2012-03-13 - 16:50
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. MHP Kastamonu Milletvekili Emir Çınar, CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi ve AK Parti Konya Milletvekili İlhan Yerlikaya gündemdışı söz aldı.
AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, Esenyurt'daki 11 işçinin yaşamını yitirdiğini yangınla ilgili ''Bilinmelidir ki olayın failleri cezasız kalmayacak'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, gündemdışı söz alan MHP Kastamonu Milletvekili Emir Çınar, Kastamonu'nun nüfusunun giderek azaldığını ve yatırımlardan yeterli payı alamadığını savundu.

Bir çok yolun kar dolayısıyla kapalı ya da bozuk durumda olduğunu belirten Çınar, ''AKP artık Kastamonu'ya sırtını değil yüzünü dönmelidir'' diye konuştu.

Konuşmaya yanıt veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Kastamonu'ya çok gittiğini ve hep karayolunu kullandığını söyledi. Karayollarıyla ilgili hükümetleri döneminde Kastamonu'ya 454 milyon TL'lik yatırım yaptığını belirten Eroğlu, ''2002 yılından önce Kastamonu'ya gitmek bir eziyetti ama hükümetimiz döneminde geçen yıl sonuna kadar 200 kilometre bölünmüş yol yapıldı'' diye konuştu.

Eroğlu, havalar iyileşir iyileşmez asfalt programının uygulanacağını ve kara yollarıyla ilgili sıkıntıların giderileceğini bildirdi. Eroğlu, Kastamonu'ya yapılan yatırımlarla ilgili bilgi verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi, Türk basının bütün tarihinin en karanlık dönemini yaşadığını savundu. Ekşi, ''O nedenle dün 4 arkadaşımızın serbest bırakılması temeldeki gerçekleri değiştirecek ağırlıkla değildir'' dedi.

AK Parti Konya Milletvekili İlhan Yerlikaya da İstiklal Marşının kabulünün yıldönümü dolayısıyla gündemdışı konuşma yaptı.

Yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Milli Eğitim Komisyonunda milletvekillerinin cebir ve şiddetle egemenliği kullanmalarının engellendiğini söyledi. Vural, şöyle konuştu:

''Bu millet zorbalığa, baskıya pabuç bırakmayacaktır. Pazar günü olanlar aslında kara pazardır. MHP olarak dinini, milletini, diyanetini, Cumhuriyetini bilen ve anlayan nesiller yetiştirme ülkümüzün hayata geçirilmesi için her türlü mücadeleye hazırız ve bu mücadeleyi hiç kimse engelleyemeyecektir.

Meclis Başkanlığı, önerge verme ve konuşma haklarının gasbedildiği bu komisyon toplantısını yenilemelidir. Verilen karar hukuka uygun değildir. Hukuka uygun bir komisyon toplantısı temin edilmelidir.''

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de Mehmet Akif Ersoy'u rahmetle andıklarını ifade etti.

Sivas davasını zamanaşımına uğradığını anımsatan Hamzaçebi, ''Yaşanmaması gereken bir olaydır. İnsanlık suçunu işleyen kişiler hakkında zamanaşımı diye bir kavramın olmaması gerekir. Bu konuda gerekli yasal değişiklikler yapılmalıdır'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı da İstiklal Marşının kabulünün yıldönümünü kutladı.

Bahçekapılı, Esenyurt'da çıkan yangında yaşamını yitiren işçilere Allah'tan rahmet dileyerek, ''Bilinmelidir ki olayın failleri cezasız kalmayacak, şiddetle takip edeceğiz'' diye konuştu.

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan da Esenyurt'a hayatı kaybeden işçilere Allah'tan rahmet diledi.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner ise konuşmasında, ''Darbe süreçlerinin, en son 28 Şubat'ın medyadaki baş aktörlerinden Oktay Ekşi'nin, demokrasi ve özgürlük bahsinde konuşacak en son kişi. Karanlık çağ ve baskı edebiyatı yapmadan önce kendi geçmişini, duruşunu gözden geçirmesi gerektiğine inanıyorum'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi, sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak, kendisinin de Metiner'in de sicilinin ortada olduğunu ifade ederek, ''Merak eden kütüphaneye bakar; kim demokrasiyi, ne zaman savunmuş, 28 Şubat dönemi aktörlerine en ağır eleştirileri yapmış gazetecidir. O tarihte Metiner, acaba hangi araziye uyarak, ne yapmıştır'' diye konuştu.

Bunun üzerine Metiner de sataşma gerekçesiyle söz alarak, ''Ekşi'nin 1961 darbesinde de Mecliste olduğunu, 1960 darbesini alkışladığını, 1961 faşist anayasasının yapımına, 27 Nisan e-muhtırasına da katkıda bulunduğunu'' iddia etti.

Ekşi ise 1960 darbesinde, askerde, yedek subay olduğunu ifade ederek, ''Metiner'in kaç tane zikzak çizdiğine merak edenlerin bakması gerektiğini'' söyledi.

Metiner ise ''Söylemlerimde zikzağı tespit ederseniz sizi saygıyla anarım, yoksa söylediklerinizin tümünü size iade ediyorum'' karşılığını verdi.

BDP, Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamadığı için iş kazaları ve meslek hastalıklarının tespit edilmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurulun gündemine getirdi.

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, iş kazaları nedeniyle her yıl çok sayıda işçinin yaşamını yitirdiğini ifade ederek, ''ülkede işçi katliamı olduğunu, bunlara iş kazası demenin mümkün olmadığını'' savundu.

CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, İstanbul'da kaldıkları çadırda yanarak ölen işçilerden Çetin Coşkun ve Sevdin Özen'in, işe giriş tarihin 11 Mart 2012 olduğunu savunarak, elinde SGK belgesi olduğunu söylediği kağıdı göstererek, ''Sosyal Güvenlik pazar günü çalışıyor, belge veriyor; bu arkadaşların öldükten sonra işbaşısını veriyor, sigortalı yapmış oluyor'' dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç, önerinin aleyhinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de iş kazaları ve meslek hastalıklarının azalması için işsağlığı ve güvenliği kanununa ihtiyaç olduğunu belirtti. Domaç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, bu düzenlemeyi Bakanlar Kuruluna sunduğunu bildirerek, taslağın, önleyici yaklaşımı esas aldığını, iş kazası olmadan önce önlem almayı amaçladığını kaydetti. Domaç, taslağın, işyerinde çalışanların, sağlık güvenliğini etkileyecek tehlikelerin belirlenerek gerekli önlemlerin alınmasını öngördüğünü kaydetti.

Domaç, düzenlemenin, hayati tehlike durumunda, tehlike giderilinceye kadar tehlikeli bölge veya işin, kısmen ya da tamamen durdurulması esasını getirdiğini, işyerlerinin, tehlikelerine göre sınıflandırıldığını söyledi.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar da taslağın, çağdaş ülkelere örnek olacağını ifade etti. Kaçar, 50'nin altında işçi çalışan yerlerde, işsağlığı ve güvenliğiyle ilgili ciddi mevzuatın bulunmadığını belirterek, taslakla bu tür işyerlerinde de önlemlerin zorunlu hale getirildiğini kaydetti.

Kaçar, çalışanların hayat seviyesini yükseltecek önlemleri alma, çalışma barışını sağlamanın, Hükümetin öncelikleri aralarında yer aldığını dile getirdi.

Konuşmaların ardından BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP, Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamadığı için eğitimle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine yönelik grup önerisini, TBMM Genel Kurul gündemine getirdi.

Altay, 11 Mart 2012 tarihinin, parlamenter demokratik yaşam açısından ''kara bir tarih'' olduğunu savundu. Altay, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun teklifinin, Başbakan'ın talimatıyla pazar günü bitirilemediğini, teklifin 6. maddesinden sonra oylanan bütün maddelerinin, yok hükmünde olduğunu ileri sürdü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bugünkü konuşmasında ''anladığınız dil'' dediğini ifade eden Altay, ''Anayasa ve TBMM İçtüzüğü bizim anladığımız, kullandığımız tek dildir'' dedi.

Altay, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'ten, kamuoyunun karşısına çıkıp, yaşanan olaylardan dolayı üzüntü duyduğunu dile getirmesini beklediğini belirterek, AK Parti'nin de muhalefetten ve milletten özür dilemesi gerektiğini söyledi.

Altay'ın, ''İnternette arama ver, Erdoğan, tevhidi tedrisat, Harf Devrimi yaz ne çıkıyor'' sözlerine AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, ''Ne yazıyor, söylesene'' diye tepki gösterdi. Altay da ''Asabımı bozma, terbiyesizlik yapma'' karşılığını verdi.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu ve Metiner, Altay'dan bu sözünü geri almasını istedi. Ancak Altay'ın sözünü geri almaması ve kürsüden ayrılırken, ''İki mislini iade ediyorum'' demesi üzerine tartışma büyüdü. CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş'ün iktidar sıralarına yürümek istemesine, araya giren milletvekilleri engelledi.

Tartışmanın uzaması üzerine Mumcu, birleşime ara verdi.

Aranın ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Altay'ın bir milletvekiline yönelik ağza alınmayacak sözlerini, kendisine iade ettiğini belirtti.

Aydın, ''(Anladığımız dil İçtüzük) diyorsunuz, açıp bakın, İçtüzüğün neresinde kürsü işgali var, komisyon başkanlık divanına bir takım cisimler fırlatılır diyor? Eğer siz anamuhalefet olarak 'Meclisi çalıştırmayız' diyorsanız, biz sonuna kadar çalıştıracağız. Teklif, önümüzdeki günlerde de inşallah Genel Kurula gelecek, yasalaştıracağız'' diye konuştu.

Bunun üzerine Altay da ''İçtüzüğün neresinde üyelerin önergelerinin bile işleme alınmadan, söz hakkı tanınmadan, karambole getirip oylama var. Futbolda bile oyuncu düşünce, hakem oyunu durdurmazsa seyirciler hakemi ıslıklıyor. İçtüzüğün neresinde milletvekili yerde yatarken, teklifin oylaması var'' diye karşılık verdi.

Metiner'in kürsüye doğru gelerek söz talebinde bulunması üzerine Mumcu, Metiner'i, parmağını sallayarak konuşmaması için uyardı.

Sataşma gerekçesiyle yaptığı konuşmada Metiner, ''Terbiyesize bile terbiyesiz demeyecek kadar terbiyeli insanlarız. Kem söz sahibine aittir. Yavuz hırsız misali her türlü hakareti yapacaksınız, cevap verdiğimizde yeri göğü ayağa kaldıracaksınız'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Metiner'e, ''Ya yazdığınız kitaplardaki gibi olun ya da o kitapları yazmayın'' diye seslendi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ise ''Altay, Metiner'e 'terbiyesiz' dedi, cevap vermek en doğal hakkı değil mi?'' diye sordu.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, Komisyon Başkanı'nın son derece demokrat bir tavır sergilediğini, bir milletvekilinin 12 saat metinden okumasına sabrettiğini, bunu demokratik hak olarak gördüğünü belirtti. Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Keşke bunlar, komisyonun başladığı günden pazar gününe kadar yaşanmasaydı. Keşke 'bu teklifin görüşmelerini yaptırmayacağız' denmeseydi, keşke kürsü işgalleri yaşanmasaydı, Altay, 'burada kan çıkacak' demeseydi. 50'nin üzerinde CHP'nin komisyon üyesi olmayan milletvekili söz talep edip, adeta komisyonu bloke etmeseydi. Keşke, CHP Genel Başkanı, tüm milletvekillerine işinizi gücünüzü bırakın, komisyona gidin görüşmeleri engelleyin mesajı hiç çekmeseydi.

Bana sorsalardı, 'Komisyon Başkanı'na fiili şiddeti, CHP milletvekillerinden hangisi uyguladı' diye aklıma en son Akif Hamzaçebi gelirdi. Gözlerimin önünde önce suyu aldı, o yetmedi, İçtüzüğümü attı, İçtüzük kayıp, sizden bir tüzük alacaklıyım. Yarım kilo tutarında bandın kabını komisyon başkanına fırlattı.''

Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

AK Parti, Danışma Kurulunda oybirliği sağlanamadığı için grup önerisini, TBMM Genel Kuruluna getirdi.

Kabul edilen öneriye göre, bazı uluslarası anlaşmaların onaylanmasını uygun bulan kanun tasarıları, gündemin ön sıralarına alındı.

Genel Kurulda, 20 Mart, 27 Mart, 3 Nisan, 10 Nisan salı günleri sözlü sorular görüşülecek; bu günlerde 15.00-20.00 saatleri arasında çalışılacak. Genel Kurul, sözlü soruların görüşülmeyeceği 21 Mart, 28 Mart, 4 Nisan, 11 Nisan çarşamba günleri ile perşembe günlerinde 14.00-20.00 saatleri arasında mesai yapacak.

AK Parti Grup önerisi aleyhinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 8 yıllık kesintisiz eğitimle ilgili 11 maddelik kanun tasarısının görüşmelerinin 9 gün, 93 saat sürdüğünü, komisyon üyesi olmayan 113 milletvekilinin katıldığını anımsattı. Hamzaçebi, görüştükleri teklifin ise 26 madde olduğunu, milletvekillerinin 91 saat konuştuğunu ifade ederek, ''Nereden nereye geldiğinizi söylüyorum. Dünün mazlumu, bugünün zalimisiniz'' dedi.

Hamzaçebi, geçen pazar günü TBMM Milli Eğitim Komisyonunun, AK Parti milletvekillerince işgal edildiğini, bir AK Parti Grup Başkanvekilinin, kravatsız gelerek, harekatı yönettiğini savundu.

CHP milletvekillerinin konuşturulmadığını, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin 6 kez söz talebinde bulunmasına rağmen söz verilmediğini kaydeden Hamzaçebi, milletvekilinin yasama görevinin engellendiğini ifade etti. Hamzaçebi, Meclis Başkanı'nın, bu teklifi iade etmesi gerektiğini, hukuk adamı, Meclisin Başkanı ise başka seçeneğinin olmadığını söyledi.

Hamzaçebi, pazar günkü toplantıda, ''Sayın Başkan'' diyerek seslendiğini, ancak önünde etten bir duvar olduğunu belirterek, Başkanın koruması diye düşündüğü, ancak milletvekili olduğunu söylediği bir kişinin kendisini itelediğini savundu. Hamzaçebi, ''Komisyon sözcüsü de orada, harekatı yöneten grup başkanvekili de. 'Sayın Başkan' diye sesleniyorum, ona yakışan bir grup başkanvekili oraya gelmiş, komisyon başkanıyla görüşmesini sağlamak. Komisyon sözcüsü beni görüyor, umurunda değil, çünkü talimat almışlar. O koruma duvarını aşamadım, Başkan'a farkındalığımı ifade etmek için önüne İçtüzük attım. Selobant aparatını da İçtüzük gibi Sayın Başkan'ın önüne attım'' diye konuştu.

Fırlatma hareketini gösteren Hamzaçebi, ''Fırlatma budur. Ben öyle birşeyi kesinlikle yapmadım. Kimseye, bir yerine bir şey gelsin diye aparat fırlatmadım. Komisyon Başkanı'nı, üzme niyetinde bir hareket yapmadım. Pazar gününe kadar demokratik tavrı, pazar günü sona eren bir Komisyon Başkanı var. Sınanmamış demokratlıklardır bunlar. Ya demokrasi ya makam aracı arasındaki tercihini, makam otomobilden yana yapan bir komisyon başkanı gördük'' görüşünü savundu.

AK Parti Grup önerisi lehinde konuşan AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, Hamzaçebi'yi Mecliste takdir ettiğini, bilgisine itibar gösterdiğini dile getirerek, ''O gün de bu 'Akif Hamzaçebi mi' dedim, yüz nakli mi yapıldı diye bir şeyle karşılaştım. Bana CHP Grubu'nda kim deseler en sona Hamzaçebi'yi yazarım. Onun için çok dikkatimi çekti'' dedi.

Işık, dünün mazlumları olduklarını, bugün de mazlumların haklarını koruyan iktidar partisi olduklarını ifade ederek, ''Kesintisiz kelimesini madde metninden çıkarmakla, katsayı adaletsizliğini ortadan kaldırmakla mazlumlara hizmet ettiğimizi düşünüyoruz'' diye konuştu.

Görüşmelerin ardından AK Parti Grup önerisi kabul edildi. MHP'nin ilköğretim çağındaki çocukların dengeli beslenmeleriyle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ise reddedildi.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, çalışma süresinin sona ermesi nedeniyle birleşimi, yarın saat 13.00'de toplanmak üzere kapattı. (16.50)