2009-11-25 - 14:35
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, DTP'nin bu ülkede barışı istemeyen, kışkırtan bir parti olarak yansıtılmaya çalışıldığını, halkın da bu politikanın etkisinde kaldığını ve zaman zaman kendilerine karşı ön yargılı olduğunu öne sürdü.
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, DTP'nin bu ülkede
barışı istemeyen, kışkırtan bir parti olarak yansıtılmaya çalışıldığını, halkın
da bu politikanın etkisinde kaldığını ve zaman zaman kendilerine karşı ön yargılı
olduğunu öne sürdü.
Türk, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, İzmir'de partilerinin
konvoyuna yapılan saldırıda önlem alınmamasının kendilerini düşündürdüğünü
belirterek, olayda tarafların birbirine girmesi durumundan siyasi rant elde etmek
isteyen bir mantığın bulunduğunu savundu. Türk, söz konusu olayın ardından
Hükümetin yaptığı bazı açıklamaların, bu şekilde düşünmelerini haklı kıldığını
söyledi.
Bir soru üzerine, DTP'nin kapatılmasında yarar olmadığını belirten Türk,
şimdiye kadar da partilerin kapatıldığını ama ne demokratik siyasetin ne de
demokratik mücadelenin son bulduğunu ifade etti.
Partinin kapatılıp kapatılmayacağının kendilerini değil, aslında karar
verecekleri ilgilendiğini belirten Türk, şöyle devam etti:
''Biz, ülkenin gerçeklerini dile getiriyoruz. Siyaset yapıyoruz. Bin
yıldır kader birliği yapmış olan halkların gönüllü birlikteliğini sağlamaya
yönelik arayışın içindeyiz. Biz, bu ülkede barışa katkı sunmak istiyoruz.
Zaman zaman söylüyorum; 'DTP, PKK çizgisi üzerinde' yorumları yapılıyor.
İlk günden beri, 'DTP, PKK değildir' dedim. DTP elbette 2 milyon insanın oyu ile
seçilmiş bir misyondur. Barışta önemli rol oynayabilir. Önemli bir partidir.
Halkın iradesiyle Parlamentoya gelmiştir. Halkı temsil eder. Sorunlar konusunda
muhataptır. Ancak işin bütün boyutuyla olaya bakılması gerekiyor.''
Ahmet Türk, Hükümetin açılım için yola çıktığını ancak bundan vazgeçmek
için birilerini sanık sandalyesine oturtmaya çalıştığını, birilerini, bu sürecin
önünde engel olarak gösterdiğini iddia etti.
-''BARIŞI İSTEMEYEN PARTİ OLARAK GÖSTERİLİYORUZ''-
Süreçle ilgili kendisinin ''İmralı'yı'' adres gösterdiğine yönelik bir
soru üzerine Türk, şunları söyledi:
''DTP önemli bir misyondur. Ancak '100 yıllık bir sorunu çözmek
istiyorsanız, bu 100 yıldır, bu süreçte en fazla tartışılan aktörleri, bu işin
içinde, bu sürece gelinmesindeki önemli rolü olan insanları görmemezlikten
gelirseniz başarılı olamazsınız' diyoruz. Olayın bütün boyutunu ortaya koyuyoruz.
Bütün boyutları görmezseniz başarılı olamazsınız. Yoksa biz DTP'nin misyonunu,
rolünü kişileştirecek yaklaşım sergilemedik. Daha önce de söyledik, 'biz
aracıyız, köprüyüz, tarafız' demiştik. Sorunu bütün boyutuyla ele almamız,
bunların üzerinde yoğunlaşmamız lazım. Bunun için, 'orayı yok sayarak, PKK'yı yok
sayarak, İmralı'yı yok sayarak bu sorunu çözmek zordur, mümkün değildir'
diyoruz.''
Türk, ''İzmir'de yaşanan olaylarla ilgili öz eleştiri yaptınız mı? Sizce
neden böyle bir tepki oldu?'' sorusu üzerine, ''Burada öz eleştiri yapacak bir
durum olsaydı, seve seve yapardık'' dedi.
DTP'nin bu ülkede barışı istemeyen, kışkırtan bir parti olarak
yansıtılmaya çalışıldığını öne süren Türk, halkın da bu politikanın etkisinde
kaldığını ve zaman zaman kendilerine karşı ön yargılı olduğunu söyledi.
Toplumda bir kutuplaşma olduğunu kabul etmediklerini belirten Türk,
''Yalnızca bu işi çözememenin sancıları var. Çözme kabiliyetinin
gösterilememesinin yaratığı ortam var'' diye konuştu.
Ahmet Türk, partilerinin mitinglerinde terör örgütü elebaşı Abdullah
Öcalan'ın posterlerinin açılması ve son zamanlarda DTP'nin, örgütün elebaşı
Öcalan'ı savunan bir noktada olması ile ilgili eleştirilere yönelik soru üzerine
şunları söyledi:
''Orada bir halk var. Siyasi parti olarak oradaki yapılan toplantıda
halkın tamamını kontrol etme şansına sahip değilsiniz. Silopi'de yüz binlerce
insan toplandı. Bu, sadece DTP'nin yaptığı bir çalışma değildi. Siz, halkın bugün
hangi noktada olduğunu, nasıl politize olduğunu, halkın taleplerini ve sürece
nasıl baktığını görmediğiniz sürece her zaman bir bu sorularla karşı karşı
kalırız, yanlış, haksız değerlendirme yapmış olursunuz.''
Türk, mitinglerde otokontrol sağlanıp sağlanmadığına yönelik soru üzerine
de bu konuda çaba gösterdiklerini söyledi. Bu çabalara ilişkin bir örnek veren
Türk, ''Diyarbakır'da bir etkinliğimiz oldu. AKP'nin önünde 15 tane polis vardı.
Ben de 15 tane orta yaşlı insan gönderdim ki 'aman orada bir şey olmasın' diye.
Ancak, 8-10 yaşındaki çocuklar, gönderdiğimiz partili arkadaşlara bile taş
attılar. Bazı şeyleri görmek lazım. Halk artık gerçekten bir çözüm bekliyor''
diye konuştu."
