2014-02-05 - 12:41
CEZAEVLERİ ALT KOMİSYONU BAŞKANI TÜRKMENOĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI?
Ayşe Türkmenoğlu: "Çocuklar orada((Sincan Çocuk Cezaevi) kendilerince otorite sağlamaya çalışıyor, dokunulmazlık istiyorlar. Olay, otorite restleşmesi. Kötü muamele söz konusu değil. Görüntüler olmasaydı çocuklara inanırdık"? "Komisyondaki CHP ve BDP'li milletvekilleri de "yanılmışız" dediler ancak sonrasında bir açıklamada bulunmadılar"? "Avrupa'da Türk mahkumların kaldığı cezaevlerinde gayri insani koşullar var. İnsan hakları, demokrasinin temsilcileri olarak düşündüğümüz ülkelerde bu çifte standartları ve kötü muameleyi hazmedemiyoruz."
TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Cezaevleri Alt Komisyonu Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, Komisyon'un cezaevi ziyaretlerine ilişkin izlenimlerini basın mensuplarıyla paylaştı.

Avrupa'da özellikle Türk mahkumların kaldığı cezaevlerinde kötü koşulların olduğunu belirten Türkmenoğlu, "Oradaki koşullar, Türkiye'deki ile kıyas dahi edilemez. Bu yönde gurbetçilerden çok sayıda şikayet alıyoruz ve gayri insani koşulların olduğunu ve özellikle Almanya'ya gitmemizi istiyorlar. Türk mahkumların ayırımcılığa uğradığı iddiaları var. İnsan hakları, demokrasinin temsilcileri olarak düşündüğümüz ülkelerde bu çifte standartları ve kötü muameleyi hazmedemiyoruz" şeklinde konuştu.

Son 10 yılda cezaevi yönetimleri ile ilgili şikayetlerin minumum düzeye indiğini söyleyen Türkmenoğlu, "İnfaz koruma memurları üniversite mezunları arasından seçiliyor ve pek çok eğitimden geçiriliyor. Psikoloji eğitimi de alıyorlar. Şikayetler sağlık alanında, çünkü daha önce kurum doktorları vardı. Şimdi haftada bir iki kez dışarıdan aile hekimi geliyor. Acil durumlarda mahkumlar ambulanslarla direkt hastanelerin acil servislerine gönderiliyor. Ancak hastaneye sevklerde gecikme yaşandığı ve jandarmaların yetersiz kaldığı ve kolaylık sağlayamadığı şikayetleri var. Bu konuyu da Adalet ve İçişleri Bakanı ile yapacağımız görüşmelerde belirteceğiz" dedi.

"Adli mahkumlarla siyasi mahkumların beklentileri farklı" diyen Türkmenoğlu şunları söyledi: "Cezaevlerinin fiziki koşulları, infaz koruma memurlarının olumsuz davranışları ya da insani ihtiyaçlar siyasi mahkumlar için sorun teşkil etmiyor. Yaptığımız ziyaretlerde bizleri devletin temsilcileri olarak gördüklerinden daha ziyade sistem ve düzenle ilgili eleştiriyorlar. Kırıkkale'de DHKP-C' li mahkumlar, yasa ve kanunların kendileri için önemli olmadığını söylediler. Terör örgütünün propagandasını yaptılar. Kırıkkale Cezaevinden çok sayıda şikayet geldi ancak ziyaret ettiğimizde fiziki koşullarla ilgili bir şikayet olmadığını gördük. Siyasi ve terör tutuklularının sistemle ilgili çok eleştirileri var ama onların düşündükleri sistem hayallerinde kalacak" şeklinde konuştu.
Kırıkkale Cezaevi'nde bir mahkuma mektupla gönderilen kurutulmuş çiçeğin 'kimyasal ya da biyolojik içerik barındırabilir' gerekçesiyle verilmediği haberini de değerlendiren Türkmenoğlu, "Olayla ilgili idareye başvurulmuş, çiçeğin verilmemesine karar verilmiştir. Çiçek, uyuşturucuya batırılmış olabilir. Bu olay üzerinde durulmayan bir konuydu ancak gazetelere manşetten yansıması ilginç geldi" dedi.

Pir Sultan Abdal'ın resminin terör örgütü lideri olarak algılanarak cezaeivne sokulmaması ile ilgili haberleri de değerlendiren Türkmenoğlu, söz konusu resmin terör örgütü resimleriyle birlikte geldiğini, daha sonra resmin mahkuma iade edilerek tutanak tutulduğunu söyledi.

"Komisyon olarak amacımız adil yargılamanın yapılıp yapılmadığı ile ilgili görüş beyan etmek değil, cezaevinin fiziki koşulları ve mahkum- görevli ilişkilerini tespit etmek" diyen Türkmenoğlu, Rize Trabzon cezaevlerinde hasta koğuşları ile ilgili olumsuz gözlemleri olduğunu söyledi. Hastane hapishaneleri çalışmasının hızlandırılması ve bir an önce faaliyete geçmesi gerektiğini belirten Türkmenoğlu, "suçluyu kazıyın, altından insan çıkar" sözünü hatırlattı.
Sincan Çocuk Cezaevi ile ilgili kamuoyuna yansıyan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Türkmenoğlu, gitmeden önce kendisinin de endişeleri olduğunu, ancak kamera kayıtlarını izledikten sonra olay hakkındaki düşüncelerinin değiştiğini söyledi. Türkmenoğlu, "Komisyondaki CHP ve BDP'li milletvekilleri de "yanılmışız" dediler ancak sonrasında bir açıklamada bulunmadılar" şeklinde konuştu.
Kamera kayıtlarında 16-17 yaşındaki gençlerin infaz koruma memurlarını dövdüklerini, memurların ise kendilerini savunmaya çalıştıklarını söyleyen Türkmenoğlu, "Çocuklar orada kendilerince otorite sağlamaya çalışıyor, dokunulmazlık istiyorlar. Olay otorite restleşmesi. Kötü muamele söz konusu değil. Görüntüler olmasaydı çocuklara inanırdık" şeklinde konuştu.

Türkmenoğlu, Sincan Çocuk Cezaevi'nde biber gazı kullanımı ve tek sıra şeklinde sayım yapıldığı iddialarının da gerçeği yansıtmadığını söyledi. Çocukların muayene edilmedikleri iddiasını da cevaplayan Türkmenoğlu, "Hastane raporlarını da inceledik. Ayrıntılı tetkik yapılmış" dedi.
Ayşe Türkmenoğlu cezaevlerinden en fazla televizyon kanalları ile ilgili talepler geldiğini, teknik imkanların yeterli olması durumunda tüm ulusal yayınların cezaevlerinde verildiğini söyledi.