2009-07-10 - 12:40
TBMM BAŞKANI TOPTAN GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan olaylarla ilgili olarak ''Çok güçlü olmak, hak ve hukuktan ayrılma hakkını vermez'' dedi.
Nijerya Temsilciler Meclisi Başkanı Dimeji Bankole ile görüşmesi sırasında,
gazetecilerin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki olaylara ilişkin sorusunu
yanıtlayan Toptan, yaşananları büyük üzüntü ile izlediklerini belirterek, ''Çok
büyük kaygı duyduğumuzu ifade etmek isterim'' diye konuştu.

Toptan, Türkiye'nin, Uygurların karşılaştıkları sorunların, Çin'in toprak
bütünlüğü çerçevesinde çözümlenmesinden yana olduğunu kaydederek, her zaman bu
anlamda Çin hükümeti ile istişarelerde bulunulduğunu söyledi.

Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye arasında siyasi ve ekonomik alanda
ilişkilerin, özellikle son yıllarda geliştiğini belirten Toptan, ''Bunda Doğu
Türkistan diye bilinen coğrafyada yaşayan Uygur kardeşlerimizin köprü görevi olma
özeliği çok önemli bir etkendir'' dedi.

Türkiye'nin, Uygur bölgesi ile tarihten gelen çok yakın ilişkileri
bulunduğuna işaret eden Toptan, şöyle konuştu:

''Ama her zaman Türkiye, Uygurların karşılaştıkları sorunların, Çin'in
toprak bütünlüğü çerçevesinde çözümlenmesinden yana olmuştur ve her zaman bu
anlamda Çin Hükümeti ile de istişarelerde bulunmuştur. Ancak, en son meydana
gelen olaylar, bizim kaygımızı ciddi şekilde artırmaktadır. Yapılan açıklamalar,
bizi ciddi şekilde kaygılandırmaktadır. Çok güçlü olmak, hak ve hukuktan ayrılma
hakkını vermez. Özellikle Çin Halk Cumhuriyeti'nin, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi
üyesi olduğunu da hatırlayacak olursak, Çin'in insan hakları ihlalleri, hak ve
hukuk konularında çok daha büyük sorumluluk taşıdığı sonucuna varırız.

Yapılan açıklamalar bizi kaygılandırıyor dedim; Henüz yargılama
yapılmadan, olaylar derinliğine araştırılmadan olaylara karışanların idam
edileceği ön yargısı, anlaşılabilir, anlatılabilir bir iddia değildir. Henüz bunu
yalanlayan bir açıklama da Çin kaynaklarından gelmemiştir. Orada elbette olaylar
meydana gelmiştir. Olayların meydana gelmesine neden olanların, hiç kuşkusuz
sorgulanması, yargılanması ve gerekli cezalara çarptırılması olağandır. Ama orada
yaşayan tüm Uygur toplumuna karşı harekete geçilmesi, ibadet yerleri, camilerin
kapatılması...Yeni iddialar var ortada; orada kız çocuklarının çok genç yaşta
oralardan alınıp başka bölgelere gönderilmesi iddialarının yaygın hale gelmesi,
dünyanın bu konuyla daha yakından ilgilenmesi sonucunu ve gereğini ortaya
koymaktadır. Biz, Çin Halk Cumhuriyeti'nin süratle bu konularda dünya kamuoyunu
tatmin edecek açıklamalar yapmasını bekliyoruz.''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün askere sivil yargı yolunu açan yasayı
onaylarken, ek düzenleme yapılmasının faydalı olacağını ifade ettiğini belirten
bir gazetecinin, ''Bu düzenleme Ağustos ayında Meclis gündemine gelebilir mi?''
sorusuna karşılık Toptan, TBMM'nin 4-5 Ağustos tarihlerinde Meclis Başkanı'nı
seçmek üzere toplanmasına karar verilerek tatile girdiğini hatırlattı.

Toptan, ''Aksine bir karar olmadıkça bu özel gündemin dışında bir iş
görüşülemez. Aksine bir karar alınabilir mi? Evet. Meclis toplandığı zaman, bu
özel gündemle çalışmasına devam kararı alırsa, bu yolda bir irade ortaya çıkarsa,
devam edebilir. Ama yok öyle olmaz ise bu özel gündem dışında bir konuyu TBMM
görüşemez'' diye konuştu.

Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas'ın Kıbrıs Rum Kesimini ziyaretinde,
''Rum tezlerine destek verdiğine'' ilişkin açıklamalarını nasıl değerlendirildiğinin
sorulması üzerine ise Toptan, ''O açıklamanın bir yanlış anlama ve yanlış anlaşılma
olduğuna inanmak istiyorum'' karşılığını verdi.

Toptan, ''Yoksa, TBMM'de bir kaç kez konuk edilen, Genel Kurulumuzda
konuşturulan, Türkiye'nin her platformda, her şekilde çok açık bir destek verdiği
Filistin Devlet Başkanı'nın konuşmasını başka türlü anlayabilmek, bizim açımızdan
mümkün değildir. Bir yanlış anlama olduğunu temenni ediyorum'' dedi.

Bir gazetecinin, ''Uluslararası Kriz Grubu'nun raporunda; Kuzey Iraklı
yöneticilerin 'Irak parçalanırsa Kuzey Irak Türkiye ile birleşecek' sözlerini
nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna Toptan, ''Ortada böyle bir gelişme olduğu
kanaatinde değilim. Sadece bir takım iddialar var'' diye konuştu.

Türkiye'nin, kendi sınırları içerisinde, halkının refah ve mutluluğunun,
demokrasinin gelişmesi ve kökleşmesi için çalıştığını ifade eden Toptan, şöyle
devam etti:

''Türkiye, hiçbir zaman emperyalist bir heves peşinde koşmamıştır.
Bugün de böyledir. Biz kendi sınırlarımızın içine bakıyoruz. Kendi halkımızın
refah düzeyinin yükseltilmesine çalışıyoruz. Ama elbette Kuzey Irak'ta yaşayanlar,
bizim akrabalarımızdır. Türkmenler akrabalarımızdır, bizim Kürt vatandaşlarımızın
Kürtlerle akrabalık ilişkileri vardır. O nedenle, tarihi ve kültürel bağlarla
bağlı olduğumuz bu bölge ile bizim her alanda iyi ilişkilerimizin olması,
özellikle ekonomik, kültürel alanda iş birliği yapmamız, şimdiye kadar olduğu
gibi bundan sonra da devam edecektir. Ama bu, Orta Doğu'da bir coğrafya
değişikliği anlamına gelmez.''

ÇİN KENDİ İÇİNDE ÇÖZÜMLEYECEKTİR''-

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki olaylara ilişkin soruya Bankole de
''Zannediyorum medyada olması gerektiği şekilde bu olay yansıtılmadı.
Büyük ihtimalle medya mensupları, Michael Jackson'ın ölmüş olmasını çok daha
önemli olay olarak atfettiler. Bu nedenle yeterince yansıtılmadığını düşünüyorum''
şeklinde yanıtladı.

Toptan'ın, ''Bu çok güzel bir cevap...'' demesinin ardından sözlerini
sürdüren Bankole, şöyle devam etti:

''Biliyoruz ki Çin, bağımsız bir ülke ve her zaman iç işlerini kendi
yöntemleriyle çözümlemiştir. Bazen süper güçlerin, Çin'in insan hakları
ihlalleriyle ilgili bazı yorumları olmuştur ve her zaman Çin de bunlara kendi
yöntemleriyle cevap vermiştir, problemlerini kendi yöntemleriyle çözümlemiştir.
Tabii ki Çin'de yaşanan olayları, dünyanın farklı yerlerinde yaşanan olaylara da
benzetmek mümkün... Örneğin, yakın geçmişte İran'da seçimler sonrasındaki
olayları hepimiz takip ettik ve görüşlerimizi ifade ettik. Ama İran halkı da bu
olayları, yine kendi içerisinde çözümledi ve şu anda yollarına devam ediyorlar.
Tabii ki Çin Hükümeti de yine aynı şekilde kendi içinde çözümleyecektir. Çin
Liderinin G-8 Zirvesinden ayrılıp ülkesine geri dönmesini de Çin hükümetinin bu
olayı çok ciddiye aldığının göstergesi olarak görüyorum. ''