2012-04-13 - 14:29
BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI ERGÜN GAZETECİLERİN SORULARINI CEVAPLADI
TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu tarafından organize edilen Bilişim Günleri Sergisini gezen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, gazetecilerin sorularını cevapladı.
TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu tarafından organize edilen Bilişim Günleri Sergisini gezen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, gazetecilerin sorularını cevapladı.

28 Şubat'ın, olayı gerçekleştirenler tarafından da 'post-modern darbe' olarak adlandırıldığını söyleyen Ergün, 28 Şubat sürecinin siyasete, demokrasiye karşı bir teşebbüs olduğunu ifade etti. Ergün "inşallah bundan sonra darbelere tenezzül edilmez." dedi.

28 Şubat soruşturmasına yönelik konuşan Ergün, "Keşke Türkiye demokrasisi darbelerle parçalanmış olmasaydı. Anayasa değişikliği, toplumun verdiği büyük destek, Türkiye'de demokrasiye karşı işlenen veya işlenmesi muhtemel suçlarla ilgili yeni bir güvence mekanizması oluşturdu. Bundan önceki müdahaleler yargılanmaya, sorgulanmaya başlandı. Keşke 1960 müdahalesi sonrasında bunlar olabilseydi, Türkiye'nin demokrasisi, siyasi, toplumsal yapısı darbelerle parçalanmasaydı. 1960 darbesi, Türk siyasetini ve toplumunu, ciddi manada tahrip eden, parçalayan bir darbe olmuştur'' diye konuştu.

Gözaltına alınan kişiler dışında da sorumluların olup olmadığı sorulan Ergün, "Savcıların hangi delillere göre hareket ettiklerini bilmiyoruz. Şu anda var olan delillere yenileri eklenirse, savcılar onları da sürece dâhil edeceklerdir. Siyasi aktörlerinde işin içinde olduğunu görüyoruz ama bütün bunlar kanıtlanmalı." şeklinde konuştu.

AK Parti'nin bu yargılama süreciyle intikam aldığına dair iddialara yönelik Ergün şöyle konuştu:

''Böyle bir algılama doğru değil. Bu AK Parti'yle ilgili değil, Türkiye'nin demokrasisiyle ilgili bir husus, Türkiye'de siyasete, demokrasiye müdahaleyle ilgili bir husus. 1980 ihtilalinde AK Parti yoktu. Herkesle ilgili bir durum söz konusu. Eğer adaletin tecelli etmesine, intikam almak diye yaklaşırsak, çok yanlış bir yaklaşım sergileriz.

Başkasının hakkını aramaktır, hakkı zayi olanların hakkını aramak, mağdur olanların adalet talebinin karşılanmasıdır. Eğer toplumun adalet talebinin karşılanmasını intikam diye algılarsak, o zaman hiçbir zaman adalet aranmaz. Adalet arayışlarının hepsi, intikam arayışı olarak ifade edilir. Bir cinayet, hırsızlık davası olsa, mağdur olanlar intikam almak için mi kişileri dava ediyorlar, haklarını arıyorlar. Bir cinayet davasında maktulün yakınları müştekiyse intikam almak için mi şikayette bulunuyorlar, hayır haklarını arıyorlar, adalet tecelli etsin diye yargıya gidiyorlar. Bu tür işler için yargıya gidilmeyecekse nereye gidilecek, adalet nerede tecelli edecek? Adalet kendi kendine tecelli eder mi? Etmeyeceğine göre mutlaka bir yargılama süreci olacak. Onu intikam süreci olarak ifade etmek, son derece yanlıştır, o süreci biraz da baltalamak anlamına gelir. O da yakışık kalmaz."

AK Parti'nin 28 Şubat sürecinden nemalandığı ile ilgili iddiaları da değerlendiren Ergün, 28 Şubat'ın birçok kişiyi mağdur ettiğini, bunlardan birinin de Recep Tayyip Ardoğan olduğunu, milletvekilliği adaylığının engellendiğini, partiye seçime 10 gün kala kapatma davası açıldığını söyledi. Ergün "Partimize kapatma davaları açıldı, bu durumda nasıl nemalanmış oluyoruz." dedi.


(14.29)