2014-07-16 - 15:00
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Gündemdışı söz alan AK Parki İstanbul Milletvekili Türkan Dağoğlu, Kızamık virüsünün yol açtığı ensefalit hastalığının Türkiye'deki durumuyla ilgili bilgi verdi.

AK Parti Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç, seçmenini "tıpış tıpış, paşa paşa sandığa gitmek zorundasınız, yoksa hayatlarınıza müdahale ederler" gibi korku imparatorluğu yaratan söylemlerle oy avcılığına çıkan siyasileri kınadığını söyledi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de yeni yasama yılında bu hastalıkla ilgili bir araştırma komisyonu kurulması ve hastalığın gerçek nedenlerinin ortaya çıkarılması gerektiğini kaydetti.

Baluken, seçim bölgesi Bingöl Akdağ bölgesindeki yangının 4 gündür söndürülemediğini ifade ederek, yangının başlamasının ardından bölge orman müdürlüğü yetkilileriyle görüştüklerini belirtti. Kendilerine çok tanıdık bir gerekçe sunulduğunu ifade eden Baluken, "Tugay komutanı orman yangın söndürme çalışmalarına güvenlik nedeniyle izin vermiyor. Bu nedenle bu mevcut orman yangınına müdahale edemediklerini ifade ettiler" dedi.

Adana'dan kaldırılan bir uçağın 19, 20 saat sonra bölgeye ulaştığını ve göstermelik bir yangın söndürme çalışmasıyla hiçbir başarı elde edilmeden çalışmalarını bitirildiğini iddia eden Baluken, şunları söyledi:

"Yangın olanca hızıyla devam ediyor. Orman Müdürü yangın yerinin yerleşim alanlarından uzak olduğunu gerekçe göstererek kendilerinin rahat olduğunu ifade ediyor. Bir ağaca baktığında bir yaşamı, bir hayatı görmeyen bir orman müdürünü atamışsınız. Böyle bir anlayış olur mu? Biz bir an önce etkili bir yangın söndürme müdahalesinin yapılmasını bu güvenlik kafasının da artık o bölgeden çıkarılması gerektiğini ifade ediyoruz."

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, AK Parti döneminde en çok milli ve manevi değerlerin erozyona uğradığını iddia etti.

Akçay, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın Mekke'nin fethiyle ilgili ifadelerine değinerek, "Hz. Muhammed'in Mekke'nin fethi sırasında gurura kapıldığını ve Allah tarafından uyarıldığını, kendilerinin ise gurura kapılmadığını söyleyebilmiştir. Dini duygularımız oy için istismar edilirken Kuran'ı Kerim ile dalga geçen, adı rüşvet ve yolsuzluğa karışan bir eski bakan için bütün AKP'li yöneticiler sessiz kalmıştır. Ramazan ayında camiler kundaklanıp, Kuran'ı Kerimler yakılmaktadır" dedi.

Yerinden söz alan bazı AK Parti'li milletvekilleri İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını kınarken, AK Parti Ankara Milletvekili Ülker Güzel de "Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosu'ndan İsrail Parlamentosu'na seslenmek istiyorum. Siz asla bir kadın, bir anne ve insan olamazsınız. Dünya insanlık tarihi bu yaptıklarınızı utançla kara leke olarak hatırlayacaktır" diye konuştu.

AK Parti Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç ise 10 Ağustos tarihinde 12. Cumhurbaşkanı'nın seçileceğini anımsatarak, "Milli irade tekrar sandığa yansıyacak. Bu doğrultuda seçmenini 'tıpış tıpış, paşa paşa sandığa gitmek zorundasınız, yoksa hayatlarınıza müdahale ederler' gibi korku imparatorluğu yaratan söylemlerle oy avcılığına çıkan siyasileri kınıyorum. Sandığa korkuyla değil, demokratik bir hakkı kullanmak adına gidilir" şeklinde konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin, uyuşturucu bağımlılığı ile ilgili araştırma önergesinin görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

Partisinin önerisi üzerine söz alan Grup Başkanvekili İdris Baluken, Türkiye'de uyuşturucu kullanımında gözle görülür bir artış yaşandığını, özellikle okul çevrelerinde uyuşturucu ticaretinin arttığını ifade etti.

Uyuşturucu madde kullanımının ilköğretim seviyesine indiğini belirten Baluken, buna rağmen yeterli önlemin alınmadığını kaydetti. Baluken, özellikle son zamanlarda bonzai kullanımındaki artışa dikkati çekti.

AK Parti Adana Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Necdet Ünüvar, kimyasal ortamda üretilen, 300 farklı kombinasyondan oluşturulan bonzainin, uyuşturucu tacirlerince ucuz bir şekilde piyasaya sürüldüğünü belirtti.

Türkiye'nin jeopolitik konumunun, uyuşturucu ticaretinde etkili olduğuna dikkati çeken Ünüvar, "Ülkemiz, esrarın en fazla üretildiği Afganistan'dan batıdaki ülkelere geçiş yolunda bulunuyor. Sentetik uyuşturucu da genellikle batıda üretiliyor. Bu konuda da güneydeki ve doğudaki ülkelerin geçiş güzergahında bulunuyoruz" dedi.

Ünüvar, uyuşturucu kullanımını azaltmada, uyuşturucu madde ile hiç tanışmamış gençleri korumak ve uyuşturucu bağımlılarına yönelik tedavi konusunda hassas davranmanın önemli olduğunu, bu konularda Türkiye'de ciddi çalışmaların yapıldığını vurguladı.

Bir önceki dönemde uyuşturucu kullanımına ilişkin bir araştırma komisyonu kurulduğunu anımsatan Ünüvar, komisyon raporunun öneriler bölümünde Ulusal Uyuşturucu Koordinasyon Üst Kurulu oluşturulmasının da bulunduğunu kaydetti. Ünüvar, bu kapsamda, 7 Bakanın ve kendisinin katılımıyla bir toplantı yapıldığını, konunun ayrıntılarıyla ele alındığını ve bu çalışmanın periyodik olarak devam edeceğini söyledi.

MHP Grubu adına söz alan Tokat Milletvekili Reşat Doğru, uyuşturucu kullanımına ilişkin bir araştırma komisyonu kurulduğunu, önemli çalışmalar yapıldığını ancak sonuçta hazırlanan rapordaki önerilerin gerekli şekilde takip edilmediğini söyledi. Doğru, raporun tozlu raflarda yerini aldığını ifade etti.

Türkiye'de cezaevlerindeki hükümlülerin yüzde 30'unun uyuşturucu le ilgili suçlardan dolayı hüküm giydiklerini anlatan Doğru, bu durumun, uyuşturucunun toplumdaki etkisini yansıttığını söyledi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan, uyuşturucu ile mücadele kapsamında yapılan yasal düzenlemelerde caydırıcılığın artırıldığını belirtti. Turan, kenevir yetiştirmenin cezasının alt sınırın 1 yıldan 4 yıla, uyuşturucu ithal ve ihraç cezalarının alt sınırının 10 yıldan 20 yıla çıkarıldığını ifade etti. Bülent Turan, 5 ile 15 yıl arasında olan uyuşturucu ve uyarıcı madde satma cezasının 10 ile 20 arasına çıkarıldığını anımsattı.

Bu cezaların uyuşturucu ile mücadelenin bir bölümü olduğunu anlatan Turan, uyuşturucu ile mücadelede özellikle anne ve babalara da önemli görevler düştüğünü vurguladı.

Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, grup önerilerinde şimdiye kadar her partiden bir temsilcinin konuşarak görüşlerini dile getirdiğini, ancak görüşülen öneri üzerinde AK Parti Grubu'nun iki söz hakkı alması nedeniyle, uyuşturucu kullanımı gibi önemli bir konuda partisinin görüşlerinin dile getirilemediğini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır ise HDP'nin grup önerisini kendilerinin de önemli bulduklarını, bu nedenle, konuyla ilgili kurulan araştırma komisyonuna başkanlık eden Necdet Ünüvar'a ve konunun cezai yaptırımına ilişkin değişiklikleri anlatması için partisinin İstanbul Milletvekili Bülent Turan'a söz verilmesini talep ettiklerini belirtti.

AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, "İsrail devletinin masum çocuklara, masum annelere yaptığı, reva gördüğü ve masum, korumasız, savunmasız insanlara katledercesine yapmış olduğu bu zulmü şiddetle kınıyorum" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin akademisyenlerin özlük haklarıyla ilgili durumlarının uluslararası ve ulusal arenada detaylı bir şekilde araştırılması için verdiği Meclis araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin önerisinin görüşülmesi sırasında AK Parti Grubu adına söz alan Zonguldak Milletvekili Ercan Candan, Soma'daki olayla ilgili hiçbir üniversite tarafından bir araştırma projesi yapılmadığını, kazanın öngörülerinin çalışılmamış olduğuna dikkati çekti.

"Neden yapılmamış?" diye soran Candan, "Üniversitelerin döner sermaye sistemindeki tıkanıklık sizleri bir yere alıyor ve getirip o işi yürütmemenizi sağlıyor. Çünkü öğretim üyesinin cebine doğrudan bir gelir maalesef olmuyor. Ama önümüzdeki günlerdeki çalışmalarda, gerek döner sermayenin düzeltilmesi gerek YÖK Kanunu'ndaki değişiklikler gerekse bu yeni çıkardığımız Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun'un devreye girmesiyle üniversitelerde yeni araştırma merkezlerinin yapılmasıyla, öğretim üyelerinin özlük haklarının gelişeceğine yürekten inanıyorum" diye konuştu.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Türkiye'deki bilim adamlarının, akademisyenlerin 2003'ten bugüne kadar maaş artış oranının sadece yüzde 6 olduğunu ifade ederek, akademisyenlerin durumunun içler acısı olduğunu, konferanslara gidemediğini, uluslararası toplantılara katılamadığını iddia etti.

AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay da "Bizim üniversiteleri nereden nereye getirdiğimizi cümle alem biliyor. Görmek istemiyorsanız size söyleyecek sözümüz de yok" dedi.

Atalay, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına değindi.

Oğan, Atalay'ın akademisyenlerle ilgili ifadesinde sataşma olduğu gerekçesiyle söz isteyerek, şunları söyledi:

"Haklı olarak İsrail'i kınamıştır, hepimiz kınıyoruz. Hatibin bu konuşmasını destekliyorum. Dün burada söylemiştim, önce İsrail'le ticaretinizi keseceksiniz, İsrail'in füze saldırısının koordinatlarını tespit eden Malatya'daki üssü kapatacaksınız, Kerkük'ten gelip İsrail'e giden petrol hattını keseceksiniz, ondan sonra konuşacaksınız. Ben burada kendisine sataşayım, Sayın Başkan, lütfen siz de sataşmadan kendisine söz verin ve bir akademisyen olarak burada bugünkü bizim önergemizin konusu olan akademisyenlerle ilgili partisinin ne yaptığını bir anlatsın. Bir akademisyen olarak gelsin, lütfen bunu söylesin."

CHP'nin kredi kartı borçlarının uzun vadede ödenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin önerisinin görüşülmesi sırasında, CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Türkiye'de faiz 8,75 iken kredi kartlarında faizin nasıl yüzde 30 olduğunu sordu.

Ören, şöyle konuştu:

"Kredi kartlarında gecikme faizi ve normal faizin yüzde 25'ler, 30'lar düzeyinde olması mümkün müdür? Siz işçiye, emekliye, dar gelirli esnafa, sanatkara 8,75 ile para vermeyi düşüneceksiniz ama kullandığı kredi kartından da yüzde 30'lar düzeyinde faiz alacaksınız. Emeklinin maaşına enflasyon artı 2 puan yani yüzde 3,5, yüzde 4 zam yapacaksınız. Bu emekli, bu işçi, bu esnaf kredi kartını kullanırken yüzde 30 faiz ödeyecek. Bunda bir denge var mı?"

AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına değinerek, "İsrail devletinin masum çocuklara, masum annelere yaptığı, reva gördüğü bu zulmü, masum, korumasız, savunmasız insanlara katledercesine yapmış olduğu bu zulmü şiddetle kınıyorum" dedi.

Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na ilişkin düzenlemeyle kredi kartının veriliş şeklinin düzenlendiğini anımsatarak, "Daha önce bankalar neredeyse sokaklarda kredi kartı dağıtır durumdaydılar" diye konuştu.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da kredi kartı borçlarının ciddi bir sorun olduğunu vurgulayarak, bunun sadece ekonomik olmadığını, artık sosyal sorun haline geldiğini ifade etti.

Günal, vatandaşın kredi kartı borcunu diğer krediyle kapattığını iddia ederek, borcun borçla ödenir hale geldiğini savundu.

MHP ve CHP'nin önerisi kabul edilmedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, muhalefetin, Torba Kanun Tasarısı'nın görüşmelerini geciktirmeye çalıştığını belirterek, "Engelleyici tutumunuzdan dolayı Soma'daki kardeşlerimize aylık bağlanamıyor" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "Torba Kanun Tasarısı" olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmelere geçilmeden önce, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural söz istedi.

Vural, 108 kanun teklifinin tasarı ile birleştirildiğini belirterek, kendi kanun teklifinin komisyon raporunun hangi bölümünde yer aldığını, tasarının kabul edilmesi halinde bu teklifin kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağını sordu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyon Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç ise birleştirme yapılmadan önce bütün teklif sahiplerine yazı yazıldığını belirtti. Bilgiç, tekliflerin tasarı ile birleştirilmesinin, bütün tekliflerin raporda yer alacağı anlamına gelmediğini, görüşmelere Plan ve Bütçe Komisyonu raporu üzerinden devam edilmesi gerektiğini söyledi.

Vural'ın, tasarının bu haliyle görüşülemeyeceği konusundaki itirazını sürdürmesi üzerine usul tartışması açıldı.

Muhalefet milletvekilleri, tasarının yasa yapma tekniğine, İçtüzüğe ve anayasaya aykırı olduğunu savundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, söz konusu tasarının, bugüne kadar Genel Kurul'a getirilen torba tasarıyla aynı teknikte hazırlandığını belirtti. Muhalefeti, tasarının görüşmelerini engellemekle suçlayan Canikli, "Tasarının içinde önemli düzenlemeler var. Engelleyici tutumunuzdan dolayı Soma'daki kardeşlerimize aylık bağlanamıyor" dedi.

Muhalefet milletvekilleri Canikli'nin sözlerine tepki gösterdi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "İbretlik bir konuşma. Bu yasaya, 301 madencinin acısının arkasına saklanarak hukuksuz düzenlemeler koydunuz. Soma ile ilgili maddeleri buradan çıkarın hemen bugün yasalaştıralım" diye konuştu.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da tasarının komisyon aşamasında da Soma ile ilgili düzenlemeyi ayrıca görüşüp hemen Genel Kurul'a göndermeyi teklif ettiklerini, ancak iktidar milletvekillerinin bunu kabul etmediğini belirtti. Günal, Canikli'ye yönelik, "Soma ile iglili düzenlemeyi bizim engellediğimiz söylemek terbiyesizliktir" dedi.

Canikli ve AK Parti milletvekilleri, Günal'ın ifadesine tepki gösterdi. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Günal'dan, "terbiyesiz" lafını geri almasını istedi. Günal ise ifadesini tekrarlayarak, muhalefetin bu şekilde suçlanamayacağını söyledi.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da komisyonda Soma ile ilgili düzenlemenin tasarıdan ayrılması halinde hemen çıkarabileceklerini söylediklerini kaydetti. Kaplan, iktidarın, 301 acının üzerinden tasarıya kişi ve şirketlere özel maddelerin eklendiğini savundu.

Nurettin Canikli ise muhalefetin, karşı olduğu maddelerle ilgili görüşlerini dile getirebileceklerini, sonuçta tasarının kabul edilip edilmemesinin milletin iradesinde olduğunu ifade etti. Tasarıdaki düzenlemelerin tamamının önemli olduğunu anlatan Canikli, hiçbir maddede kişiye ya da şirkete özel düzenleme bulunmadığını kaydetti.

HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani de Canikli'yi, Soma'da yaşamını yitiren madencilerin acısını sömürmekle suçladı. Zozani, Canikli'nin, muhalefete ilişkin sözleri nedeniyle özür dilemesi gerektiğini belirtti. Bu sırada Canikli, Zozani'ye "boş konuşuyorsun" dedi. Bunun üzerine Zozani ve Canikli arasında sözlü tartışma başladı.

Zozani'nin konuşmasını tamamlamasının ardından Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara verdi. Arada, Canikli ile Zozani arasındaki tartışma devam etti. Elindeki tasarı kitabını Canikli'ye vurmak isteyen Zozani'yi diğer milletvekilleri önledi.

Aranın ardından yeniden söz alan Oktay Vural, teklifi ile ilgili konunun açığa kavuşturulmasını istedi. Bunun üzerine Meral Akşener, grup başkanvekilleri ile görüşmek için birleşime yeniden ara verdi.

Meral Akşener, görüşmenin ardından, komisyon raporunu işlemden kaldırmak gibi bir yetkisinin olmadığını, tasarının görüşmelerine geçilebileceğini söyledi. Milletvekillerinin itirazlarını sürdürmesi üzerine Akşener, "Usul tartışması açmaktan beynim döndü" diyerek görüşmelere geçilmesini istedi.

Oktay Vural, tasarıdaki teklifinin geri çekilmesini talep etti. Yapılan oylamada, Vural'ın talebi kabul edilmedi. Tasarının tümü üzerinde görüşmeler başlandı.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı, AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, "Asli işlerde taşeron firmalara yaptırmanın önünü kapatıyoruz. Taşeron dönemi Türkiye'de tarih olmuştur. Bu yasayla beraber taşeron işi bitmiştir" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "Torba Kanun Tasarısı" olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Tasarı üzerinde MHP Grubu adına söz alan Manisa Milletvekili Sümer Oral, Soma için hazırlanan tasarıda, Soma'nın neredeyse tasarıya sıkıştırılmış bir duruma geldiğini ileri sürdü.

"Torba tasarı" adı verilen bu yasa çalışmasından artık vazgeçilmesi gerektiğini belirten Oral, "Şekilden yoksun, 'ucube' diyebileceğimiz bu düzenlemeye 'torba' adını vermekle, günlük hayatta, iplikten yapılan ve ağzı bağlanabilen torbaya haksızlık etmiş oluyoruz" dedi.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, tasarıyı eleştirerek, "Buna 'Soma torba tasarısı' demeyin. Bu torba, torbası dolanların torbasıdır. Biz bu torbaya karşı muhalefetimizi yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, bu torba tasarının kanun yapma tekniklerine uygun olmadığını iddia ederek, "Bu tasarının ilkesi yok, anlaşılır değil, kanunların genelliği ilkesine uygun değil. Bu tasarının kuralı yok, bu tasarının ahlakı yok, bu tasarının namusu yok. Gerçekten çok ilkel yöntemlerle dayatılmış bir tasarı, kanun diye bu millete yutturulmaya kalkışılıyor. Buna hiç kimsenin hakkı yok" dedi.

Plan ve Bütçe Komisyonu Recai Berber de tasarının Soma maden faciası nedeniyle gelmediğini, yaklaşık 2 yıldır çalışma hayatı ve taşeronlukla ilgili düzenleme için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın çalıştığını söyledi.

Tasarının içeriğine ilişkin bilgi veren Berber, şunları kaydetti:

"Bu düzenleme sadece Soma, TKİ için değil, yeraltı çalışması için, bütün madenci kardeşlerimiz için geçerli. Bugün burada özellikle 'Soma'daki işçi kardeşlerimiz Ankara'ya geliyor. Orada birtakım sözler verildi yerine getirilmedi' denildi. Ama bir tanesi Allah rızası için hangi söz verilmiş, yerine getirilmemiş söylemedi. 13 Mayıs o kadar önemli ki bundan sonra madencilik Türkiye'de artık uluslararası standartlarda ve bu esaslara göre yapılacak."

Taşeronun da artık bundan sonra kamuda veya başka yerde kendi asli işiyle ilgili olarak bulunmayacağını vurgulayan Berber, "Yasa çok açık. Kendi asli işi temizlik olan bir firma temizlik konusunda, güvenlik konusunda bile artık taşeron çalıştıramaz. Asli işlerde taşeron firmalara yaptırmanın önünü kapatıyoruz. Taşeron dönemi Türkiye'de tarih olmuştur. Bu yasayla beraber taşeron işi bitmiştir" dedi.

Berber, tasarının çalışmalarının komisyondaki kadar uzamadan bayrama kadar, bayram hediyesi olarak çıkması gerektiğine inandığını söyledi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***