TBMM Başkanvekili Adan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı, Tekirdağ'ın Türkiye'nin en çok vergi veren ilk 10 ili arasında bulunduğunu söyledi.
Özellikle Çorlu'daki hava kirliliğine dikkati çeken Taşcı, başta ulaşım olmak üzere kentteki altyapı ve üstyapı sorunlarının giderilmesini istedi.
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Atatürk'ün Tokat'a gelişinin 107'inci yılını kutladı.
O gün Tokat halkının, umutlarını Atatürk'ün umutlarıyla birleştirdiğini ifade eden Durmaz, Cumhuriyet yürüyüşüne omuz verenleri tebrik etti.
AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, Van'da sağlık alanında "reform yaşandığını" dile getirdi.
Kente yapılan sağlık yatırımlarına ilişkin bilgi veren Türkmenoğlu, gelinen noktada Van'da sağlık sistemine erişim ve hizmet kalitesinde büyük bir memnuniyetin hakim olduğunu anlattı.
Türkmenoğlu, başta 800 yataklı şehir hastanesi olmak üzere, il genelinde hastane inşaatlarının devam ettiğini bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin grup başkanı ve başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, NATO Zirvesi dolayısıyla alınan önlemleri eleştirdi.
Türkiye tarihinde "emsali az yaşanmış" bir dizi idari tedbirle karşı karşıya olduklarını dile getiren Ekmen, "Trump Ankara'ya gelecek diye Anayasayı geçici olarak yürürlükten mi kaldırdınız? Yabancı liderler Ankara'ya inecek diye bu ülkenin öz evladı vatandaşları basın açıklaması yapamayacak mı? Pankart açamayacak, yürüyemeyecek mi?" ifadesini kullandı.
Uluslararası bir toplantıya ev sahipliği yapan her ülkenin, ciddi bir hukuk devleti olduğunu ve vatandaşlarına ne kadar değer verdiğini göstermek isteyeceğini belirten Ekmen, "Siz zannediyor musunuz ki bütün yollar boş olduğunda, hiçbir yerde bir Türk vatandaşı görülmediğinde bu gelen misafirler sizin ne kadar büyük ve önemli bir devlet olduğunuzu düşünecek?" sorusunu yöneltti.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in "Terör örgütünün silah bırakma söylemini ortaya koymasına rağmen somut adımlar atmaktan kaçınması..." şeklindeki ifadesini aktardı.
Bu duruma tepki gösteren Poyraz, "Bir parti sözcüsünün, hele ki iktidar partisi sözcüsünün seçtiği cümleleri çok daha titiz seçmesi, neyi temsil ettiğine, ne üzerine konuştuğuna, neyi beyan ettiğine çok daha dikkatli ve buna ilişkin cümlelerine, kelimelerine ve bunların ne anlama geldiğine ilişkin çok daha özenli olması gerekmektedir." diye konuştu.
- "Bu matemden ayrılık değil, çelikten kardeşlik destanı çıkarıyoruz"
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, muharrem ayının 10'uncu günü dolayısıyla ehlibeytin acısını yüreklerinde sır edip tutulan yası matem oruçlarıyla Hakk'a niyaz ettiklerini söyledi.
"Bizler bu matemden bir ayrılık gayrılık değil, zulme karşı Hüseyni bir duruş, çelikten bir kardeşlik destanı çıkarıyoruz." diyen Kılıç, Hakk'ın rızası için lokmasını da Kerbela'nın hüznünü de toprağının bereketini de bir bilen, büyük bir ailenin mensubu olduklarını anlattı.
Toprağa düşen her afetin sızısını da aynı şiddette omuzlarında hissettiklerini ifade eden Kılıç, "Vatanı silahıyla koruyan kahramanımız neyse, o toprağı nasırlı elleriyle, alın teriyle yeşerten çiftçimiz de bizim için aynısıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Son haftalarda ülkenin farklı bölgelerinde yaşanan afetleri anımsatan ve bunlardan etkilenenlerin yanında olduklarını vurgulayan Kılıç, çiftçilere TARSİM sigortası yaptırmaları çağrısında bulundu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, emekli ve çalışan yoksulluğu gerçeğiyle karşı karşıya olunduğunu söyledi.
İktidarın emekliyi ve asgari ücretliyi unuttuğunu ileri süren Koçyiğit, "DEM Parti olarak temmuz ayında hem işçilere, asgari ücretlilere hem de emeklilere ara zam yapılması, net 60 bin liralık bir ücretin, hem işçilere hem de emeklilere verilmesi gerekiyor." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, NATO Zirvesi dolayısıyla alınan önlemleri eleştirirken, "Türkiye'yi sıkıyönetim rejimine teslim etmek." sözlerini sarf etti.
Türkiye'nin, hukuk devleti olmak, temel hak ve özgürlükleri teminat altına almak zorunda olduğunu dile getiren Emir, "Anayasa her defasında böylesine ihlal edilmemelidir. Türkiye demokrasisine bu kadar kastetmekten vazgeçin, 86 milyonu karşınıza almayın." ifadesini kullandı.
- "Karşımızdaki organize bir nesil tasfiyesi hareketidir"
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, gıda güvenliğinin milli güvenliğin en kritik unsurlarından biri haline geldiğini, tarımda kendi kendine yetebilen bir Türkiye için kararlılıkla yürümeye devam ettiklerini söyledi.
Tohumculuğun geleceğin biyolojik bağımsızlığının ve küresel arenadaki gücün en stratejik yapı taşı olduğuna işaret eden Yenişehirlioğlu, milli tarım hamleleriyle Türk tohumculuğunun geleneksel kalıpları kırdığını, ileri teknolojiyle harmanlanmış AR-GE odaklı küresel bir güç haline geldiğini anlattı.
Toplumun harcı ve en mukaddes kalesi aile müessesesinin, sapkın zihniyet ve karanlık çevrelerin hedefinde yer aldığına dikkati çeken Yenişehirlioğlu, "Karşımızda duran şey organize bir nesil tasfiyesi hareketidir. Evlatlarımızı hedef alan bu barbarca vandalizme karşı müsamaha göstermek, yarınlarımızdan ve geleceğimizden vazgeçmekle eş değerdedir. Bizi bu girdaba çekmeye çalışan kirli senaryoları yırtıp atacak reçete kendi medeniyet hafızamızda, her türlü inançsızlığı sarsılmaz bir inançla bertaraf edecek güç ise yüreklerimizde saklıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Başörtülü kadınlara yönelik "İmha edilsinler." şeklinde nefret dolu ifadeler kullanan şahsın emniyet güçlerince yakalandığını anımsatan Yenişehirlioğlu, kendisinden olmayanı açıkça hedef gösteren "meşum zihniyetin" toplumun huzurunu bozmayı ve fitne ateşi yakmayı amaçladığını belirtti.
Söz konusu olayı "toplumsal barışa, birliğe ve kardeşliğe yapılan bir saldırı" olarak nitelendiren Yenişehirlioğlu, şunları kaydetti:
"Hiç kimsenin inancından, kutsal değerlerinden, kılık ve kıyafetinden ötürü vatandaşlarımızı ötekileştirmeye, toplumu tehlikeli biçimde kutuplaştırmaya asla hakkı yoktur. Kadınların inanç özgürlüğü kutsaldır. Bu kutsal haklara saygı duyulması her şeyden önce temel bir yükümlülüktür. Bu topraklarda nefret dilinin ve ayrımcılığın hiçbir türüne asla müsamaha göstermeyeceğiz. Adalet önünde hesap verecek olan bu karanlık odaklara karşı dimdik durmak hepimizin ortak ve ertelenemez görevidir. Bu düşüncelerle söz konusu menfur hadiseyi ve bu nefret dolu zihniyeti şiddetle kınıyoruz."
Genel Kurulda, Yeni Yol Partisi'nin "ücretli öğretmenler", İYİ Parti'nin "okulların tatil döneminde çocukların bakımı", DEM Parti'nin "yenilenebilir enerji", CHP'nin "NATO toplantısıyla ilgili alınan tedbirler"e ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine konuşan CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, NATO Zirvesi'nin Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenleneceğini söyledi. NATO toplantılarının daha önce 22 değişik ülkede yapıldığını ifade eden Enginyurt, NATO toplantısı öncesi Ankara'da alınan tedbirleri eleştirdi. Enginyurt, "Ankara'nın 9 ilçesinde, esnafı, çalışanı, mesken sahibini mağdur edecek olan çok ağır tedbirler alınmış." ifadesini kullandı.
Alınan tedbirlerin gözden geçirilmesini isteyen Enginyurt, Zirve öncesi yaklaşık 200 kişinin gözaltına alındığını söyleyerek, bu durumu eleştirdi.
Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin,Türkiye'nin NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının kendilerini de gururlandıracağını belirtti. Türkiye'nin misafirlerini ağırlarken gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu vurgulayan Şahin, buna bir itirazlarının olmadığını söyledi. Şahin, "Bir Ankara milletvekili olarak itirazımız ev sahipliğine değil, bu süreç yönetilirken vatandaşın hayatının, özgürlüklerinin ve adalete erişiminin kolayca ikinci plana itilmesidir. Misafir ağırlanırken ev sahiplerinin unutulması, onların haklarının hukukunun unutulmasıdır." sözlerini sarf etti.
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, devletin uluslararası bir zirvenin güvenliğini sağlamak zorunda olduğunu, olası bir zafiyetin Türkiye'ye maliyetinin çok büyük olacağını ifade etti.
Bu durumda alınacak güvenlik tedbirlerine kimsenin itirazının olamayacağını söyleyen Türkkan, "Güvenlik önlemleri almak başka, hayatı durdurmak başka. 15 yıldır Avrupa Parlamentosu'na gidiyorum. Dünyanın bütün liderlerinin geldiği döneme de denk geldim, böyle bir güvenlik önlemi görmedim. Hayatın durdurulduğu bir güvenlik önlemi yok." şeklinde konuştu.
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, NATO Zirvesi dolayısıyla Ankara'da alınan tedbirleri eleştirdi. Anayasa Mahkemesinin kararlarının ortada olduğunu belirten Hülakü, kamu düzenini koruma görevinin barışçıl gösteri hakkını ortadan kaldırmanın bahanesi olamayacağını söyledi. Hülakü, "İdarenin görevi o eylemi yasaklamak değil, eylemcinin güvenliğini sağlayarak, hakkını kullanmasını güvence altına almasıdır." dedi.
- "Türkiye, bu tür organizasyonlara ev sahipliği yaparken herkesin güvenliğini sağlamakla mükelleftir"
TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı, AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin uluslararası alandaki saygınlığını, diplomatik kapasitesini ve güvenilir ev sahipliğini bir kez daha ortaya koyacağını söyleyerek, bu önemli organizasyon öncesinde alınan güvenlik tedbirlerinin günlük siyasi tartışmaların ötesinde devlet sorumluluğu, güvenliğin korunması ve uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi çerçevesinde değerlendirilmesini istedi.
Devlet ve hükümet başkanlarının, bakanların ve üst düzey heyetlerin olduğu bu tür zirvelerde, güvenliğin en üst seviyede sağlanmasının hem devlet ciddiyetini hem de devletin uluslararası itibarının gereği olduğunu vurgulayan Tipioğlu, "Türkiye, bu tür organizasyonlara ev sahipliği yaparken herkesin güvenliğini sağlamakla mükelleftir. Bu yaklaşım devlet sorumluluğumuzun yanında milletimizin köklü misafirperverlik anlayışının da tezahürüdür." dedi.
Tipioğlu, "sıkıyönetim", "olağanüstü hal" şeklindeki eleştirilerin doğru olmadığını ifade ederek, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlattı. Tipioğlu, "Ülkemizde ne sıkıyönetim ne de olağanüstü hal vardır. Alınan tedbirler mevzuatın kamu otoritesine verdiği yetkiler çerçevesinde süreli ve amaç odaklıdır. Bütün dünyada buna benzer uygulamalar görülmektedir. NATO zirveleri, G7, G20 toplantıları ve uluslararası toplantılarda ev sahibi ülkeler, güvenlik önlemlerini artırmakta, belirli bölgelere geçici düzenlemeler yapabilmektedirler. Türkiye'nin de yaptığı farklı bir şey değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra TBMM Başkanvekili Celal Adan, Sayıştay Başkanlığı için yapılacak seçime geçildiğini söyledi. Bunun üzerine CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Sayıştay'ın üye ve başkan seçiminde muhalefete söz hakkı verilmediğini" savunarak, CHP milletvekillerinin oylamaya katılmayacağını söyledi.
Genel Kurulda gizli oyla yapılan seçimde, mevcut Sayıştay Başkanı Metin Yener ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürü Bahtiyar Sazlık yarıştı.
289 milletvekilinin oy kullandığı seçimde Yener, 272 oyla Sayıştay Başkanlığına yeniden seçildi. Sazlık 14 oy aldı, 3 oy ise geçersiz sayıldı.
- Metin Yener'in öz geçmişi
Metin Yener, 1972 yılında Ankara'da doğdu. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü mezunu olan Yener, Başbakanlıkta uzman yardımcısı olarak meslek hayatına başladı. Başbakanlık uzmanı, daire başkanı, kanunlar ve kararlar genel müdür yardımcısı, personel ve prensipler genel müdürü olarak Başbakanlıkta görev yapan Yener, 3 Ağustos 2018'de Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü olarak atandı.
Gazi Üniversitesinde İktisat Politikası, Indiana Üniversitesinde Kamu Yönetimi alanlarında yüksek lisans eğitimini tamamlayan Yener, aynı zamanda Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği Başkanı.
Yener, 22 Haziran 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulunda Sayıştay Başkanlığına seçilmişti.
