2018-01-30 - 15:11
HDP GRUP TOPLANTISI...
HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bilgen, Hükümete yönelik eleştirilerde bulunarak, iktidarın, bir haftadır özetle "Biz ne söylersek ona inanın. Din adına ne söylersek ona inanın. Dış politika, güvenlik adına ne söylersek ona inanın. İnsan hakları, demokrasi, barış adına ne söylersek ona inanın." dediğini iddia etti.

Türk Tabipleri Birliğine (TTB) yönelik soruşturmaya da değinen Bilgen, doktorların görevinin ve sorumluluğunun insanları yaşatmak olduğunu bildirdi. Bilgen, "Ama galiba bazıları, doktorluk göreviyle cenaze yıkayıcılığını karıştırıyorlar ki doktorlardan ölü seviciliği bekliyorlar, ölüme methiyeler dökmelerini bekliyorlar. 'Barış' dediklerinde, 'Savaş dursun, insanlar ölmesin' dediklerinde rahatsızlık veriyorlar ve sabaha karşı evleri basılıyor, gözaltı yapılıyor." ifadesini kullandı.

Bilgen, Zeytin Dalı Harekatı'na karşı bildiri imzalayanların da hedef olarak gösterildiğini ve siyaseten linç edildiklerini iddia etti.

Özgür Suriye Ordusunun (ÖSO) içinde birçok "tekfirci" grubun bulunduğunu savunan Bilgen, bu grupların geçmişte İngiltere'den maaş alarak savaştıklarını, ABD ile birlikte eğit-donat programından faydalandıklarını ve Golan Tepelerinin güvenliği için İsrail ile görüştüklerini söyledi.

Bilgen, "Eğer bu gruplar, iktidar partisinin ifade ettiği gibi özgürlük savaşı veriyorsa bu savaşı hangi devlete karşı veriyorlar, bunu açıklamaları gerekiyor. Eğer bu gruplar kendi vatanlarını koruyorlarsa niye kendi vatanlarını kontrol ettiklerinde kendileri yönetmiyorlar?" sorularını yöneltti.

Türkiye'nin, bir süredir sadece OHAL ile değil, savaş haliyle yönetilmek istendiğini ileri süren Bilgen, bütün bir toplumun da otoriterliğe ve totaliterliğe sevk edildiğini bildirdi.

Orduların görevinin savaşmak olduğunu vurgulayan Bilgen, ancak siyasetçilerin, gazetecilerin, insan hakları savunucularının, meslek örgütlerinin ve doktorların görevinin ise barışın yolunu bulmak olduğunu söyledi.

Bilgen, "Siyasetçi, savaş çığırtkanlığı yaptığında asli görevinden kaçmış demektir, kendi sorumluluğunu, yükümlülüğünü terk etmiş demektir. Türkiye'de ne yazık ki bir süredir askerden daha çok savaş isteyen siyasetçi profili ile yaşamak zorunda kalıyoruz." ifadesini kullandı.

Barışın olmadığı yerde güvenlik ve güven ortamının da olmayacağını vurgulayan Bilgen, hangi engelleme, baskı, tutuklama ve gözdağı olursa olsun, haksızlık karşısında direnmeyi, itiraz etmeyi ve ses vermeyi tercih edeceklerini belirtti.

Bilgen, HDP'nin 11 Şubat'ta yapılacak 3. Olağan Büyük Kongresi'ne de değinerek, kongrenin, hiçbir isim tartışmasına boğulmadan, hiçbir polemiğe ve yıpratma kampanyasına fırsat verilmeden gerçekleştirileceğini kaydetti.