2011-02-03 - 19:17
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulunda, ağırlıklı olarak kamunun vergi ile sosyal güvenlik prim alacaklarını yeniden yapılandıran ve çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler içeren, ''Torba Tasarı''nın 3. bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, ağırlıklı olarak kamunun
vergi ile sosyal güvenlik prim alacaklarını yeniden yapılandıran ve çalışma
hayatına ilişkin düzenlemeler içeren, ''Torba Tasarı''nın 3. bölümü kabul
edildi.
''Temel yasa'' olarak görüşülen tasarının 3. bölümünün görüşmelerine dün
başlanmıştı. Bölümün kalan 5 maddesi bugün kabul edildi.
Tasarının 3. bölüm düzenlemelerine göre, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı
eğitim kurumlarında uzman ve usta öğretici olanlar, bu düzenlemenin yürürlük
tarihinden önceki çalışmalarından dolayı, bir ay içinde 30 günden eksik kalan
sürelerini borçlanabilecek. Borçlanılan bu süreler, sigortalılık süresine
sayılacak.
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanların 2011 yılından önce bağlanan aylıkları; Ocak ayında
60 TL, Temmuz ayında ise yüzde 4 artırılacak.
12 Eylül mağdurlarının, gözaltında veya cezaevinde geçen süreleri için
borçlanabilmesine imkan sağlandı. Buna göre, sıkıyönetim mahkemelerinin görev
alanına giren suçlar nedeniyle yakalanan veya tutuklananlardan, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu 12 Eylül 1980'den sonra haklarında kovuşturmaya
yer olmadığına ya da beraatlerine karar verilenler, gözaltında ve tutuklulukta
geçen süreleri için borçlanabilecek.
Bu kişilerin durumlarını belgelemeleri, tasarının yasalaşıp yürürlüğe
girmesinden sonra 6 ay içinde talepte bulunmaları gerekecek. Prime esas günlük
kazanç alt sınırının yüzde 32'si üzerinden hesaplanacak primlerini, bu
durumlarından dolayı dava açıp tazminat alanların kendileri, tazminat
almayanların primlerini ise Hazine ödeyecek.
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, sigortalılıklarından dolayı
gelir veya aylık bağlananlar ile tutukluluk veya gözaltı sürelerini herhangi bir
şekilde sigortalı olarak değerlendirenler ise borçlanamayacak.
Aylık bağlanmayan ile toptan ödeme yapılmak suretiyle hizmetleri tasfiye
edilenlerden, borçlanacakları süreler ile birlikte emekli veya yaşlılık aylığı
alacak olanlara, geçmişe yönelik aylık ve fark ödenmeyecek. Tutuklu ve
gözaltındaki süreler, emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınmayacak.
Araçların tescili ve hurdaya ayrılması işlemlerinin trafik tescil
kuruluşlarının yanı sıra, Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlenen kamu kurum ve
kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerince de yapılmasına imkan
tanınıyor.
Buna göre, araç sahipleri, tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan
araçların satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren 3 ay içinde,
araçların hurda durumuna gelmesi halinde ise 1 ay içinde, tescilin silinmesi için
ilgili trafik tescil kuruluşuna veya Emniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceği
kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine başvurmak
zorunda olacak.
İlk tescili yapılan araçlar için düzenlenen geçici belgelerin geçerlilik
süresi içinde, trafik belgesi alma zorunluluğu aranmayacak. Böylece, araç tescil
ve sürücü belgesi işlemlerinin elektronik ortamda yapılması amacıyla yürütülen
proje kapsamında, ilk tescili yapılacak araçlar için trafik belgesi yerine
düzenlenecek ''tescile ilişkin geçici belgenin'' geçerlilik süresi içinde bu
araçlara ceza uygulanamayacak.
Yeni araçların tescilleri, belge düzenlenmesi, kişiselleştirilmesi,
belgelerin basımı, ilgililerine elden veya posta aracılığıyla teslimi işlemleri,
Emniyet Genel Müdürlüğü veya bağlı trafik tescil kuruluşlarınca yapılacak.
Emniyet Genel Müdürlüğü, ilk tescil işlemlerini elektronik ortamda yapmak,
elektronik ortamda oluşturulan bir ay süre ile geçerli tescile ilişkin geçici
belgeyi basmak ve araç sahibine vermek üzere, kamu kurum ve kuruluşları ile
gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerini yetkilendirebilecek. Araca ait
kişiselleştirilen belgelerin basımı ve araç sahiplerine elden veya posta yoluyla
teslimi, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine de
yaptırılabilecek.
Böylece, ikinci el araçların trafik tescil bürolarına ve vergi
dairelerine gidilmeden sadece notere gidilerek satış ve devir işlemlerinin
yapılması, ruhsatın ve diğer belgelerin posta yoluyla araç sahibine gönderilmesi
uygulamasında olduğu gibi, yeni araçların satışında da ruhsat, posta yoluyla araç
sahibine gönderilecek ve bürokrasi azaltılmış olacak.
Tescil belgesinin bir ay içinde teslim edilememesi halinde, araç sahibine
sorumluluk yüklenemeyecek.
Bu işlemler sırasında, kanun ve yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara
aykırı hareket edenlere 10 bin TL idari para cezası verilecek.
Yabancı plakalı araçların Türkiye'de geçerli sigortaları yoksa, zorunlu
mali sorumluluk sigortasını ülkeye girerken yaptıracak.
Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi
ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri,
kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından
karşılanacak.
Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta
şirketlerince yazılan primlerin ve güvence hesabınca tahsil edilen katkı
paylarının yüzde 15'ini aşmamak üzere, Hazine Müsteşarlığınca belirlenen tutarın
tamamı sigorta şirketleri ve güvence hesabı tarafından SGK'ya aktarılacak. Bu
tutar, ilgili sigorta şirketleri için ayrı ayrı belirlenecek. Aktarım ile sigorta
şirketlerinin ve güvence hesabının teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona
erecek. Bakanlar Kurulu, bu tutarı yüzde 50'sine kadar artırmaya ve azaltmaya
yetkili olacak.
Sigorta şirketleri ve güvence hesabınca ödenecek tutarın süresinde
ödenmemesi halinde gecikme cezası uygulanacak.
Belediyelerin kendi bütçelerini kullanarak, düzenli ve güvenli trafik
akışını temin etmek için kuracakları elektronik sistemlerinin Emniyet Genel
Müdürlüğünce trafik ihlallerinin tespiti amacıyla kullanılması durumunda, kesilen
trafik idari para cezalarının yüzde 30'u oranındaki tutar, belediyelere sistem
kullanımı hizmet bedeli olarak ödenecek.
Mesleki eğitim gören öğrencilerin staj yapabilecekleri işyeri sayısı
artırılıyor. 10'un üzerinde işçi çalıştıran işyerleri, stajyer uygulama kapsamına
alınacak. İşyerinde staj yapan öğrencilerden 18 yaşını bitirenlere asgari ücretin
üçte biri oranında ücret verilecek. 20'nin üzerinde işçi çalıştıran
işyerlerindeki stajyerlere ise asgari ücretin üçte ikisi oranında ücret ödenecek.
Mevcut düzenlemede yalnızca 20'nin üzerinde işçi çalıştırılan işyerleri stajyer
uygulama kapsamında bulunuyor ve stajyerlere de asgari ücretin üçte ikisi
oranında ücret veriliyordu.
Yeşil kart sahibinin, sigortalı olarak işe başlaması ve genel sağlık
hizmetleri sigortasından yararlanması halinde kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin yeşil kartları askıya alınacak. Bu kişinin genel sağlık hizmetlerinden
yararlanma hakkı sona erdiğinde, kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
yeşil kart sahipliği devam edecek.
65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylık alanların düzenledikleri belgelerin gerçeğe
uymadığının tespit edilmesi durumunda ödenen aylıklar, TÜFE oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarıyla birlikte geri alınacak. Mevcut düzenlemede,
ödenen aylıklar yüzde 50 fazlası ile geri alınıyordu.
Silikozis hastalarına malulen emekli olma hakkı tanınıyor. Buna göre,
sigortalı olmayan ve silikozis hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü en az
yüzde 15 kaybedenlere, Sosyal Güvenlik Kurumunca aylık bağlanacak.
Bu kişilerin, tasarının yasalaşıp yayımlanmasından itibaren 3 ay içinde
başvurmaları gerekecek. Kişinin meslekte kazanma gücünü kaybettiğine, SGK Sağlık
Kurulunca, meslek hastalıkları tespit hükümleri çerçevesinde karar verilecek.
Aylık almakta iken ölen silikozis hastasının eşine ve çocuklarına da
aylık bağlanabilecek. Eş ve çocuklara bağlanacak aylıkların toplamı, hastanın
kendisine bağlanan aylık tutarı geçemeyecek. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse
eş ve çocukların aylıklarından orantılı olarak indirimler yapılabilecek. Bu
şekilde aylık alanların çalışmaya başlamaları halinde, aylıkları kesilecek.
İşsizlik Sigortası Fonunun bir önceki yıl prim gelirlerinin yüzde 30'u,
istihdamı artırmaya yönelik politika ve tedbirleri uygulamak, istihdamı koruyucu
tedbirler almak, işe yerleştirme ve danışmanlık hizmetleri temin etmek amacıyla
kullanılabilecek. Bakanlar Kurulu, bu oranı yarı oranında artırabilecek.
Kısmi süreli çalışanların işsizlik ödeneğinden yararlanabilmelerine engel
teşkil eden düzenleme, İşsizlik Sigortası Kanunundan çıkarılıyor. Buna göre,
''hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son 3 yıl içinde en az 600 gün
sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan
önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olma'' koşulu
kaldırılıyor.
TBMM Genel Kurulunda ''Torba Tasarı''nın 4.
bölümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.
CHP İzmir Milletvekili Harun Öztürk, 4. bölüm üzerinde partisi adına
yaptığı konuşmada, hükümetin bu tasarıyla ''yasa hazırlama mevzuatını hiçe
saydığını, İçtüzük hükümlerinin görmezden gelindiğini'' savundu.
Bu tasarının ''temel kanun olarak görüşülemeyeceğini'' ileri süren
Öztürk, ''Hükümet, bonbon şekerleriyle birlikte zehirli hapları millete yutturmak
istemektedir'' dedi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, ''Bu, Başbakanın tabiriyle bir
ucube tasarıdır'' dedi.
Tasarının ''kamu yönetimini derinden sarsacak düzenlemeler içerdiğini''
ifade eden Günal, ''Başbakanın heykel konusunda gösterdiği hassasiyeti bu ucube
tasarı konusunda da göstermesini istiyoruz'' diye konuştu.
BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, ''torba tasarıyı'' eleştirmenin
herkesin en demokratik hakkı olduğunu belirterek, ''Bugün Kızılay'daki görüntüler
Tahrir Meydanı'ndaki görüntülere benzememeliydi'' dedi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Ömer Dinçer, emeklilere maaşlarını zamlı olarak verebilmek için bu kanunun
çıkması gerektiğini ifade etti.
Tasarının, komisyondaki gecikme nedeniyle meclisin gündemine de gecikmeli
olarak geldiğini ve mecliste de kanun çıkarma sürecinin uzun olması sebebiyle
kanun çıkana kadar beklenmek durumunda kalınacağını söyleyen Dinçer, ''Eğer
sizler anlayış gösterirseniz, bu kanunu çabuk çıkarabilirsek şubat ayında
emeklilerimize ocak ayındaki farklarla birlikte zamlı maaşlarını verme imkanına
sahip olacağız. Desteklerinizi ve anlayışlarınızı bekliyoruz'' dedi.
Cine 5'in satışıyla ilgili bir soru üzerine, Cine 5'in daha iki defa
ihaleye çıktığını ve herhangi bir teklif alınmadığını, üçüncü defa ihaleye
çıkıldığını belirten Dinçer, ihalenin herkese açık olduğunu, mevzuat sistemine
uygun şekilde yapıldığını kaydetti.
Dinçer, kamu alacaklarının yapılandırılmasından ne kadar gelir elde
edileceğinin tahmine dayalı olacağı için bu konuda bir açıklama yapmadıklarını
ifade etti.
Dinçer, bir soru üzerine, ''Sosyal güvenlik bu toplumun, özelikle
çocuklarımızın geleceği demektir ve onların geleceği için de biz sosyal güvenlik
sistemini reel olarak çalışma reel olarak prim ödeme ve bunun karşılığında reel
olarak maaş alma sistemine bağlamak durumundayız'' diye konuştu.
Bugün Ostim'de meydana gelen ikinci patlamada da 4 kişinin öldüğünü, 8
yaralı ve 18 mahsur olduğunu bildiren Dinçer, ölenlere Allah'tan rahmet,
yaralılar sabır diledi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Dinçer'in sözlerine üzerine, şunları
kaydetti:
''Emekli maaşlarının ödenmesiyle ilgili kanun teklifini ayırın, getirin,
hemen geçirelim. Bu konuda konuşma dahi yapmayacağız. Yaptığınız zammı kafi
görmemekle birlikte emeklilerin maaşının bir an önce ödenmesi için gerekli her
türlü desteği burada vereceğiz.
113 maddelik bir kanunun içerisine emekli maaşlarıyla ilgili hususu
getirip bunu bir ucube kanuna dönüştüren bizatihi hükümettir. Tasarı 247 maddeye
çıkmıştır. Dolayısıyla maaşların zamlı ödenmesini asıl geciktiren hükümetin
tutumu olmuştur. Hodri meydan; emeklilerin maaşı ve yeniden yapılandırmayla
ilgili hususları ayıklayın getirin, bunları hemen geçirelim.''
Bu arada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da TBMM'ye gelerek bir süre Genel
Kurul çalışmalarına katıldı.
TBMM Genel Kurulunda, ''Torba Tasarı''nın 4.
bölümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, 2003 yılındaki ''Vergi Barışı
Kanunu''nda gümrük vergilerinin kapsam içinde yer almadığını, görüşülen tasarıda
ise bu vergilerin kapsamda olduğunu belirterek, ''Peki bunda niye var? Acaba
diyorum, Tony Blair'in sayın Başbakana mektup yazdığı İngiliz viski şirketlerinin
500 milyon dolar borcunu affetmiş olabilir misiniz? Bunu yeniden düzenlemiş
olabilir misiniz? Araştırın'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, İnce'nin ''vahim bir hata
yaptığını ve yanlış bilgi verdiğini'' ifade etti. İnce'nin bahsettiği kanunda
gümrük vergilerinin de kapsam içinde olduğunu kaydeden Canikli, ''4811 sayılı
Kanunda da gümrük vergileri kapsam içerisindeydi. Özür dilenmesi gerekiyor.
Ayrıca bahsettiğiniz mükellefin vergi cezası da o kapsam içerisindedir'' dedi.
İnce, daha sonra iddialarını yineleyerek, ''İngiliz viski şirketlerinin,
Telekom'un 500 milyon dolar borcu var mı? Bundan yararlanacaklar mı? İnsanların
viski içmesiyle ilgileniyorsunuz da İngiliz viski şirketlerine neden 500 milyon
dolarlık kıyak yapıyorsunuz?'' diye sordu.
Canikli de yeniden söz alarak, şunları söyledi:
''Vergi borçluların tamamı yeniden yapılandırma kapsamında. Yerli,
yabancı, İngiliz, Fransız, Amerikalı, Türk, bütün vergi mükellefleri yapılandırma
kapsamında. Siz de buna katılıyorsunuz. Biraz önce 'yapılandırma bölümün getirin
hiç görüşmeksizin kabul edeceğiz' dediniz. Bunların içerisinde İngiliz, Fransız,
Yunan, İsrailli var. Vergide İngilizi kabul ediyorsun, gümrükte İngilizi kabul
etmiyorsun. Bu ne yaman çelişki. Çelişkili olmayın.''
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, ''Sayın Canikli açık yüreklilikle
söyledi. Tasarıda İsrailli, İngiliz var ama çifti Ali amca, vatandaş Mehmet var
mı? Ziraat Bankası'na borcu olanlar var mı? Yok'' dedi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Vergi Usul Kanuna göre mükellefler hakkında
vergi mahremiyeti nedeniyle bilgi vermesinin mümkün olmadığını ifade etti.
Şimşek, ''Seve seve size bilgi vermek isterdim ama vergi mahremiyeti nedeniyle
veremiyorum'' diye konuştu.
Bahsi geçen şirket konusunda Maliye ile değil Gümrük ile ilgili hususun
söz konusu olduğunu belirten Şimşek, konunun yargıya taşındığını ifade etti.
Anayasaya göre kişiye özel kanun çıkarılamayacağını kaydeden Şimşek,
sözlerini şöyle sürdürdü:
''Hükümetin yaptığı son derece açıktır. Türkiye'de iş yapan bütün
mükellefler bu kanundan yararlanır. Bu şirketler Türkiye'de kurulmuş ve Türk
Ticaret Kanuna tabidir. Dolayısıyla bunlar arasında ayrım yapamayız. Bu,
anayasanın temel ilkesidir. Burada herhangi bir şirkete özel bir muamele söz
konusu değildir. Türkiye'de kurulu bütün şirketlerin, bütün mükelleflerin,
sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin kamuya olan borçlarına ilişkin bir
kolaylık tanınmaktadır.''
Bakan Şimşek, tartışma konusu şirketle ilgili olarak gümrüğün gereğini
yaptığını, konunun şu anda yargıda olduğunu, vergi mahremiyeti nedeniyle de bilgi
veremediğini söyledi.
İnce, 7 yıldır kesinleşmiş yargı kararı olduğunu belirterek, ''Neden
şimdiye kadar tahsil edilememiştir'' diye sordu.
Bakan Şimşek, konunun alacakların bir kısmı için halen yargıda karar
düzeltme aşamasında olduğunu bildirerek, ''Kesinleşir kesinleşmez kamu olarak
takip edeceğiz. Burada bir sıkıntı görmüyoruz'' dedi. (00.29)