2012-10-02 - 20:21
TBMM GENEL KURULU?
TBMM Genel Kurulu'nun 3. yasama yılı, 2. birleşimini TBMM başkanvekili Mehmet Sağlam yönetti. Genel Kurul'da, üç milletvekili gündem dışı konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, partisinin kongresinde, ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' tezahüratının, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani'ye değil, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yapıldığını belirtti.

TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, 3 milletvekili gündem dışı konuştu.

CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, AK Parti kongresinde, ''Kabile reisi'' olarak nitelendirdiği Barzani'ye yönelik ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' tezahüratı yapıldığını ileri sürerek, ''Barzani'nin PKK terör örgütünü beslediğini, örgütün oradan Türkiye'ye saldırdığını ve orada barındığını unuttunuz mu- Milletvekilleri de kongreydi. Davet edilmesi yetmezmiş gibi, birde bu adamla niye gurur duyuyorsunuz-'' dedi.

Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Özcan'ın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirti.

Barzani'nin konuşması biterken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın salona girdiğini ifade eden Canikli, Erdoğan'ın girdiği bölümdeki bir grup seyirciden öyle bir tezahüratın yükseldiğini kaydetti. Canikli, ''O, Başbakan'a yapılan tezahürattır'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de Başbakan Erdoğan'ın, 30 Ekim 2007'de ''teröre yataklık ediyorsun'' dediği Barzani'yi şimdi düğün olarak nitelendirdiği kongreye davet ettiğini ifade ederek, ''Çelişki içindesiniz. Kandil nerede- Suriye'de mi, Barzani'nin bölgesinde mi?'' dedi.

TBMM'nin açılışı nedeniyle gündem dışı konuşan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise '''Maalesef bıraktığımız yerden başladık yine'' diye konuştu.

Yeni dönemin yasama yılının hayırlı uğurlu olması dileyen Şandır, ''Birbirimize sabretmeliyiz. Millet bizden çözüm bekliyor. Bu süreçte herkese sorumluluk düşüyor'' dedi. ''İçimiz buruk başlıyoruz'' diyen Şandır, tutuklu milletvekili sorununu çözememiş Meclis olarak yeni döneme başlandığını kaydetti. Şandır, ''Demokrasi açısından bunu ayıplı bir dönem olarak görüyoruz. Tutuklu milletvekillerini aramıza alamadan başlamanın utancı ve hüznü içindeyim'' sözlerini sarf etti.

TBMM Genel Kurulu'nun Ekim ayı çalışma takvimi belirlendi.

Genel Kurul'da Danışma Kurulu önerisi kabul edildi. Buna göre; Genel Kurul, Ekim ayı boyunca salı günleri 15.00-20.00, çarşamba ve perşembe günleri ise 14.00-20.00 saatleri arasında çalışacak.
Genel Kurul'da bugün sözlü soruların yanıtlanmasının ardından TBMM Başkanlık Divanı'nda boşalan idare amirliği için seçim yapılacak. Ayrıca, Toplu İş İlişkiler Kanun Tasarısı gündemin ön sırasına alındı.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''partili cumhurbaşkanı'' olmak istediğini belirterek, ''Sen önce malının ve servetinin, hakkındaki soruşturma dosyalarının hesabını ver. Ülkede ayrımcılık had safhalara gelmiştir. İhaleler özel davetiyeyle yapılıyor. Atatürk'e ve Atatürk'ün getirdiği kurumları yok etmekle kime hizmet ediyorsunuz- Gözünüz Suudi Arabistan'da ise gidin orada yönetimde bulunun. Laik Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmıyorsunuz'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de yaptığı konuşmada, ''İlk günden böyle hakaret ve iftiraların olmamasını temenni ederdik. İddia varsa usulüyle ortaya konulması gerekir. Böyle afaki, soyut iddiaların anlamı ve geçerliliği yoktur. Bir iddianız, bununla ilgili belgeniz varsa ortaya koyun. Hepsi boştur, afakidir, iftiradır'' dedi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in, beraberindeki heyetle resmi davetli olarak Bulgaristan ve Macaristan'a yapacağı ziyarete ilişkin Başkanlık tezkereleri de Genel Kurul'da okunarak kabul edildi.

Öte yandan, BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız hakkındaki fezlekenin Hükümet'e geri verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi de Genel Kurul'un bilgisine sunuldu. Başkanvekili Mehmet Sağlam, Anayasa Adalet Karma Komisyonu'ndaki dosyanın Hükümet'e geri verildiğini söyledi.

Genel Kurul'da, ayrıca CHP Denizli Milletvekili Adnan Keskin'in TBMM Başkanlık Divanı, CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in de TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'ndan istifa dilekçeleri okundu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtladı.

Yıldız, doğalgaz fiyatlarının 2008 yılına göre daha düşük olduğunu belirterek, ''2002'de 184 TL asgari ücretle 492 metreküp doğalgaz alınırken, şimdi 739 TL'lik asgari ücretle 695 metreküp doğalgaz alınabiliyor'' dedi.

Türkiye'nin 2011'deki ham petrol ithalatının 18,1 milyon ton civarında olduğunu belirten Yıldız, ham petrol ithalatının yüzde 51'nin İran'dan, Yüzde 17'sinin Irak'tan, yüzde 13'ünün Rusya'dan, yüzde 11'inin Suudi Arabistan'dan, yüzde 1.5'unun Suriye'den, binde 6'sının İtalya'dan ve binde 4'ünün de Azerbaycan'dan gerçekleştiğini söyledi.

Yıldız, petrolün deniz yoluyla ve ve boru hatlarıyla geldiğini ifade ederek, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattından 2011'de 227 milyon varillik petrol taşındığını kaydetti. Yıldız, Musul-Kerkük-Yumurtalık boru hattından ise 3.1 milyon ton varillik petrol ithal edildiğini söyledi.

2011'de 11 bin 646 ton biodizel üretildiğini dile getiren Yıldız, BOTAŞ'ın 2011'de yaklaşık 40 milyar metreküp, özel sektörün de 4 milyar metreküp doğalgaz ithalatı yaptığını belirtti.

Bakan Yıldız, maden ihracatının 2002 yılına göre 6 kat arttığını söyledi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kayıp kaçakla ilgili olarak çok ciddi mücadele verildiğini vurgulayan Yıldız, 7 bin 618 adet suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi. Yıldız, Türkiye'deki kayıp kaçak oranının Avrupa'daki kayıp kaçak oranından daha düşük olduğunu ifade ederek, Dicle ve Van bölgeleri çıkarıldığı zaman elektrikteki kayıp kaçak oranının yüzde 9.4'e indiğini kaydetti.

Taner Yıldız, enerji sektöründeki yatırımların krizlerin ötesinde büyümeler kaydettiğini anlatarak, ''Türkiye'nin şebekesi, Avrupa'nın 2. büyük şebekesidir. 1 milyon kilometre civarında iletim ve dağıtım hattına sahiptir. 17 milyon adet de direği vardır'' dedi.

Şimdiki doğalgaz fiyatlarının, 2008 yılına göre daha düşük olduğuna işaret eden Yıldız, ''2002'de asgari ücret 184 TL iken bin 146 kilovatsaat elektrik alınırken, bugün itibariyle 739 TL'lik asgari ücretle 2 bin 70 kilovatsaat elektrik alınabiliyor. 2002'de 492 metreküp doğalgaz alınırken, şimdi 695 metreküp doğalgaz alınabiliyor'' dedi.

Bakan Yıldız, 4 yıl önce, meskenlerde bin metreküp doğalgaz, bin 73 TL'den alınırken, bugün bin 63 TL'den alındığını belirtti.

Sanayide ise bin metreküp doğalgaz 956 TL'den alınırken, şimdi 890 TL'den alındığını ifade eden Yıldız, ''BOTAŞ aldığı fiyattan daha düşük fiyatla bu tercihlerini kullandı. Neye dayanarak kullandı- Diğer enerji kaynaklarımız var; yerli kömürümüz, su kaynaklarımız var'' diye konuştu.

Yıldız, CHP sıralarından, ''Çalık'a rafine sözü verdiniz'' denmesi üzerine, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'ya, ''İstemeniz halinde rafine kurabilirsiniz. Aykut Bey rafine başvurusu yapması halinde rekabetin artması adına kendisine yardımcı olma sözü veriyorum'' dedi.

Bursa'da yapılacak santral ile ilgili eleştirilere karşılık Yıldız, Türkiye'de çevreye rağmen enerji yatırımları yapılmayacağını ifade etti. Yıldız, ''Çevreyi yakarak, yıkarak, bozarak yatırım yapmayacağız. Çevreye rağmen orada yatırım yapmayacağız, çevre ile yapacağız'' diye konuştu.

Yıldız, 8 bin 484 kilometrelik denize kıyı şerit içinde 46 santral başvurusu olduğunu, ancak buna karşın 46 itirazın da olduğunu kaydederek, AK Parti'nin, ''yerli ve yenilenebilir kaynakların öncelikli olarak değerlendirilmesini enerji politikasının başına koyduğunu'' sözlerine ekledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, vatandaşların eczaneler dışında hiçbir yerden ilaç almaması gerektiğini söyledi. Akdağ, Samsun'da bir bebeğin açlık sebebiyle hayatını kaybettiğinin gerçek olmadığının anlaşıldığını belirterek, ''Hayatını kaybeden yavrumuzun klinik ön teşhisinin 'Kistik Fibrizoz' hastalığı olduğu anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu raporunda da ölüm sebebinin beslenme yetersizliği olmadığı açıkça belirtilmiştir'' dedi.

Akdağ, ''zayıflama ilaçları'' olarak pazarlanan ve ilaç olmayan ürünlerle ilgili soruyu yanıtlarken, şunları kaydetti:

''Ülkemizde zayıflama amaçlı kullanılan ve bakanlıkça onaylı yalnızca 2 ilaç vardır. Bunlar zaten bu şekilde satılamaz. İlaçların eczanelerde satılması gerekir; ilaçların eczanaler dışında satılması ya da ilaç ruhsatı olmayan ürünlerin ilaç gibi satışı halinde toplatma dahil tüm önlemleri alıyoruz, fiilleri suç olması haline suç duyurusunda bulunuyoruz.

Mahkemelerin uzun sürmesi, ilaçları bu şekilde kanunsuz şekilde ilaç gibi satanlar açısından boşluk oluşturmaktadır. Bu boşluğu gören kişiler ve satıcılar mahkeme sonuçlanıncaya kadar satışları sürdürüyor. İnternet ve Türkiye dışında yayın yapan televizyonlar yoluyla doğrudan kapıya satış yapılmaktadır. Halkımızın sağlığını tehlikeye atan, başta internet olmak üzere başka mecralarda pazarlanan ürünlere karşı vatandaşlarımız da son derece dikkatli olmalı. Vatandaşlar eczana dışında hiçbir yerden ilaç almamalı. Mahkemelere başvuruyoruz, ama orada süreçlerin uzun sürmesi işimizi zorlaştırıyor. Adalet Bakanlığı ile konu üzerinde çalışmalar yürütüyoruz. Bu alanda cezaları daha etkili hale getirecek düzenlemeyi önümüzdeki yıl Meclis gündemine getirmeyi umuyoruz.''

Akdağ, üniversite hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na bağlanması yolundaki iddiaların doğru olmadığını belirterek, ''Böyle bir çalışmamız olmamıştır. Ancak değişik şehirlerdeki 12 üniversitemiz ile ortak kullanım uygulamasıyla vatandaşlara başarıyla hizmet vermekteyiz. Bu uygulamalar, ülke kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamış ve hizmet kalitesini artırmıştır'' dedi.

Türkiye'de iş bulamayan hekim ve hemşire bulunmadığını ifade eden Akdağ, sağlık diploması olan kişilerin öteden beri kamu ve özel sektörde rahatça iş bulduğunu, Türkiye'de hekim ve hemşire sayısının ihtiyacın altında olduğunu kaydetti.

Akdağ, Eylül ayı itibariyle sözleşmeli personel sayısı 22 bin olduğunu ifade ederek, bunun Sağlık Bakanlığı'ndaki toplam personelin yüzde 6'sına tekabül ettiğini kaydetti.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarının kayıtlarının tutulmaya başlamasının üzerinde 4,5 ay geçtiğini ifade eden Akdağ, bu süre içinde 3 bin 84 vaka bildirildiğini, bunların üçte birinin fiziksel şiddet şeklinde gerçekleştiğin söyledi.

Sorunun önlenmesi için sağlık çalışanı ile vatandaş arasındaki sevgi ilişkisini geliştirmek gerektiğini belirten Akdağ, bu kapsamda medya kampanyalarıyla, özellikle televizyonlarda gösterilen kısa filmlerde çalışanlar ile vatandaşlar sevgi atmosferi oluşturmaya çalıştıklarını söyledi. ''Bu konuda hassasiyetim çok yüksektir'' diyen Akdağ, şiddetin her türünü ortadan kaldırmak için gayretlerimizi sürdüreceklerini, bir tek sağlık çalışanına yapılanı kendisine yapılmış gördüğünü vurguladı.

Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurumlarda çalışan çocuk ruh sağlığı uzmanı sayısının 95 olduğunu ifade eden Akdağ, TUS'ta kontenjanları artırarak bu alandaki eksiklikleri gidermeye çalıştıklarını söyledi.

Akdağ, ''Türkiye'de vatandaşların kobay olarak kullanıldığı''na yönelik haberlerle ilgili olarak, ''Türkiye'de bu alandaki mevzuat çok sağlam ve güçlüdür. Bu konudaki denetimler sadece bakanlık tarafından değil, bağımsız etik kurulları tarafından da yapılmaktadır. ABD'de yapılamayan uygulamaların Türkiye'ye kaydırıldığı iddiası gerçeği yansıtmıyor. İddianın yer aldığı dergi, konudan uzak bir moda dergisidir'' dedi.

Daha sonra Genel Kurul'da yapılan oylamayla, CHP Genel Başkan Yardımcısı, Denizli milletvekili Adnan Keskin'den boşalan TBMM İdare Amirliği görevine, CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir seçildi.

Başkanvekili Mehmet Sağlam, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. (20:43)