vahim bir hal aldı ki artık bunun bir sonraki adımı kalmadı" dedi. Bu dönemin, Türkiye tarihinde kıyaslanacak bir örneği bulunmadığını ifade eden Ekşi, "Hepimiz için utanç verici bir dönemi yaşatıyorsunuz. Üzgünüm ama size teessüflerimi sunmak zorundayım" dedi.
AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar da MHP grup önerisinin aleyhinde söz alarak yaptığı konuşmada Oğan'ın üslubunu ve konuya yaklaşımını eleştirdi.
Ünüvar, internet düzenlemesini de içeren Torba Kanun'un kapsamlı bir düzenleme olduğunu ve pek çok alanı içerdiğini belirterek, "Bu internet düzenlemesinin olduğu kanun tasarısı içinde 127 maddeyi kapsayan, sosyal kesimleri yakından ilgilendiren kapsamlı bir yasaydı. O yasa yeniden gönderildiği vakit pek çok vatandaşımız elde etmesi gereken hakkı, bir süre daha elde edemeyecekti" dedi.
Ünüvar, Cumhurbaşkanı Gül'ün kanundaki sıkıntılı noktaları ifade ettiğini, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanının da muhalefet partileriyle bu konuları görüştüğünü ve yeni düzenlemelerin hazırlandığını belirtti.
Bu arada Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, Oğan'ın konuşmasına ilişkin tutanakların incelendiğini ve Oğan'ın Cumhurbaşkanı ile ilgili sözlerinde "pis bir pazarlık" ifadesini kullandığını belirterek, bunu düzeltmesini aksi halde İçtüzük gereğince işlem yapılmasını talep edeceğini söyledi.
Bunun üzerine söz alan Oğan, şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin hepsinin cumhurbaşkanıdır. Sizin olduğu kadar, AKP'lilerin olduğu kadar benim de cumhurbaşkanımdır. Eğer ben Cumhurbaşkanımın burada 'bir dönem sonra acaba başbakan mı olsam, bir dönem sonra cumhurbaşkanlığında mı kalsam?' pazarlığı içinde görüyorsam ve ben cumhurbaşkanına kendinizi bu pazarlığın içine sokmayın demek durumundayım. Kabul ediyorum, kullandığım ifade doğru değil. O ifademi düzeltiyorum. Pis kelimesi doğru bir ifade değil. Cumhurbaşkanı ülkenin en üst makamı, cumhurun başıdır. Böyle bir ifade kullanmak durumunda kaldığım için üzgün olduğumu ifade ediyorum."
Başkanvekili Yakut'un, Oğan'a o kelime için özür dilemesi uyarısında bulunması üzerine Oğan, ifadesini düzelttiğini belirterek, "Oylama sizin keyfinizin bileceği iştir. Buyurun oylatın. Ben cumhurbaşkanına kullandığım ifadenin doğru bir ifade olmadığını, geriye aldığımı söyledim" dedi.
Bu sırada iktidar ve muhalefet partileri arasında tartışma yaşandı.
Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal da Oğan'ın İçtüzük gereği cumhurbaşkanına kullandığı ifade nedeniyle özür dilemesi gerektiğini söyledi.
Başkanvekili Yakut'un tekrar özür dilemesini istemesi üzerine Oğan, yerinden söz alarak, ifadesinde cumhurbaşkanına hakaret kastı olmadığını, olsaydı özür dilemekten geri durmayacağını söyledi. Oğan, kelimeyi geri aldığını tekrarladı.
Yakut ise olayı iç tüzük meselesi haline getirmek istemediğini, ancak Oğan'a üç kez uyarıda bulunmasına rağmen özür dilemediğini belirterek, Sinan Oğan'ın sözlerinin İçtüzük gereği Meclis'ten geçici olarak çıkarılma cezasını gerektirdiğini söyledi. Yakut, Oğan'a İçtüzük gereği Meclis'ten geçici olarak üç birleşim çıkarılması cezası verilmesinin teklif edildiğini ifade etti.
Bu sırada MHP sıralarından Yakut'un bir gazeteci ile yaptığı görüşmede kullandığı ifadelerin hatırlatılarak "Siz özür dileyecek misiniz?" denilmesi üzerine Yakut, "Ben o sözü iki kişi arasında samimi bir ortamda kullandım ve her zaman kullandığım bir kelimeyi kullandım. Hakaret kastı varsa tüm milletten özür dilerim. Özür dilemekte hiçbir şey yok" dedi.
Savunma için söz alan Oğan da Cumhurbaşkanına hakaret kastı olmadığını tekrarladı. Oğan'ın konuşmasında, "Eğer siz bu kadar kelimeler üzerinde hassassanız Sayın Başbakan 'Adli tıp raporlarını nerenize koyacaksınız' dedi" ifadesini kullanması üzerine iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında yeniden tartışma yaşandı.
Tartışmanın sürmesi üzerine Başkanvekili Yakut, birleşime ara verdi.
Verilen aranın ardından yeniden söz alan Oğan, "Cumhurbaşkanı bizim için önemlidir. MHP milletvekilleri asla Cumhurun başına hakaret etmez. Ben hakaret etmediğimi ifade ettim fakat bazıları tarafından bu söz hakaret olarak anlaşılmış olabilir. Bu sözümden hakaret kastı çıkaranlar varsa, sayın Cumhurbaşkanı'ndan özür diliyorum" dedi.
Yakut, bunun üzerine üç birleşimden çıkarma cezası önerisini geri aldı.
MHP'nin önerisi kabul edilmedi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, "Başbakan Erdoğan, Gezi olaylarında 'destan yazdınız' övgüsünü düzdüğü polisleri 17 Aralığın ardından 'paralel yapı' olarak suçlamaya başladı" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, "Başbakan'ın Türkiye?yi içine soktuğu hukuksuzluk yolu iddialarına" ilişkin verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Kıbrıs Rum kesiminin ve Yunanistan'ın en zor dönemlerini yaşadığını belirterek, Kıbrıs'ta müzakerelerin "ortak açıklamanın sessizlik emrine uyup bu görüşmelerin TBMM'den gizlendiğini" savundu.
Müzakerenin zamanlamasına dikkati çeken Çıray, "Başbakan'ın içeride kaybettiği meşruiyeti dışarıda aradığı bir dönem seçildi" ifadesini kullandı.
Başbakan'ın siyasi ömrünü uzatmak için Kıbrıs'ı gözden çıkardığını öne süren Çıray, "Batılılar, Kıbrıs müzakerelerini, rehin aldıkları Başbakan ve onun Dışişleri Bakanı ile yapmak istiyorlar" diye konuştu.
Çıray, "AKP Hükümeti, AB potasında, Enosis'in gerçekleştirilmesine göz yumacak" görüşünü öne sürdü.
AK Parti İstanbul Milletvekili Harun Karaca, "İmame koparsa tespih dağılır. Bu millet imamesinin kopmasına asla izin vermeyecektir" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın, milletten aldığı güç ile hareket ettiğini belirten Karaca, Başbakan'ın sadece Türkiye'deki değil tüm dünyadaki mazlumların sesi olduğunu söyledi.
CHP tarafından verilen seçim sözlerini anımsatan Karaca, "Aşk, İzmir metrosu gibi olmalıdır, hiç bitmemelidir" diye konuştu.
Karaca, "Kıbrıs konusunda bizim tıynetimiz, milletimizin tıynetidir" dedi.
Sataşmadan söz alan Çıray, bir yazarın, Kabataş'ta yaşanan olayla ilgili kadının depresyonda olduğunu yazdığını belirterek, "Hekim olarak söylüyorum: Bakanlara bundan sonra 'hırsız' demeyin, ayıptır, çünkü onlar kleptoman. Kutulara para koyanlara 'rüşvetçi' demeyin çünkü onların biriktirme hastalığı var. Devlet yöneticilerini yalan söylemekle suçlamayın çünkü onlar mitoman" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Gezi olaylarında "destan yazdınız" övgüsünü düzdüğü polisleri 17 Aralığın ardından "paralel yapı" olarak suçlamaya başladığını söyledi.
Başbakan'ın geçmişteki bazı açıklamalarından örnekler veren Halaçoğlu, "Dünkü Başbakan'ın söylediklerine mi bugün Başbakan'ın söylediklerine mi inanacağız? Siz 'milletim' dediğiniz ama bir türlü hangi millet olduğunu belirtemediğiniz aziz Türk milletini aldatmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?" diye sordu.
Annan Planı'na bile taş çıkartacak yeni bir planın ortaya çıktığını savunan Halaçoğlu, "Sayın Başbakan BOP'ta olduğu gibi yanlış yapmayın. Ege'deki adaları terk ettiğiniz gibi Kıbrıs'ı da terk etmeyin. Kıbrıs'ı ABD politikalarına kurban etmeyin" dedi.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı, Kıbrıs meselesi üzerinden uzun yıllardır siyaset yapıldığını söyledi.
Bostancı, "Müzakere yaparken bu kışkırtıcı dil bir fayda sağlamaz" dedi.
Gezi olaylarında hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah'tan rahmet dilediğini belirten Bostancı, "Herkes sokakta hak aramaya başlarsa, bu parlamento niye var o zaman?" diye sordu.
"Parlamentodaki bazı arkadaşların sokağa çok ilgi göstermelerini de anlamıyorum" diyen Bostancı, yargıyla ilgili CHP'nin 17 Aralık'tan sonra farklı fikirler öne sürdüğünü söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, "Gezi olaylarına katılan o gençlerin yürekleri, burada süs bitkisi gibi oturanlardan çok daha kuvvetliydi" dedi.
Bostancı da sataşmadan söz alarak, "Burada kimse süs bitkisi değil. Sokağa ilişkin olarak da kabul edilebilir sınırılar içinde kalmak kaydıyla demokrasinin bir parçası olduğu söyledim. Gezi olayları bu tanıma uymuyordu. Eğer parlamentodaysanız, sokağı parlamentoya karşı yükselten bir alan gibi gösteremezsiniz" diye konuştu.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
Özel Yetkili Mahkemelerin de kaldırılmasını içeren "Yeni Demokratikleşme Paketi" Genel Kurul'da gündemin ön sıralarına alındı.
TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti'nin gündeme ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, Özel Yetkili Mahkemelerin de kaldırılmasını içeren "Yeni Demokratikleşme Paketi" ile bazı uluslararası anlaşmalar gündemin ön sıralarına alındı.
Genel Kurul, cuma ve cumartesi günü de 14.00'te toplanarak, gündemindeki kanun tasarı ve tekliflerin bitimine kadar çalışacak.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, "Yargıtay'da cemaat imamı" açıklamasıyla ilgili, "Bu bilgiyi geçtiğimiz yılın ortalarında öğrendim. Adalet Bakanı olduğum dönemde öğrendiğim bir bilgi değil" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda AFAD ile ilgili "torba teklifin" maddeleri üzerindeki görüşmeler devam ediyor.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, önerge üzerine yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabataş İskelesi'ndeki olaya ilişkin sözlerini eleştirdi.
Genç, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın hakkındaki fezlekelerin TBMM'ye gelmesinin engellendiğini ileri sürerek, "Geçen hafta ben burada Bekir'e 'sen lekeli bir adamsın, sen hakimlere savcılara telefon etmişsin. Hakkında iki tane fezleke gönderilmiştir. O fezlekeleri açıkla' dedim. Bekir 'Benim bu hakim ve savcılara telefon ettiğimi ispat etmeyen namussuz ve şerefsizdir' dedi. Ben de diyorum ki şerefin ve namusun varsa Bekir gel, çıkalım halkın karşısına, konuşalım" ifadelerini kullandı.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, "Akülü sandalye açılışı yapan ilk iktidar olarak sizi kutluyorum. Engelli vatandaşlarımızı bari sömürmeyin" dedi.
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, "Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyorsunuz ama buna izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Nazlıaka, Kabataş İskelesi'ndeki olaya ilişkin hükümete eleştirilerde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, bir kadının Adli Tıp Raporuyla belirlenmiş olan konusunun istismar edildiğini söyledi.
Nazlıaka, yeniden söz alarak, "Gelin inançlarımız, gelenek, göreneklerimiz, annelik gibi ulvi duygular üzerinden siyaset yapmayı bırakın. Yalan dört nala yürür gerçekler adım adım gider ama zamanında yetişir. Artık takke düştü kel göründü" diye konuştu.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in "Yargıtay'da cemaat imamı" açıklamasını anımsatarak, bunu neden daha önce açıklamadığına ilişkin bazı eleştirilerde bulundu.
Sataşma gerekçesiyle söz alan Şahin, "Bu bilgiyi geçtiğimiz yılın ortalarında öğrendim. Bu konuyla ilgili bildiklerimi Yargıtay benden gizli yazıyla istedi. Bildiklerimi Yargıtay'a gönderdim. Adalet Bakanı olduğum dönemde öğrendiğim bir bilgi değildir" dedi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKUMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
