2012-04-18 - 21:30
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda, 2-B olarak bilinen Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazine'ye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarısı Kamuoyunda 2-B olarak adlandırılan orman vasfını yitirmiş Hazine arazilerinin satışını öngören kanun tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda, yapılan bazı değişikliklerle kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Hükümet'in Suriye politikası ile ilgili genel görüşme açılmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerine CHP Grubu adına söz alan Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu, komşu bir ülke ile savaş tehlikesinin söz konusu olduğunu, bunun biran önce bertaraf edilmesi gerektiğini söyledi. Türk halkının, Suriye halkı ile savaşması değil, onlara barış ve istikrar getirmesi gerektiğini vurgulayan Loğoğlu, genel görüşme açılmasını talep etmelerindeki amacın, Türkiye'nin selametini sağlamak ve ülkeyi çatışma çizgisinden çıkarmak olduğunu dile getirdi.
CHP olarak ortak deklarasyon önerisi hazırladıklarını ve bunu gruplara ilettiklerini belirten Loğoğlu, söz konusu deklarasyonda, TBMM'nin Suriye'deki gelişmeleri kaygı ile izlediğinin, Suriye'ye dışarıdan müdahale edilmesine karşı olduğunun vurgulandığını ifade etti. Loğoğlu, deklarasyonda, böyle bir girişimin, Suriye'ye barış getirmeyeceğinin, aksine, çatışmaları derinleştirip uzatacağının ve daha fazla can kaybına yol açacağının belirtildiğini söyledi. Ortak deklarasyon önerisinin TBMM'nin Suriye konusundaki tutumunu kaydetmek amacıyla kaleme alındığını anlatan Loğoğlu, böylece halkın kaygısını gidermek ve bu konuda dünyaya mesaj vermek istediklerini belirtti.
Bağımsız İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Hükümet'in dış politikada tökezlediğini ve yalnız kaldığını ileri sürdü. Suriye ile ilgili politikaların halktan gizlendiğini iddia eden Tüzel, ''Suriye'de halklarının geleceğine müdahale etmek, onaylanabilecek bir şey değil. Bu politikadan vazgeçilmeli. Meclis, Hükümet'in ne yapmak istediğini bilmeli'' dedi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Hükümet'in Suriye konusuna önem vermesine rağmen konuyu Meclis'e neden taşımadığını sordu. Oğan, şunları söyledi:
''Eğer Suriye konusu önemli gündem maddesi değilse o zaman neden savaşın eşiğine geldik- Siz muhalefetten gelen her türlü kararı reddettiğiniz gibi bunu da reddedeceksiniz. Bari Suriye konusunda siz önerge verin destekleyelim ve görüşelim. Burası milletin Meclis'i ise bunu burada ele almak durumundayız. 'Biz irademizi Sayın Başbakan'ın iki dudağı arasına bıraktık' diyorsanız, o zaman sizin adınıza yapacak bir şey yok.
Suriye meselesi Büyük Ortadoğu Projesi'dir. Temeldeki asıl hedef, İsrail'in bölgede güvenliğini sağlamaktır. Suriye'de rejim yıkıldıktan sonra Türk milletinin payına KCK düşecektir. Oradaki rejim değişikliği sonunda Kürt oluşumu ortaya çıkacak.''
Oğan, halkına karşı silah kullananları, darbeleri ve her türlü diktatörlüğü kınadıklarını belirterek, ''Ancak bunları yaparken 'Bu işten bizim payımıza ne düşecek-' diye düşünmemiz gerekiyor'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk ise Suriye'de halkın onlarca yıldır Esed rejiminin zulmü altında yaşadıktan sonra özürlük ve demokrasi talebini meydanlarda barışçıl olarak dile getirdiğini, Türkiye'nin de bu uğurda Suriye yönetimine, halkının taleplerine pozitif cevap vermesi için diplomatik girişimlerde bulunduğunu belirtti.
Türkiye'nin derdinin savaşmak değil, Suriye yönetiminin, halkının taleplerini dinlemesini sağlamak olduğunu kaydeden Külünk, ''Bu, komşuluk hakkımızdır bizim. Suriye ile ilişkilerimiz gayet barışçıldı. Ancak uluslararası ilişkiler dinamiktir ve ülkelerin menfaati esastır. Bizim Suriye'de işimiz yok da Rusya'nın, İran'ın, Çin'in mi işi var- Yanı başımızdaki Suriye'nin meselesi bizi ilgilendirmeyecek de onları mı ilgilendirecek- Bunu siz vicdanınıza sığdırabiliyor musunuz-'' diye konuştu.
Söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de Hükümet'in Suriye politikasına ilişkin Meclis'e bilgi vermesi gerektiğini belirterek, ''Meclis devre dışı kalmış. Çocuklarımız, askerlerimiz, TSK yurt dışına çıkacak mı çıkmayacak mı- Bunlar Meclis'te görüşülmüyor. Dışişleri Bakanı gelsin bilgi versin. Meclis'in bildiri yayımlamasından daha doğal ne olabilir- Eğer konu önemliyse hesap verilmeli- Biz burada figüran değiliz'' dedi.
AK Parti, TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneride; Genel Kurul'un, bugün yarım kalan 2-B yasa tasarısı, bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasını içeren 5 yasa tasarısı ile iki üniversitenin adının değiştirilmesini içeren düzenlemenin bitimine kadar çalışması, bunların tamamlanmaması halinde yarın ve 20 Nisan Cuma günü günlük programın bitimine kadar çalışması, tamamlanması halinde ise yarın çalışmaması yer aldı.
CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, ''Yeni milletvekiliyim. Gelmeden Meclis'i böyle hayal etmemiştim. Meclis'in çalışması düzensizliğe dayanıyor. Başbakan'ın talimatlarıyla çalışıyor Meclis. Sabahlara kadar çalışıyoruz. Bunun insan hakları ve verimlilikle hiç alakası lok. Çalışmalar, sabah saatlerine çekilmeli'' dedi.
Tutuklu milletvekilleri, tutuklu öğrenciler gibi önemli konuların Meclis gündemine gelmediğini savunan Acar, ''gündem saptırması'' yapıldığını ileri sürdü. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran yasayla ilkokulun 4 yıla indirildiğini savunan Acar, ''Başbakan ve Cumhurbaşkanı kamu spotlarıyla kız çocukları okusun diyor ama onların okumasını önlemek için bu yasayı getiriyorsunuz. Yeni yasayla din eğitimini seçmeyenlere 'kafir' denecek. Dinli-dinsiz ayrımı ta ilkokuldan başlayacak ve toplumda tehlikeli bir çatışmayı getirecek'' diye konuştu.
Üzerinde 'deniz feneri'' resmi olan olan kravatını gösteren Acar, ''Deniz Feneri AKP'nin yumuşak karnıdır. AKP, Türkiye Cumhuriyeti'ni başka devlete, 'ılımlı İslam' adı altında teokratik devlete dönüştürme adımını atıyor'' dedi.

Öneri lehinde konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, sağlık çalışanlarının uğradığı saldırılarıyla ilgili Meclis Araştırması açılması konusunun gelecek hafta görüşeceklerini belirterek, ''Arkadaşlarımız Araştırma Önergelerini hazırlıyor. Diğer partilere de teklif ediyoruz. Bunu Salı günü gündeme alıp tartışacağız'' dedi.
Muhalefetin, Gaziantep'te uğradığı saldırı sonucu yaşamanı yitiren doktor ile ilgili konuyu tartışırken Hükümet'i ve Sağlık Bakanlığı'nı eleştirdiğini ifade eden Elitaş, ''lanetlenecek olayı gündeme getirirken Bakanlık ve Hükümete yapılan saldırılarla kantarın topuzunun kaçtığını'' belirtti.
''Deniz Feneri konusunun temcit pilavı gibi sürekli gündeme getirildiğini'' belirten Elitaş, ''Ahlaksızlık, yolsuzluk, hırsızlık yapan kim varsa, hangi partiden olursa olsun onları lanetliyorum. Yargının en iyi şekilde ceza vermesini talep ediyorum. Türkiye'de yargı konusu olan bir meseleyi AK Parti ile ilişkilendirmek yakışıksızdır. Yargının vereceği karara diyecek bir şeyimiz yok'' diye konuştu.



MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, bir çok önemli konunun Meclis gündemine getirilmediğini belirterek, ''Tutuklu milletvekilleri konusu içinize siniyor mu- 1 yıl oldu hala demir parmaklıklar arasındalar. Bunlara çözüm bulmak hükümetin görevi değil mi- 4-C, taşeron işçiler, şehit yakınlarına ikinci iş imkanı, muhtarların sorunu yine öyle...'' dedi.
Suriye konusunun önemli olduğuna işaret eden Şandır, ''Bu coğrafya dışından yapılan müdahalelere taşeronluk yapmak Türkiye'ye yakışmaz. Hükümet konuyla ilgili burada bilgi versin, neler oluyor. Dağa taşa bilgi veriyorsunuz ama milletin vekillerine vermiyorsunuz. Bu, Türkiye'nin en önemli gündem maddesi çünkü geleceği belirliyor. Hatay'ın Doğu hudutlarında PKK kampları kuruldu, devletin bilgisiyle. Türkiye'ye yeni bir bela getiriyorsunuz'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
Genel Kurul'da daha sonra 2-B Yasa Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2-B olarak bilinen Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazine'ye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.
Arazilerin satış bedeline ilişkin madde üzerinde, AK Parti değişiklik önergesi verdi. Kabul edilen önergeyle, hak sahiplerine doğrudan satılacak olan taşınmazların satış bedeli, rayiç bedelin yüzde 50'sinden 70'ine çıkarıldı. Satış bedelini peşin olarak ödeyen hak sahiplerine yüzde 20, yarısını peşin ödeyen hak sahiplerine ise yüzde 10 indirim yapılacak.
Değişiklik önergesi üzerine söz alan MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, önergenin altında, AK Parti Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş ile AK Parti Kayseri ve Yozgat milletvekillerinin imzalarının bulunduğunu, her iki ilde de 2-B arazisi olmadığını ileri sürdü.
Oranın, rayiç bedelin yüzde 70'ine çıkarılmasını eleştiren Yılmaz, ''Orman köylülerinin yiyeceği ekmeği yok. Komisyonda bu oranı yüzde 50'ye çekmiştik. Yeniden yüzde 70'e çıkarıyorsunuz'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de komisyonda yüzde 70'ten yüzde 50'ye indirilen oranın burada yeniden eski haline getirildiğini belirterek, AK Parti'nin samimi olmadığını savundu. Tasarıda orman köylüsünü destekleyen hiçbir hükmün bulunmadığını öne süren Hamzaçebi, orman köylüsüne arazilerin bedelsiz olarak verilmesi gerektiğini, bu yönde değişiklik önergesi verdiklerini ancak bunun kabul edilmediğini söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise Kayseri'de de orman köylerinin bulunduğunu ifade etti. 2-B arazilerinin üzerinde 75 milyon kişinin hakkının bulunduğunu, kendilerinin de bu hakkı 75 milyona teslim etmek istediklerini belirten Elitaş, ''Eğer araziler deden kalma ve tapusu var ise bunu zaten bedelsiz veriyoruz. Ama söz konusu olan denize nazır bölgelerde emsal bedelleri yüksek araziler ise bunu yüzde 50'ye düşürüp 75 milyonun hakkının yenilmesi doğru değil'' diye konuştu.
Genel Kurul'da tasarı üzerindeki görüşmeler sürüyor.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2-B olarak bilinen Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazine'ye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa Tasarısı'nın birinci bölümü kabul edildi.
''Temel Kanun'' olarak görüşülen tasarıda verilen değişiklik önergesi üzerinde konuşan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, ''tüyü bitmemiş yetim hakkından en son söz edecek partinin AK Parti olduğunu'' öne sürerek, ''Bunun kitabı yazılsa önsözünü sizin yazmanız lazım. Başbakan, adı yolsuzluğa karıştığı için bazı eski bakan ve milletvekillerinizi aday göstermediğini kendisi söylemişti. Bu nedenle tüyü bitmemiş yetim hakkından geri durun'' dedi.
2-B alanlarını orman köylülerinin değil, rant elde edeceklerin alacağını savunan Türkkan, bedelli askerlikte olduğu gibi hedeflerin yakalanamayacağını ileri sürdü.
Türkkan, Suriye'deki gelişmelere işaret ederek, ''El Cezire, nereye gittiyse orası karıştı. Tunus, Libya...Türkiye'de ilk bürolarını Diyarbakır'a açtı. ABD tarafından fonlanan iki radyo var; El Hurra ve Sava. El Cezire ve Sava'nın Türkiye'deki temsilcileri ve adresleri aynı. Millet elektrik, doğalgaz zammını unuttu Suriye ve diğer konulara daldı. Fakir fukara sayenizde yine kaçak elektrik kullanmaya devam edecek'' diye konuştu.
Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Türkkan'ın ''nöbet değişimini'' bilmediğini ifade ederek, ''Bu iktidar döneminde yolsuzluk olsaydı duble yollar, otoyollar hızlı tren yapılmazdı. Siz ABD'den bakan ithal ettiniz. Türkiye'nin gelişmesinde bir harf olamazsınız'' dedi.
İstanbul bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, düzenlemeyle ''fırsat siyasetine'' tanıklık ettiklerini ifade ederek, düzenlemenin rantın önünü açtığını, Hükümet eliyle ''insanlık suçu'' işlendiğini ileri sürdü. ''Yararı olmayan orman alanı'' şeklinde bir ifadenin olamayacağını beliren Tüzel, doğa düşmanlığı ve rant sevdasının el ele vererek her şeyi yapmayı mubah gördüğünü iddia etti.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da 21 bin orman köyü ve 7 milyon insanı ilgilendiren ve Anayasa değişikliği kadar önemli bir düzenlemenin ele alındığını belirterek, düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğunu söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Milli Emlak, Orman ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlükleri'nin iş yükünün 2 yıl boyunca artacağını belirterek, bu nedenle bu kurumlarda çalışan personele ayda 100 saati geçmemek üzere işlemler sonuçlanıncaya kadar fazla mesai ücretinin ödenmesi gerektiğini söyledi.
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, rayiç bedelinin yeniden yüzde 70'e çekilmesinin orman köylüleri açısından olumsuz olduğunu belirterek, ''Denizi gören alanlarda rayiç bedeli çok yüksek. İnsanlar panikle bekliyor. Bu rayiç bedelle köylülerin alması mümkün değil. Bu köylüler tehcire tabi tutulacak. Bu yerler Hazine'ye kalacak. Yandaşlarınıza peşkeş çekeceksiniz. Dönüme 100 bin lirayı nasıl ödeyecek. Böyle yasalaşırsa Muğla'nın hiçbir köyüne gidemezsiniz sayın Bakan'' diye konuştu. (21:30)


**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****