2013-04-16 - 14:00
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, biran önce tüm siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşmalarını isteyerek, "Acil olarak reform yasaları gündeme getirilmeli, Terörle Mücadele Yasası kaldırılmalıdır" dedi.
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, biran önce tüm siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşmalarını isteyerek, "Acil olarak reform yasaları gündeme getirilmeli, Terörle Mücadele Yasası kaldırılmalıdır" dedi.
Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Diyarbakır'da gerçekleştirdikleri toplantıda, kadınlar olarak, yeni sürecin öncü gücü olmaya, mücadelelerini bu noktada yükseltmeye karar verdiklerini söyledi.
Silahları devreden çıkarılması isteniyorsa, koruculuk sisteminin kaldırılması gerektiğini belirten Kışanak, bu konuda bir yasa teklifi verdiklerini, bu teklifin gereğinin yapılmasını ve gündeme alınmasını beklediklerini kaydetti.
Çözüm sürecinde Başbakan'ın kullandığı dile dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Kışanak, CHP'ye de çağrıda bulunarak, "CHP sürece katılmak istiyorsa, biz buna hazırız. Katkı yapma, bilgi verme, önerileri ortaklaştırmaya hazırız. CHP, bu konuda kendisini sorgulamalı, tutumunu değiştirmeli. Bizden beklentisi varsa bunu yerine getirmeye hazırız" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin çözüme ve demokrasiye hazır olduğunu belirten Kışanak, herkesin çözüme, barışa ve demokrasiye odaklandığını ifade ederek, "Parti olarak, Kürt sorununun barışçıl, demokratik yöntemlerle çözülmesi konusunda çok daha güçlü bir mücadele yürütmenin hazırlığı içinde olacağız" dedi.
Yasal düzenlemeye rağmen 4 ay içerisinde sadece bir kişinin tahliye edildiğini vurgulayan Kışanak, şu anda 313 hasta tutuklu ve hükümlü bulunduğunu, bunların 122'sinin ölümle pençeleştiğini söyledi. Kışanak, yeni ölümler olmadan Adalet Bakanlığı'nın bu konuya acil çözüm bulmasını istedi.
Binlerce kişinin hala tutuklu olduğunu anlatan Kışanak, "Biran önce cezaevlerinin kapıları açılmalı ve tüm siyasi tutsaklar özgürlüğüne kavuşmalıdır. Acil olarak reform yasaları gündeme getirilmeli, Terörle Mücadele Yasası ortadan kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı.
Grup toplantısına gelirken kendilerini karşılayan Berfin Çitfçi'nin, tutuklu milletvekili Kemal Aktaş'ın yeğeni olduğunu ve dayısını özlediğini dile getiren Kışanak, "Berfin'in şahsında tüm çocuklar adına bu beklentiyi, haklı talebi bir kez daha ifade ediyoruz" dedi.
Kanser hastası Dilek Özçelik'in, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile diyaloğuna değinen Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de paran varsa yurt dışından ilaç getirebilir ve tedavi olabilirsin. Dilek Özçelik bu durumu anlatmak için bir Bakan'ın yanına gittiğinde eline bir kaç kuruş para tutuşturularak 'ilacını al' muamelesi yapıldı. Biz, bu tutum ve yaklaşımı eleştiriyoruz. Bu tutum insani değil. Bu ülkedeki herkesin, ekonomik gelir düzeyi ne olursa olsun, en kaliteli sağlık hizmetine ve ilacına kavuşma hakkı vardır. Bu hakkı temin etmek devletin görevidir. Bakanlık, ilaç firmalarını eleştirebilir ama bunun önlemini almakla da görevli ve sorumludur. Kanser gibi ölümcül bir hastalık ile bazı kronik hastalıklar için gerekli olan ilaçlara, firmaların tutumu nedeniyle 'yok' diyerek kimse sorumluluktan kurtulamaz. Bunları temin etmek devletin görevidir. Dilek Özçelik hastaneye yatırıldı ama bu bir kişinin sorunu değildir. Hükümet, bu konuya köklü bir çözüm bulmakla sorumludur. Dilek Özçelik'e, bu sorunun görünür olmasını sağlaması nedeniyle teşekkür ediyor ve acil şifalar diliyoruz."
Kışanak, iki dönemdir parlamentoda grubu bulunan bir siyasi parti olmalarına rağmen tek kuruş Hazine yardımı almadıklarını belirterek, "Bu yardımın eşit olarak tüm partilere yapılması gerekir. Umuyoruz ki önümüzdeki süreçte bu haksızlığa bir son verilir. Halkın parası halka hizmet eden partiler döner" diye konuştu.
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, çözüm sürecinde terör örgütü mensuplarının çekildiğini gözlemlemediklerini, ancak tutum olarak bu konuda sıkıntı yaşanmayacağının açık olduğunu söyledi.
Meclis'te grup toplantısının ardından bir grup gazeteciyle sohbet eden Kışanak, terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan'ın mektubunun partilerine henüz ulaşmadığını, mektup gelince kendilerinin de en hızlı şekilde muhataplarına ulaştıracaklarını belirtti.
İmralı'ya giden heyetin Öcalan ile belli konuları tartıştığına dikkati çeken Kışanak, mektubu Kandil'e bu kişilerin götürmesinin sürecin işleyişi açısından faydalı olacağına inandıklarını dile getirdi.
Terör örgütü üyelerinin geri çekilmesi konusunda kısmi tartışmalar olmakla birlikte sürecin ilerleyeceğinin altını çizen Kışanak, temaslarda teknik planlama tartışmalarının kaldığını, bu konuda da ilerleme olduğunu ifade etti.
Kışanak, çekilmeyle ilgili farklı açıklamalar olduğunun hatırlatılması üzerine, "Şu an PKK'nın geri çekilmesini gözlemlemiyoruz ama tutum olarak da sıkıntı yaşanmayacağı açık" diye konuştu.
Terör örgütü içindeki farklı kanatların çekilmeye karşı olduğu yönündeki açıklamaların "külliyen yalan" olduğunu vurgulayan Kışanak, "PKK içinde farklı bir kanadın farklı bir yaklaşımı kesinlikle yok. Koordineli çalışma yürütülüyor" dedi.
Kışanak, terör örgütü ele başı Öcalan ile Kandil'deki örgüt yöneticileri arasında doğrudan iletişim kanalı kurulması taleplerini yineleyerek, alınan kararların daha sağlıklı hayata geçirilmesi bakımından bunu önemli gördüklerini kaydetti.
Geri çekilme aşamasında güvence verilmesini de önemsediklerini dile getiren Kışanak, "Geri çekilme olurken kimse çatışma ve can kaybı olmasını arzulamaz. Her şey tersyüz olabilir. Büyük risk var" dedi.
Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Diyarbakır'da gerçekleştirdikleri toplantıda, kadınlar olarak, yeni sürecin öncü gücü olmaya, mücadelelerini bu noktada yükseltmeye karar verdiklerini söyledi.
Silahları devreden çıkarılması isteniyorsa, koruculuk sisteminin kaldırılması gerektiğini belirten Kışanak, bu konuda bir yasa teklifi verdiklerini, bu teklifin gereğinin yapılmasını ve gündeme alınmasını beklediklerini kaydetti.
Çözüm sürecinde Başbakan'ın kullandığı dile dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Kışanak, CHP'ye de çağrıda bulunarak, "CHP sürece katılmak istiyorsa, biz buna hazırız. Katkı yapma, bilgi verme, önerileri ortaklaştırmaya hazırız. CHP, bu konuda kendisini sorgulamalı, tutumunu değiştirmeli. Bizden beklentisi varsa bunu yerine getirmeye hazırız" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin çözüme ve demokrasiye hazır olduğunu belirten Kışanak, herkesin çözüme, barışa ve demokrasiye odaklandığını ifade ederek, "Parti olarak, Kürt sorununun barışçıl, demokratik yöntemlerle çözülmesi konusunda çok daha güçlü bir mücadele yürütmenin hazırlığı içinde olacağız" dedi.
Yasal düzenlemeye rağmen 4 ay içerisinde sadece bir kişinin tahliye edildiğini vurgulayan Kışanak, şu anda 313 hasta tutuklu ve hükümlü bulunduğunu, bunların 122'sinin ölümle pençeleştiğini söyledi. Kışanak, yeni ölümler olmadan Adalet Bakanlığı'nın bu konuya acil çözüm bulmasını istedi.
Binlerce kişinin hala tutuklu olduğunu anlatan Kışanak, "Biran önce cezaevlerinin kapıları açılmalı ve tüm siyasi tutsaklar özgürlüğüne kavuşmalıdır. Acil olarak reform yasaları gündeme getirilmeli, Terörle Mücadele Yasası ortadan kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı.
Grup toplantısına gelirken kendilerini karşılayan Berfin Çitfçi'nin, tutuklu milletvekili Kemal Aktaş'ın yeğeni olduğunu ve dayısını özlediğini dile getiren Kışanak, "Berfin'in şahsında tüm çocuklar adına bu beklentiyi, haklı talebi bir kez daha ifade ediyoruz" dedi.
Kanser hastası Dilek Özçelik'in, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile diyaloğuna değinen Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de paran varsa yurt dışından ilaç getirebilir ve tedavi olabilirsin. Dilek Özçelik bu durumu anlatmak için bir Bakan'ın yanına gittiğinde eline bir kaç kuruş para tutuşturularak 'ilacını al' muamelesi yapıldı. Biz, bu tutum ve yaklaşımı eleştiriyoruz. Bu tutum insani değil. Bu ülkedeki herkesin, ekonomik gelir düzeyi ne olursa olsun, en kaliteli sağlık hizmetine ve ilacına kavuşma hakkı vardır. Bu hakkı temin etmek devletin görevidir. Bakanlık, ilaç firmalarını eleştirebilir ama bunun önlemini almakla da görevli ve sorumludur. Kanser gibi ölümcül bir hastalık ile bazı kronik hastalıklar için gerekli olan ilaçlara, firmaların tutumu nedeniyle 'yok' diyerek kimse sorumluluktan kurtulamaz. Bunları temin etmek devletin görevidir. Dilek Özçelik hastaneye yatırıldı ama bu bir kişinin sorunu değildir. Hükümet, bu konuya köklü bir çözüm bulmakla sorumludur. Dilek Özçelik'e, bu sorunun görünür olmasını sağlaması nedeniyle teşekkür ediyor ve acil şifalar diliyoruz."
Kışanak, iki dönemdir parlamentoda grubu bulunan bir siyasi parti olmalarına rağmen tek kuruş Hazine yardımı almadıklarını belirterek, "Bu yardımın eşit olarak tüm partilere yapılması gerekir. Umuyoruz ki önümüzdeki süreçte bu haksızlığa bir son verilir. Halkın parası halka hizmet eden partiler döner" diye konuştu.
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, çözüm sürecinde terör örgütü mensuplarının çekildiğini gözlemlemediklerini, ancak tutum olarak bu konuda sıkıntı yaşanmayacağının açık olduğunu söyledi.
Meclis'te grup toplantısının ardından bir grup gazeteciyle sohbet eden Kışanak, terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan'ın mektubunun partilerine henüz ulaşmadığını, mektup gelince kendilerinin de en hızlı şekilde muhataplarına ulaştıracaklarını belirtti.
İmralı'ya giden heyetin Öcalan ile belli konuları tartıştığına dikkati çeken Kışanak, mektubu Kandil'e bu kişilerin götürmesinin sürecin işleyişi açısından faydalı olacağına inandıklarını dile getirdi.
Terör örgütü üyelerinin geri çekilmesi konusunda kısmi tartışmalar olmakla birlikte sürecin ilerleyeceğinin altını çizen Kışanak, temaslarda teknik planlama tartışmalarının kaldığını, bu konuda da ilerleme olduğunu ifade etti.
Kışanak, çekilmeyle ilgili farklı açıklamalar olduğunun hatırlatılması üzerine, "Şu an PKK'nın geri çekilmesini gözlemlemiyoruz ama tutum olarak da sıkıntı yaşanmayacağı açık" diye konuştu.
Terör örgütü içindeki farklı kanatların çekilmeye karşı olduğu yönündeki açıklamaların "külliyen yalan" olduğunu vurgulayan Kışanak, "PKK içinde farklı bir kanadın farklı bir yaklaşımı kesinlikle yok. Koordineli çalışma yürütülüyor" dedi.
Kışanak, terör örgütü ele başı Öcalan ile Kandil'deki örgüt yöneticileri arasında doğrudan iletişim kanalı kurulması taleplerini yineleyerek, alınan kararların daha sağlıklı hayata geçirilmesi bakımından bunu önemli gördüklerini kaydetti.
Geri çekilme aşamasında güvence verilmesini de önemsediklerini dile getiren Kışanak, "Geri çekilme olurken kimse çatışma ve can kaybı olmasını arzulamaz. Her şey tersyüz olabilir. Büyük risk var" dedi.
