2013-03-25 - 13:33
CHP UŞAK MİLLETVEKİLİ DİLEK AKAGÜN YILMAZ'IN BASIN TOPLANTISI?
Dilek Akagün Yılmaz: "Atatürk flamalarıyla, Türk bayraklarıyla çıkan genç insanlar ya da halktan insanlar ne yazık ki biber gazlarıyla karşılaştı, polis dayağı ile karşılaştı. Ama PKK bayraklarıyla çıkan, apo posterleriyle çıkan insanlar hiçbir müdahaleye maruz kalmadılar."
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Uşak'ta meydana gelen olaylarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

19 Mart'ta Atatürkçü Düşünce Derneği ve Türkiye Gençlik Birliği'ndeki liseli gençlerin Uşak'ta bir basın açıklaması yapmak istediklerini, basın açıklamasının konusunun da "hukuk dışı Ergenekon mütalaasına karşı tavırlarını sergilemek, onu protesto etmek" olduğunu söyleyen Dilek Akagün Yılmaz, Uşak'taki bu gençlerin "ülkenin yurtsever aydınları, yazarları, milletvekilleri ve komutanlarına savcılar tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmesini ve ciddi hiçbir delile dayanmayan bu mütalaayı protesto etmek istediklerini" kaydetti.

"Teröristlerin tanık, komutanların sanık olduğu Cumhuriyet ve Atatürk devrimlerine sahip çıkmak ve Cumhuriyet mitinglerine katılmak ya da organize etmekten başka suçları olmayan bilim insanlarının sanık olduğu, suçları sadece AKP muhalifi yazılar yazmak olan Yurtsever gazeteci ve yazarların sanık olduğu, Milletvekillerinin sanık olduğu bu davayı protesto etmek istediler" şeklinde konuşan Yılmaz, bu protestoların, gençlerin en doğal hakkı olduğu, ifade özgürlüğünün gereği olduğu görüşünü savundu.

Uşak'taki polis güçlerinin bu protestoya izin vermediklerini kaydeden Yılmaz, gençlerin ellerinde sadece flamaları ve Atatürk posterleri olduğunu söyledi. Uşak'taki sivil insanların da, oradan geçen insanların da protestolara katıldığını belirten Yılmaz, daha sonra polisin gençlere "saldırı yapmaktan vazgeçmek zorunda kaldığını" dile getirdi.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, basın mensuplarıyla "protesto yapan gençlerin polis tarafından dövüldüğünü gösteren" fotoğrafları paylaştı.

"Eğer vatandaşlarımızın sahip çıkması söz konusu olmasaydı belki olaylar daha da ileriye gidecekti" görüşünü savunan Yılmaz, olaydan sonra Emniyet Müdürü ile görüştüğünü, Emniyet Müdürü'nün de "böyle bir saldırı ya da müdahale izni vermediğini, bu konuda saldırıda bulunan, müdahale eden, çocukları döven polislerle ilgili soruşturma açacağını" söylediğini belirtti. Yılmaz şunları kaydetti:

"Ülkemizde çok ileri demokrasinin var olduğunu söylüyoruz. Özgürlüklerin olduğunu söylüyoruz. Ama liseli gençlerin özgürlüğü yok. Bu pek çok yerde karşımıza çıktı. Atatürk flamalarıyla, Türk bayraklarıyla çıkan genç insanlar ya da halktan insanlar ne yazık ki biber gazlarıyla karşılaştı, polis dayağı ile karşılaştı. Ama PKK bayraklarıyla çıkan, apo posterleriyle çıkan insanlar hiçbir müdahaleye maruz kalmadılar ki PKK'nın bir terör örgütü olduğu ve posteri açılan Öcalan'ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış bir hükümlü olduğu herkes tarafından bilinmekteyken ne yazık ki bununla ilgili herhangi bir işlem yapılmazken bizim genç arkadaşlarımıza sadece Ergenekon mütalaasını protesto etmek isteyen arkadaşlarımıza saldırılarda bulunuldu"

Konuyla ilgili 4. Yargı Paketinde bazı benzer maddeler olduğunu dile getiren Yılmaz, paketin iki şekilde geldiğini kaydederek, bunlardan birisinin Ceza Kanunu'ndaki, Terörle Mücadele Yasası'ndaki değişiklikler, diğerinin de hukuk usulündeki değişiklikler olduğunu söyledi. Paketin komisyonlarda görüşülmekte olduğunu hatırlatan Yılmaz, paketteki maddelerden bir tanesinin "Terörle Mücadele Yasası'nın 6. Ve 7. Maddeleri değiştirilmesi" olduğunu söyledi.

Bu değişikliğin "terör örgütünün cebir şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren veya öven ya da bu yöntemlere başvurmaya teşvik eden bildiri ve açıklamalarını basanlar ya da propagandasını yapanlar cezalandırılması" olduğu bilgisini veren Yılmaz, buradan, cebir ve şiddet içermeyen propagandaların serbest olacağı sonucunun çıktığını söyledi.

"PKK terör örgütünün silahlı halk ayaklanmasına çağrı yapan propagandası ve diğer bildirileri yasak, ancak özerklik, federasyon ya da bir başka konudaki propagandası ve bildirileri serbest" sözlerine yer veren Yılmaz, bu şekilde terör örgütü PKK'nın meşrulaştırıldığını ve siyasallaştırıldığını söyledi. Yılmaz, "Terör örgütü kavramı içerisinde yer aldığı için bu örgütlenme, o gün için, herhangi bir şiddeti övücü yaklaşımı olmasa bile insanların zihninde o tehdidi içerdiği için, o saldırganlığı içerdiği için zaten kendiliğinden aslında doğrudan doğruya yasaklanması gereken propagandası veya bildirilerini serbest hale getirmiş oluyorsunuz" dedi.

Türk Ceza Kanunu 215. Maddede yapılan değişikliğin "suç ve suçluyu övmek" konusunda "yakın ve açık tehlikenin" ön plana çıkarıldığını belirten Yılmaz, bunun "siyasallaştırılmış yargı ile olacağını" sözlerine ekledi.

Bir başka maddenin de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişiklikler ile ilgili olduğunu ifade eden Yılmaz, Türk Ceza Kanunu'nda 263. Madde olan, kanuna aykırı eğitim kurumlarını açanlar ve işletenlerle ilgili verilen cezanın ortadan kaldırıldığını söyledi. CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz bu maddenin ortadan kaldırılmasıyla ilgili ortaya çıkan değişiklikleri şöyle açıkladı:

"Laik eğitim sistemine aykırı her türlü eğitim yapılabilecek. Yani Kuran kurslarından tutun, özel her türlü okullara kadar. Şimdi biz Milli Eğitim'de serbest kıyafet nedeniyle artık pek çok alanda türbanın serbest hale geldiğini görüyoruz. Ama bu sefer çarşaf dahi serbest hale gelebilecek. Çünkü Milli Eğitim'in denetiminde olmayan yasa dışı her türlü eğitim kurumu serbest hale gelecek. Aynı zamanda terör örgütü PKK'nın istediği dilde kürtçe örneğin, okulların açılmasının da yolu açılmış olmuş olacak."

F. Banu Doğan