2011-10-27 - 15:59
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı. Genel Kurul' da, Uluslararası anlaşmaların uygun bulunduğuna dair 3 tasarı kabul edildi.
Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, Hükümetin Van depreminde hızlı davrandığını belirterek, ''Yaraları sarmak için elimizden geleni yaptık ve yapıyoruz'' dedi.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı.
Gündemdışı söz alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Hüseyin Çelik, Van depreminde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.
Van'lı olarak, devlete, millete, Hükümete, Meclise teşekkür etmek için söz aldığını ifade eden Çelik, depremin hemen ardından topyekün bir refleks gösterildiğini ve çok kısa sürede vatandaşlara ulaşılmaya, yaralar sarılmaya, acıların paylaşılarak hafifletilmeye çalışıldığını söyledi. Van depreminin bir gerçeği daha ortaya koyduğunu ifade eden Çelik, şöyle devam etti:
''Biz 780 bin kilometrekare, 74 milyon insan olarak, aynı ruh ve mana ikliminin insanlarıyız. Ötekileştirmeye çalışanlara, bölücülere, ayrımcılara, mezar soyguncularına, leş kargalarına, ırkçılara rağmen bu ülke, bu millet sözde değil özde yaşanan, yaşatılan kardeşliğini ortaya koymuştur. Böyle bir milletin ferdi olduğum için iftihar ediyorum. Türkiye, bu sınavdan da başarıyla çıkmıştır. Elbette problemler, vatandaşlarımızın sıkıntıları vardır. Ortaya konan bu tavır çok asil bir tavırdır.
Televizyonlarda düzenlenen kampanyalarda toplanan paralar, Van şartlarında mütevazi 2 bin konut demektir. Bu ülke bu maddi yaraları sarar. Biz sadece kader birliği olan insanlar değiliz, keder birliği yapabilen, sevinçte birlik olabilen bir milletiz. Sadece kendi halkımıza karşı değil, Hristiyan Haiti'ye karşı da Müslüman Somali'ye Pakistan'a, Budist olan Sri Lanka'ya da bu duyarlılığı gösteriyoruz. Bu, iftihar edeceğimiz bir meziyettir.
Esas Türkiye, bütün yardımlarıyla seferberlik ilan eden, gerçek kardeşlik duygularını ortaya koyan Türkiye'dir. Biz marjinal gruplara, o yakışıksız laflara, bir akıl ve ruh hastalığı olan ırkçılığı bir tarafa bırakalım, Türkiye'de yaşanan bu güzel iklimi muhafaza edelim. İhtiyacımız olan budur.''
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak Aydın'ın sorunları, CHP Denizli Milletvekili Adnan Keskin de Denizli'nin Çameli ilçesinde meydana gelen sel felaketiyle ilgili gündemdışı konuşma yaptı.
Yerinden söz alan bazı milletvekilleri de Cumhuriyet Bayramını kutladı.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Van'daki elim felaket üzerinden siyaset devşirilmemesini istedi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri de söz alarak, AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın'ın dün bir eleştiriye yanıt verirken ''Bu Mecliste Başbakan'ın çapını sorgulayacak bir kişinin olduğunu sanmıyorum'' cümlesini kullandığını iddia ederek, bu ifadelerin milletvekillerini ve Meclisi küçümseyecek sözler olduğunu söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Aydın da bunun üzerine yerinden açıklamada bulundu. Ancak, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve bazı milletvekilleri itiraz etti.TBMM Başkanvekili Sağlam da ''Sayın Vural doğrudan doğruya bir mukayese yapılmış ama hakaret kabul etmeyin. Milletvekillerine 'çapsız' denmediği söylendi, açıklandı'' dedi.
İtirazların sürmesi üzerine Sağlam, tutanaklara bakılmasına karar verdi.
Gündemdışı konuşmalara yanıt veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Van depreminde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar diledi.
Van'daki depremin saat 13.41'de meydana geldiğini anımsatan ve hemen bölgedeki bütün iş makinelerinin Van'a sevk edilmesi talimatını verdiğini aktaran Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da kısa süre sonra Van'a gittiğini hatırlattı.
Eroğlu, ''Elimizi vicdanımıza koyalım. Hükümet bu depremde hızlı şekilde davranmıştır. Yaraları sarmak için elimizden geleni yaptık ve yapıyoruz'' dedi.
Van depreminin ardından 74 milyonun birlik ve kardeşlik havasında yaraları sarmak için seferber olduğunu belirten Eroğlu, şu ana kadar televizyon kampanyaları ve Başbakanlık dahil yaklaşık 140 milyon TL paranın toplandığını bildirdi.
Çadırların dağıtımında ufak bir problem olduğunu, ancak şu anda onun da çözüldüğünü dile getiren Eroğlu, yapılan yardımlarla ilgili bilgi verdi.
Van, Erciş ve köylerine en güzel şekilde kalıcı konutlar inşa edileceğini ve bunların bir senede yapılacağını söyleyen Eroğlu, ''Deprem ülkemizin gerçeği. Bu gerçeğe uygun olarak bu Meclis birlikte mücadele etmeli'' dedi.
''Kızılay bizim gururumuz'' diyen Eroğlu, şu anda da bütün gerekli çalışmaların yapıldığını belirterek, ''Çok iş yapan çok tenkit edilir. Bardağın dolu tarafını görmemiz lazım'' diye konuştu.
Eroğlu, DSİ ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının Aydın'a 2 milyar TL, Denizli'ye de 1,8 milyar TL yatırım yaptığını kaydetti.
Eroğlu'dan sonra söz alan MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Bakan'ın soyadını ''Uzunparmak'' olarak ifade etmesine tepki göstererek,
''Gündemdışı konuşma yapan milletvekilinin soyadını bile doğru bilmeyen Bakan benim hiç bahsetmediğim barajları anlattı. Oysa ben Aydın'da şehirleşme sorunlarını anlattım. Kendilerinden önce temeli atılan barajları hizmete sokmak onlara nasip oldu ama böyle bir kurnazlıkla siyasi propaganda yapmanın anlamı yok'' dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Suriye ile ilişkiler konusundaki eleştirilere, ''Kardeşimiz de olsa biz zalimin karşısındayız; kim zulüm ediyorsa onun karşısındayız, karşısında olmaya da devam edeceğiz'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye-Azerbaycan Uzun Vadeli Ekonomik ve Ticari İşbirliği ve İcra Planının Onaylanmasının Uygun bulunduğuna Dair Yasa Tasarısı üzerinde MHP Grubu adına konuşan Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, imkan yaratıldığında başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyasındaki sermayenin Türkiye'de yatırıma dönüşebileceğini belirterek, Hükümetin bunun önünü açması gerektiğini söyledi.
İki ülke arasındaki anlaşmanın 4 yıl önce imzalanmasına karşılık Meclis gündemine getirilmediğini öne süren Oğan, ''Azerbaycan'a bakışınızda bir sıkıntı mı var? Bu anlaşmayı 4 yılda niye getiremediniz? Bir anlaşma 4 yılda Meclisin huzuruna getirilmediyse burada sıkıntı var demektir'' dedi.
Oğan, Irak ile terör anlaşmasının 2009 yılında imzalanmasına karşılık hala Meclise getirilemediğini ifade ederek, buna karşılık Ermenistan ile yapılan anlaşmanın Meclise getirildiğini söyledi.
Türkiye'nin 16 kilometre ötesinde Ermenistan'da bir nükleer santral bulunduğunu hatırlatan Oğan, Çernobil'den daha eski teknolojiye sahip olan Metsamor nükleer santralinin ''dünyanın en tehlikeli santrali'' olduğunu savundu. Oğan, 'Eğer Van'daki deprem Iğdır'da olsaydı bölgede tek kişinin kurtulma şansı olmaz. Oradaki sızıntıdan dolayı yıkıntılar arasında insanlar aranamaz. Bu santralin kapatılması konusunda başka ülkelerin çalışmaları var ama bir Tek Türkiye'nin yok. Iğdır'da her ailede kanser hastası var. Bölge büyük bir felakete doğru gitmektedir. Buna 'dur' deyin'' açıklamasında bulundu.
CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, Türkiye'nin rasyonel çıkarları açısından Azerbaycan ile ilişkilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, bunun için ortak karar mekanizması oluşturulmasını istedi. Özgündüz, ''Ermenistan ile sınır kapısını açmada ne gibi menfaatimiz olduğunu anlamış değiliz. Hükümet bunu açıklarsa öğrenmiş oluruz'' diye konuştu.
Özgündüz, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin bir süre önce ortak Bakanlar Kurulu yapacak kadar iyi olmasına rağmen bugün savaş ortamına gelindiğini öne sürdü. ''Dışişleri Bakanı, şahin politika izliyor, 'savaş' kelimesi bir Dışişleri Bakanı'nın ağzına yakışmıyor'' diyen Özgündüz, Türkiye'nin çok aceleci kararla Suriye'ye ambargo uygulamaya başladığını ileri sürdü.
Ali özgündüz, kendisine laf atan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'e, ''Taşlar yerinden oynarsa bundan en fazla Türkiye zarar görür. Suriye Hükümeti Alevi bir hükümet değil; 30 bakandan 3'ü alevidir ama devlet Sünni'dir. Geçen sene Suriye ile kardeşlik fotoğrafı verirken aynı rejimdi. Derdiniz demokrasi ve insan haklarıysa, Suudi Arabistan ve Bahreyn'e niye sesiniz çıkmıyor. O zaman 'egemen güç bunu istiyor, Türkiye'nin Suriye'ye müdahalesini istiyor' deyin. Türkiye, Suriye'de müdahil olursa sadece Suriye ile savaşmaz; İran, Irak ve Lübnan ile de savaşır. Bundan en fazla biz zarar görürüz'' diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da Van'da yaşanan depreme ilk koşan ülkenin Azerbaycan olduğunu hatırlatarak, ''Azerbaycan ile ekonomik ilişkileri ABD, Rusya ve İngiltere kotarıyor. O zaman dostluk ve kardeşlikte bir eksiklik var demektir. Bu nedenle yeni dış politika geliştirilmeli'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ''deprem vergileri bizden önce kalıcı hale getirildi'' dediğine işaret ederek, ''Bu vergiler 1999 sonunda yürürlüğe konuldu, ama uygulama süresi 31 Aralık 2002'de sona eriyordu. AKP gelir gelmez ilk iş olarak seçim öncesinde bu vergileri kaldıracağını söylemesine rağmen, özel iletişim ve özel işlem vergilerini 2003 sonuna kadar uzattı. Sonra da çıkardığı düzenlemelerle bunları kalıcı hale getirdi. Kamuoyunu doğru bilgilendirmek gerekiyor. Sanıyorum Bakan, o dönem siyasette olmadığı için iyi hatırlamamış olabilir'' dedi.
Sigaradan alınan ÖTV oranının yüzde 69'dan 65'e indirilmesine de işaret eden Hamzaçebi, bunun nedeninin Hükümet yetkilileri tarafından açıklanmasını istedi.
Hamzaçebi, ''Keşke bu indirim, 'biz bu vergide ölçüyü biraz kaçırdık, insafsızlık ettik, bu nedenle indirelim' ya da vatandaştan gelen şikayet üzerine yapılmış olsa. Ama ben öyle olduğunu sanmıyorum'' görüşünü ifade etti.
Tasarı üzerinde Hükümet adına konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin istikrarlı ve itibarlı yürüyüşünü sürdürmeye devam edeceğini belirterek, ''Azerbaycan'ı ihmal edecek ve onları üzecek, onların gönlünü kıracak en ufak bir davranışın ya da değerlendirmenin içinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve hiçbir AK Parti'li de olmamıştır. Türkiye'nin büyük devlet olarak dünyaya ve bölgeye bakışı konusundaki vizyonunu anlamada sıkıntısı olanlara söyleyecek bir şeyimiz yok. Atılan adımların amacı, 'kardeşlerimize dönük ne yapabiliriz' anlayışının ürünüdür. Bunu başka taraflara çekmek yakışıksız olur'' diye konuştu.
Çelik, Suriye ile ilgili değerlendirmelere dikkati çekerek, ''Kardeşimiz de olsa biz zalimin karşısındayız; kim zulüm ediyorsa onun karşısındayız, karşısında olmaya da devam edeceğiz'' dedi.
Metsamor Nükleer Santralinin, Avrupa Konseyinin de gündemine geldiğini, Atom Enerjisi Kurumunun gerekli girişimlerde bulunduğunu belirten Çelik, ''Başka nedenlerden dolayı Çevresel Etki Değerlendirmesiyle ilgili sözleşmesinin tarafı değiliz. Bunu gözden kaçırmamamız gerekir. Iğdır ve o bölgede kanser vakalarının artışına dair tıbbi veri söz konusu değildir'' bilgisini verdi.
TBMM Genel Kurulunda, Uluslararası anlaşmaların uygun bulunduğuna dair 3 tasarı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye-Azerbaycan Uzun Vadeli Ekonomik ve Ticari İşbirliği Programı ve İcra Planının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerinde soruları yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, Van'daki depremle ilgili bir soru üzerine, ''İnsanımız enkaz altında kaldı ama insanlık enkaz altında kalmadı'' dedi.
Hükümet olarak deprem anından itibaren bütün imkanlarla seferber olduklarını belirten Çelik, ''Ülke ayrımı yapmaksızın yardım talebinde bulunan 30 ülkeye aynı anda yardım imkanı sağlayan duyuruyu yaptık. Burada ülke ayrımı yapmadık. Olay insanlık olayıdır'' dedi.
Çelik, yardımlarda ülkeler ve insanlar arasında ayrımın söz konusu olmayacağını, bunun insanlık ayıbı olduğunu ifade etti. Çelik, CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes'in ''insanlık ayıbı işlemediğini, İsrail'in yardımının neden 4. günden sonra kabul edildiğini'' sorması üzerine, Özkes'in sözlerini yanlış anladığını söyledi.
Erciş Belediyesi hakkında İçişleri Bakanlığının bir denetiminin olup olmayacağı sorusu üzerine ise Çelik, ''Yalnız Türkiye bir hukuk devletidir. Kim hesap verecekse günü saati vakti gelir, bu hesabı verir. Kimsenin endişesi olmasın. Kimin yanlışı varsa o hesap sorulur'' diye konuştu.
Tasarı üzerinde konuşan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Türk Cumhuriyetlerinin 20. bağımsızlık yıldönümü kutlamalarına devleti temsilen Bakan, Başbakan ya da Cumhurbaşkanının katılmadığını belirterek, ''Bu konudaki hassasiyet noksanlığını dile getiriyoruz'' diye konuştu.
AK Parti Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci de Denizli'ye sel felaketiyle ilgili yapılan yardımları anlattı.
CHP Denizli Milletvekili Adnan Keskin, daha önce gündemdışı konuşmasında, ''sel nedeniyle Denizli'de tahribatın büyük olduğunu ve 400 milyon dolar Arap baharına gönderen hükümet Denizli'yi de unutmaz'' dediğini belirtti. Keskin, Zeybekci'nin laf atması üzerine, ''Burası belediye meclisi değil, otur yerine. Bu, imar planı yapmaya benzemez'' karşılığını verdi.
Zeybekci de sataşmadan söz isteyerek, milletvekili seçilmeden önce kendisi hakkında Denizli'de uydurma belge dağıtıldığını, karalama yapıldığını kaydetti.
7 yıl belediye başkanlığı yaptığını ve hakkında tek açılan dava, tek suç duyurusu bulunmadığını dile getiren Zeybekci, ''Hiç bir imar uygulamam ile ilgili hakkımda açılan dava yoktur'' diye konuştu.
Keskin de yeniden söz isteyerek, ''Böyle bir gerilimin yaşanmasını istemezdim. Milletvekili seçimlerinde bir belge dağıtıldığıyla ilgili bir bilgim yok. Hayatım boyu ahlak, hukuk dışı hiç bir iş yapmadım. Beni bununla suçlayanlara bu iddialarını iade ediyorum'' dedi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, muhalefetin ''üç kazı güdemezsiniz'' diye eleştirildiğini belirterek, ''Siz de Van'da 3 tane battaniyeyi dağıtamadınız'' diye konuştu.
Öztürk, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ''Deniz Feneri'nde tahliye kararının başka davalardaki hakimlere örnek olması dileğine katıldığını'' kaydetti.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, eski CHP ile yeni CHP arasında bir fark olmasını dilediklerini belirterek, ''Cumhuriyetimiz demokrasiyle taçlandırılmak istendiği bir dönmede hala CHP'li bir vekil arkadaşımızın karşı devrim argümanını kullanıyor olmasını esefle kınıyorum. Baas tipi bir Cumhuriyet anlayışı miadını doldurmuştur'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi bunun üzerine söz alarak, ''Sayın Metiner siyasete girdiğinizde bazı hatalar yapmış olabilirsiniz, liderinizle ters düşmüş olabilirsiniz. Onu telafi etmek uğruna bunları yapmayın. Bu rol size yakışmıyor ama ben bu rolü oynayacağım diyorsanız değişen bir şey yok. Sayın Metiner Baas partisi ile CHP arasında bir bağ kurmaya çalıştı. Özgürlükçü demokrasi anlayışında AKP bizim ufkumuzun gerisinde kalır'' dedi.
Metiner de yeniden söz alarak ''Sayın liderimizle herhangi bir sorunumuz yok. Bunu her seferinde dilinize dolamanıza gerek yok. Sayın liderimin söylediklerinin arkasındayım'' dedi.
Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu da hiç bir ülkeden gelecek yardımları reddedecek durumda olunmadığını ifade etti.
Türkiye olarak arama kurtarma da çok mesafe kat edildiğini dile getiren Eroğlu, Van Valisi telefonla görüştüğünü, Genel Kurulda dile getirildiği gibi ''köylere ulaşamadık'' diye bir beyanının olmadığını söylediğini aktardı.
Genel Kurulda, ''Türkiye-Azerbaycan Uzun Vadeli Ekonomik ve Ticari İşbirliği Programı ve İcra Planının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı''nın yanı sıra ''Türkiye ile Pakistan Arasında Planlama Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Yasa Tasarısı'' ile ''Türkiye ile Pakistan Arasında Gençlik Alanında İşbirliği Protokolünün Uygun Bulunduğuna Dair Yasa Tasarısı'' da kabul edildi.
Başkanvekili Mehmet Sağlam, çalışma süresinin dolması üzerine birleşimi, 1 Kasım Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı. (15.59)
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı.
Gündemdışı söz alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Hüseyin Çelik, Van depreminde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.
Van'lı olarak, devlete, millete, Hükümete, Meclise teşekkür etmek için söz aldığını ifade eden Çelik, depremin hemen ardından topyekün bir refleks gösterildiğini ve çok kısa sürede vatandaşlara ulaşılmaya, yaralar sarılmaya, acıların paylaşılarak hafifletilmeye çalışıldığını söyledi. Van depreminin bir gerçeği daha ortaya koyduğunu ifade eden Çelik, şöyle devam etti:
''Biz 780 bin kilometrekare, 74 milyon insan olarak, aynı ruh ve mana ikliminin insanlarıyız. Ötekileştirmeye çalışanlara, bölücülere, ayrımcılara, mezar soyguncularına, leş kargalarına, ırkçılara rağmen bu ülke, bu millet sözde değil özde yaşanan, yaşatılan kardeşliğini ortaya koymuştur. Böyle bir milletin ferdi olduğum için iftihar ediyorum. Türkiye, bu sınavdan da başarıyla çıkmıştır. Elbette problemler, vatandaşlarımızın sıkıntıları vardır. Ortaya konan bu tavır çok asil bir tavırdır.
Televizyonlarda düzenlenen kampanyalarda toplanan paralar, Van şartlarında mütevazi 2 bin konut demektir. Bu ülke bu maddi yaraları sarar. Biz sadece kader birliği olan insanlar değiliz, keder birliği yapabilen, sevinçte birlik olabilen bir milletiz. Sadece kendi halkımıza karşı değil, Hristiyan Haiti'ye karşı da Müslüman Somali'ye Pakistan'a, Budist olan Sri Lanka'ya da bu duyarlılığı gösteriyoruz. Bu, iftihar edeceğimiz bir meziyettir.
Esas Türkiye, bütün yardımlarıyla seferberlik ilan eden, gerçek kardeşlik duygularını ortaya koyan Türkiye'dir. Biz marjinal gruplara, o yakışıksız laflara, bir akıl ve ruh hastalığı olan ırkçılığı bir tarafa bırakalım, Türkiye'de yaşanan bu güzel iklimi muhafaza edelim. İhtiyacımız olan budur.''
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak Aydın'ın sorunları, CHP Denizli Milletvekili Adnan Keskin de Denizli'nin Çameli ilçesinde meydana gelen sel felaketiyle ilgili gündemdışı konuşma yaptı.
Yerinden söz alan bazı milletvekilleri de Cumhuriyet Bayramını kutladı.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Van'daki elim felaket üzerinden siyaset devşirilmemesini istedi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri de söz alarak, AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın'ın dün bir eleştiriye yanıt verirken ''Bu Mecliste Başbakan'ın çapını sorgulayacak bir kişinin olduğunu sanmıyorum'' cümlesini kullandığını iddia ederek, bu ifadelerin milletvekillerini ve Meclisi küçümseyecek sözler olduğunu söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Aydın da bunun üzerine yerinden açıklamada bulundu. Ancak, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve bazı milletvekilleri itiraz etti.TBMM Başkanvekili Sağlam da ''Sayın Vural doğrudan doğruya bir mukayese yapılmış ama hakaret kabul etmeyin. Milletvekillerine 'çapsız' denmediği söylendi, açıklandı'' dedi.
İtirazların sürmesi üzerine Sağlam, tutanaklara bakılmasına karar verdi.
Gündemdışı konuşmalara yanıt veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Van depreminde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar diledi.
Van'daki depremin saat 13.41'de meydana geldiğini anımsatan ve hemen bölgedeki bütün iş makinelerinin Van'a sevk edilmesi talimatını verdiğini aktaran Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da kısa süre sonra Van'a gittiğini hatırlattı.
Eroğlu, ''Elimizi vicdanımıza koyalım. Hükümet bu depremde hızlı şekilde davranmıştır. Yaraları sarmak için elimizden geleni yaptık ve yapıyoruz'' dedi.
Van depreminin ardından 74 milyonun birlik ve kardeşlik havasında yaraları sarmak için seferber olduğunu belirten Eroğlu, şu ana kadar televizyon kampanyaları ve Başbakanlık dahil yaklaşık 140 milyon TL paranın toplandığını bildirdi.
Çadırların dağıtımında ufak bir problem olduğunu, ancak şu anda onun da çözüldüğünü dile getiren Eroğlu, yapılan yardımlarla ilgili bilgi verdi.
Van, Erciş ve köylerine en güzel şekilde kalıcı konutlar inşa edileceğini ve bunların bir senede yapılacağını söyleyen Eroğlu, ''Deprem ülkemizin gerçeği. Bu gerçeğe uygun olarak bu Meclis birlikte mücadele etmeli'' dedi.
''Kızılay bizim gururumuz'' diyen Eroğlu, şu anda da bütün gerekli çalışmaların yapıldığını belirterek, ''Çok iş yapan çok tenkit edilir. Bardağın dolu tarafını görmemiz lazım'' diye konuştu.
Eroğlu, DSİ ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının Aydın'a 2 milyar TL, Denizli'ye de 1,8 milyar TL yatırım yaptığını kaydetti.
Eroğlu'dan sonra söz alan MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Bakan'ın soyadını ''Uzunparmak'' olarak ifade etmesine tepki göstererek,
''Gündemdışı konuşma yapan milletvekilinin soyadını bile doğru bilmeyen Bakan benim hiç bahsetmediğim barajları anlattı. Oysa ben Aydın'da şehirleşme sorunlarını anlattım. Kendilerinden önce temeli atılan barajları hizmete sokmak onlara nasip oldu ama böyle bir kurnazlıkla siyasi propaganda yapmanın anlamı yok'' dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Suriye ile ilişkiler konusundaki eleştirilere, ''Kardeşimiz de olsa biz zalimin karşısındayız; kim zulüm ediyorsa onun karşısındayız, karşısında olmaya da devam edeceğiz'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye-Azerbaycan Uzun Vadeli Ekonomik ve Ticari İşbirliği ve İcra Planının Onaylanmasının Uygun bulunduğuna Dair Yasa Tasarısı üzerinde MHP Grubu adına konuşan Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, imkan yaratıldığında başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyasındaki sermayenin Türkiye'de yatırıma dönüşebileceğini belirterek, Hükümetin bunun önünü açması gerektiğini söyledi.
İki ülke arasındaki anlaşmanın 4 yıl önce imzalanmasına karşılık Meclis gündemine getirilmediğini öne süren Oğan, ''Azerbaycan'a bakışınızda bir sıkıntı mı var? Bu anlaşmayı 4 yılda niye getiremediniz? Bir anlaşma 4 yılda Meclisin huzuruna getirilmediyse burada sıkıntı var demektir'' dedi.
Oğan, Irak ile terör anlaşmasının 2009 yılında imzalanmasına karşılık hala Meclise getirilemediğini ifade ederek, buna karşılık Ermenistan ile yapılan anlaşmanın Meclise getirildiğini söyledi.
Türkiye'nin 16 kilometre ötesinde Ermenistan'da bir nükleer santral bulunduğunu hatırlatan Oğan, Çernobil'den daha eski teknolojiye sahip olan Metsamor nükleer santralinin ''dünyanın en tehlikeli santrali'' olduğunu savundu. Oğan, 'Eğer Van'daki deprem Iğdır'da olsaydı bölgede tek kişinin kurtulma şansı olmaz. Oradaki sızıntıdan dolayı yıkıntılar arasında insanlar aranamaz. Bu santralin kapatılması konusunda başka ülkelerin çalışmaları var ama bir Tek Türkiye'nin yok. Iğdır'da her ailede kanser hastası var. Bölge büyük bir felakete doğru gitmektedir. Buna 'dur' deyin'' açıklamasında bulundu.
CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, Türkiye'nin rasyonel çıkarları açısından Azerbaycan ile ilişkilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, bunun için ortak karar mekanizması oluşturulmasını istedi. Özgündüz, ''Ermenistan ile sınır kapısını açmada ne gibi menfaatimiz olduğunu anlamış değiliz. Hükümet bunu açıklarsa öğrenmiş oluruz'' diye konuştu.
Özgündüz, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin bir süre önce ortak Bakanlar Kurulu yapacak kadar iyi olmasına rağmen bugün savaş ortamına gelindiğini öne sürdü. ''Dışişleri Bakanı, şahin politika izliyor, 'savaş' kelimesi bir Dışişleri Bakanı'nın ağzına yakışmıyor'' diyen Özgündüz, Türkiye'nin çok aceleci kararla Suriye'ye ambargo uygulamaya başladığını ileri sürdü.
Ali özgündüz, kendisine laf atan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'e, ''Taşlar yerinden oynarsa bundan en fazla Türkiye zarar görür. Suriye Hükümeti Alevi bir hükümet değil; 30 bakandan 3'ü alevidir ama devlet Sünni'dir. Geçen sene Suriye ile kardeşlik fotoğrafı verirken aynı rejimdi. Derdiniz demokrasi ve insan haklarıysa, Suudi Arabistan ve Bahreyn'e niye sesiniz çıkmıyor. O zaman 'egemen güç bunu istiyor, Türkiye'nin Suriye'ye müdahalesini istiyor' deyin. Türkiye, Suriye'de müdahil olursa sadece Suriye ile savaşmaz; İran, Irak ve Lübnan ile de savaşır. Bundan en fazla biz zarar görürüz'' diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da Van'da yaşanan depreme ilk koşan ülkenin Azerbaycan olduğunu hatırlatarak, ''Azerbaycan ile ekonomik ilişkileri ABD, Rusya ve İngiltere kotarıyor. O zaman dostluk ve kardeşlikte bir eksiklik var demektir. Bu nedenle yeni dış politika geliştirilmeli'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ''deprem vergileri bizden önce kalıcı hale getirildi'' dediğine işaret ederek, ''Bu vergiler 1999 sonunda yürürlüğe konuldu, ama uygulama süresi 31 Aralık 2002'de sona eriyordu. AKP gelir gelmez ilk iş olarak seçim öncesinde bu vergileri kaldıracağını söylemesine rağmen, özel iletişim ve özel işlem vergilerini 2003 sonuna kadar uzattı. Sonra da çıkardığı düzenlemelerle bunları kalıcı hale getirdi. Kamuoyunu doğru bilgilendirmek gerekiyor. Sanıyorum Bakan, o dönem siyasette olmadığı için iyi hatırlamamış olabilir'' dedi.
Sigaradan alınan ÖTV oranının yüzde 69'dan 65'e indirilmesine de işaret eden Hamzaçebi, bunun nedeninin Hükümet yetkilileri tarafından açıklanmasını istedi.
Hamzaçebi, ''Keşke bu indirim, 'biz bu vergide ölçüyü biraz kaçırdık, insafsızlık ettik, bu nedenle indirelim' ya da vatandaştan gelen şikayet üzerine yapılmış olsa. Ama ben öyle olduğunu sanmıyorum'' görüşünü ifade etti.
Tasarı üzerinde Hükümet adına konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin istikrarlı ve itibarlı yürüyüşünü sürdürmeye devam edeceğini belirterek, ''Azerbaycan'ı ihmal edecek ve onları üzecek, onların gönlünü kıracak en ufak bir davranışın ya da değerlendirmenin içinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve hiçbir AK Parti'li de olmamıştır. Türkiye'nin büyük devlet olarak dünyaya ve bölgeye bakışı konusundaki vizyonunu anlamada sıkıntısı olanlara söyleyecek bir şeyimiz yok. Atılan adımların amacı, 'kardeşlerimize dönük ne yapabiliriz' anlayışının ürünüdür. Bunu başka taraflara çekmek yakışıksız olur'' diye konuştu.
Çelik, Suriye ile ilgili değerlendirmelere dikkati çekerek, ''Kardeşimiz de olsa biz zalimin karşısındayız; kim zulüm ediyorsa onun karşısındayız, karşısında olmaya da devam edeceğiz'' dedi.
Metsamor Nükleer Santralinin, Avrupa Konseyinin de gündemine geldiğini, Atom Enerjisi Kurumunun gerekli girişimlerde bulunduğunu belirten Çelik, ''Başka nedenlerden dolayı Çevresel Etki Değerlendirmesiyle ilgili sözleşmesinin tarafı değiliz. Bunu gözden kaçırmamamız gerekir. Iğdır ve o bölgede kanser vakalarının artışına dair tıbbi veri söz konusu değildir'' bilgisini verdi.
TBMM Genel Kurulunda, Uluslararası anlaşmaların uygun bulunduğuna dair 3 tasarı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye-Azerbaycan Uzun Vadeli Ekonomik ve Ticari İşbirliği Programı ve İcra Planının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerinde soruları yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, Van'daki depremle ilgili bir soru üzerine, ''İnsanımız enkaz altında kaldı ama insanlık enkaz altında kalmadı'' dedi.
Hükümet olarak deprem anından itibaren bütün imkanlarla seferber olduklarını belirten Çelik, ''Ülke ayrımı yapmaksızın yardım talebinde bulunan 30 ülkeye aynı anda yardım imkanı sağlayan duyuruyu yaptık. Burada ülke ayrımı yapmadık. Olay insanlık olayıdır'' dedi.
Çelik, yardımlarda ülkeler ve insanlar arasında ayrımın söz konusu olmayacağını, bunun insanlık ayıbı olduğunu ifade etti. Çelik, CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes'in ''insanlık ayıbı işlemediğini, İsrail'in yardımının neden 4. günden sonra kabul edildiğini'' sorması üzerine, Özkes'in sözlerini yanlış anladığını söyledi.
Erciş Belediyesi hakkında İçişleri Bakanlığının bir denetiminin olup olmayacağı sorusu üzerine ise Çelik, ''Yalnız Türkiye bir hukuk devletidir. Kim hesap verecekse günü saati vakti gelir, bu hesabı verir. Kimsenin endişesi olmasın. Kimin yanlışı varsa o hesap sorulur'' diye konuştu.
Tasarı üzerinde konuşan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Türk Cumhuriyetlerinin 20. bağımsızlık yıldönümü kutlamalarına devleti temsilen Bakan, Başbakan ya da Cumhurbaşkanının katılmadığını belirterek, ''Bu konudaki hassasiyet noksanlığını dile getiriyoruz'' diye konuştu.
AK Parti Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci de Denizli'ye sel felaketiyle ilgili yapılan yardımları anlattı.
CHP Denizli Milletvekili Adnan Keskin, daha önce gündemdışı konuşmasında, ''sel nedeniyle Denizli'de tahribatın büyük olduğunu ve 400 milyon dolar Arap baharına gönderen hükümet Denizli'yi de unutmaz'' dediğini belirtti. Keskin, Zeybekci'nin laf atması üzerine, ''Burası belediye meclisi değil, otur yerine. Bu, imar planı yapmaya benzemez'' karşılığını verdi.
Zeybekci de sataşmadan söz isteyerek, milletvekili seçilmeden önce kendisi hakkında Denizli'de uydurma belge dağıtıldığını, karalama yapıldığını kaydetti.
7 yıl belediye başkanlığı yaptığını ve hakkında tek açılan dava, tek suç duyurusu bulunmadığını dile getiren Zeybekci, ''Hiç bir imar uygulamam ile ilgili hakkımda açılan dava yoktur'' diye konuştu.
Keskin de yeniden söz isteyerek, ''Böyle bir gerilimin yaşanmasını istemezdim. Milletvekili seçimlerinde bir belge dağıtıldığıyla ilgili bir bilgim yok. Hayatım boyu ahlak, hukuk dışı hiç bir iş yapmadım. Beni bununla suçlayanlara bu iddialarını iade ediyorum'' dedi.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, muhalefetin ''üç kazı güdemezsiniz'' diye eleştirildiğini belirterek, ''Siz de Van'da 3 tane battaniyeyi dağıtamadınız'' diye konuştu.
Öztürk, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ''Deniz Feneri'nde tahliye kararının başka davalardaki hakimlere örnek olması dileğine katıldığını'' kaydetti.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, eski CHP ile yeni CHP arasında bir fark olmasını dilediklerini belirterek, ''Cumhuriyetimiz demokrasiyle taçlandırılmak istendiği bir dönmede hala CHP'li bir vekil arkadaşımızın karşı devrim argümanını kullanıyor olmasını esefle kınıyorum. Baas tipi bir Cumhuriyet anlayışı miadını doldurmuştur'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi bunun üzerine söz alarak, ''Sayın Metiner siyasete girdiğinizde bazı hatalar yapmış olabilirsiniz, liderinizle ters düşmüş olabilirsiniz. Onu telafi etmek uğruna bunları yapmayın. Bu rol size yakışmıyor ama ben bu rolü oynayacağım diyorsanız değişen bir şey yok. Sayın Metiner Baas partisi ile CHP arasında bir bağ kurmaya çalıştı. Özgürlükçü demokrasi anlayışında AKP bizim ufkumuzun gerisinde kalır'' dedi.
Metiner de yeniden söz alarak ''Sayın liderimizle herhangi bir sorunumuz yok. Bunu her seferinde dilinize dolamanıza gerek yok. Sayın liderimin söylediklerinin arkasındayım'' dedi.
Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu da hiç bir ülkeden gelecek yardımları reddedecek durumda olunmadığını ifade etti.
Türkiye olarak arama kurtarma da çok mesafe kat edildiğini dile getiren Eroğlu, Van Valisi telefonla görüştüğünü, Genel Kurulda dile getirildiği gibi ''köylere ulaşamadık'' diye bir beyanının olmadığını söylediğini aktardı.
Genel Kurulda, ''Türkiye-Azerbaycan Uzun Vadeli Ekonomik ve Ticari İşbirliği Programı ve İcra Planının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı''nın yanı sıra ''Türkiye ile Pakistan Arasında Planlama Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Yasa Tasarısı'' ile ''Türkiye ile Pakistan Arasında Gençlik Alanında İşbirliği Protokolünün Uygun Bulunduğuna Dair Yasa Tasarısı'' da kabul edildi.
Başkanvekili Mehmet Sağlam, çalışma süresinin dolması üzerine birleşimi, 1 Kasım Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı. (15.59)
