2014-07-09 - 14:55
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Çözüm süreci kapsamında Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı'nın ilk 4 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı'nın, Türkmenler için topladığı yardım malzemelerinin yer aldığı tırların Habur'da bekletildiğini iddia etti.

CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, Ankara'nın sorunları hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, Ankara'nın sorunlarıyla ilgili verdiği 214 soru önergesine cevap alamadığını belirterek, "Ankara'nın her yağmurda felakete uğramasının nedeni, Ankara'daki derelerin üstünün kapatılmasından kaynaklanmaktadır" dedi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, kızamık mikrobunun yol açtığı SSPE hastalığı, AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık da Dünya Nüfus Günü nedeniyle gündemdışı konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Suriye'deki gelişmeler sırasında AK Parti'nin beslediğini iddia ettiği terör örgütlerinin Türkmenlere yönelik zulmünün devam ettiğini iddia etti.

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı'nın, Türkmenler için yardım kampanyası başlattığını ve yardım tırlarının Habur'a gittiğini belirten Vural, "Bu yardımlar toplanırken, AFAD ve Kızılay'ın, 'yardımları toplayın, Irak'a geçirilmesinde yardımcı oluruz' demelerine rağmen, Ülkü Ocakları tırları Habur'da yapayalnız bırakıldı. Orada Kızılay, AFAD ve devlet yetkilileri yok. Daha önce 'yardımcı oluruz' diyenler, şimdi 'Ne yaparsanız yapın' diyerek, daha önce verdiği sözleri yerine getirmemiştir. Birtakım çapulcular, terörü bir araç olarak kullananlar ve Hükümetin bu tavrından destek alanlar da bu tırların şoförlerini tehdit ederek, bu yardımları götürmelerini engellemektedir. Devlet nerede, vali, İçişleri Bakanı nerede? Niye engelliyor devlet bu yardımları? İvedilikle Hükümeti, bu yardım tırlarının Türkmenlere iletilmesi konusunda görev yapmaya davet ediyorum, bu engellemeyi de kınıyorum" diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda, Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı'nın 3. maddesi görüşülüyor.

Genel Kurul'da, CHP'nin, minibüsçü esnafının sorunları ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, minibüslerde 15 meslek grubu üyesi ile 65 yaş üzerine kişilerin ücretsiz taşındığını, bu durumun minibüsçü esnafını zor durumda bıraktığını ifade etti. 65 yaş üstü kişilerin ücretsiz taşınmasına karşı olmadıklarını, bunun bir sosyal devlet ilkesi olarak kabul edilebileceğini belirten Akar, ancak devletin, esnafa bunun karşılığını vermesi gerektiğini söyledi.

AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan ise kanuna göre yalnızca 17 koltuktan olan toplu taşım araçlarında bazı meslek gruplarının ücretsiz taşındığını, minibüslerin 15 koltuklu olması nedeniyle bu kapsamın dışında bulunduğuna dikkati çekti.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, taşımacılık sektöründeki esnafın özellikle pahalı akaryakıt ve yüksek vergiler nedeniyle sıkıntı yaşadığını dile getirdi. Dedeoğlu, bu sektördeki esnafın sorunlarının araştırılması için verilen önergeyi desteklediklerini kaydetti.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın dün verdiği, "kapalı oturum önergesi işleminde yeminli görevlilerin salonda kalmaları" hususunun yapılan üçüncü oylamasında da karar yeter sayısı bulunamadığı için oylanamayan önergesini okuttu.

Bunun üzerine, yeminli stenograflar, kavaslar ve görevliler dışındakiler, Genel Kurul Salonu dışına çıkarılarak kapalı oturuma geçildi. Kapalı oturumun ardından, Çözüm Süreci Tasarısı'nın 3. maddesi üzerinde görüşmelere başlandı.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, dün TBMM Genel Kurulu'nda MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'a "Ali Kızılırmak" demesi ile ilgili olarak, "Herkesin soyismi değerlidir. Sürçi lisan olmuştur" dedi.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "Af diye bir şey gündemde yok, bu yasanın içinde örtülü af yok" dedi.

Atalay, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, çözüm sürecine ilişkin Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı üzerinde, milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.

"Bölgede kapalı yol var mı?" diye sorulduğunu anımsatan Atalay, "Türkiye'nin bütün yolları açık. Bölgede, bırakın şehirleri her köye ulaşılabilir. Türkiye şu anda en huzurlu dönemlerinden birini yaşıyor" dedi.

Atalay, Terörle Mücadele Kanunu'nun kaldırılmasının şu anda gündemlerinde olmadığını belirterek, şöyle konuştu:

"2005'te TCK yeniden yapılırken, Terörle Mücadele Kanunu'ndaki maddelerin tamamı neredeyse oraya paralel maddeler olarak konuldu. Şu anda, hem Terörle Mücadele Kanunu var, hem de TCK var. Terörle Mücadele Kanunu'nun kaldırılmasından fazla da bir kayıp olmuyor ama şu anda onu düşünmüyoruz. Çözüm sürecinin aldığı mesafe içinde düşünülebilecek bir konudur. Af diye bir şey gündemde yok. Örtülü af diye bir şey bu yasada yok. Yasada ne var? Eve dönüşlerle ilgili çalışmalar yapılabilir, yeni yasal düzenlemeler olabilir, onlar Meclis'e gelecektir. Bu yasanın içinde örtülü af yok ve yasayla asla Bakanlar Kurulu'na KHK yetkisi vermiyor. TBMM'de herşeyin sorulması, konuşulması ve tartışılması gerçekten kazanımdır, ben bundan memnum oluyorum."

Başbakan Yardımcısı Atalay, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı'nın, Türkmenler için topladığı yardım malzemelerinin yer aldığı tırların Habur'da bekletildiği iddiası ile ilgili olarak, "Irak'taki olaylar üzerine, hem Musul'dan hem de Türkmenler'in yaşadığı Telafer'den ayrılanlar için Türkiye olarak çok ciddi yardım ettik. Ben bizzat AFAD Başkanı'nı gönderdim. AFAD Başkanı gitti ve Telafer'den ayrılan Türkmenler için özel bir kamp oluşturuldu. Yardımlarımız da oraya gidiyor. Söylediğiniz tırların geçici olarak bir sorunu var mı bilmiyorum ama AFAD olarak sürekli olarak ciddi yardım gönderiyor" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın "AK Parti, PKK önünde diz çökmüştür ve yalvarmaktadır" sözlerine tepki göstererek, "Her ülkede bu tür büyük çalışmalar yürütenler suçlanır. Biz kimsenin önünde diz çökmeyiz, ülkemizin sorunlarını çözmek için uğraşıyoruz" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Çözüm Süreci Tasarısı üzerinde konuşan MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, "AK Parti, PKK önünde diz çökmüştür ve yalvarmaktadır" ifadesini kullandı.

Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan Atalay, her ülkede bu tür büyük çalışmaları yürütenlerin suçlandığını belirten Atalay, "Ama doğrusu, kendi devletini, hükümetini 'yalvarmakla, diz çökmekle' suçlayan bir milletvekilini ilk kez bu Meclis'te görüyoruz. Biz kimsenin önünde diz çökmeyiz, biz ülkemizin sorunlarını çözmek için uğraşıyoruz. Bu işleri çözmek için uğraşanları, hainlikle suçlamak acizliktir, düşünmemektir, işin özüne inmemektir. Ne anlatırsanız anlatın, kendilerinin peşin kabulleri vardır. Onu zaten biliyoruz. Biz sizden bu süreçle ilgili olumlu bir şey duyacağımızı beklemiyoruz ama hiç kimsenin kimseye hakaret etme hakkı yoktur. Bu kavramları kabul etmiyoruz, iade ediyoruz" diye konuştu.

Yeniden söz alan Işık da kürsüde konuşan hiç bir milletvekilinin acziyet içerisinde olmadığını belirterek, "Acziyet, önce 'PKK ile görüştüğümüzü iddia edenler şerefsizdir' diyenlerin sonra bu şeref madalyasını boynunda taşımasıdır" dedi.

Milletvekillerinin soru ve eleştirilerini de yanıtlayan Beşir Atalay, Türkiye'nin uyuşturucu kaçakçılığına karşı başarılı bir şekilde mücadele ettiğini, ileri adımlar atıldığını belirtti.

Terör örgütünün çocuk kaçırmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Atalay, bu konuda mağdur olan Diyarbakır'daki anneleri desteklediklerini ifade etti. Atalay, "İlk defa bölgede kendi tabanlarında annelerin sesini çıkmasını önemli görüyoruz. Bu da çözüm sürecinin getirdiği bir ortam sayesindedir. Artık bölge insanı da şiddetle varılacak bir yerin olmadığını ifade ediyor ve kendi çocuklarına sahip çıkıyor. Çocuklarının dağa gitmesini istemiyor. Biz de o manada onları hem kutluyoruz hem önemli görüyoruz hem destekliyoruz" dedi.

Beşir Atalay, "ulus devlet" ile ilgili bir soru üzerine şunları söyledi:

"Türkiye Cumhuriyeti olarak bir imparatorluk mirasçısı ülkeyiz. Yani pek çok farklılığı bünyesinde huzurla, adaletle yaşayan bir devlet. Biz buna inanıyoruz. Bütün farklılık ve zenginlikleri, adaletle ve her birisinin kendi değerleriyle yaşatmak. Bugünkü çağdaş devletlerin en önemli sorunu budur. Büyük farklılıkları bir arada uyum içinde yaşatabiliyorsa o devletler büyük devlet oluyor. Yoksa, 'ulus devlet olayım' diye küçülüp gidiyor. Bu gerçeği hepimiz biliyoruz."

Esenyurt'taki cami yangınına ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Atalay, faillerle ilgili henüz bir tespit yapılamadığını belirterek, "Bu konudaki hassasiyetler hepimizin ortak hassasiyetleridir. Bütün ibadethaneler, Caferi vatandaşlarımızın camisi, diğer azınlık gruplar var, farklı dinlerden olanlar var. İbadethanelerin güvenliği bizim için önemli. En dokunulmaz yerlerdir. Onları kınıyoruz. İbadethaneler çok özel yerlerdir" dedi.

Atalay, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde çok farklı tablolar çizildiğini, ancak devletin her yerde güvenlikle ilgili tedbirlerinin tam olduğunu kaydetti. Atalay, "Güneydoğu ve Doğu'da, hayat hiç olmadığı kadar huzurludur. Buradan herkes istediği yere gidebilir. Şimdi gidin, ülkemizin her köşesi ulaşılır. Devletin bütün birimleri her yerde çalışır. Bu korku ve endişelerden kurtulmanızı diliyorum" diye konuştu.

Tasarının 4. madde üzerinde söz alan CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, maddedeki, "Bu kanun kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin hukuki, idari, cezai sorumluluğu doğmaz" hükmünü eleştirdi. Bu hükmün anayasaya aykırı olduğunu savunan Gök, "Bunu hukuk fakültesi birinci sınıf öğrencisi bile bilir. Bu madde değiştirilmezse Anayasa Mahkemesi'nden döner" dedi.

HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, tasarının çözüm süreci kavramıyla çeliştiğini, çünkü düzenlemenin özellikle devlet görevlilerini koruma altına aldığını ifade etti.

Eksik bulmalarına rağmen tasarıyı destekleyeceklerinibelirten Kürkcü, çözüm sürecinin parlamenter onaya açılmasını önemsediklerini kaydetti. Kürkcü ayrıca, tasarıya karşı çıkanların daha iyi bir çözümle gelmeleri gerektiğini vurguladı.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, AK Parti'nin iktidarı devraldığında terörün bitme noktasına geldiğini, ancak AK Parti iktidarının uyguladığı politikalar nedeniyle terör örgütü PKK'nın yeniden güç kazandığını ileri sürdü. Terör örgütü üyelerinin artık bölgede vergi topladığını, yol kestiğini, asayiş kontrolü yaptığını, mahkemeler kurduğunu iddia eden Bal, "AKP, Güneydoğu'daki bazı il ve ilçelerde fiilen hakimiyeti PKK terör örgütüne teslim etti" dedi.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, toplumun çözüm sürecinin arkasında olduğunu, bu süreç içinde kimsenin çatışmalarda hayatını kaybetmediğini söyledi.

Tasarının yasalaşmasıyla birlikte çözüm sürecinin ikinci aşamasına geçilmiş olacağının altını çizen Ensarioğlu, sürecin artık yasal bir altyapıya kavuşacağını dile getirdi. Böylece, toplumun sürece var olan desteğinin daha da güçleneceğini kaydeden Ensarioğlu, sürece katkı sunmak isteyenlerin kaygılarının da gideceğini ifade etti.

Ensarioğlu ayrıca, tasarıda kimseye sınırsız sorumsuzluk tanınmadığını söyledi.

Tasarının, "Bu kanun kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin hukuki, idari ve cezai sorumluluğu doğmaz" hükmünü taşıyan maddesi, AK Parti'nin verdiği ve kabul edilen önergeyle değiştirildi. Buna göre, tasarının 2. maddesindeki, "Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik siyasi, hukuki, sosyo-ekonomik, psikolojik, kültür, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında ve bunlarla bağlantılı konularda atılabilecek adımları belirler. Gerekli görülmesi halinde, yurtiçindeki ve yurtdışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarla temas, diyalog, görüşme ve benzeri çalışmalar yapılmasına karar verir ve bu çalışmaları gerçekleştirecek kişi, kurum veya kuruluşları görevlendirir. Silah bırakan örgüt mensuplarının eve dönüşleri ile sosyal yaşama katılım ve uyumlarının temini için gerekli tedbirleri alır" görevlerini yerine getiren kişilerin, bu görevleri nedeniyle hukuki, idari ve cezai sorumluluğu doğmayacak.

Tasarının 5. maddesi üzerinde görüşmeler devam ediyor.

Çözüm süreci kapsamında Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı'nın ilk 4 maddesi kabul edildi.

CHP'li bazı milletvekilleri, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen tasarının 5. maddesi üzerinde konuşan AK Parti Adıyaman Milletvekili Salih Fırat'ı protesto etti. Fırat konuşurken, bazı CHP'li milletvekilleri kürsüye sırtlarını döndü.

TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, tasarının 5. maddesi üzerindeki görüşmeler sürürken birleşime ara verdi. Bahçekapılı, aranın ardından komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine birleşimi, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.