2009-05-18 - 12:41
TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Milli Mücadelenin Başlamasının 90. Yıldönümü'' kutlamaları kapsamında İstanbul'dan yola çıktığı Ankara Gemisi'nde gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi. Toptan, DTP milletvekillerinin, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine ifade vermeleriyle ilgili tebligat konusunda Anayasada boşluk bulunup bulunmadığına ilişkin soruya, ''Yok... Anayasanın lafzında bir boşluk yok'' karşılığını verdi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Milli Mücadelenin Başlamasının 90.
Yıldönümü'' kutlamaları kapsamında İstanbul'dan yola çıktığı Ankara Gemisi'nde
gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi.
Toptan, DTP milletvekillerinin, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine ifade
vermeleriyle ilgili tebligat konusunda Anayasada boşluk bulunup bulunmadığına
ilişkin soruya, ''Yok... Anayasanın lafzında bir boşluk yok'' karşılığını
verdi.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin TBMM Başkanlığına gönderdiği yazıda,
''Sözkonusu milletvekilleriyle ilgili bir dava açıldığını ve davanın halen
yürüdüğünü, 2008 yılından beri bilinen adreslerine tebligat yapıldığını fakat bu
tebligatların ulaşmadığını, milletvekillerinin duruşma gününde mahkemeye giderek
savunma vermeleri gerektiği'' şeklinde açıklama bulunduğunu belirten Toptan,
kendilerinin söz konusu yazıyı milletvekillerine önce gönderdiklerini ancak sonra
yapılan değerlendirme üzerine geri aldıklarını bildirdi. Köksal Toptan, sözlerini
şöyle sürdürdü:
''Bu nedenle, biz milletvekillerine mahkemenin bizden istediği, 'tebliğ
edin' görevini yerine getirmiyoruz, getirmedik. Niye? Biraz zamana ihtiyacımız
var. Anayasayı lafzıyla yorumladığımız zaman, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin
içtihatına baktığımız zaman, Anayasanın 83. maddesindeki istisna kapsamına giren
suçlarda dokunulmazlığın olmayacağı sonucuna varılıyor.
Bu, Anayasanın öngördüğü bir konudur, benim koyduğum bir hüküm değil. Bu
Anayasaya ben oy da vermedim. Anayasa böyle, mahkeme böyle yorumluyor, şu andaki
mahkeme böyle yorumluyor, Yargıtay böyle yorumluyor. Buna rağmen, ben
çırpınıyorum, Niye? Genel yumuşama konseptine zarar verilmesini istemiyorum.
Olayı siyaset malzemesi yapmak isteyenler var. Ona da izin vermemeye çalışıyoruz.
Biz ''Ne yapabiliriz'' ile ilgili olarak Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı ile
konuşuyorum. Herhangi bir emrivakiyle karşı karşıya kalmayalım diye. Ceza usul
hukukçularıyla, hocalarla konuşuyorum. Ben bu denli iyi niyet gösterirken,
çabalarken, gayret sarf ederken, DTP;li arkadaşlar da çıkıp benden yakınırlarsa,
işte o zaman, şöyle bir sonuca varırım; Hani (bunlar gelsin kapılarına dayansın,
bunlar giderken gazeteciler fotoğraflarını çeksin, TV;ler bunu göstersin, olay
olsun. Bu da büyük olay olsun.) Böyle bir şey mi bekliyorlar?''
DTP'li milletvekillerini, sorunun çözümü konusunda samimi bulup
bulmadığına yönelik bir soruyu, ''(Samimi bulmuyorum) demeyelim de anlam
veremiyorum'' diye yanıtlayan Toptan, yapılan tebligatı onlardan geri aldığını ve
böylelikle zaman kazanmaya çalıştığını tekrarladı. Tebligatı yapıp yapmamanın,
mahkemenin kendi işini kendi bildiği usuller çerçevesinde yürütmesine engel
olmadığını vurgulayan Toptan, Mahkemeye, ''Dur bakalım arkadaş, bundan sonra
benim kararımı bekle'' diyecek durumda olmadıklarını söyledi.
-''YALAN YANLIŞ ŞEYLER...''-
TBMM Başkanı Toptan, Ceza Usul Kanunu mevzuatında, sanığın ifadesinin
alınmasının, yani sorgulanmasının zorunlu olduğunu belirterek, ''Ama acaba
savunma içinde bu zorunluluk var mı? Yani onun başka bir yolu var mı? Onun için
bizim ceza hukukçuları, AİHM kararları ve içtihatlarını gözden geçirmek suretiyle
bana yardımcı olmaya çalışıyorlar''dedi ve açıklamalarını şöyle sürdürdü:
''Özetle ben, hiçbir milletvekili arkadaşımızın polis zoruyla evinden
alınıp mahkemeye götürülmesine, Türkiye;nin varmış olduğu demokratik olgunluk
ortamında doğru bulmuyorum. Böyle bir fotoğrafın Türkiye;nin yararına olmayacağı
inancındayım. Ama burada, başta milletvekilleri olmak üzere herkesin olaya bu iyi
niyet çerçevesinde yaklaşması lazım. Herkesin benim gayretlerime yardımcı olması
lazım. Buradan da kimsenin siyasi yarar ve çıkar beklememesi lazım.''
DTP;lilerin konuyla ilgili görüşme yapmayacaklarına ilişkin açıklamaları
olduğunun hatırlatılması üzerine Toptan, ''Görüşürler, görüşmezler onların
bileceği iş. Ne yani, ben onlara 'Gidin mahkemede ifade verin' dediğim zaman,
koşa koşa mahkemeye gidecek değiller ya. Ben uğraşıyorum. Onlar bilsin diye
uğraşmıyorum. 'Türkiye bilsin' diye uğraşıyorum. Türkiye;nin bir sorunla
karşılaşmaması için uğraşıyorum. Bu sorun çözülsün diyenlerin de katkı yapması
lazım. Öyle herkesi tahrik edip, bir sürü yalan yanlış şey söylenmemesi lazım''
dedi.
Toptan, ''(Zaman kazanmaya çalışıyoruz) dediniz. Sanığın ifadesi için
zorunlu olup olmadığı konusunda AİHM kararlarının gözden geçirdiğinizi
söylediniz. Varsayalım ki o gerekçe bulundu, sonraki süreç nasıl işleyecek?
Gelişmeler nasıl olur?'' şeklindeki sorulara, ''Onu bir görmek lazım. O zaman
arkadaşların, milletvekillerinin zorla veyahut başka yolla mahkemeye mutlak
gitmesi gerekmiyor. Sırf bunun için değil, genel konjonktür. Karşılaştığımız
sorunları zamana yaydığımız zaman bu ipe un sermek anlamında değil, bir işte bu
süreçte yumuşama sağlanırsa o zaman topyekün her şeye bakma imkanı olabilir''
şeklinde cevap verdi.
-''MAHKEME DURUŞMAYI ERTELEYEBİLİR''
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş hakkındaki duruşmanın 29
Mayısta yapılacağını hatırlatan bir gazeteciye Toptan, ''Bize gelen tebliğ,
mahalli mahkemeden gelmiyor. Mahalli mahkemeler Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine
yazıyor, talimat dediğimiz yolla savunmasının alınmasını istiyor. O nedenle
oradaki duruşmanın o tarihte olması önemli değil. Netice itibariyle 'talimatla
istenen savunma gelmedi' diyerek başka bir tarihe erteleyebilir'' dedi.
Toptan, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün savunmasını vermesi gerektiği
duruşma tarihinin 26 Mayıs olduğunu kaydetti.
Köksal Toptan, Anayasa değişikliğiyle sorunun aşılıp aşılmayacağına
ilişkin soru üzerine şunları söyledi:
''Ben bir şey önermiyorum. 'Bu sorun aşılsın' deniyorsa, aşılması
isteniyorsa bir anayasa değişikliğinin zorunlu olduğu anlaşılıyor. Ergun
Özbudun'un da bu yönde beyanatı var. Benim söylediğim o... 83. maddede bu
değişiklik yapılırsa, 14. madde istisnası oradan kaldırılırsa sorun kendiliğinden
çözülüyor. Türkiye;nin bu şartlarda bunu kaldırmak lazım mı, değil mi? Bu benim
cevap vereceğim bir karar değil. Siyasi partilerin tartışacağı, üzerinde uzlaşma
sağlayabileceği (bir konu). Ama onun dışında benim sürdürmeye çalıştığım
gayretler dışında yol ve yöntem bilen varsa buna itibar etmeye onun üzerinde
çalışmaya hazırım. Sayın cumhurbaşkanı ve başbakanla bu konuyu konuşmadım.
İçişleri Bakanı ile konuştum ve ceza usul hukukçularıyla konuşuyorum.''
TBMM Başkanı Toptan, DTP'lilerin bu olay karşısındaki tavrını, ''Yardımcı
falan olmuyorlar. Tam tersine burada mağdur oluyoruz, başkalarına yapılan muamele
bize yapılmıyor mu diyorlar... Kime yapılan muamele onlara yapılmıyor, onlar
ayrıcalık istiyorlar'' şeklinde değerlendirdi.
-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ-
Köksal Toptan, Anayasa değişikliği konusunda yöneltilen sorulara da şu
karşılığı verdi:
''Partilerin varacağı mutabakata bağlı. Şimdi ben, benim elime bir
anayasa değişikliği önerisi gelirse, hangi partiden gelirse gelsin böyle bir
anayasa değişikliğini alır diğer siyasi partilere giderim. 'Şu siyasi parti,
şöyle bir anayasa değişiklini bana getirdi, ne diyorsunuz? Bu konuyu tartışmak
üzere bir araya gelelim sizin de başka önerileriniz varsa onu da koyalım, bunları
tartışmak üzere bir uzlaşma komisyonu kuralım.' (derim) Ben o süreci başlatırım
ama takdir edersiniz ki benim siyasi partileri yönlendirme yapmam mümkün değil.
Ben çıkış yolu arıyor muyuz, bu milletvekili arkadaşlarla ilgili, arıyoruz.
Yollardan biri odur. Ben benim yapabileceklerimi, bu sürecin hepimizi olumsuz
etkilemeyecek şekilde aşabilmemiz için benim yapabileceklerimi ben yapmaya
çalışıyorum. Benim bu alanda yapabileceklerim çok sınırsız değil."
Toptan,''AKP anayasa değişikliği üzerinde çalışıyor ama CHP ve MHP;den
olumsuz tepkiler geldi. Değişikliğin yapılması konusunda umutlu musunuz?'' diye
soran bir gazeteciye, ''Umudumuzu hiç kaybetmememiz lazım'' karşılığını verdi.
''AKP önce hazırlıyor sonra vazgeçiyor. Son olarak daraltmış bir paketten
söz ediliyor ama metin hala ortada yok...'' şeklindeki bir soruya Toptan, şöyle
cevap verdi:
''Ben size dört sene evvel dedim ki Türkiye yeni bir anayasa yapmalıdır.
Yeni anayasayı için Anayasa yapıcı meclis kurulmalıdır. Şimdi bunu hocalar
söylüyor. DİSK Genel Başkanı Çelebi söylüyor. Nasıl kurulur, bir kanun çıkarırız
deriz ki ''Bakın endişeler var ya yeni bir anayasa yapılırsa anayasanın ilk üç,
dört maddesi kalır, şu olur, bu olur'' kanunla deriz ki 'Cumhuriyetin temel
nitelikleriyle ilgili mevcut anayasanın şu şu maddeleri dışında yeni bir anayasa
veya o hükümleri korumak üzere yeni bir anayasa yapımı için anayasa yapıcı bir
meclis kurulur' deriz. Tartışılabilir tabi, yüz tanesi seçimle gelir, 50 tanesi
çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcisi olarak gelir. İki sene de süre
veririz. Yepyeni bir anayasa yapar, bu tartışmaların hepsini ortadan kaldırma
imkanı buluruz.''
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Kurucu Meclis oluşturulmasına destek
vereceğinin söylenmesi üzerine Toptan, ''Hiçbir şey yapmıyor'' dedi.
-CUMHURBAŞKANI VE MECLİSİN GÖREV SÜRESİ-
TBMM'nin bu yasama döneminin kaç yıl olacağı ve Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül'ün görev süresiyle ilgili soru üzerine Toptan, şöyle konuştu:
''(Bu konu) Bir anayasa değişikliği mi, bir yasa değişikliği ile mi
çözülür? Onu bilemiyorum ama biz yasa koyucu olarak bunu netleştirmezsek o zaman
YSK kendi yorumuna göre seçim zamanı geldiğinde nasıl yorumluyorsa 4 sene mi, 5
sene mi yorumluyor ona göre süreç başlatır. Fakat bizim cumhurbaşkanı seçimiyle
ilgili zaten kanun çıkarmamız lazım. Anayasa değişikliği yapıldı ama
cumhurbaşkanı seçim usulleriyle ilgili değişiklik yapmadık, o konuda günlük
tartışmaların dışında mutlaka karar vermemiz gereken önemli hususlar var. Bir
tanesi bu seçim süreleriyle ilgilidir. Benim düşüncem, bizim kendi bürokrasimizin
kanaati meclisin görev süresinin 4 yıl olduğu şeklinde. Cumhurbaşkanlığı süresi
de 5 yıl. Böyle düşünüyorum.''
Toptan, Cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin bir başka soru üzerine de
'bu konuda vakit geçirmeden hemen bir yasal düzenleme yapılmasında yarar
gördüğünü'' söyledi.
DSP ve DP'NİN YENİ GENEL BAŞKANLARI...
Toptan, DP Genel Başkanlığına seçilen Hüsamettin Cindoruk ile DSP Genel Başkanlığına seçilen Masum Türker'i de kutladı.
Yıldönümü'' kutlamaları kapsamında İstanbul'dan yola çıktığı Ankara Gemisi'nde
gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi.
Toptan, DTP milletvekillerinin, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine ifade
vermeleriyle ilgili tebligat konusunda Anayasada boşluk bulunup bulunmadığına
ilişkin soruya, ''Yok... Anayasanın lafzında bir boşluk yok'' karşılığını
verdi.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin TBMM Başkanlığına gönderdiği yazıda,
''Sözkonusu milletvekilleriyle ilgili bir dava açıldığını ve davanın halen
yürüdüğünü, 2008 yılından beri bilinen adreslerine tebligat yapıldığını fakat bu
tebligatların ulaşmadığını, milletvekillerinin duruşma gününde mahkemeye giderek
savunma vermeleri gerektiği'' şeklinde açıklama bulunduğunu belirten Toptan,
kendilerinin söz konusu yazıyı milletvekillerine önce gönderdiklerini ancak sonra
yapılan değerlendirme üzerine geri aldıklarını bildirdi. Köksal Toptan, sözlerini
şöyle sürdürdü:
''Bu nedenle, biz milletvekillerine mahkemenin bizden istediği, 'tebliğ
edin' görevini yerine getirmiyoruz, getirmedik. Niye? Biraz zamana ihtiyacımız
var. Anayasayı lafzıyla yorumladığımız zaman, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin
içtihatına baktığımız zaman, Anayasanın 83. maddesindeki istisna kapsamına giren
suçlarda dokunulmazlığın olmayacağı sonucuna varılıyor.
Bu, Anayasanın öngördüğü bir konudur, benim koyduğum bir hüküm değil. Bu
Anayasaya ben oy da vermedim. Anayasa böyle, mahkeme böyle yorumluyor, şu andaki
mahkeme böyle yorumluyor, Yargıtay böyle yorumluyor. Buna rağmen, ben
çırpınıyorum, Niye? Genel yumuşama konseptine zarar verilmesini istemiyorum.
Olayı siyaset malzemesi yapmak isteyenler var. Ona da izin vermemeye çalışıyoruz.
Biz ''Ne yapabiliriz'' ile ilgili olarak Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı ile
konuşuyorum. Herhangi bir emrivakiyle karşı karşıya kalmayalım diye. Ceza usul
hukukçularıyla, hocalarla konuşuyorum. Ben bu denli iyi niyet gösterirken,
çabalarken, gayret sarf ederken, DTP;li arkadaşlar da çıkıp benden yakınırlarsa,
işte o zaman, şöyle bir sonuca varırım; Hani (bunlar gelsin kapılarına dayansın,
bunlar giderken gazeteciler fotoğraflarını çeksin, TV;ler bunu göstersin, olay
olsun. Bu da büyük olay olsun.) Böyle bir şey mi bekliyorlar?''
DTP'li milletvekillerini, sorunun çözümü konusunda samimi bulup
bulmadığına yönelik bir soruyu, ''(Samimi bulmuyorum) demeyelim de anlam
veremiyorum'' diye yanıtlayan Toptan, yapılan tebligatı onlardan geri aldığını ve
böylelikle zaman kazanmaya çalıştığını tekrarladı. Tebligatı yapıp yapmamanın,
mahkemenin kendi işini kendi bildiği usuller çerçevesinde yürütmesine engel
olmadığını vurgulayan Toptan, Mahkemeye, ''Dur bakalım arkadaş, bundan sonra
benim kararımı bekle'' diyecek durumda olmadıklarını söyledi.
-''YALAN YANLIŞ ŞEYLER...''-
TBMM Başkanı Toptan, Ceza Usul Kanunu mevzuatında, sanığın ifadesinin
alınmasının, yani sorgulanmasının zorunlu olduğunu belirterek, ''Ama acaba
savunma içinde bu zorunluluk var mı? Yani onun başka bir yolu var mı? Onun için
bizim ceza hukukçuları, AİHM kararları ve içtihatlarını gözden geçirmek suretiyle
bana yardımcı olmaya çalışıyorlar''dedi ve açıklamalarını şöyle sürdürdü:
''Özetle ben, hiçbir milletvekili arkadaşımızın polis zoruyla evinden
alınıp mahkemeye götürülmesine, Türkiye;nin varmış olduğu demokratik olgunluk
ortamında doğru bulmuyorum. Böyle bir fotoğrafın Türkiye;nin yararına olmayacağı
inancındayım. Ama burada, başta milletvekilleri olmak üzere herkesin olaya bu iyi
niyet çerçevesinde yaklaşması lazım. Herkesin benim gayretlerime yardımcı olması
lazım. Buradan da kimsenin siyasi yarar ve çıkar beklememesi lazım.''
DTP;lilerin konuyla ilgili görüşme yapmayacaklarına ilişkin açıklamaları
olduğunun hatırlatılması üzerine Toptan, ''Görüşürler, görüşmezler onların
bileceği iş. Ne yani, ben onlara 'Gidin mahkemede ifade verin' dediğim zaman,
koşa koşa mahkemeye gidecek değiller ya. Ben uğraşıyorum. Onlar bilsin diye
uğraşmıyorum. 'Türkiye bilsin' diye uğraşıyorum. Türkiye;nin bir sorunla
karşılaşmaması için uğraşıyorum. Bu sorun çözülsün diyenlerin de katkı yapması
lazım. Öyle herkesi tahrik edip, bir sürü yalan yanlış şey söylenmemesi lazım''
dedi.
Toptan, ''(Zaman kazanmaya çalışıyoruz) dediniz. Sanığın ifadesi için
zorunlu olup olmadığı konusunda AİHM kararlarının gözden geçirdiğinizi
söylediniz. Varsayalım ki o gerekçe bulundu, sonraki süreç nasıl işleyecek?
Gelişmeler nasıl olur?'' şeklindeki sorulara, ''Onu bir görmek lazım. O zaman
arkadaşların, milletvekillerinin zorla veyahut başka yolla mahkemeye mutlak
gitmesi gerekmiyor. Sırf bunun için değil, genel konjonktür. Karşılaştığımız
sorunları zamana yaydığımız zaman bu ipe un sermek anlamında değil, bir işte bu
süreçte yumuşama sağlanırsa o zaman topyekün her şeye bakma imkanı olabilir''
şeklinde cevap verdi.
-''MAHKEME DURUŞMAYI ERTELEYEBİLİR''
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş hakkındaki duruşmanın 29
Mayısta yapılacağını hatırlatan bir gazeteciye Toptan, ''Bize gelen tebliğ,
mahalli mahkemeden gelmiyor. Mahalli mahkemeler Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine
yazıyor, talimat dediğimiz yolla savunmasının alınmasını istiyor. O nedenle
oradaki duruşmanın o tarihte olması önemli değil. Netice itibariyle 'talimatla
istenen savunma gelmedi' diyerek başka bir tarihe erteleyebilir'' dedi.
Toptan, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün savunmasını vermesi gerektiği
duruşma tarihinin 26 Mayıs olduğunu kaydetti.
Köksal Toptan, Anayasa değişikliğiyle sorunun aşılıp aşılmayacağına
ilişkin soru üzerine şunları söyledi:
''Ben bir şey önermiyorum. 'Bu sorun aşılsın' deniyorsa, aşılması
isteniyorsa bir anayasa değişikliğinin zorunlu olduğu anlaşılıyor. Ergun
Özbudun'un da bu yönde beyanatı var. Benim söylediğim o... 83. maddede bu
değişiklik yapılırsa, 14. madde istisnası oradan kaldırılırsa sorun kendiliğinden
çözülüyor. Türkiye;nin bu şartlarda bunu kaldırmak lazım mı, değil mi? Bu benim
cevap vereceğim bir karar değil. Siyasi partilerin tartışacağı, üzerinde uzlaşma
sağlayabileceği (bir konu). Ama onun dışında benim sürdürmeye çalıştığım
gayretler dışında yol ve yöntem bilen varsa buna itibar etmeye onun üzerinde
çalışmaya hazırım. Sayın cumhurbaşkanı ve başbakanla bu konuyu konuşmadım.
İçişleri Bakanı ile konuştum ve ceza usul hukukçularıyla konuşuyorum.''
TBMM Başkanı Toptan, DTP'lilerin bu olay karşısındaki tavrını, ''Yardımcı
falan olmuyorlar. Tam tersine burada mağdur oluyoruz, başkalarına yapılan muamele
bize yapılmıyor mu diyorlar... Kime yapılan muamele onlara yapılmıyor, onlar
ayrıcalık istiyorlar'' şeklinde değerlendirdi.
-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ-
Köksal Toptan, Anayasa değişikliği konusunda yöneltilen sorulara da şu
karşılığı verdi:
''Partilerin varacağı mutabakata bağlı. Şimdi ben, benim elime bir
anayasa değişikliği önerisi gelirse, hangi partiden gelirse gelsin böyle bir
anayasa değişikliğini alır diğer siyasi partilere giderim. 'Şu siyasi parti,
şöyle bir anayasa değişiklini bana getirdi, ne diyorsunuz? Bu konuyu tartışmak
üzere bir araya gelelim sizin de başka önerileriniz varsa onu da koyalım, bunları
tartışmak üzere bir uzlaşma komisyonu kuralım.' (derim) Ben o süreci başlatırım
ama takdir edersiniz ki benim siyasi partileri yönlendirme yapmam mümkün değil.
Ben çıkış yolu arıyor muyuz, bu milletvekili arkadaşlarla ilgili, arıyoruz.
Yollardan biri odur. Ben benim yapabileceklerimi, bu sürecin hepimizi olumsuz
etkilemeyecek şekilde aşabilmemiz için benim yapabileceklerimi ben yapmaya
çalışıyorum. Benim bu alanda yapabileceklerim çok sınırsız değil."
Toptan,''AKP anayasa değişikliği üzerinde çalışıyor ama CHP ve MHP;den
olumsuz tepkiler geldi. Değişikliğin yapılması konusunda umutlu musunuz?'' diye
soran bir gazeteciye, ''Umudumuzu hiç kaybetmememiz lazım'' karşılığını verdi.
''AKP önce hazırlıyor sonra vazgeçiyor. Son olarak daraltmış bir paketten
söz ediliyor ama metin hala ortada yok...'' şeklindeki bir soruya Toptan, şöyle
cevap verdi:
''Ben size dört sene evvel dedim ki Türkiye yeni bir anayasa yapmalıdır.
Yeni anayasayı için Anayasa yapıcı meclis kurulmalıdır. Şimdi bunu hocalar
söylüyor. DİSK Genel Başkanı Çelebi söylüyor. Nasıl kurulur, bir kanun çıkarırız
deriz ki ''Bakın endişeler var ya yeni bir anayasa yapılırsa anayasanın ilk üç,
dört maddesi kalır, şu olur, bu olur'' kanunla deriz ki 'Cumhuriyetin temel
nitelikleriyle ilgili mevcut anayasanın şu şu maddeleri dışında yeni bir anayasa
veya o hükümleri korumak üzere yeni bir anayasa yapımı için anayasa yapıcı bir
meclis kurulur' deriz. Tartışılabilir tabi, yüz tanesi seçimle gelir, 50 tanesi
çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcisi olarak gelir. İki sene de süre
veririz. Yepyeni bir anayasa yapar, bu tartışmaların hepsini ortadan kaldırma
imkanı buluruz.''
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Kurucu Meclis oluşturulmasına destek
vereceğinin söylenmesi üzerine Toptan, ''Hiçbir şey yapmıyor'' dedi.
-CUMHURBAŞKANI VE MECLİSİN GÖREV SÜRESİ-
TBMM'nin bu yasama döneminin kaç yıl olacağı ve Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül'ün görev süresiyle ilgili soru üzerine Toptan, şöyle konuştu:
''(Bu konu) Bir anayasa değişikliği mi, bir yasa değişikliği ile mi
çözülür? Onu bilemiyorum ama biz yasa koyucu olarak bunu netleştirmezsek o zaman
YSK kendi yorumuna göre seçim zamanı geldiğinde nasıl yorumluyorsa 4 sene mi, 5
sene mi yorumluyor ona göre süreç başlatır. Fakat bizim cumhurbaşkanı seçimiyle
ilgili zaten kanun çıkarmamız lazım. Anayasa değişikliği yapıldı ama
cumhurbaşkanı seçim usulleriyle ilgili değişiklik yapmadık, o konuda günlük
tartışmaların dışında mutlaka karar vermemiz gereken önemli hususlar var. Bir
tanesi bu seçim süreleriyle ilgilidir. Benim düşüncem, bizim kendi bürokrasimizin
kanaati meclisin görev süresinin 4 yıl olduğu şeklinde. Cumhurbaşkanlığı süresi
de 5 yıl. Böyle düşünüyorum.''
Toptan, Cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin bir başka soru üzerine de
'bu konuda vakit geçirmeden hemen bir yasal düzenleme yapılmasında yarar
gördüğünü'' söyledi.
DSP ve DP'NİN YENİ GENEL BAŞKANLARI...
Toptan, DP Genel Başkanlığına seçilen Hüsamettin Cindoruk ile DSP Genel Başkanlığına seçilen Masum Türker'i de kutladı.
