2013-07-09 - 15:00
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden "Torba Kanun" Teklifi'nin İmar Kanunu'nda değişiklik yapan maddesi üzerinde bazı AK Parti'li milletvekilleri değişiklik önergesi verdi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.

AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin, eli palalı insanları lanetlediklerini ve kınadıklarını söyledi.

Genel Kurul'da gündemdışı söz alan Şahin, Gezi Parkı olaylarına değinerek, "Ülkemizde Gezi olaylarının vuku bulduğu yaklaşık 40 günden beri bu kürsüden hakaret edilmedik hiçbir şeyimizi bırakmayan muhalefeti biraz daha bu aziz mübarek günde itidale davet ediyorum" dedi. Şahin, eli palalı insanları lanetlediklerini ve kınadıklarını ifade etti.

MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, AK Parti'nin 11 yıllık iktidarı döneminde uygulanan yanlış politikalar nedeniyle milli, dini ve manevi pek çok değerin sıradanlaştırılmaya çalışıldığını, saygınlığının kaybettirildiğini ve erozyona uğratıldığını savundu. Yılmaz, "İktidarınızda devlete olan güven, adalete, emniyete olan güven erozyona uğramıştır" dedi.

CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka Ankara'da doğalgazın satışına sınırlama getirildiğini iddia ederek, "Neden böyle bir sınırlandırma getirip, vatandaşın 3-5 kuruş tasarrufuna engel oluyorsunuz? Doğalgaza getirilen sınırlamayı kaldırın, biber gazına sınırlama getirin" diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, tutuklu milletvekili olmasını kendilerinin de istemeyeceğini ifade ederek, "Bu kişiler, milletvekili seçildikten sonra tutuklanmadı, tutuklandıktan sonra seçildi" dedi.

BDP, yargının bağımsızlığıyla ilgili sorunların araştırılması için verdiği önergenin bugün görüşülmesini Genel Kurul gündemine grup önerisi olarak getirdi.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, bir ülkenin sığınacağı en güvenli limanın bağımsız yargı olduğunu ifade etti. Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mahkumiyet rekoru kırdığını söyleyen Kaplan, Anayasa Mahkemesi'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını da dikkate alarak, tutukluluk süresiyle ilgili iptal kararı verdiğini anlattı.

Tutukluluk süresinin en fazla 5 yıl, özel yetkili mahkemelerin görev alanına giren terör suçlarında iki katı olmasına ilişkin hükmün iptal edildiğini anımsatan Kaplan, "İptal kararı 1 yıl sonra yürürlüğe girecek, ama hükümetin yeni düzenleme yapmak için bir yıl beklemesi gerekmiyor" dedi.

AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının 1 yıl sonra yürürlüğe gireceğini ve yürürlüğün durdurulmadığını belirterek, hakimlerin kararlarına saygı duyulması gerektiğini ifade etti.

Kaplan tekrar söz alarak, konuşmasının yargıya talimat vermek gibi algılanmasını eleştirdi. Yargıya, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dışında kimsenin talimat veremeyeceğini savunan Kaplan, Erdoğan'ın geçen yıl BDP'lilerin dokunulmazlıkları konusunda talimat verdiğini kendisinin açıkladığını söyledi.

Bunun üzerine söz isteyen AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, kimsenin yargıya talimat veremeyeceğini, ancak Cumhuriyet savcılarının göreve çağrılabileceğini dile getirdi. Aydın, AK Parti'nin de tutuklu milletvekili olmasından yana olmadığını belirterek, "Bu kişiler milletvekili seçildikten sonra tutuklanmadı, tutuklandıktan sonra milletvekili seçildi" dedi.

CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ise tutuklu kişilerin seçilmesine engel olmadığını, bu kişilerin hüküm giymedikçe masum olduğunu kaydetti.

Yargı bağımsızlığının çok önemli sorun olduğunu ifade eden Dibek, Danıştay'da kimsenin aday olmaması nedeniyle başkan seçilemediğini söyledi. Dibek, Danıştay üyelerinin aday olma cesareti bulamadığını savunarak, "Yargı böyle tarafsız ve bağımsız olamaz" diye konuştu.

Hasip Kaplan da adil yargılanma ihlalinden en çok mahkumiyet alan ülkenin Türkiye olduğuna işaret ederek, "Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu, AİHM yolunu kapatmak için getirdiniz. AİHM'e ücretsiz başvuru yapılabiliyor. Anayasa Mahkemesi'ne ücretli başvuru şartı getirerek, milleti engellemek için bu düzenlemeyi yaptınız" iddiasında bulundu.

BDP'nin grup önerisi reddedildi.

MHP'nin, yaylacılığın sorunlarının araştırılması için verdiği önergenin Genel Kurul'da bugün görüşülmesine dair grup önerisi de reddedildi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, piyasalardaki hareketlilik ve Merkez Bankası'nın döviz satış ihaleleriyle ilgili, "22 Mayıs öncesi dengelerle 22 Mayıs sonrası dengeler farklı olacaktır. Türkiye'nin hazırlıkları zamanında yapıldığı için bizim açımızdan endişe edecek sorun görmüyoruz" dedi.

"Torba Kanun" Teklifinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Babacan, Devlet Memurları Kanunu'nun 4/b maddesine göre çalışanların, mahalli idarelerdeki sözleşmelilerin, sözleşmeli sağlık personelinin, teşkilat kanunlarına dayalı görev yapan sözleşmeli personelin kadroya geçirileceğini söyledi. KİT, KOSGEB, İller Bankası gibi bütünüyle sözleşmeli personel istihdam eden kuruluşların kapsamda olmadığını ifade eden Babacan, teklifte kısmi süreli çalışanların bulunmadığını kaydetti.

Kamu personelinin ek göstergelerinin genel düzenlemelerle ele alınabildiğini dile getiren Babacan, çalışanların çok farklı sistemlere tabi olduğu için pratik çözüm bulmanın kolay olmadığını söyledi. Babacan, "Haklı talepler geldikçe ilgili birimler tarafından değerlendirilir" dedi.

Ali Babacan, döviz satış ihalesi yapan Merkez Bankası'nın birinci önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu belirtti. Merkez Bankası'nın, bu hedefle çelişmemek şartıyla diğer öncelikler konusunda da politikalarını sürdüreceğini anlatan Babacan, şöyle konuştu:

"Özellikle 22 Mayıs'tan bu yana tüm gelişmekte olan ülkelerin piyasalarında ciddi hareketlilik söz konusu. ABD, Avrupa ve Japon Merkez Bankası'nın aldığı ve bundan sonra alacağı kararlar pek çok ülkenin para politikalarını ve diğer ekonomi politikalarını gözden geçirmesi için önemlidir. Bu gelişmeler, pek çok gelişmekte olan ülkede yeni dengeler oluşmasını sağlayacak. 22 Mayıs öncesi dengelerle 22 Mayıs sonrası dengeler farklı olacaktır. Türkiye'nin hazırlıkları zamanında yapıldığı için bizim açımızdan endişe edecek sorun görmüyoruz."

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "Torba Kanun" Teklifi'nde kabul edilen önergeye göre, harita, plan, etüt ve projeler; idare ve ilgili kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize ve onayına tabi tutulamayacak, tutulması istenemeyecek.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden "Torba Kanun" Teklifi'nin İmar Kanunu'nda değişiklik yapan maddesi üzerinde bazı AK Parti'li milletvekilleri değişiklik önergesi verdi.

Önergeye itiraz eden CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, önerge 500 kelimeyi geçtiği için özetin okunduğunu ancak buradaki imzanın kime ait olduğunun belli olmadığını söyledi. Hamzaçebi, önergenin işleme konulmaması gerektiğini savundu.

Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara vererek, grup başkanvekilleriyle toplantı yaptı. Aranın ardından önerge ve teklif maddesine ilişkin açıklama yapan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfü Elvan, önergenin TMMOB Kanunu ile doğrudan ilgisi olmadığını söyledi.

Yakut'un, aranın ardından önergeyi tekrar okutmasına itiraz eden Hamzaçebi, şunları söyledi:

"Bu önergenin özeti şudur: Hükümet, Taksim Gezi Parkı olayları nedeniyle bütün Türkiye'yi etkisi altına alan bu gelişmelerin faturasını, Taksim dayanışması içinde olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne, onu oluşturan odalara çıkarmaktadır. Başka hiçbir gerekçesi yoktur. Teknik olarak dayandığı hiçbir şey yoktur. Odaların mesleki denetim adına getirdikleri projelerin vize edilmesi yönündeki uygulamayı ortadan kaldırmaya ve bu yolla odalara mali güç oluşturan ödentilerin kaldırılmasına yönelik bir önergedir."

Önergenin yerinin İmar Kanunu olmadığını savunan Hamzaçebi, önergenin işleme konulmaması talebini yineledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da önergenin özetindeki imzanın kendisine ait olduğunu, İçtüzüğe aykırı olmadığını, Lütfü Elvan'ın açıklamaları doğrultusunda da görüşülmesine engel bulunmadığını ifade etti.

Başkanvekili Yakut'un, önergenin işlemden kaldırılmasını gerektiren İçtüzük aykırılığının söz konusu olmadığını belirtmesi üzerine itirazlarını sürdüren CHP'liler, Yakut'un tutumu hakkında usul tartışması açtı.

MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, iktidar milletvekillerinin telaşa kapıldığını öne sürerek, "Korsan miting yapar gibi korsan kanun yapılamaz. Bu kadar içerikli maddeyi, komisyonlardan kaçırarak bu şekilde kanunlaştırmak ne sizin ne ülkenin ne halkın menfaatine olur" dedi.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de gelişmiş demokrasilerde iktidarların, meslek odalarının sesini önemsediğini, gelişmemiş demokrasilerde iktidarların odalardan yandaşlık beklediğini söyledi.

Gelişmemiş demokrasilerde iktidarların kendinden taraf olmayanları bertaraf etmeye çalıştığını savunan Özel, "İşte bu gece, o bertaraf etme gecelerinden bir tanesi. Sıra gazetecilerden, milletvekillerinden, öğrencilerden sonra meslek örgütü yöneticilerine geldiyse bu gece belki de bu parlamentoda artık gitgide diktatörleşen bir rejimin meslek odaları üzerinden sarı öküzü talep etme gecesidir" diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş ise TMMOB'a bağlı mimar ve mühendislerin, kanunda ve anayasadan almadıkları yetkiyi kullanarak, ücret aldığını ifade etti. Elitaş, düzenlemenin bazı odaları rahatsız edebileceğini ancak mimar ve mühendislerin lehine olduğunu savundu.

Başkanvekili Yakut, tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, önergeyi okuttu ve oylattı. Önerge, kabul edildi.

Kabul edilen önergeye göre, arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulacak. İmar Kanunu'nun istisnası olan alanlarla korumaya yönelik diğer özel kanunlara tabi alanlara ilişkin alt kademe planların onay, askı ve kesinleşme işlemlerini yapmaya, yaptırmaya ve değiştirmeye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkili olacak.

Alt kademe planlar, üst kademe planların kesinleşmesinden itibaren en geç 1 yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilecek. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kuruluşlar, alt kademe planı, en geç 6 ay içinde uygun hale getirecek ve resen onaylayacak. Bu sürede ruhsat işlemi, yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilecek.

Kamu kurum ve kuruluşları veya plan müellifleri, ilgili kurum ve kuruluşlardan plana ilişkin görüş alacak. Görüş 30 gün içinde bildirilecek, etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilave 30 gün süre verilecek. Bu sürede görüş bildirilmezse plan hakkında olumsuz görüş bildirilmediği kabul edilecek.

Kentsel asgari standartlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planıyla belirlenebilecek. Uygulamaya ilişkin kararlar yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planında belirlenecek.

Bakanlık; ilgili idareler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan mekansal planlamaya, harita ve parselasyona, etüt ve projelendirmeye yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni düzenlemeye, enerji kimlik belgesi hazırlanmasına ilişkin iş ve işlemlerle yapı malzemelerini denetlemeye, aykırılıklar hakkında işlem tesis etmeye, aykırılıkları gidererek mevzuata uygun hale getirmeye yönelik değişiklik yapmaya, yapı tatil tutanağı düzenlemeye, mühürlemeye, yıkım kararı almaya ve gerçekleştirmeye, ilgililer hakkında idari yaptırım kararı vermeye yetkili olacak.

Büyükşehir yasasına göre, mahalleye dönüşen nüfusu 5 binin altındaki yerlerde köylerde yapı yapılmasına ilişkin esaslar uygulanacak. Köylerde bulunan konutlarda iş yeri açma ve çalışma izni alınarak, ev pansiyonculuğu yapılabilecek. Kamuya ait bir yaya veya taşıt yoluna cephe sağlanmadan yapı inşa edilemeyecek, parsel oluşturulamayacak. Yapılaşma özellikleri, mimari dokusu açısından önem taşıyan köylerde, bu özellikleri korumak, geliştirmek ve yaşatmak için köy tasarım rehberleri hazırlanabilecek.

Köylerde ve kırsal özellik gösteren yerlerde yapıların etüt ve projeleri, ilgili idarenin veya Bakanlığın taşra teşkilatının mimar ve mühendisleri tarafından hazırlanabilecek. Bu yerlerde Bakanlık tarafından enerji verimli, iklim duyarlı ve ekolojik özellikli plan ve projeler hazırlanabilecek ya da uzun vadeli krediyle desteklenebilecek.

Harita, plan, etüt ve projeler; idare ve ilgili kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize ve onayına tabi tutulamayacak, tutulması istenemeyecek. Vize veya onay yaptırılmaması ve benzeri nedenlerle müellifler veya bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemeyecek, yenilenmesi hiçbir şekilde geciktirilemeyecek. Müelliflerden bu hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep edilemeyecek.

İdarelerce onaylanmış, mevcut durumu gösteren halihazır haritalar, parselasyon planları ile teknik ve idari düzenlemeleri içeren planların değişiklik ve revizyonlarında ilk müellefin görüşü ve izni aranmayacak.

İdareler, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kuracak. Komisyon, yapıların ve onaylı mimari projelerin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkili olacak. Özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellefin görüşü aranmayacak.

Özgün fikir ifade eden mimari eser ve projelerde, eserin bütünlüğünü ve estetik görünümünü değiştirmemek şartıyla teknik, yönetsel ve kullanım amaçlı zorunlu değişiklikler, müellifin izni aranmadan yapılabilecek. Bu durumda ilk müellif tarafından talep edilecek telif ücreti, ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde 20'sini, inşaatı süren yapılarda yüzde 15'ini geçemeyecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, mera ve yaylakların imara açılmasının söz konusu olmadığını ifade etti.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden "Torba Kanun" Teklifi'nin mera ve yaylaklarla ilgili maddesinin görüşülmesi sırasında CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, hükümet, teklif ve önerge sahiplerinin tahsis kelimesinin arkasına sığınarak, bu yerlerin 29 yıla kadar varan sürelerle tahsis kapsamında kiralanabilir düzenlemesini yaptığını ifade ederek, bunun anayasanın 45. maddesine açık bir şekilde aykırı olduğunu öne sürdü.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, bu maddede getirilen hususların 1998 yılında çıkarılan Mera Kanunu'nda zikredildiğini belirterek, önergeyle sadece kiralamanın nasıl olacağının anlatıldığını kaydetti. Bayraktar, "Bunun dışında bir şey yoktur. Anayasaya tamamiyle uygundur. Burada da imara açılma söz konusu değildir. Meraların kullanılmasının teminine yönelik en fazla binde 5'ine kadar 5 tane bakanlık tarafından oluşturulacak komisyonla belirlenecek şekildeki kullanımlarını belirtecek bir husus getirilmektedir" dedi.

Bunun üzerine Hamzaçebi, Bakan Bayraktar'ın, Genel Kurul'a eksik bilgi verdiğini ifade ederek, kiralanacak olan meralarda bodrum katla birlikte 200 metrekareye kadar 3 katlı binaların yapılabileceğini söyledi. Hamzaçebi, "Meralar bu maddeyle açık bir şekilde imara açılıyor. Bunun dışındaki bütün bilgiler yanlıştır" ifadesini kullandı.

Başkanvekili Sadık Yakut'un anayasaya aykırılık konusunda Başkanlık Divanı'nın tespitte bulunma yetkisi olmadığını ve teklif kanunlaştıktan sonra Anayasa Mahkemesi'ne götürülebileceğini belirtmesi üzerine usul tartışması açıldı.

Hamzaçebi, düzenlemeye göre, meraların 29 yıllığına kiralanabilmesinin anayasa aykırı olduğunu savunarak, "Mızrak çuvala sığmıyor" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise bunun iyi niyetli bir düzenleme olduğunu belirterek, kiralama bedeleninin anayasaya aykırılık oluşturmadığını savundu.

Kabul edilen önergeye göre, kiralanacak mera, yaylak ve kışlakların kira bedellerinin nasıl değerlendirileceğine açıklık getirildi.

Mera, yaylak ve kışlakların kira bedelinin yarısı Hazine payı olarak genel bütçeye gelir kaydedilecek, diğer yarısı ilgili belediye veya il özel idaresine ait olacak.

Daha sonra birleşime ara veren Yakut, aranın ardından komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine birleşimi saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.